2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 250

İcra ve İflas Kanunu 250. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 250– (Değişik: 17/7/2003-4949/57 md.) Dağıtıma yukarıdaki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten sonra başlanır. Şikâyet vaki olmuşsa, dağıtım bu şikâyet üzerine verilecek kararın dağıtıma etkili olabileceği oranda ertelenebilir. 144 üncü madde hükümleri burada da uygulanır. Tâlikî bir şarta veya belirli olmayan bir vadeye bağlı alacaklar için ayrılan paylar hakkında 9 uncu madde hükümleri uygulanır. Borç ödemeden aciz vesikası:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2013/9195 E., 2014/962 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi
K..'ın pay cetveline dahil edildiğini, İİK'nın 250. maddesi uyarınca erteleme işlemi yapılmadığı gerekçesiyle, işlemin iptaline karar verilmiştir.
23. Hukuk Dairesi         2013/9195 E.  ,  2014/962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/06/2012 NUMARASI : 2011/297-2012/582 Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan iflas idaresi vekili ve şikayetçi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi, şikayet olunan kooperatifin iflasına karar verilmesi üzerine, iflas masasına alacak başvurusunda bulunduğunu, talebinin reddedilmesi üzerine Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt, kabul davasını açtığını bu sırada iflas masasının geçici pay cetveli yaptığını haricen öğrendiğini, sıra cetveli kesinleşmeden geçici pay cetveli düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, iflas idaresinin alacakları hesaplamada İİK'nda belirlenen hükümlere uymadığını, iflas idaresinin geçici pay cetveli düzenleme ve hukuka aykırı tüm işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili; şikayetçinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, pay cetveline itiraz hakkının sıra cetvelinde alacağı bulunanlara ait olduğunu, pay cetvelinin İİK'nın 252. maddesine uygun olduğunu savunarak, talebin reddine karar verilmesini istemiştir. İcra mahkemesince; şikayetçinin alacak talebinin reddi üzerine genel mahkemede dava açıldığı, İcra Müdürlüğünce sıra cetveli kesinleşmeden geçici pay cetveli düzenlendiği, İİK'nın 226. madde hükümlerine aykırı olarak A. A.. ve M. K..'ın pay cetveline dahil edildiğini, İİK'nın 250. maddesi uyarınca erteleme işlemi yapılmadığı gerekçesiyle, işlemin iptaline karar verilmiştir. Karar şikayetçi ve iflas idaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçinin tüm, iflas idaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Şİkayet; iflas müdürlüğünce düzenlenen geçici pay cetvelinin iptali istemine ilişkindir. İflas idaresince İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveli düzenlenir, Alacak talebi reddedilenler 15 gün içerisinde Ticaret Mahkemesinde dava açabilir. İİK'nın 252/1 ve 2. maddesinde ise geçici pay cetveli düzenlenerek ihtilaflı alacaklar için pay ayrılarak muvakkat dağıtma yapılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda iflas idaresi tarafından şikayetçininde içinde bulunduğu alacağı ihtilaflı olanlar için yeterince para ayrıldığı iddiasıyla 527.365,00 TL ayrılarak geçici pay cetveli düzenlenmiştir. Şikayetçi tarafından geçici pay cetvelinde ihtilaflı alacaklar için ayrılan payın yeterli olmadığı iddiasıyla geçici pay cetvelini şikayet hakkı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece; iflas tarihi itibariyle şikayetçinin ve diğer ihtilaflı alacaklıların faizleriyle birlikte alacakları hesap ettirilerek iflas idaresince bu alacaklar için ayrılan miktarın yeterli olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle geçici pay cetvelinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçinin tüm, İflas İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayet olunan yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden şikayetçiden alınmasına, şikayet olunandan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2009/3272 E., 2009/3492 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2009/3272 E.  ,  2009/3492 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçici dağıtım pay cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili müvekkili banka alacağının, düzenlenen geçici dağıtım pay cetvelinde gösterilenden fazla olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla hüküm altına alınan alacakların göz önüne alınmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinin talep kısmında ise sıra cetvelinin düzeltilmesinden söz etmiştir. Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine İcra Mahkemesince toplanan delillere ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının 26.11.2004 tarihi itibariyle ipotek limit harici alacağının 11.848,97 TL olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı yanın temyiz itirazı da sıra cetvelindeki alacak miktarının hatalı olduğu iddiasını içermektedir. İflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK.m.235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemediği gibi alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu’nun 195 nci maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu’nun 252 nci maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı yanın iflas masasına 90.000,-TL.si ipotekle temin edilen kısım olmak üzere toplam 141.923,87 TL. yazdırdığı tartışmasızdır. Diğer taraftan ipotekle temin edilen 90.000,-TL.lik alacağının ödendiği de dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, bir önceki bozma kararında da vurgulandığı gibi davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetvellerine esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun 84 ncü maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Davacının ipotek harici kayıtlı alacağı 51.923,67 TL. iken üç adet pay cetvelinden toplam 64.872,20 TL. pay aldığı görülmektedir. Davacının işleyecek faiz alacak hakkı saklı kalmak ve ancak tasfiye bakiyesinden artacak paradan karşılanmak üzere, bu davasının reddi gerekirse de, temyiz edenin sıfatına göre hükmün onanmasına karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu'nun 247 ila 250. maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış asıl alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır.
19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. 19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. - FAİZ - GEÇİCİ DAĞITIM - SIRA CETVELİ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 195 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 196 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 235 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 247 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 252 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı Ali ile davalı-davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Şikayetçi Hüsnü vekili, müvekkilinin iflas masasında kayıtlı bulunan alacağının geçici dağıtım pay cetveliyle dağıtımı sırasında avans faizi uygulanması gerekirken bunun yapılmadığını, aksi düşünülecek olursa yasal faiz oranlarının hatalı uygulandığını ve kendilerine 5.729.841,19 TL isabet ettirildiğini, oysa 7.004.531,33 TL verilmesi gerektiğini ileri sürerek; Birleşen dosya şikayetçisi Ali ise, aynı geçici dağıtım pay cetvelinde Hüsnü'ye isabet ettirilen paranın hesaplanmasında Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin uygulanamayacağını, faizin iflas tarihinden itibaren değil, masaya başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini ve mükerrer ödemenin dikkate alınmadığını iddia ederek, geçici dağıtım pay cetvelindeki işlemin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, faiz başlangıcının iflas tarihi olduğu, yasal faizin dikkate alındığı ve %3,6 oranında tahsil harcı eklenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin dikkate alınması ile hesaplama yapılması sonucunda birleşen davanın reddine, asıl davanın ise kısmen kabulü ile faiz alacağının 6.902.342,34 TL olarak belirlenmesine karar verilmiş; şikayetçi Ali ile iflas idaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1- Ali'nin müflis şirketin iflasından önce yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. İflasla yönetim ve temsil yetkisi sona erdiğinden pay cetvelindeki dağıtım usulüne karşı şikayet yoluna gitmekte, aktif dava (şikayet) ehliyeti bulunmamaktadır. Adı geçenin şikayetinin reddedilmesi, yukarıda özetlenen nedenle sonucu itibariyle doğru olup, temyiz isteminin de sıfat yokluğundan reddi gerekmiştir. 2- İflas idaresinin temyiz itirazlarına gelince; iflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK m. 235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemeyeceği gibi, alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu'nun 195. maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu'nun 252. maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı Hüsnü'nün alacağı masaya kaydedilmiştir. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu'nun 247 ila 250. maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış asıl alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetveline esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle Ali'nin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle iflas idaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İflas masasında, "şarta bağlı (geciktirici şart) bir alacak" (örneğin kefalet borcu henüz muaccel olmamışsa) için ayrılan payın akıbeti ne olur?

A) Şart gerçekleşene kadar pay bankaya yatırılır (depo edilir).
B) Şart gerçekleşmediği için pay doğrudan diğer alacaklılara dağıtılır.
C) Pay, borçluya (müflise) iade edilir.
D) Alacaklıya teminat karşılığında ödenir.
E) Şarta bağlı alacaklar iflas masasına kabul edilmez.