2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 281

İcra ve İflas Kanunu 281. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 281 – (Değişik: 18/2/1965-538/116 md.) Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara mütaallik ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder. Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez. Davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hakim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder. İptal davasında davalı:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

44 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/12723 E., 2023/5114 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İİK’nın iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2.
12. Hukuk Dairesi         2022/12723 E.  ,  2023/5114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılarına zarar veren bazı tasarrufları davacı alacaklı bakımından, onun alacağı ölçüsünde hükümsüz hale getirmeye yarayan bir davadır. İptal davası ayni bir dava olmadığından iptal isteminin kabul edilmesi halinde, takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak, takip konusu alacak ve faiz, masraf gibi eklentilerine yetecek oranda tasarrufun iptaline karar verilir ve alacaklıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış istemi yetkisi tanınır. İİK’nın iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.” düzenlemesi mevcut olup burada düzenlenen, ihtiyati haciz kararı; tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında alacaklının talebi üzerine mahkemece tedbir niteliğinde verilmiş bir karar olmakla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir. İptale tabi tasarruf konusu malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise, onun yerine kaim olan miktar kadar üçüncü kişinin mal varlığına ihtiyati haciz konulabilecektir. İİK’nın 281/2. maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati haciz, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğundan, davayı kazanan davacı alacaklının, İİK’nın 281/2. maddesi kapsamındaki ihtiyati haczin dayanağı olan ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmamaktadır. İİK’nın 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşür. Bu nedenle İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekir. Somut olayda tasarrufun iptali davasının davalısı olan ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.'nin borçlu Alka Enerji İnşaat Personel Belgelendirme Kalibrasyon Eğitim San.ve Tic.Ltd.Şti.’nden satın aldığı taşınmazı elden çıkarması nedeniyle iptali istenen tasarrufa konu taşınmaz yerine, 310.000,00 TL. miktar ile sınırlı olmak kaydıyla ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.'ne ait menkul, gayrimenkul, ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulduğu, ihtiyati haciz kararının infazı için borçlu hakkında devam eden ... 8. İcra Müdürlüğünün 2021/10583 Esas sayılı takip dosyasına müzekkere yazıldığı ve ... Ayakkabı Deri ve Yan. San. Tic. Ltd.Şti.'ne ait menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 310.000,00 TL miktar ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz konulduğu, şikayetçi ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.’nin Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Zafer Sanayi Şubesi'nden alınan 22.09.2022 tarih ve 7100583235 No'lu 310.000,00 TL bedelli kati ve süresiz teminat mektubunun teminat olarak kabul edilmek sureti ile İİK’nın 266. maddesi gereği mal varlığı üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince teminat mektubundaki miktarın ihtiyati haciz tutarının tamamını karşıladığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile ihtiyati haciz kararının tüm sonuçları ile birlikte kaldırılmasına karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, alacaklının temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 266. maddesinde; “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.” hükmüne yer verilmiştir. Şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararının İİK'nın 281/2. maddesine göre verilmiş gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, ayrıca ihtiyati hacizlerin tatbik edildiği ... 8. İcra Müdürlüğünün 2021/10583 Esas sayılı takip dosyasında şikayetçi ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.'nin borçlu sıfatının bulunmadığı, hakkında herhangi bir icra takibinin başlatılmadığı, sadece tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiği, bu haliyle İİK’nın 266. maddesinin somut olayda uygulanma imkanın bulunmadığı, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunun tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infazı ile ilgili şikayet niteliğinde olmadığı da görülmekle, mahkeme kararına istinaden şikayetçinin mal varlığı üzerinde tatbik edilen ihtiyati hacizlerin banka teminat mektubu karşılığında kaldırılması isteminin, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve ihtiyati haciz kararını veren ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, görev nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi ve alacaklının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.11.2022 tarih ve 2022/1641 E.-2022/1767 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 23.09.2022 tarih ve 2022/473 E.-2022/479 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

23. Hukuk Dairesi, 2015/1262 E., 2015/4999 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
bendinde açıkça dava konusu taşınmazlar üzerine "İİK'nın 281/II ve 257. maddelerine istinaden tedbir" talep ettiği, ancak anılan Yasa hükümlerinde TMK ve HMK anlamında bir "tedbir" düzenlemesinin olmadığı, buna karşılık İİK'nın 281/II ve 257.
23. Hukuk Dairesi         2015/1262 E.  ,  2015/4999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçiler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçiler vekili, müvekkillerinin murisinin borçlu... aleyhine takip yaptıklarını, borçlunun adına kayıtlı taşınmazları muvazaalı devretmesi üzerine İİK'nın 277 vd. hükümleri uyarınca açtıkları tasarrufun iptali davasında dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi koyduklarını, 10.05.2012 tarihinde tasarrufun iptaline karar verildiğini, sıra cetvelinde para ayrılan şikayet olunanın açtığı tasarrufun iptali davasında davaya konu taşınmazların tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu, takip hukuku anlamında bir haczinin bulunmadığını ileri sürerek, 17.01.2013 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, alacağı tahsil imkanını ilk elde edenin müvekkili olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayet olunanın İİK'nın 277. maddesine göre açılan tasarrufun iptali davasının dava dilekçesi ve netice-i talebinin 2. bendinde açıkça dava konusu taşınmazlar üzerine "İİK'nın 281/II ve 257. maddelerine istinaden tedbir" talep ettiği, ancak anılan Yasa hükümlerinde TMK ve HMK anlamında bir "tedbir" düzenlemesinin olmadığı, buna karşılık İİK'nın 281/II ve 257. maddelerinde açıkça hakimin "ihtiyati haciz" kararı verebileceği ve buna dair düzenlemenin yer aldığı, zaman zaman gerek Mahkemelerce ve gerekse taraflarca ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kavramlarının birbirine karıştırıldığı, bu nedenle ihtiyati haciz yerine tedbir, ihtiyati tedbir yerine ihtiyati haciz ibarelerinin kullanıldığı, belirtilen dava dilekçesi ve netice-i talebinde vazettiği Yasa maddeleri ile esasen "ihtiyati haciz" talep ettiği, Mahkemenin de bu talebi kabul ederek, ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verdiği, sıra cetvelinin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçiler vekili temyiz etmiştir. Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. Tasarrufun iptali davaları için geçici hukuki himaye olarak Kanun Koyucu İİK'nın 281/II. maddesi ile ihtiyati tedbir değil, iptale tabi tasarrufun konusunu oluşturan mal üzerine ihtiyati haciz konulmasını öngörmüştür. Tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerden birinin, ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştiraki İİK'nın 268. ve 100. maddelerine göre belirlenir. İhtiyati hacizler ise tasarrufun iptali davasının karara bağlandığı tarihte kesinleşir ve bu tarihe göre, sıra cetvelinde yer alırlar, ayrıca İİK'nın 268. maddesi şartlarında, önceki hacizlere iştirak edebilirler. Eldeki uyuşmazlıkta, şikayet olunan vekili tasarrufun iptali davasında dava dilekçesinde İİK'nın 281/II ve 257. maddelerine istinaden ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 11.01.2008 tarihinde verilen kararla herhangi bir Yasa maddesi belirtilmeksizin "tedbir talebinin kabulü ile teminat yatırıldığı takdirde tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına" karar verilerek, tapu sicil müdürlüğüne gönderilen 30.01.2008 tarihli yazıda taşınmazların davalılar tarafından üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi bakımından dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verildiği belirtilmiştir. Tapu sicil müdürlüğünce taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhi konmuş ve bu durum verilen cevabi yazıyla mahkemeye bildirilmiştir. Şikayet olunan tarafça, mahkemece Kanun hükmü yazılmadan verilen ihtiyati tedbir kararına ve tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesine itiraz edilmemiş olmasına göre taşınmaz üzerinde şikayet olunan tarafından konulmuş usulüne uygun bir ihtiyati haciz bulunmadığı kabul edilerek, uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelere dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçiler yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2025/1216 E., 2025/2023 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Tasarrufun iptali davalarında, İcra ve İflas Kanunu'nun 281/2. maddesi uyarınca talep halinde iptale tabi tasarrufun konusu mal üzerine ihtiyati haciz konulması mümkündür.
6. Hukuk Dairesi         2025/1216 E.  ,  2025/2023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1231 E., 2025/258 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1147 E., 2023/224 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. ŞİKAYET 1. İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1147 Esas dosyasında şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; borçlu ... hakkında İzmir 13. İcra Dairesinin 2019/579 Esasında takip başlattıklarını, İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.03.2021 tarihli kararı ile sıra cetveline konu taşınmaza ilişkin olarak borçlu tarafından yapılan tasarrufun iptaline ve cebri icra ile satışı hususunda yetki verildiğini, taşınmazın 27.07.2022 tarihinde satışının yapıldığını, satış bedelinden kalan paraya ilişkin İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2019/232 esas sayılı dosyasından sıra cetveli ve derece kararı hazırlandığını, ihtiyati hacizlerinin kesinleşme tarihi dikkate alındığında ilk hacze iştirak etmesinin gerektiğini belirterek İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2019/232 Esas sayılı dosyasında 27.12.2022 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/9 Esas dosyasında şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; şikayet olunanlarının hacizlerinin tasarrufun iptali nedeniyle uygulandığını, ilk kesin hacze dönüşen şikayet olunan Gelecek Varlık Yönetimi Anonim Şirketinin haczine iştirak haklarının bulunduğunu, sıra cetveli düzenlenirken kesin haciz tarihlerinin dikkate alındığını, ihtiyati haciz ve dava tarihlerinin dikkate alınmadığını belirterek sıra cetvelinin iptaline, paranın alacaklılar arasında garameten paylaştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1147 Esas dosyasında şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; sıra cetveli düzenlenirken haciz tarihi ve tasarrufun iptali şikayet tarihinin dikkate alındığını, ilk sırada yer almalarının doğru olduğunu, ilk kesin haczin kendi hacizleri olduğunu, ilk karara çıkan dosyanın kendi dosyaları olduğunu belirterek şikayetin reddini istemiştir. 2. İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/9 esas dosyasında şikayet olunanlar usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda bilgileri yazılı kararı ile şikayet olunan ... tarafından taşınmaz üzerine 08.12.2020 tarihinde haciz uygulandığı, asıl ve birleşen dosyada şikayetçi tarafından açılan tasarrufun iptali davası sırasında konulan haczin karar tarihi olan 30.03.2021 tarihi itibari ile kesin hacze dönüştüğü, ilk kesin haczin şikayet olunan ... tarafından konulduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde asıl ve birleşen dosyada şikayetçi vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile şikayet olunan ... tarafından satışa konu taşınmaz ile ilgili olarak 26.02.2019 tarihinde tasarrufun iptali davası açıldığı ve 01.10.2020 tarihinde tasarrufun iptali ile haciz ve satış yetkisinin verildiği, şikayetçi İng Bank Anonim Şirketi ve ... tarafından satışa konu taşınmaz ile ilgili olarak ayrı ayrı tasarrufun iptali şikayeti açıldığı, dosyaların birleştirilmesine karar verildiği ve 30.03.2021 tarihinde tasarrufun iptali ile şikayetçilere haciz ve satış yetkisinin verildiği, tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerden birinin, ilk kesin hacze iştirakinin İcra ve İflas Kanununun 268 ve 100. maddelerine göre belirlenmesinin gerektiği, ihtiyati hacizlerin tasarrufun iptali dosyaların kabul edildiği tarihte kesin hacze dönüşeceği, ilk kesin haczin şikayet olunan Gelecek Varlık Yönetimi Anonim Şirketine ait haciz olduğu, asıl ve birleşen dosyada şikayetçilerin ihtiyati haczinin şikayet olunanın kesin haczine iştirak koşullarının bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında olarak asıl ve birleşen dosyada şikayetin kabulüne, İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2019/232 esas sayılı dosyasında 27.12.2022 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinin iptaline, icra dairesi tarafından yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen dosyada şikayette şikayet olunan ... vekili temyiz dilekçesinde; şikayetçiler tarafından açılan tasarrufun iptali davasında taşınmaz üzerine konulan ihtiyati haczin şikayet olunanın haczinden sonra kesin hacze dönüştüğünü beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, asıl ve birleşen şikayette, icra yolu ile takipte düzenlenen sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 1. İcra Dairesi tarafından sıra cetveli düzenlenirken, İcra ve İflas Kanunu'nun 100. maddesi gereğince haciz tarihinin esas alınması; aynı tarihli birden fazla haczin bulunması halinde ise, alacaklılara alacakları oranında paylaşım yapılması gerekir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufların iptalini sağlayarak, iptale konu mal üzerinde alacaklının cebri icra yoluyla hakkını elde etmesine olanak sağlamaktadır. Tasarrufun iptali davalarında, İcra ve İflas Kanunu'nun 281/2. maddesi uyarınca talep halinde iptale tabi tasarrufun konusu mal üzerine ihtiyati haciz konulması mümkündür. Bu şekilde uygulanan ihtiyati haciz davanın karara bağlandığı tarihte kesin hacze dönüşecektir. Sıra cetvelinde birinci sırada yer verilen asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... (temlik eden Fibabanka Anonim Şirketi) tarafından tasarrufun iptali davası 26.02.2019 tarihinde açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda 01.10.2020 tarihinde tasarrufun iptaline karar verilmiştir. Bu hali ile birinci sırada yer verilen dosyanın kesin haciz tarihi 01.10.2020 tarihidir. Sıra cetvelinde ikinci sırada yer verilen şikayetçi İng Bank Anonim Şirketi tarafından tasarrufun iptali davası 14.02.2019 tarihinde açılmıştır. Dosya kapsamında taşınmaz üzerine 15.02.2019 tarihinde İcra ve İflas Kanunu'nun 281/2. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda 30.03.2021 tarihinde tasarrufun iptaline karar verilmiştir. Bu hali ile ikinci sırada yer verilen dosyanın kesin haciz tarihi 30.03.2021 tarihidir. Sıra cetvelinde üçüncü sırada yer verilen şikayetçi ... tarafından tasarrufun iptali davası 20.02.2019 tarihinde açılmıştır. Dosya kapsamında taşınmaz üzerine 21.02.2019 tarihinde İcra ve İflas Kanunu'nun 281/2. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda 30.03.2021 tarihinde tasarrufun iptaline karar verilmiştir. Bu hali ile üçüncü sırada yer verilen dosyanın kesin haciz tarihi 30.03.2021 tarihidir. İcra ve İflas Kanunu'nun icrai hacizlere iştirak hakkındaki 268/1. maddesi "261 inci maddeye göre ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu Kanuna veya diğer kanunlara göre haczedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100 üncü maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder...." hükmünü, hacze iştirak derecelerinin teşkili hakkındaki 100/1-2. maddesi "İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar: Yukarıdaki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama," hükmünü içermektedir. Birden fazla tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati hacizlerden birisinin ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştiraki İcra ve İflas Kanununun 268/1, 100/1-1 ve 100/1-2. maddelerine göre belirlenecektir. Somut olayda, şikayet olunan Gelecek Varlık Yönetimi Anonim Şirketinin 01.10.2020 tarihli haczi ilk kesin hacizdir. Şikayetçilerin hacizleri ise 30.03.2021 tarihinde kesin hacze dönüşmüştür. Ancak, şikayetçilerin kesin hacze dönüşen ihtiyati hacizlerine dayanak dava tarihleri 14.02.2019 ve 20.02.2019 olmakla şikayet olunanın kesin haczinden önce açılmışlardır. Şikayetçilerin kesin hacizlerine konu ihtiyati haczin uygulandığı dava tarihlerinin şikayet olunanın kesin haciz tarihinden önce olması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 268/1. ve 100/1-2. maddeleri uyarınca ilk sırada yer alan kesin hacze iştirak etmeleri ve paranın her üç alacaklı arasında garameten paylaştırılması gerekmektedir. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2021/3115 E., 2022/3017 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Şirketinin açtığı tasarrufun iptali davasında ise ilgili mahkemece teminatı alınarak, İİK 281/2. maddesi hükmüne dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verildiği, ancak tapuya ihtiyati tedbir olarak şerh edildiği, öte yandan her iki tarafın açtıkları tasarrufun iptali davasında verilen kararın ihtiyati tedbir olduğu kabul edilse bile davalardan
6. Hukuk Dairesi         2021/3115 E.  ,  2022/3017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, şikayet olunan tarafından açılan tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz kararı değil ihtiyati tedbir karar verildiğini, sıra cetvelinde müvekkiline de pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini savunmuştur. İcra mahkemesince, şikayetçi banka tarafından açılan tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz değil ihtiyati tedbir kararı verildiği, şikayet olunan ... Şirketinin açtığı tasarrufun iptali davasında ise ilgili mahkemece teminatı alınarak, İİK 281/2. maddesi hükmüne dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verildiği, ancak tapuya ihtiyati tedbir olarak şerh edildiği, öte yandan her iki tarafın açtıkları tasarrufun iptali davasında verilen kararın ihtiyati tedbir olduğu kabul edilse bile davalardan sonra uygulanan kesin haciz tarihlerine göre, şikayet olunan ... Şirketine sıra cetvelinde öncelikle pay verilmesi gerektiği, sonuç olarak şikayetin yerinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. İcra mahkemesi kararına karşı, şikayetçi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 tarih ve 2019/2128 E., 2020/1765 K. sayılı kararıyla, şikayetçi banka tarafından açılan tasarrufun iptali davasında bedeli paylaşıma konu taşınmaza 18.04.2012 tarihinde ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulduğu, davanın 21.04.2015 tarihinde kabul edilmesiyle söz konusu ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, şikayet olunan tarafından açılan tasarrufun iptali davasında ise 13.04.2012 tarihinde ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve davanın 25.03.2014 tarihinde kabulü ile ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, söz konusu tarihler nazara alındığında, sıra cetvelinde şikayet olunana ilk sırada pay ayrılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, şikayet olunanın hacze iştirak şartlarını da taşımadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. Tasarrufun iptali davaları için geçici hukuki himaye olarak Kanun Koyucu İİK'nın 281/2. maddesi ile ihtiyati tedbir değil, iptale tabi tasarrufun konusunu oluşturan mal üzerine ihtiyati haciz konulmasını öngörmüştür. Tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerden birinin, ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştiraki İİK'nın 268. ve 100. maddelerine göre belirlenir. İhtiyati hacizler ise tasarrufun iptali davasının karara bağlandığı tarihte kesinleşir ve bu tarihe göre, sıra cetvelinde yer alırlar, ayrıca İİK'nın 268. maddesi şartlarında, önceki hacizlere iştirak edebilirler. İstinaf dairesi gerekçesinde, taraflarca açılan tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati tedbirlerin ihtiyati haciz niteliğinde olduğu ve davaların kabulü ile bu ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştüğü belirtilmiş ise de yukarıda anılan yasal düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararlarının ihtiyati haciz olarak kabulü mümkün değildir. Ayrıca, şikayet olunanın açtığı tasarrufun iptali davasında, İİK 281/2. maddesi hükmüne dayalı olarak, yeterli teminat da alınarak ihtiyati haciz karar verilmiş olup, bu karar tapu siciline ihtiyati tedbir olarak şerh edilmiştir. Aslalon mahkeme kararı olup, şikayet olunanın tasarrufun iptali davasında ihtiyati haczi bulunduğu ve bu ihtiyati haczin davanın kabulü ile 25.03.2014 tarihinde kesin hacze dönüştüğü anlaşılmıştır. Sonuç olarak, şikayetçi banka tarafından bedeli paylaşıma konu taşınmaza, tasarrufun iptali davasının kabulünden sonra 10.11.2015 ve 25.01.2016 tarihlerinde kesin haciz uygulandığı, şikayet olunanın kesin haciz tarihinin ise 25.03.2014 tarihi olduğu, satış tarihi itibariyle tarafların hacizlerinin ayakta olduğu, kesin haciz tarihlerine göre, sıra cetvelinde ilk sırada şikayet olunana pay ayrılmasının doğru olduğu, şikayete konu sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı açıktır. İstinaf başvurusunun, açıklanan bu gerekçelerle esastan reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru olan bölge adliye mahkemesi kararının, HMK’nın 370/4. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 tarih ve 2019/2128 E., 2020/1765 K. sayılı kararının gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, HMK'nın 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 02.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2014/6374 E., 2015/5794 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİznik İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmesi gereken davada, İİK'nın 281. maddesine göre taşınmazın tapu kaydına ihtiyati haciz konabileceği, bu ihtiyati haczin mahkemenin karar tarihinde kesin hacze dönüşeceği ve sıra cetvelinde dikkate alınacağı, ancak ihtiyati haczin bu şekilde kesin hacze dönüşebilmesi ve sıra cetveli
23. Hukuk Dairesi         2014/6374 E.  ,  2015/5794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İznik İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/03/2014 NUMARASI : 2013/77-2014/19 Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, İznik İcra Müdürlüğü'nün 2007/1083 Esas sayılı dosyasından 25.09.2013 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunanın açtığı tasarrufun iptali davasında verilen ve tapuya 19.02.2008 tarihinde işlenen ihtiyati tedbir kararının İcra Müdürlüğü'nce ihtiyati haciz olarak kabul edilip birinci sıraya alındığını, tasarrufun iptali davasında verilen kararın ihtiyati haciz olmayıp, taşınmazın üçüncü kişilere satışını engelleyen ihtiyati tedbir olduğunu, karar verilmekle ihtiyati tedbirin de kalktığını, sıra cetvelinde 1. sırada müvekkilinin alacaklı olduğu Bursa 11. İcra Müdürlüğü'nün 2009/18899 Esas sayılı dosyası olması gerektiğini, bir an ihtiyati tedbirin ihtiyati haciz olduğu kabul edilse bile, müvekkilinin haczi kesin haciz olduğu için satıştan gelen paranın garamaten paylaştırılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayet dışı borçlu K. S.'ten alacaklı olan müvekkilince, borçlunun borcundan kurtulmak için mallarını karısına muvazaalı olarak devrettiğinden bahisle açılan davada muvazaalı işlemin iptal edildiğini, taşınmazların daha Kamil Sevinç'in eşinin üzerine geçmeden müvekkilinin alacağı olduğunun açıkça belli olduğunu, şikayetçi bankanın ise Kamil Sevinç'in eşi olan H. S.'ten alacaklı olduğunu, derece kararına itiraz etmesinin usul ve kanunlara aykırı olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay tarafından karar, taşınmazların haciz ve satışını isteyebilme şeklinde düzeltildiği için, İİK'nın 277. ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmesi gereken davada, İİK'nın 281. maddesine göre taşınmazın tapu kaydına ihtiyati haciz konabileceği, bu ihtiyati haczin mahkemenin karar tarihinde kesin hacze dönüşeceği ve sıra cetvelinde dikkate alınacağı, ancak ihtiyati haczin bu şekilde kesin hacze dönüşebilmesi ve sıra cetvelinde dikkate alınabilmesi için taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin ihtiyati tedbir değil İİK'nın 281. maddesine göre konulan ihtiyati haciz olması gerektiği, İcra Müdürlüğü'nün sıra cetvelini düzenlerken satışı yapılan 1289 no'lu parselin tapu kaydına İznik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/37 Esas sayılı dosyasından konulan ihtiyati tedbiri ihtiyati haciz olarak kabul ettiği ve bu şekilde davalı H.. A..'ın alacağını 1. sıraya aldığı, mahkemece taşınmazın tapu kaydına üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla şerh edilen ihtiyati tedbirin konulduğu tarih itibariyle yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK'nın 101. maddesindeki ihtiyati tedbir olduğu, İİK'nın 281. maddesine göre konulan ihtiyati haciz olmadığı, bu sebeple İcra Müdürlüğü'nün sıra cetvelini düzenlerken taşınmazın tapu kaydına 19.02.2008 tarihinde konulan ihtiyati tedbiri ihtiyati haciz olarak kabul ederek, şikayet olunan H.. A..'ın alacağını bu ihtiyati tedbire göre birinci sıraya almasının hatalı olduğu, icra dosyasında, alacaklı şikayet olunan H.. A.. vekilinin tasarrufun iptali davası sonuçlandıktan sonra davaya konu taşınmazlara karar gereğince 18.06.2012 tarihinde şerh ettirdiği haczin dikkate alınması gerekirken mahkemece 19.02.2008 tarihinde konulan ihtiyati tedbirin dikkate alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. 03.10.2013 olan şikayet tarihinin, gerekçeli karar başlığında 24.10.2013 olarak yazılmış olması, HMK'nın 304. maddesi uyarınca, tarafların başvurusu üzerine veya re'sen düzeltilmesi mümkün, maddi hata olarak kabul edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Bu davada ihtiyati haciz verilemez.
B) Mahkeme, dava konusu mal üzerine teminatsız ihtiyati haciz koyabilir.
C) Mahkeme, talep üzerine teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verebilir.
D) İhtiyati haciz kararı sadece Yargıtay aşamasında verilebilir.
E) Karar kesinleşmeden ihtiyati haciz uygulanamaz.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol