2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 261

İcra ve İflas Kanunu 261. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 261 – (Değişik: 18/2/1965-538/101 md.) Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. (Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/61 md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

13 karar eşleşti
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2010/2773 E., 2010/4432 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 9.İcra Mahkemesi
Bankasının haczinin 11.05.2006 Dow Kimya Ltd.Şti’nin ihtiyati haczinin 30.11.2006 tarihinde kesinleşmiş ise de, her iki alacağın ihtiyati hacze dayandığı İİK.nun 261.maddesine göre farklı tarihlerde alınmış olsalar dahi İİK.nun 268.maddesi referans alındığında İİK.nun 261.maddesine göre ihtiyaten haczedilen mallar ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesinden önce diğer bir alacaklı tarafından haczedi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2010/2773 E.  ,  2010/4432 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İstanbul 9.İcra Mahkemesi Taraflar arasındaki birleştirilen sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2003/11674 sayılı dosyasından düzenlenen 12.05.2008 tarihli sıra cetvelinde istimlak bedeli toplamı 426.743.48 YTL’nin 23.711.69 YTL’lık kısmı Dow Kimya Ltd.Şti’nin alacaklı olduğu dosyaya geriye kalan miktar ise ... Bankasının alacaklı olduğu dosyaya ödenmesi şeklinde garamaten paylaştırılmıştır. ... Bankası ve Dow Kimya Ltd.Şti. vekilleri ayrı ayrı açtıkları dava ile istimlak bedelinin tamamının kendilerine ödenmesi için sıra cetvelinin iptalini istemiş her iki dosya birleştirilerek yargılama yapılmıştır. Davacı ... Bankası vekili, müvekkilinin icra takibinin 25.09.2003 tarihli olup, açılan tasarrufun iptali dosyasında 02.01.2004 tarihinde ihtiyati haciz kararının taşınmazların kaydına işlendiğini 11.05.2006 tarihinde de tasarrufun iptali davasının kabul edildiğini Dow Kimya Ltd.Şti’nin ihtiyati haczinin 25.10.2004 tasarrufun iptali davasında karar tarihinin 30.11.2006 tarihi olup müvekkili bankanın ihtiyati haczinin daha önce kesin hacze dönüştüğünden sıra cetvelinin müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan yapılması gerektiğini ayrıca istimlak bedelinin tamamının müvekkili bankaya ödenmesi gerektiğini iddia etmiştir. Birleşen davanın davacısı Dow Kimya San.Tic. Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin talebinin 15.09.2003 tarihli olup, takibin itirazsız yasal sürede kesinleştiğini, tasarrufun iptali davalarının yenilik doğurucu değil, açıklayıcı kararlar olduğunu, bu nedenle müvekkilinin haczinin ilk haciz olup sıra cetvelinin iptali gerektiğini belirtmiştir. Her iki dosyadan ayrı ayrı verilen kararların temyizi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi "iki dosyanın birleştirilerek görülmesi gerekirken ayrı ayrı görülmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan" kararı bozmuştur. Bozma kararından sona her iki dosya birleştirilerek yargılama yapılmıştır. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu kurulan hükümde ... Bankasının haczinin 11.05.2006 Dow Kimya Ltd.Şti’nin ihtiyati haczinin 30.11.2006 tarihinde kesinleşmiş ise de, her iki alacağın ihtiyati hacze dayandığı İİK.nun 261.maddesine göre farklı tarihlerde alınmış olsalar dahi İİK.nun 268.maddesi referans alındığında İİK.nun 261.maddesine göre ihtiyaten haczedilen mallar ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesinden önce diğer bir alacaklı tarafından haczedilirse ihtiyati haciz sahibi alacaklının bu hacze İİK.nun 100.maddede ki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak edeceğinden, ... Bankasının ihtiyati haczinden önce Dow Kimya Ltd.Şti. icra dosyasından ihtiyati hacze karşı tatbik edildiğinden sıra cetvelinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm her iki davanın davacıları vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Asıl davanın davacısı ... Bankası vekili Dow Kimya Ltd.Şti’nin kesin aciz vesikasına dayalı olarak değil, geçici aciz vesikasına dayanarak tasarrufun iptali davasını açtığı, İİK.nun 105.maddesi gereği geçici aciz vesikasının hacze katılma olanağı sağlamayacağını, sadece tasarrufun iptali davası açma hakkı vereceğini dolayısıyla Dow Kimya Ltd.şti’nin garamaye giremeyeceğini ileri sürmüştür. Bu durumda Dow Kimya Ltd.Şti’nin aciz vesikasının geçici aciz vesikası mı, yoksa kesin aciz vesikası mı olduğu araştırılarak bu yönün karar yerinde tartışılıp uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ... Bankası vekilinin temyizi üzerine BOZULMASINA,bozma nedenine göre Dow Kimya Ltd.Şti’nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2006/7318 E., 2006/9904 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Ticaret Mahkemesinden aldığı ihtiyati haciz kararını İİK.nun 261 nci maddesine aykırı olarak ...
