İİK Madde 280Zarar verme kastından dolayı iptal
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
İcra ve İflas Kanunu'nun 280. maddesi, malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemlerin iptalini düzenler; iptal sebebinin unsurlarını (borçlunun mali durumu, zarar verme kastı ve bunların karşı tarafça bilinmesi ya da bilinmesi gereken emareler) ve iptal davası için beş yıllık süreyi belirler. Maddenin üçüncü kişiler bakımından bilgi karinesini ve ticari işletme devirlerine ilişkin karineyi de kapsar.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(Değişik: 18/2/1965-538/115 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.
(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.
Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.
- 1.(madde başlığı)Bu madde başlığı “Diğer butlan halleri:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Değişiklik geçmişi(5)
- 17.07.2003madde başlığı 17.07.2003 tarihinde 4949 sayılı Kanunla değiştirildi
- 17.07.20031. fıkra 17.07.2003 tarihinde 4949 sayılı Kanunla değiştirildi
- 17.07.20032. fıkra 17.07.2003 tarihinde 4949 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı
- 09.11.1988“Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye…” ile başlayan fıkra 09.11.1988 tarihinde 3494 sayılı Kanunla değiştirildi
- 18.02.1965maddenin tamamı 18.02.1965 tarihinde 538 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Atıflar(4)
Bu maddenin atıf yaptıkları
Bu maddeye atıf yapanlar
Bu maddedeki kavramlar
- Açık emare
- Beş yıllık süre
- Bilgi karinesi
- Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlu
- Ticari işletme devri karinesi
- Zarar verme kastı
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
144 karar arasından seçildi- Hukuk Genel Kurulu E.2023/655 K.2024/421 T.2024-09-12Hukuk Genel KuruluGönderme
2004 sayılı Kanun’un 280 inci maddesine göre "mal varlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklısına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin iptale tabi olduğu" hüküm altına alınarak, Kanun koyucunun bu yöndeki işlemleri sınırlamadığı, dolayısıyla bu yasa hükmünün uygulanması açısından aranacak hususun "borçlunun saiki" olduğu,
- 4. Hukuk Dairesi · E. 2024/2139 · K. 2024/12552 · T. 10.12.2024Daire kararıOnama
Dairemizin ve öncesinde (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre borçlu ile üçüncü kişi arasında tasarruf tarihinden önce ticari ilişki bulunması, İcra ve İflas Kanunu’nun 280 inci maddesi uyarınca borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca yani üçüncü kişice bilindiği olgusuna karine olarak kabul edilmektedir.
- 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/27220 · K. 2024/7989 · T. 23.09.2024Daire kararıOnama
Belen İlçesi, Şenbük Mah. 107 ada 17 parsel taşınmaz ve üzerinde kurulu un fabrikasının devredildiği, iş bu taşınmaz başında 08.12.2017 günü gerçekleştirilen keşifte taşınmazın üzerinde işletmeye hazır biçimde, tüm ekipmanları mevcut fabrikanın bulunduğu, bu haliyle ticari işletme niteliğinde olduğu, un ticareti işi ile iştigal eden davalı borçlunun ticari işletmesinin ve işyerindeki mevcut ticari emtianın mühim bir kısmına tekabül ettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle, artık dava konusu uyuşmazlıkta, 2004 İcra ve İflas Kanunu'nun 280/3 maddesi gereği, davalı ...
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddenin ders anlatımı
- İptale Tabi Tasarruflarİcra İflas Hukuku · 8 Tasarrufun İptali ve İcra İflas Suçları · 5:00
Bu maddeye özel soru
Fabrika sahibi Mert, borçlarını ödeyemeyecek duruma gelince 15.02.2023 tarihinde, fabrikasındaki en değerli makineleri piyasa değerinin çok altında bir bedelle kardeşi Burak’a devretmiş ve işletmesini görünürde küçültmüştür. Alacaklı banka, Mert aleyhine 10.10.2023 tarihinde başlattığı takibin sonuçsuz kalması üzerine bu devir işleminin iptali için dava açmıştır. İcra ve İflas Kanunu’ndaki "Zarar Verme Kastından Doğan Tasarrufların İptali" hükümleri uyarınca bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) İşlem 28 Mart 2023 tarihinden önce yapıldığı için mahkemece incelenemez.
- B) Burak borçlunun kardeşi (3. dereceye kadar kan hısımı) olduğu için, Mert'in mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği kanunen farz edilir.
- C) Bu davanın açılabilmesi için Mert'in mutlaka iflasına karar verilmiş olması şarttır.
- D) Zarar verme kastıyla yapılan işlemlerde hak düşürücü süre işlemin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıldır.
- E) Burak makineleri iyiniyetle aldığını ispatlasa dahi, Mert'in kardeşi olduğu için mahkeme savunmasını hiçbir şekilde dikkate almaz.
Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl