2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 252

İcra ve İflas Kanunu 252. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 252 – İtiraz müddetinin bitmesinden sonra muvakkat dağıtmalar yapılabilir. İtiraz üzerine mahkemece henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı alacaklar için pay ayrılıp 250 nci madde hükmü dairesinde muhafaza edilir. Kaydettirilmemiş alacaklar:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2013/9195 E., 2014/962 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi
Şikayet olunan vekili; şikayetçinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, pay cetveline itiraz hakkının sıra cetvelinde alacağı bulunanlara ait olduğunu, pay cetvelinin İİK'nın 252. maddesine uygun olduğunu savunarak, talebin reddine karar verilmesini istemiştir.
23. Hukuk Dairesi         2013/9195 E.  ,  2014/962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/06/2012 NUMARASI : 2011/297-2012/582 Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan iflas idaresi vekili ve şikayetçi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi, şikayet olunan kooperatifin iflasına karar verilmesi üzerine, iflas masasına alacak başvurusunda bulunduğunu, talebinin reddedilmesi üzerine Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt, kabul davasını açtığını bu sırada iflas masasının geçici pay cetveli yaptığını haricen öğrendiğini, sıra cetveli kesinleşmeden geçici pay cetveli düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, iflas idaresinin alacakları hesaplamada İİK'nda belirlenen hükümlere uymadığını, iflas idaresinin geçici pay cetveli düzenleme ve hukuka aykırı tüm işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili; şikayetçinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, pay cetveline itiraz hakkının sıra cetvelinde alacağı bulunanlara ait olduğunu, pay cetvelinin İİK'nın 252. maddesine uygun olduğunu savunarak, talebin reddine karar verilmesini istemiştir. İcra mahkemesince; şikayetçinin alacak talebinin reddi üzerine genel mahkemede dava açıldığı, İcra Müdürlüğünce sıra cetveli kesinleşmeden geçici pay cetveli düzenlendiği, İİK'nın 226. madde hükümlerine aykırı olarak A. A.. ve M. K..'ın pay cetveline dahil edildiğini, İİK'nın 250. maddesi uyarınca erteleme işlemi yapılmadığı gerekçesiyle, işlemin iptaline karar verilmiştir. Karar şikayetçi ve iflas idaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçinin tüm, iflas idaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Şİkayet; iflas müdürlüğünce düzenlenen geçici pay cetvelinin iptali istemine ilişkindir. İflas idaresince İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveli düzenlenir, Alacak talebi reddedilenler 15 gün içerisinde Ticaret Mahkemesinde dava açabilir. İİK'nın 252/1 ve 2. maddesinde ise geçici pay cetveli düzenlenerek ihtilaflı alacaklar için pay ayrılarak muvakkat dağıtma yapılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda iflas idaresi tarafından şikayetçininde içinde bulunduğu alacağı ihtilaflı olanlar için yeterince para ayrıldığı iddiasıyla 527.365,00 TL ayrılarak geçici pay cetveli düzenlenmiştir. Şikayetçi tarafından geçici pay cetvelinde ihtilaflı alacaklar için ayrılan payın yeterli olmadığı iddiasıyla geçici pay cetvelini şikayet hakkı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece; iflas tarihi itibariyle şikayetçinin ve diğer ihtilaflı alacaklıların faizleriyle birlikte alacakları hesap ettirilerek iflas idaresince bu alacaklar için ayrılan miktarın yeterli olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle geçici pay cetvelinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçinin tüm, İflas İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayet olunan yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden şikayetçiden alınmasına, şikayet olunandan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 252 ]
19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. 19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. - FAİZ - GEÇİCİ DAĞITIM - SIRA CETVELİ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 195 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 196 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 235 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 247 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 252 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı Ali ile davalı-davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Şikayetçi Hüsnü vekili, müvekkilinin iflas masasında kayıtlı bulunan alacağının geçici dağıtım pay cetveliyle dağıtımı sırasında avans faizi uygulanması gerekirken bunun yapılmadığını, aksi düşünülecek olursa yasal faiz oranlarının hatalı uygulandığını ve kendilerine 5.729.841,19 TL isabet ettirildiğini, oysa 7.004.531,33 TL verilmesi gerektiğini ileri sürerek; Birleşen dosya şikayetçisi Ali ise, aynı geçici dağıtım pay cetvelinde Hüsnü'ye isabet ettirilen paranın hesaplanmasında Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin uygulanamayacağını, faizin iflas tarihinden itibaren değil, masaya başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini ve mükerrer ödemenin dikkate alınmadığını iddia ederek, geçici dağıtım pay cetvelindeki işlemin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, faiz başlangıcının iflas tarihi olduğu, yasal faizin dikkate alındığı ve %3,6 oranında tahsil harcı eklenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin dikkate alınması ile hesaplama yapılması sonucunda birleşen davanın reddine, asıl davanın ise kısmen kabulü ile faiz alacağının 6.902.342,34 TL olarak belirlenmesine karar verilmiş; şikayetçi Ali ile iflas idaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1- Ali'nin müflis şirketin iflasından önce yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. İflasla yönetim ve temsil yetkisi sona erdiğinden pay cetvelindeki dağıtım usulüne karşı şikayet yoluna gitmekte, aktif dava (şikayet) ehliyeti bulunmamaktadır. Adı geçenin şikayetinin reddedilmesi, yukarıda özetlenen nedenle sonucu itibariyle doğru olup, temyiz isteminin de sıfat yokluğundan reddi gerekmiştir. 2- İflas idaresinin temyiz itirazlarına gelince; iflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK m. 235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemeyeceği gibi, alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu'nun 195. maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu'nun 252. maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı Hüsnü'nün alacağı masaya kaydedilmiştir. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu'nun 247 ila 250. maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış asıl alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetveline esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle Ali'nin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle iflas idaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2016/6411 E., 2020/738 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
t cetveldeki alacaklıların sayısı göz önüne alındığında iflas idaresinin işleminin usul ve yasaya uygun olduğu kaldı ki zaten geçici dağıtım cetvelindede davacıya 14/02/2012 tarihli talebi doğrultusunda pay ayrıldığı, gerekçesi ile talebin İİK'nın 252. madde gereğince reddine karar verilmiştir.
23. Hukuk Dairesi         2016/6411 E.  ,  2020/738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, borçlu müflis şirketten olan 10.124,00 TL alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak laydı ile iflas masasına kaydı için başvurduğunu, alacağın 25. sıraya kaydedildiğini ancak alacağın yargılamaya gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini, işçilik alacaklarına ilişkin dava açıldığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporuna göre alacak miktarının 34.157,34 TL olduğunu ve hala derdest olduğunu, bu sırada iflas dosyasında hazırlanan muvakkat dağıtım raporunda müvekkilinin garameten dağıtım sonrası alacağı bedelin 5.457,41 TL ihtilaflı alacak olarak hesaplandığını, ancak açılan dava kesinleşmiş olsa idi bunun 3 katı kadar bedelin garamaten paylaşımda isabet edeceğini, açılan dava sonuçlanmadan pay cetveli düzenlenmeyeceğini ileri sürerek muvakkat dağıtım cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar 247. maddede sıra cetveli kesinleştikten sonra sıra cetveline göre pay cetveli düzenleneceği hüküm altına alınmış ise de gene aynı kanunun 252. maddesinde iflas masasındaki aktiflerin bir kısmı satılıp paraları tahsil edilmiş ise bu paraların davaların sonuçları beklenmeden alacaklılara dağıtılabileceğinin düzenlendiği, İflas müdürlüğünce geçici dağıtım cetveli hazırlanmış olduğu, dağıtım cetvelinde davacının alacağı ihtilaflı olarak belirtildiği, davacının açtığı davanın henüz sonuçlanmadığı, söz konusu madde gereğince sıra cetveli kesinleşmeden dağıtım cetveli yapılabileceği, bu pay cetvelininde sıra cetveline uygun olarak yapılması gerektiği, somut olayda da pay cetvelinin sıra cetveline uygun düzenlendiği, borçlunun iflas tarihi ve muvakkat cetveldeki alacaklıların sayısı göz önüne alındığında iflas idaresinin işleminin usul ve yasaya uygun olduğu kaldı ki zaten geçici dağıtım cetvelindede davacıya 14/02/2012 tarihli talebi doğrultusunda pay ayrıldığı, gerekçesi ile talebin İİK'nın 252. madde gereğince reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2016/7640 E., 2019/431 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayet olunan iflas idaresi vekili, İİK'nın 252. maddesi uyarınca geçici dağıtım yapılmasının mümkün olduğunu, kesinleşen sıra cetveline göre, şikayetçiye isabet eden bir meblağın bulunmadığını, şikayetçi banka, ipotekli taşınmazı müflis şirketten satın alarak kendi adına tescil ettirdiğinden, i
23. Hukuk Dairesi         2016/7640 E.  ,  2019/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 25.03.2016 gün ve 2015/4464 Esas, 2016/1882 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi vekili, iflas idaresi tarafından düzenlenen pay cetvelinin müvekkiline tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediğini, kesinleşmeyen pay cetveline göre paraların dağıtılamayacağını, pay cetvelinin müvekkili bankaya ipotekli bulunan taşınmazların mütemmim cüz ve teferruatlarının satış bedelinin paylaştırılmasına ilişkin olduğunu, sıra cetvelinde müvekkili bankanın alacağının 3.092.130.000.000 (E) TL’si ipotekli kabul edildiğine ve pay cetvelinde bu tutarın altında paylaştırma yapıldığına göre pay cetvelindeki tutarın tamamının müvekkili bankaya ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin dava ettiği alacakları için pay ayrılmadan pay cetveli düzenlenemeyeceğini, sıra cetvelinde yer almayan kişilere pay ayrılmasının yanlış olduğunu ileri sürerek geçici pay cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet olunan iflas idaresi vekili, İİK'nın 252. maddesi uyarınca geçici dağıtım yapılmasının mümkün olduğunu, kesinleşen sıra cetveline göre, şikayetçiye isabet eden bir meblağın bulunmadığını, şikayetçi banka, ipotekli taşınmazı müflis şirketten satın alarak kendi adına tescil ettirdiğinden, ipoteğin iflas tarihinden önce hukuken sona erdiğini, ayrıca ipotekli taşınmazın teferruatı olma vasfını yitirmiş taşınırların satış bedelinden şikayetçi bankaya pay ayrılamayacağını savunarak şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece şikayetin reddine dair verilen karar şikayetçi vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 25.03.2016 gün ve 2015/4464 Esas, 2016/1882 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur. ... ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 31.70'er TL harç ve takdiren 384,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine 13.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2016/3085 E., 2017/1238 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şikayetçi vekili; İİK'nın 252. maddesi uyarınca düzenlenen iflas geçici dağıtım cetvelinin kendilerine tebliğ edildiğini, alacaklarının imtiyazlı alacak olduğunu, pay cetvelinde ise Devlet alacaklarından olan kendi alacaklarının imtiyazsız alacak olarak kabul edildiğini, diğer
23. Hukuk Dairesi         2016/3085 E.  ,  2017/1238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından açılan sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili; İİK'nın 252. maddesi uyarınca düzenlenen iflas geçici dağıtım cetvelinin kendilerine tebliğ edildiğini, alacaklarının imtiyazlı alacak olduğunu, pay cetvelinde ise Devlet alacaklarından olan kendi alacaklarının imtiyazsız alacak olarak kabul edildiğini, diğer imtiyazsız alacaklar ile birlikte garemeten paylaşıma dahil edildiğini, alacaklarının garemeten paylaşıma tabi tutulamayacağını ileri sürerek, geçici dağıtım cetvelinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, geçici dağıtım cetvelinde şikayetçinin 3. sırada ve imtiyazlı alacaklı olarak kabul edildiği, İİK'nın 207. maddesinde her sıranın alacaklılarının aralarında eşit hakka sahip olduğu, gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK'nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, kararın tebliğinen itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.