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2006/7318 E.  ,  2006/9904 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı ... vekili dava dışı borçlu şirkete ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline temlik olunan alacağın 619.190.962.036,-TL. olarak dikkate alındığını; oysa itirazın iptaline ilişkin ilamın hüküm fıkrasında belirtilen alacak kalemlerinin ve satışa kadar işleyen faiz tutarının dikkate alınmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline ve satış tarihi itibariyle alacak tutarlarının saptanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davacı yanın sıra cetvelinde gösterilen miktar dışında bir alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş; öte yandan davacının ... Ticaret Mahkemesinden aldığı ihtiyati haciz kararını İİK.nun 261 nci maddesine aykırı olarak ... İcra Müdürlüğünde infaza koyduğunu, yine davacıya ait ... İcra Müdürlüğünün 1998/1939 sayılı dosyasının cetvelden çıkartılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini karşı dava olarak ileri sürmüştür. Yargılama sırasında davacı yan alacağını ... Varlık Yönetimi AŞ.ne temlik etmiştir. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davacı yanca dava dışı borçlu aleyhine açılan ve kesinleşen ... Ticaret Mahkemesi’nin 1998/2337 E., 2000/411 K. sayılı ilamında gösterilen alacağın, bedeli paylaşıma konu taşınmazın satışı tarihinde 6.496.960,90 YTL.ye baliğ olduğu ve bu miktarın sıra cetvelinde göz önünde alınarak yeniden sıra cetveli düzenlenmesini teminen davanın kabulüne, sıra cetvelinin iptaline; yasal süresi içinde açılmayan karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin karşılık davanın reddine yönelik olarak ileri sürdüğü ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Bir alacaklının sıra cetveline itiraz davası açabilmesi için sıra cetveline girebilme hakkına sahip olması, diğer bir deyişle bedeli paylaşıma konu mal üzerinde geçerli bir haczinin bulunması gerekir. Davalı yan davacı tarafından konulan ihtiyati haczin İİK.nun 261 nci maddesinde öngörülen usule uygun olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece anılan savunma sebebi üzerinde durulmalı ve davalının yasal süre içinde bir sıra cetveline itiraz davası açmaması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- SIRA CETVELİNE İTİRAZ**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 261 ]
19. Hukuk Dairesi 2007/4068 E., 2007/8188 K. 19. Hukuk Dairesi 2007/4068 E., 2007/8188 K. - İHTİYATİ HACİZ KARARININ İCRASI - SIRA CETVELİNE İTİRAZ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 261 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 264 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Davalı Süleyman vekili dava dışı borçluya elden para verildiğini, borçlunun takip aşamasında sürelerden feragat etmesinin ve müvekkilinin takibe kadar geçen süre için faiz talep etmemesinin muvazaayı kanıtlamayacağını; diğer taraftan davacı haczinin düştüğünü ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı borçlu Cemal hakkında açılan davanın husumetten; diğer davalı Süleyman kaya hakkında açılan davanın ise, davacı yanca konulan ihtiyati haczin İcra ve İflas Kanunu'nun 261 nci maddesi uyarınca ortadan kalktığı ve davacının geçerli bir haczi bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu 264 ncü maddesinin birinci fıkrasına göre, icra takibine başlamadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı haczin tatbikinden, haciz yokluğunda yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. Somut olayda davacı yanca yapılan talep üzerine bedeli paylaşıma konu araç üzerine 02.09.2004 günü ihtiyati haciz konmuş, ancak davacının gıyabında yapılan bu hacze ilişkin tutanak davacıya tebliğ edilmemiştir. Dosyanın incelenmesinde icra müdürlüğünce yazılan ihtiyati haciz yazısının elden takipli olmadığı ve müzekkereye cevap için posta pulu eklendiği görülmüştür. Bu itibarla davacı yanın en erken, dosyada işlem yaptığı 20.09.2004 günü, ihtiyati haczin uygulandığından haberdar olduğunun kabulü gerekir. Takip talebi 22.09.2004 günlü olduğundan, davacının yasal yedi günlük süreyi geçirmediği ve bu nedenle de ihtiyati haczinin hükümden düşmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan durum karşısında esasa girilerek inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2017/629 E., 2020/4300 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetvelinin İİK'nın 261. maddesine uygun şekilde düzenlendiği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
23. Hukuk Dairesi         2017/629 E.  ,  2020/4300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, hazırlanan sıra cetvelinde şikayet olunan alacaklının 1. sırada, müvekkilinin ise 2. sırada yer aldığını, şikayet olunanın ihtiyati haczinin kesinleşme tarihine göre işlem yapılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, müvekkilinin haczinin daha önce olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetvelinin İİK'nın 261. maddesine uygun şekilde düzenlendiği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Sıra cetveli düzenlenirken, kesin hacizlerin infaz tarihlerine, ihtiyati hacizlerin ise kesinleşme tarihlerine bakılır. Ihtiyati haczin kesinleşmesi için kıymetli evrak'a dayanılarak yapılan takipte 10 günlük ödeme süresinin geçirilmesi gerekir. İİK 268 maddesi uyarınca ihtiyati haczin kesinleşmesinden önce diğer bir alacaklı tarafından hacizli mallar kesin olarak haczedilirse iştirak İİK 100. madde şartları çerçevesinde değerlendirilir. Dosya kapsamından; şikayet olunan alacaklının 01.10.2015 tarihli ihtiyati haczinin 15.10.2015 tarihinde kesinleşmiş olduğu, şikayetçi alacaklıya ait kesin haczinin ise 07.10.2015 tarihli olduğu alacağın dayanağının bono olması nedeniyle İİK 100, maddede yazılı iştirak şartlarının da oluşmadığı, bu itibarla 21.03.2016 tarihli sıra cetvelinde şikayetçi alacaklının 1. sırada yer alması gerektiği anlaşıldığından, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün şikayetçi yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
17. Hukuk Dairesi, 2014/22955 E., 2017/3970 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Açıklanan nedenlerle, İİK-257-264. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.
17. Hukuk Dairesi         2014/22955 E.  ,  2017/3970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, 28/03/2014 tarihinde müvekkili davacıların desteği müteveffa ... ...’ın yaya kaldırımında yürümekte iken, davalılardan ...’ün sevk ve idaresindeki diğer davalıya trafik sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı ...’ün ... plakalı araçla yokuş yukarı çıkarken vites değiştirmek istediği sırada, aracın hakimiyetini kaybedip geri geri kaçırdığını, yaya kaldırımına çarparak savrulduğunu ve kaldırımda köşe başında bulunan müvekkili davacıların murisi ... ..'a çarptığını, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/376 E sayılı dosyasında ...'ün taksirle ölüme neden olma iddiasıyla sanık olarak yargılandığını, müteveffa ... ...’ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, ...’ün tam kusurlu olduğunu, davalı ... şirketince yapılan başvuru üzerine 13/06/2014 talihinde 120.740,00 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin ödediği miktar ile ödenmesi gereken gerçek miktar arasında büyük bir fark bulunduğunu, müvekkillerinin müteveffanın desteklerinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek davalı ...’ten her bir davacı için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/03/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile, her bir davacı için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...’ten kaza tarihi olan 28/03/2014 tarihinden, sigorta şirketinden sigorta poliçesindeki sorumluluk miktarı ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 24/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, alacağın muaccel olmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararı da verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; ara karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesine ekli belgelerden, davacıların desteği yaya kaldırımında bulunan ...’ye davalıya trafik sigortalı diğer davalının sevk ve idaresindekin aracın çarpması sonucu, destek ... öldüğü, bu olayla ilgili ... 2. Asliye ceza mahkemesinin 2014/376 esasında kayıtlı ceza davası ile sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, sanık ...'ün tam kusurlu olduğu cezalandırılmasına karar verildiği, trafik kaza tutanağından sürücü ...'ün asli kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Yukarıda belirtilen belgelerde nazara alındığında davacıların destekten yoksunluk ve manevi zararlarının olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Haksız fiil (ölüm) tarihi itibarıyla davacıların maddi (destek) ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haciz talep edildiği, davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının net olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmaz. Zaten davacı vekili de fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açmıştır. İİK 257 . Madde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünü içermektedir. Açıklanan nedenlerle, İİK-257-264. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ara kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 12/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İhtiyati haciz kararının icrası (infazı) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) İhtiyati haciz kararı, verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde icra dairesinden istenmelidir.
B) İhtiyati haczin icrası ile ilgili şikayetler, kararı veren genel mahkemeye yapılır.
C) İhtiyati haciz kararları, genel haciz yolundaki hükümlere göre icra edilir.
D) İhtiyaten haczedilen mallar üzerinde borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanır.
E) Haczi uygulayan memur bir tutanak düzenleyerek icra dairesine verir.

Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol