İcra ve İflas Kanunu 272. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 272 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.
Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.
Tahliye emrinde:
Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.
2 – Tahliye ve teslim:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
6 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2021/5917 E., 2022/6475 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Ancak ihtarname şarta bağlı olduğu gibi, tebliğ tarihi ise 23/07/2008 tarihli olup, bu durumda öncelikle İİK 272. maddesi yönünden inceleme yapılması gerekir.
7. Hukuk Dairesi 2021/5917 E. , 2022/6475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/01/2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davada ise muhdesatın tespiti, tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 30/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-birleştirilen dava davacısı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı ... vekili dilekçesinde müvekkiline ait taşınmazda fuzuli şagil olan davalının müdahalesinin önlenmesi, taşınmazın tahliyesi ile ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevaben görülmekte olan tapu iptal ve tescil davasının bekletici mesele yapılmasını, usulsüz olan ihtar ile temerrüt durumunun oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mevcut dosya ile birleştirilen aynı mahkemede derdest 2014/73 E. sayılı dosyada, davacı şirket tarafından, taşınmaz üzerinde ki binalardan dolayı tapu iptal ve tescil talep edildiği açıktır.
Orhangazi 1. Asliye hukuk mahkemesinde yapılan yargılama sonucu ana davanın kabulü, birleşen davanın ise reddine karar verildiği, davacının temyiz talebi üzerine dosyanın dairemize geldiği açık olup; sayın çoğunluk tarafından değerlendirme sonucu kararın onanması yönünde görüş oluşturmakla, bozma yönündeki karşı görüşümüz aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.
1-Davaya konu halen tarla vasfındaki ... Köyü parsel 15’te kayıtlı taşınmazın, davacı tarafından 20/06/2008 tarihinde satın alındığı, bir ay içerisinde noterden 14/07/2008 tarihli ihtarnamenin çekildiği ve ihtarnamenin 23/07/2008 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmesi sonrası işbu davanın 08/01/2009 tarihinde açıldığı açıktır.
2-İhtarnamede öncelikle davalı şirketin bu yerde fuzuli şagil olduğu belirtilmiş, devamında ise “kira sözleşmesine istinaden işgal var ise, sözleşmenin bir örneğinin gönderilmesinin, sözleşme var ise sözleşmeyi fesh ettiğimizi” bildiririz şeklinde açıklama yapıldığı açıktır.
3-Cevabi ihtarnamede ise, taraflar arasında görülmekte olan bir davaya işaretle, fuzuli şagil durumunun bulunmadığı, taşınmaz üzerindeki binaların şirket tarafından yapıldığı ve taşınmazın halen kullanıldığı açıklanarak itirazda bulunulmuştur.
4-Mahkemece deliller toplanmış ana dava itibariyle neticeten “şirketin, karşı tarafın usulüne uygun olarak önceki malik ile yapılan kira sözleşmesini fesh etmesine rağmen, taşınmazı hukuken geçerli ve korunmaya değer bir hakka dayanmaksızın tahliye etmemesi sebebiyle ... 15 sayılı parselde kayıtlı taşınmaza davalı şirketin yapmış olduğu fuzuli işgale yönelik müdahalesinin men’ine, davalının tahliyesini, kısmi olarak ecrimisile” gerekçesi ile mahkemece dava kabul edilmiştir.
5-Her iki dava yönünden davalı-davacı şirket vekilinin temyizi söz konusu olup, açıklamalarımız öncelikle ana dava için olacaktır.
6-Davalı şirketin gerek ihtarname içeriğinde, gerekse cevap dilekçesinde açıkca belirtmemesine rağmen, şirketin esasen satın alma tarihine kadar uzun yıllar boyunca taşınmaz üzerinde, fabrikalar yapmak ve bunları işletmek üzere kullanımı bulunmaktadır. Davacı vekili “kira” ilişkisinden deliller kısmında bahsetmiş ve mahkeme tarafından da geçmişte kira ilişkilerinin varlığı kabul edilmiş olmakla, “kira” yönünden açıklama yapmak zarureti doğmuştur.
7-Davacı vekili, dava dilekçesinde eski malik ile yapılan kira sözleşmesinin süreli olması, BK. tabii bulunması, tek taraflı ihtarname ile sözleşmenin sona erdiğini açıklayarak, açıkça kira sözleşmesine atıfta bulunmakla, olayımızda kira sözleşmesinin sona erip ermediği önem arz eder hale gelmiştir.
8-Kira sözleşmesinin varlığı sabit olmakla, öncelikle fesih ve benzeri sebeplerin inceleme yerinin, özel yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi bulunması karşısında, görev hususunun düşünülmemesi önemli bir eksikliktir.
Görev kamu düzenine ilişkin bulunmakla, mahkemenin görevsizlik kararı verip, dosyadan el çekmesi gerekirken davaya devam etmesi, esasen başlı başına bir bozma sebebi bulunmakla, öncelikle bu yönden bozma kararı verilmesi gerekirdi.
9-Davacı gerçek kişinin mülkiyet hakkına dayanarak bu davayı açtığı düşünülerek, davada yerel mahkemede görevli olduğu düşünülüyor ise; o zaman da olayımızda Borçlar Kanununa göre sözleşmenin feshi durumunun olup-olmadığının irdelenmesi gerekirken, sanki fesihle bu iş olup bitmiş gibi gerekçe üretilmesi, başlı başına bir hak ihlali oluşturur.
10-Davalı şirket ile taşınmazın o tarihteki maliki ... arasında 16/06/1997 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı, kiralanan yerin tarla olduğu ve tarla vasfı ile kiralandığı; ancak zaman içerisinde taşınmaz içerisine ağaç ürünleri işlenmesi için kalıcı binaların yapıldığı; şirketin zaman içerisinde isim değişikliğine gittiği ve sürenin 16/06/2007 tarihinde bittiği açıktır.
11-İşbu sözleşme eski BK döneminde 270 vd maddelerinde düzenlenen ÜRÜN KİRASI sözleşmesi tanımına ve usulüne uygun olup, yeni TBK 357 vd. maddelerinde özel hükümlerle düzenleme yapıldığı da açıktır. TBK 358. maddesinde “Bu ayırımda ürün kirasına ilişkin özel hüküm bulunmadıkça, kira sözleşmesine ilişkin genel hükümler uygulanır” hükmü yeni düzenleme olarak getirilmiştir.
12-Ürün kirasının sona ermesi ile ilgili olarak TBK 367 (BK 287) maddesi, sözleşmenin eski kanunda olduğu gibi “sürenin bitimi” ile kendiliğinden sona ereceğini bildirmiş ise de, ancak tarafların sözleşme sona ermesine rağmen ÖRTÜLÜ olarak sözleşmeyi sürdürmeleri halinde aksi kararlaştırılmadıkça kira sözleşmesi birer yıl için yenilenmiş sayılacaktır (TBK 367/2) hükmünü getirmiştir.
13-Sözleşmemiz belirli süreli olmakla, ... tarihi olan 16/06/2007 tarihi itibari ile sözleşmenin sona ermesi yolunda tarafların bir iradesi olmadığı için, kira sözleşmesinin bir yıl için yenilendiği ve böylece sözleşmenin 16/06/2008 tarihine kadar uzadığı açıktır.
14-Davacımız taşınmazı, 10 yılın bitiminden 1 yıl 4 gün sonra 20/06/2008 tarihinde satışa almış olup, ihtarnamesini ise 14/07/2008 tarihinde davalı şirkete göndermiştir.
Ancak ihtarname şarta bağlı olduğu gibi, tebliğ tarihi ise 23/07/2008 tarihli olup, bu durumda öncelikle İİK 272. maddesi yönünden inceleme yapılması gerekir.
İİK 272. maddesinin adi kiralar için uygulanabileceği, ürün kirası için uygulanamayacağı ilkesi bir yana bırakılırsa, süre bitiminden itibaren (İİK. göre 1 yıllık yenilemenin bitiş tarihi olan 16/06/2008 tarihinden) bir aylık süre içinde ihtarname çekilmekle birlikte, ihtarname bir aylık süre geçtikten sonra tebliğ edilmiş; ayrıca bu bir aylık süre içinde tahliye davası da açılmadığı için esasen davacının ihtarnamesinin bir anlamının olmadığı açıktır.
Neticeten sözleşmenin 16/06/2008 tarihinden itibaren TBK 367/2 maddesi gereğince 1 yıl için 2. kez yenilenmiş sayılacağı ve böylece ortada geçerli bir kira sözleşmesi bulunmakla, açılan davanın reddinin gerekeceği açıktır.
15-Davamız yönünden TBK 368. (BK 285) maddesi itibariyle değerlendirme yapıldığında ise, belirli süreli (10 yıl) ürün kirası sözleşmesinin örtülü anlaşma için 1 yıl yenilendiği ve bu sürenin 16/06/2008 tarihinde bittiği açık ise de; ikinci uzama süresi (16/06/2008-16/06/2009 tarihleri arası) için davacının en az 6 ay öncesinden ihtarname çekmesi (yani 16/12/2008 tarihinden önce fesih bildiriminin göndermesi gerekeceği açıktır)
Olayımızı bu son ihtimal üzerinden değerlendirdiğimizde davacının 14/07/2008 tarihinde noterden çekmiş olduğu ihtarnamesinin uzayan kira sözleşmesinin ilk altı ayı içerisinde olduğu ve böylece buna istinaden fesih ve tahliye davası açması mümkün ise de; davacının süre sonunu yani 16/06/2009 tarihini beklemeden 08/01/2009 tarihinde erken bir zamanda açmış olduğu ve böylece mevcut davanın TBK. 368. maddesindeki şartlara uyulmadan açıldığı belirlenmiştir.
16-Esasen yukarıdaki son iki maddede belirtilen hususların Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tartışılıp değerlendirilebileceği açık olmakla birlikte, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere sözleşmenin halen dava tarihi itibariyle devam ettiği olgusu dikkate alınmak suretiyle, fuzuli şagil durumunun olmadığı, yani davalı şirketin haklı bir sebeple taşınmazı sözleşme ile kullandığını tespit ederek sübut bulmayan tahliye davasının reddine karar vermesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Neticeten yerel mahkemenin “sözleşmenin fesih ile sona erdiği” gerekçesi yerinde bulunmadığı ve buna bağlı olarak dava sübut bulmadığı için davanın reddine karar verilmesi ve bu açıklama ışığında ana davanın bozulmasına karar verilmesi kanaatindeyim.
17-Birleştirilen dava yönünden ise davacı şirketin, mülkiyet iddiasının toplanan deliller itibariyle dinlenemeyeceği tarafımızca da yerinde görülmekle davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının onanması görüşüne aynen katıldığımı ifade eder, bu şekilde ana dava yönünden sayın çoğunluğun görüşüne muhalif olduğumu açıklarım.
Diğer kararlar (4)
12. Hukuk Dairesi, 2014/24460 E., 2014/26824 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 272-275. madde hükümleri konut ve çatılı iş yeri dışındaki kiralarda, taşınmazların tahliyesi için tam uygulanır.
12. Hukuk Dairesi 2014/24460 E. , 2014/26824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2014/124-2014/289
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 18/06/2014 tarih, 2014/15413-17812 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından yazılı kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliyesi talebiyle ilamsız icra takibine başlanıldığı, borçluya örnek 14 numaralı tahliye emri tebliğ edildiği, borçlunun kiralanan yerin 6570 Sayılı Kanun'a tabi olduğunu, İİK 272 ve devamı maddelerine göre tahliye emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek takibin ve ödeme emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
6570 sayılı Kanun’un uygulama alanını düzenleyen 1. maddesinde, Kanun’un kapsamına girecek taşınmazlar için belediye sınırları içerisinde olma ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte iskele, liman ve istasyonlarda bulunma şartı aranmaktaydı 6570 sayılı kanunun, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 10. maddesi ile 01.07.2012 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 6098 sayılı Kanunun 339. maddesinde, 6570 sayılı Kanunu’nun 1. maddesinden farklı olarak, kiralananın bulunduğu yer açısından bir ayrıma gidilmemiş ve tüm konut ve çatılı işyeri kiraları Türk Borçlar Kanunu’nun kapsamına alınmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer verilmeyen, ancak 6570 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen tahliye sebepleri ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile birlikte yeniden gündeme gelerek, konut ve çatılı işyeri kiralarında kira sözleşmesinin sona erme sebepleri olarak düzenlenmiştir.
Kiralanan taşınmazın niteliğine ilişkin olarak 6570 sayılı Kanun’un 1. maddesinde aranan musakkaf olma (çatılı, üstü örtülü ve duvarları bulunan) şartı da, 6098 sayılı Kanun’da konut ve çatılı işyeri olarak değiştirilmiştir. Ancak gerek konut kavramına gerekse çatılı işyeri kavramına ilişkin kanun maddesinde ve madde gerekçesinde herhangi bir açıklama getirilmemiştir.
6098 sayılı Kanunda işyerleri için açıkça “çatılı işyeri kirası” kavramı kullanıldığından, musakkaf olma şartının Türk Borçlar Kanunu’nda da arandığı sonucuna varılacaktır.
İİK'nun 272-275. madde hükümleri konut ve çatılı iş yeri dışındaki kiralarda, taşınmazların tahliyesi için tam uygulanır. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise kiracı belirli süreli işlemlerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarda bir yıl için uzatılmış sayılır. Türk Borçlar Kanunu'nun 347/1. fıkrası hükmüne göre kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Bunun için anılan kanunun 339. vd. maddeleri uyarınca borçludan tahliye taahhüdü almış olması gerekir. Buna göre de kiraya veren yazılı tahliye taahhüdü olmadan yalnız kira sözleşmesine dayanarak İİK'nun 272-279. madde hükümlerine göre kira süresinin bitmesi nedenine dayalı olarak ilamsız tahliye takibi yapamaz. Yaparsa icra dairesinin takip talebini reddetmesi gerekir. İcra dairesi kiracıya tahliye emri gönderir ise kiracı takibin iptali için süresiz şikayet yoluna gidebileceği gibi tahliye emrine karşı icra dairesinde itiraz da edebilir(Kuru, Baki, İcra ve İflas Hukuk. El Kitabı, Ankara 2013 s. 870).
Somut olayda taraflar arasındaki kira sözleşmesine konu olan yerin İstanbul ..... Mahallesi, Yeni ........ üzerinde kain tapuda pafta; 69/1, ada;819, parsel;744 sayılı tahtında kayıtlı 2.719 metre kareden ibaret, üzerinde ........Petrol Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. akaryakıt satış ve servis istasyonu hizmet üniteleri bulunan arsa nitelikli arazi parçası ile bu arazi parçası üzerinde mevcut akaryakıt satış ve servis istasyonu olduğu, sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.07.2002, bitiş tarihin ise 01.07.2012 olup 10 yıllık süreye tabi olduğu görülmektedir.
Şikayetçinin ilamsız tahliye takibine konu edilen taşınmazın TBK'nun 339. ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı iş yeri kirası niteliğinde olduğu ve dolayısıyla tahliye taahhüdü olmadan başlatılan takibin iptalini talep ettiğine göre, mahkemece yapılacak iş, mahallinde keşif yapılarak kira sözleşmesi tarihi itibariyle kiralanan taşınmazın satılık iş yeri kirası niteliğinde olup olmadığını tespit ederek sonucuna göre karar vermektir. Mahkemenin takibin iptaline ilişkin kararının belirtilen araştırma yapılmadan karar vermesi nedeniyle bozulması gerekirken, Dairemizce istemin borca itiraz olduğu ve şikayet yoluyla takibin iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle bozulması yanılgıya dayalı olup borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 18.06.2014 tarih ve 2014/15413 Esas - 17812 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2023/1762 E., 2023/2773 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 272 inci ve 275 inci maddeleri.
12. Hukuk Dairesi 2023/1762 E. , 2023/2773 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Alacaklı tarafından düzenleme şeklinde tahliye taahhütnamesine dayalı olarak başlatılan (ör 14) takipte tahliye emrinin tebliğ üzerine borçlu tarafından tahliye taahhütnamesinin yasal şartları taşımadığı, kiralanan taşınmazın nev'i ve adresinin doğru belirtilmediği, tahliye taahhütnamesinin dayanağı olan sözleşmenin de takip talebine eklenmediği ileri sürülerek itiraz edilmiştir. Daha sonra taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kiracı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kiracı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kiralayan vekili dava dilekçesinde; davacının ... 11. Noterliği'nin 13.09.2019 tarihli ve 15395 yevmiye numaralı tahliye taahhütnamesi ile müvekkiline ait kiralananı tahliye etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı günü geldiği halde kiralananı tahliye etmediği için aleyhine tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itirazında tahliye emrindeki adresin açık olmadığını ileri sürdüğünü, ancak aralarında tek bir kira sözleşmesi mevcut olduğunu ve kira sözleşmesindeki adresin tahliye taahhüdünde de aynen yer aldığını belirterek davalının itirazının kaldırılmasına, mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kiralayan cevap dilekçesinde; her ne kadar davacı tarafın dava dilekçesinde ... 1. İcra Müdürlüğü 2021/6549 Esas sayılı dosyasında kira sözleşmesi ve ikale sözleşmesinin ifade etse de, mevcut icra dosyasında kira sözleşmesi ve ikale sözleşmesinin yer almadığını, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6549 E. sayılı dosyasına sundukları itiraz dilekçesinde açıkça dayanak belgelerin icra dosyasında olmadığını belirttiklerini, taraflar arasında 07.01.2022 tarihli kira sözleşmesi akdedilmiş olup, buna ilişkin ihtiyati tedbir talepli kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın giderilmesi davasının ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/95 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, bu sebeple tahliyeye ilişkin değerlendirmenin genel yetkili Mahkemelerce yapılması gerektiğini, tahliye emrinin konusunu oluşturan tahliye taahhütnamesinde kiralanan taşınmazın nevi ve adresinin doğru olarak belirtilmediğini, bu sebeple geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı tahliye taahhütnamesinin ... 11. Noterliği tarafından onaylanmış olduğu, imzaya ve borca itiraz edilmediği, borçlu tarafından kiranın yenilendiği veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette belge sunulmadığı, tahliye taahhütnamesinin 6098 sayılı TBK'nun 352/1 maddesi uyarınca geçerlilik şartlarına haiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın kaldırılarak takibin devamına, mecurun tahliyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kiralayan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin tekrar edildiği, takip dayanağı tahliye taahhütnamesinin taşınmazın nevi ve adresini açık ve net olarak belirtmediğini, bu sebeple yasal şartları taşımadığını ve geçersiz olduğunu, icra dosyasında bulunmayan ve sunulmayan delillere muvafakatleri olmadığını, kira sözleşmesi ve ikale sözleşmesinin takip dosyasında olmadığını, ihtiyati tedbir talepli kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın giderilmesi davasının ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/95 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, bu sebeple tahliyeye ilişkin değerlendirmenin genel yetkili Mahkemelerce yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kiralayan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 272 inci ve 275 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kiralayan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanunun 364/2 inci fıkrası göndermesiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2012/17052 E., 2013/913 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İcra Müdürlüğünün 2012/5269 Esas sayılı dosyası ile İİK'nun 272 maddesi gereğince icra takibi yapmıştır.
6. Hukuk Dairesi 2012/17052 E. , 2013/913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracısı olan davalının 01/12/2010 düzenleme tarihli tahliye taahhüdüyle kiralananı 08/05/2012 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde tahliye etmediğini beyan ederek, 01/06/2012 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün 2012/5269 Esas sayılı dosyası ile İİK'nun 272 maddesi gereğince icra takibi yapmıştır. Davalı yasal süresinde taahhütteki imzaya itiraz etmiş,Mahkemece davalının, yargılama sırasında usul ve yasaya uygun şekilde duruşma gününün tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmediği,tahliye taahhüdünün altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispatlamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının icra takibine dayanak yaptığı tahliye taahhüdü noterlikçe tanzim ve tasdik edilmiş değildir. Davalı itirazında tahliye taahhüdündeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imzaya itiraz etmiştir.6100 sayılı HMK 211 maddesinde “(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen
yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece 6100 sayılı HMK.nın 211. maddesi gereğince imza incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi, 2013/3149 E., 2013/5801 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
alının 01/04/2012 düzenleme tarihli tahliye taahhüdüyle kiralananı 15/05/2012 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde, tahliye etmediğini bildirerek, 12/06/2012 tarihinde Isparta İcra Müdürlüğünün 2012/2938 Esas sayılı dosyası ile İİK.'nun 272 maddesi gereğince kiralananın tahliyesi için icra takibi yaptıklarını, davalının yasal süresinde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline v
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/3149 E. , 2013/5801 K.
"İçtihat Metni"
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kiracısı olan davalının 01/04/2012 düzenleme tarihli tahliye taahhüdüyle kiralananı 15/05/2012 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde, tahliye etmediğini bildirerek, 12/06/2012 tarihinde Isparta İcra Müdürlüğünün 2012/2938 Esas sayılı dosyası ile İİK.'nun 272 maddesi gereğince kiralananın tahliyesi için icra takibi yaptıklarını, davalının yasal süresinde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı savunmasında, tahliye taahhüdünün geçerli olmadığını, taahhütnamede şirketin imzasının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Davacının icra takibine dayanak yaptığı tahliye taahhüdü noterlikçe tanzim ve tasdik edilmiş değildir. Davalı şirketin yetkili temsilci olan Hilmi Çalı tahliye taahhüdündeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imzaya itiraz etmiştir.6100 sayılı HMK.'nun 211. maddesinde “(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece az yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
./..
ESAS NO : -2-
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
Yazılı kira sözleşmesine dayanarak, kira süresinin bitmesi nedeniyle başlatılacak ilamsız tahliye takibinde, kiralayan tahliye talebini ilk olarak hangi mercie yapmalıdır?
A) İcra Dairesine
B) Sulh Hukuk Mahkemesine
C) İcra Mahkemesine
D) Asliye Hukuk Mahkemesine
E) Genel Mahkemelere
Bu maddeyle ilgili 10 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.