İcra ve İflas Kanunu 282. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 282 – (Değişik: 18/2/1965-538/117 md.)
İcra ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.
İadenin şümulü:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
18 karar eşleşti
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi, 2007/3606 E., 2007/3386 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tarafından dördüncü kişi durumundaki Hasan Şafoğlu'na satıldığı İİK.nun 282/1. maddesi gereğince mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle ...'a husumet yöneltilerek davaya dahil edilmesi istenmiş davacı vekili tarafında da ara karar yerine getirilmiştir.
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/3606 E. , 2007/3386 K.
"İçtihat Metni"
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ... A.Ş vekili, davalılardan ...'ın dava dışı ... Gıda San.Tic.Ltd.Şti'nin 25.10.1999 tarihinde kullandığı kredilerin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, 6.6.2000 takip tarihi itibariyla 88.803.098.022.TL borcu bulunan davalı ...'ın .... çiftliği mevkii 6428 parseldeki 1/2 hissesini 17.12.1999 tarihinde 3.000.00.YTL bedelle davalı ...'e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiş, dava konusu taşınmazın 9.8.2000 tarihinde davalı ... tarafından...'na satıldığının anlaşılması üzerine davalı Hasan'ı da 17.12.2003 tarihli ara karar uyarınca davaya dahil etmiştir.
Takip konusu alacak ve dava hakkı davacı ... A.Ş tarafından 10.10.2001 'de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, Fon tarafından da Ocak 2006'da RCT Varlık Yönetim A.Ş'ne devredilmiştir.
Davalı ... tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Davalı ... vekili, taşınmazın ...sınırları içinde olduğunu bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyasın ...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davanın süresi içinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmesini müvekkilinin borçlu
../...
-2-
2007/3606
2007/3386
ile akrabalığı olmadığını, dava konusu taşınmazı 24.5.1995 tarihinde borçlu ile birlikte eşit hisseli aldıklarını, borçlunun dava dışı San Ecza San.Tic.Ltd.Şti'ne olan 60.000.00.YTL borcunu üstlenerek dava konusu taşınmazın 1/2 hissesini 63.000.00.YTL gerçek bedel ödeyerek aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı Hasan Şafoğlu vekili, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ve borçluya değil davalı ...'e ait 1/2 hisseyi satın aldığını Kemal'in borçlu'dan aldığı 1/2 hissenin halen üzerinde olduğunu müvekkili ile diğer davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davalı sıfatını kabul etmediklerini dava dilekçesinde müvekkilinin adının geçmediğini, ...6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/168 E-2003/250 karar sayılı ilamıyla davalı ...'in borçlu Alaattin'den aldığı dava konusu 1/2 hissenin satışının iptaline karar verildiğini ve taşınmazın icra dosyasında satış aşamasında olduğunu satış gerçekleştiğinde bu davanın konusuz kalacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince, dahili davalı Hasan Şafoğlu hakkında açılan davanın reddine, İİK.nun 283/2 maddesi gereğince diğer davalılar yönünden açılan tasarrufun iptali davası bedele dönüşmekle Güngören Tapu Sicil Müdürlüğünün 6248 tapu sicilinde kayıtlı 6248 parsel 1, 3, 5 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 hissesinin ... tarafından Hasan Şafoğlu'na satış tarihindeki raiç bedeli olan 32.000.00.YTL'nin davalı ...'ten tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili davasını borçlu ile hukuki ilişkide bulunan üçüncü kişi ...'e karşı açmıştır. 17.12.2003 tarihli ara kararla dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından dördüncü kişi durumundaki Hasan Şafoğlu'na satıldığı İİK.nun 282/1. maddesi gereğince mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle ...'a husumet yöneltilerek davaya dahil edilmesi istenmiş davacı vekili tarafında da ara karar yerine getirilmiştir.
Borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişi borçludan aldığı malı veya hakkı üçüncü kişiye devretmişse bu tasarrufunun iptali için kötüniyetli üçüncü kişiye karşı iptal davası açılabilir. Davacının bu durumda seçimlik hakkı vardır. Ya borçlu ile üçüncü ve dördüncü kişi arasındaki tüm tasarrufların iptalini yada üçüncü kişinin İİK.nun 283. maddesi gereğince tazminatla sorumlu tutulmasını isteyecektir.
İİK.nun 282/1. maddesi gereğince borçlu ile hukuki ilişkide bulunan üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup drdüncü kişi zorunlu dava arkadaşı değildir.
Dolayısıyla somut olayda davacının talebi olmadığı halde dördüncü kişi konumundaki ...'nun davaya dahil edilmesi yönündeki ara karar yerinde olmadığından taraf sıfatını kazanmayacağı dolayısıyla lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
3-Davalı ... ile vekili ...6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.2007 tarih 2006/304 Esas, 2007/171 Karar sayılı ilamının ....İcra Müdürlüğünün 2007/9594 dosyası ile takibe konulduğunu bu davaya konu 7.12.1999 tarihli tasarrufun iptali nedeniyle 32.000.00.YTL tazminatın icra dosyasına yatırıldığını iddia etmiş, ilam ve icra dosyası tutanaklarını temyiz dilekçesi ekinde sunmuştur. Buna göre anılan dava ve takip dosyası celpedilerek mükerrer ödemeye yolaçmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'e geri verilmesine 5.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 282 ]
17. Hukuk Dairesi 2010/10689 E., 2010/11025 K.
17. Hukuk Dairesi 2010/10689 E., 2010/11025 K.
- İSTİHKAK DAVASI
- TARAF TEŞKİLİ
- TASARRUFUN İPTALİ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 96 ]
- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 277 ]
- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 280 ]
- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 282 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-karşı davalı (3. kişi) A... Tur. Tic. Ltd. Şti. vekilince istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı 3. kişi vekili, İzmir Onuncu İcra Müdürlüğü'nün 2007/2866 Esas sayılı dosyasından, 23.11.2009 tarihinde davacıya ait "T... S..." isimli işyerinde bulunan taşınır malların haczedildiğini, işyerini sahibinden boş olarak kiraladığını, borçlu şirketten sadece Turizm Bakanlığı'ndan verilen Turizm İşletme Belgesinin alındığını belirterek, İİK'nın 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı şirketin borçlu şirket yetkilileri ve ortakları tarafından, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile kurdurulduğunu, her iki şirketin işçi ve mesul müdürlerinin aynı şahıslar olduğunu belirterek, istihkak davasının reddini ve davacı ve borçlu arasındaki mal kaçırma amacı ile yaptıkları işletme devri, ruhsat devri, yeni şirket üzerinden başka hesapları açma işlemleri gibi işlemlere yönelik tasarrufların iptali istemi ile İİK'nın 277-280 maddeleri gereğince açtığı karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin ortak ve temsilcilerinin borçlu şirketin eski çalışanları olması, mesul müdürlerinin aynı şahıs olduğu ve borçlu unvanı île faaliyete devam edildiği, davacı şirket temsilcisinin istihkak iddiasında bulunmayacaklarını beyan etmesi ve mahalde borçlu şirkete ait pek çok belgenin bulunması olgularının davacı şirketin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile kurulduğunu gösterdiğinden 3. kişinin İstihkak davasının reddine, danışıklı olarak borçlu şirkete ait İşletme davacı şirket üzerine geçirildiğinden ve yeni şirket adına turizm işletme belgesi tanzim edildiğinden ve ruhsat çıkarıldığından davacı tarafından yapılan danışık amaçlı bu işlemlerin ve tasarrufun iptaline ilişkin olarak açılan tasarrufun iptali davasının kabulü ile işletme devir, ruhsat devir, yeni şirket üzerinden açılan banka hesaplarına ilişkin hesap açma işlemleri gibi işlemlerin iptali ile mal kaçırma amaçlı yapılan her türlü tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm davacı-karşılık davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK'nın 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının İİK'nın 277-280. maddesine dayalı karşılık dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
İİK'nın 282. maddesi hükmüne göre, borçlu ve borçlu île hukuki işlemde bulunan kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.
Somut olayda, borçlu T... S... Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şirketi davada taraf gösterilmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, re'sen nazara alınması gerekir.
Bu durumda, mahkemece anılan borçlu şirkete tasarrufun iptaline yönelik dava dilekçesinin tebliğ edilmek sureti ile davaya katılımı sağlanmalı ve taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu hususların gözardı edilmesi sureti ile taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşılık davalı 3. kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile bozma nedenine göre sair hususlar incelenmeksizin hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı k.davalı 3. kişiye geri verilmesine 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2021/16749 E., 2024/1191 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
4. Hukuk Dairesi 2021/16749 E. , 2024/1191 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1597 E., 2021/325 K.
DAVALILAR : 1.... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat ...
2. Start Enerj Gaz Pet İnş Tur. Loj. San. ve Tic. A.Ş.
DAVA TARİHİ : 04.05.2016
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İstinaf İsteminin Reddi
Tic. Ltd. Şti. vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/276 E., 2019/5 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu Start Enerj Gaz Pet İnş Tur. Loj. San ve Tic. A.Ş hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 08.02.2016 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı şirkete belirterek, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davalı şirket yetkilileri olan ... ile... ...'in 2014 yılında tanıştıklarını ve aralarında ortaklık kurma düşünceleri nedeniyle muhtelif tarihlerde borçlu şirkete 600.000 USD verildiğini, borcun 100.000,00 TL nakit para ve demir verilerek ödenmesine ilişkin davalılar arasında 24.02.2015 tarihinde mukavele imzalandığını, borçlunun davalı müvekkiline 7 adet 100.000,00 TL'lik çek ve 10 adet senet verdiğini, sadece 100.000,00 TL bedelli çekin ödendiğini, 2016 yılı başında borçlu şirket yetkilisi... ...'in borcu nakit olarak ödeyemeyeceğini bildirerek borç karşılığı 3 adet dükkan satışını teklif ettiğini, davalının alacağının bir kısmını tahsil edebilmek için teklifi kabul ettiğini, halen borçludan 1.300.000,00 TL civarında alacağı bulunduğunu, borçlu şirket yetkilisi tarafından davalı aleyhinde Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık suçundan 2016/20189 sayılı soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyasına göre taraflar arasındaki satışın sabit olduğunu, alacağın gerçek olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce olduğu, 27.04.2016 tarihli fiili haciz sırasında haczi kabil mal bulunamadığına dair tutulan haciz tutanağının aciz vesikası niteliğinde olduğu, davalı... Ltd. Şti'nin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre davalılar arasında ticari ya da hukuki ilişki bulunmadığı, satış işlemlerine ilişkin bakiye bedeli ödenmediğinden Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun, satışın gerçek olduğunu tescillendirmeye ilişkin olduğu, davalıların birlikte hareket ettikleri, taşınmazın... Ldt. Şti. tarafından ikibuçuk ay içinde üçüncü kişiye satıldığı, her iki şirket temsilcisinin 2014 yılında tanıştıkları bildirimlere rağmen, basiretli tacir olarak işletmenin ticari ve ekonomik durumu, ödemeden acz içinde olup olmadığının araştırılmadığı, aralarında ticari kayıtlara yansıyan alış veriş, ticari ilişki olmadığı halde yazılı belge alınmadan muhtelif tarihlerde 600.000 USD verildiği savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı borçlu şirketin davanın tarafları dışında da borçları olduğunun icra dosyaları ile anlaşıldığı, davalılar arasındaki 600.000 USD alacağın sadece 110.000,00 TL'sinin ödenmesine rağmen, taşınmazların kısa süre içerisinde yine 1.050.000,00 TL ipotek konulmak suretiyle dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti'ne satılmasının muvazaalı satışı gösterdiği, dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti. ile taraflar arasında herhangi ticari ve hukuki ilişki bulunmadığı, son satışın muvazaalı olduğu yönünde emareye rastlanmadığı, bu yönde iddiada bulunulmadığı, davacı vekilinin son oturumda taşınmazın dava dışı 4. kişiye satılması nedeniyle davayı tazminat davasına dönüştürmesine göre mahkemece tazminata dönüştürülen dava nedeniyle eksik harç ikmal edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde, aşınmazların bedelleri ödenerek satın alındığını, borçlu şirket ile satış işlemi ve ticari ilişkiden dolayı husumet bulunduğunu, savcılık soruşturma dosyasından husumetin anlaşıldığını, davalı şirket yetkilisinin ticari itibarını zedeleyecek şekilde borçlu şirket ile muvazaalı işlem yapması veya dolandırıcılık gibi yüz kızartıcı suçtan dolayı bilerek kendisini şikayet ettirmesinin söz konusu olmadığını, savcılık tarafından araştırma yapılmasının sonucu önceden bilinemeyecek durum olduğunu, davalı şirket tarafından borçlu şirkete yapılan 07.03.2016 tarihli, 110.000,00 TL bedelli çek ödemesinin, taşınmazların satın alındığı 09.03.2016 tarihinden iki gün öncesine denk geldiğini, ödeme dekontları ve araç devrine ilişkin belgelerin ticari ilişkiyi gösterdiğini, borçlu şirket yetkilisi...'e araç devri için vekalet verildiğini ve taşınmazların satış bedelinin bir kısmının ödendiğini, taşınmazlar için tapudaki rayiç değerinin üzerinde bedel ödendiğini, davacı tarafın alacağının gerçek olup olmadığının ispatlanması gerektiğini, taşınmazlar hakkında Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2018/14478 sayılı dosyası ile ipotek takibinden kaynaklı satış işlemlerine başlandığını, taşınmazların cebri icra ile satışına neden olacak başka işlem yapılmasının muvazaalı satış olmadığını gösterdiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce olduğu, 27.04.2016 tarihli fiili haciz sırasında haczi kabil mal bulunamadığına dair tutulan haciz tutanağının geçici aciz vesikası niteliğinde olduğu, davalı... Ltd. Şti.'nin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre, borçlu şirketin davalı şirkete 07.03.2016 tarihinde 110.000,00 TL çek ödemesi yaptığı, karşılığında herhangi alım satımı olmadığı, davalılar arasında herhangi ticari ya da hukuki ilişki bulunmadığı, taşınmazların satış bedellerinin rayiç bedellerinin çok üzerinde gösterildiği, satış işlemlerine ilişkin bakiye bedelin ödenmediği iddiası ile Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun, satışın gerçek satış olduğunu gösterme çabasına ilişkin olduğu, davalıların birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığı, taşınmazların davalı... Ldt. Şti. tarafından iki buçuk ay gibi kısa süre içinde üçüncü kişiye satıldığı, aralarında ticari kayıtlara yansıyan alış veriş, ticari ilişki olmadığı halde, soyut iddialarına göre ortaklık kurma düşüncesi ile herhangi yazılı belge alınmadan muhtelif tarihlerde 600.000 USD verildiği savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava dışı alacaklılara ait icra dosyalarına göre, davalı borçlu şirketin davanın tarafları dışında da borçları olduğu ve ödemeden aciz içinde olduğunun anlaşıldığı, davalı... Ldt. Şti. tarafından fahiş miktarlarda borç verildiğine dair yazılı belge alınmadığı, davalılar arasında 600.000 USD alacak olduğu ve 110.000,00 TL'sinin ödendiği bildirimine rağmen 1.050.000,00 TL ipotek konulmak suretiyle dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti'ne satılmasının muvazaalı satışı gösterdiği, ancak dava dışı Metin Giyim Ltd. Şti. ile taraflar arasında herhangi ticari ve hukuki ilişki bulunmadığı, son satışın muvazaalı olduğu yönünde emareye rastlanmadığı, bu yönde iddiada da bulunulmadığı, davacı vekilinin taşınmazın dava dışı 4. kişiye satılması nedeniyle davayı tazminat davasına dönüştürdüğü, takip konusu 225.000,00 TL alacağın satış bedellerinden düşük olmasına göre, bu bedel üzerinden harç ikmal ettirilmek suretiyle mahkemece tazminat davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı ... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 nci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenilemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tasarrufun iptali davaları hukuki niteliği itibariyle, dava konusu malın aynına ilişkin olmayıp, şahsi bir davadır. Bunun doğal sonucu olarak da dava ve tasarrufa konu mal devir alanın mal varlığından çıkartılarak borçlunun mal varlığına iade edilmez. Sadece alacaklıya malın bedelinden alacağını alma imkanı sağlar. İptal davasının amacı, İİK'nın 277 nci ve devamı maddelerinde öngörüldüğü gibi borçlunun mevcudunu azaltmaya yönelik tasarruflarını iptal ettirmektir. İİK'nın 283 üncü maddesi hükmüne göre iptal davasının konusu taşınmaz mal olduğu takdirde, davalı 3. şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan bu taşınmazın haciz ve satışı istenebilir. Diğer söyleyişle bu dava alacaklıya borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı tasarrufla ilgili mal üzerinde alacağın tahsilini sağlama yetkisini verir. Bu yetki de alacak miktarı ile sınırlıdır.
2. Bu özelliklerin doğal sonucu olarak davanın görülebilirlik şartlarından birisi alacağın varlığı diğer söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması, bir diğeri de alacağın aciz vesikasına bağlanmış olmasıdır. Bu özelliği nedeniyle aciz nedenine dayalı tasarrufun iptali davasında davalı 3.kişi aciz belgesine dayanan alacağın gerçekte olmadığını iddia ve ispat edebilir. Çünkü dava şartlarından birisi de tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması gereğidir. Eğer tasarrufta bulunanın alacaklıya gerçek bir borcu olmadığı iddia ediliyorsa bu durumda tasarruf sahibinin öncelikle borçlu sıfatı çözümlenmelidir. Eğer gerçek bir borç yoksa alacak da söz konusu olamayacağından iptal davasının dinlenmesi mümkün olmaz.
Diğer bir yönüyle de konu ele alındığında, İİK'nun 277 nci vd maddelerine göre açılan iptal davalarında takip borçlusundan hak iktisap eden 3. kişilerin davacının takip borçlusundan alacaklı olmadığına ilişkin savunmasının araştırılmasında zorunluluk vardır. Aksi takdirde takip alacaklısıyla anlaşarak veya nasıl olsa kendisinin borca batık olması nedeniyle gerekli çabayı göstermeyerek icra takibine itiraz etmeyen, itiraz üzerine durması söz konusu olmayan kambiyo senetlerine dayalı takibe karşı menfi tespit davası açmayan takip borçlusunun bu davranışı karşısında borçludan mal edinen üçüncü kişilerin yargı eliyle zarara uğratılması söz konusu olur ki bunun kabulüne olanak yoktur. Hatta tasarrufta bulunurken borçlu olmayan kötü niyetli kişilerin malvarlığındaki bir unsuru iyi niyetli üçüncü kişilere devrettikten sonra hileli işbirliği halinde olduğu kimselere eski tarihli borç senedi vererek elinden çıkardığı malları iptal davası yoluyla dolaylı olarak geri alması dahi imkan dahiline sokulabilir. Elbette ki bunlar yasaca amaçlanan durumlar değildir. Tasarrufun iptali davalarında alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlanırken bu alacaklının alacağının şeklen varlığının değil, gerçekliğinin amaçlandığını göz ardı etmemek gerekir.
Alacağın gerçek olduğunu ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Alacaklı ve borçlu arasındaki ilişkiden, bilgi ve belgeden bu ilişkinin dışında olan üçüncü kişinin haberdar olması veya belgelerin elinde olması beklenemez.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların devri 08.02.2016 tarihinde gerçekleşmiştir. Dava dayanağı takip 12.04.2016 tarihinde 06.11.2015 tanzim 06.05.2016 vadeli malen verilmiş bono 225.000,00 TL alacağının tahsili için başlatılmıştır. 7ay vade için bir faiz talebinde bulunulmamıştır.
Davalı üçüncü kişi vekili, davacı alacaklı ile borçlu davalı arasında gerçek bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazların borçlu tarafından satışından sonra tekrar geri almak amacı ile gerçekte olmayan bir alacak için senet düzenlendiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket yetkilisi 15.03.2016 satıştan sonra takipten kısa süre önce, satışın bedel karşılığı yapılmadığı, üçüncü kişi şirket yetkilisinin kendisini dolandırdığı iddiası ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vermiş, yapılan soruşturma sonucunda iddianın hukuki ihtilaf olarak çözümlenmesi gerektiğinden bahisle 02.06.2016 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir.
Davacı alacaklı alacağın kaynağı ile ilgili bir açıklama yapmamıştır. Alacağın gerçekliğini ispat yükü davacıdadır. Bu halde mahkemece, davacının alacağının dayanağının ne olduğu hususu açıklattırılarak, gerektiğinde borçlu şirketin ticari defterlerinde araştırma yapmak sureti ile tesbit yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
IV.KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının, BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı... İnş. Turz. Gıda Ayak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2022/6422 E., 2023/1764 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
in ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
4. Hukuk Dairesi 2022/6422 E. , 2023/1764 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/522 E., 2022/50 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Melis Emre ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.02.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...Otomotiv Turizm ve Dış Tic. A.Ş'den kredi genel sözleşmeleri gereğince alacaklı olduğunu, davalı aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/17777 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlu adına haczi kabil mal bulunamadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı İstanbul İli, Pendik İlçesi, Kurtköy Mah, 3985 ada, 3 parselde kayıtlı D Blok 1. Kat 9 nolu ve 20 nolu bağımsız bölümün davalı ...'a devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava şartı olan aciz vesikasının ibraz edilmediğini, dava konusu gayrımenkulün yatırım maksatlı satın alındığını, davalı borçlunun durumunu bilmesinin mümkün olmadığını beyan ile davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...Otomotiv Turizm ve Dış Tic. A.Ş.; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.03.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararı ile; dava konusu gayrımenkulün tapuda 127.800,00 TL bedelle davalı ...'a devredildiği, taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin ise 164.000,00 TL olarak belirlendiği, tapudaki satış değeri ile keşifte belirlenen değer arasında büyük bir fark olmadığı gibi davalı ...Otomotivin borcunu ödeyemez duruma geldiğinin 02.09.2014 tarihinde davacı tarafından anlaşıldığı, satışın bu tarihten önce 22.04.2014 tarihinde yapıldığı, satış tarihinde davalı ...'ın diğer davalının borcunu ödeyemez durumda olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2019 tarihli ve 2016/8488 Esas, 2019/3705 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Davalı borçlu ile davalı ... arasında Dairemizin incelemesinden de geçmiş 2016/8487 sayılı dosyadan ve dosya içerisindeki tapu evraklarına göre dava konusu gayrımenkul haricinde aynı gün davalı 3. kişiye gayrımenkul devirlerinin yapıldığı, 13.09.2013 tarihli tapu resmi senendinde davalı borçlunun temsilcisi olan dava dışı Oktar Uçar'a vekaleten davalı ...’ın satış işlemi yapmasına, davalı borçlunun temsilcisi ile davalı 3. kişi olan ...’ın aynı sitede oturduğunun anlaşılmasına, davalı 3. kişi olan ...’ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olmasına göre davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/17777 sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu gayrımenkul haricinde aynı gün davalı 3. kişiye gayrımenkul devirlerinin yapıldığı, 13.09.2013 tarihli tapu resmi senedinde davalı borçlunun temsilcisi olan dava dışı Oktar Uçar'a vekaleten davalı ...’ın satış işlemi yaptığı, davalı borçlunun temsilcisi ile davalı 3. kişi olan ...’ın aynı sitede oturduğunun anlaşıldığı, buna göre davalı 3. kişi olan ...’ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili, Pendik ilçesi,Kurtköy Mahallesinda kain 3985 ada 3 parselde bulunan D blok 1. Kat 9 nolu bağımsız bölüm ile 1. Kat 20 nolu bağımsız bölümün davalı ...Otomotiv Turizm ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından davalı ...'a satış suretiyle temlikine ilişkin 22/04/2014 tarihli 12102 yevmiye sayılı tasarruf işleminin iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacıya ... 6. İcra Dairesinin 2014/17777 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve feri'leriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tasarruf tarihi olan 22.04.2014 tarihinde davalılar arasında komşuluk ilişkisi bulunmadığını, taşınmazda kızlarının oturduğunu, sadece eski komşuluk ilişkisi bulunduğunu, ancak taraflar komşu olsalardı dahi, İstanbul gibi komşuluk ilişkilerinin neredeyse hiç olmadığı bir şehirde, mali durum gibi kişinin özel hayatına ilişkin bir bilginin, komşular tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin inşaat işiyle uğraşmakta olduğundan, natamam vaziyette satışa çıkarılan dava konusu taşınmazları yatırım fırsatı olarak değerlendirip satın aldığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davalı (...):
16.395,00 TL 0.H.
4.098,60 TL P.H.
12.296,40 TL Kalan
4. Hukuk Dairesi, 2021/1852 E., 2023/9289 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İİK.nun 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır.
4. Hukuk Dairesi 2021/1852 E. , 2023/9289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2384 E., 2020/3814 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi/ Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/2 E., 2018/55 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı ... şirketinden İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2015/34016 esas ... kesinleşmiş icra dosyasından alacağının olduğunu, borcun ödenmediğini ve borçlunun haczi kabil malının bulunamadığını, ancak davalı borçluya ait Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, Misinli mahallesi, 279 ada, 4 parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmazın davalı borçlu tarafından 28.07.2015 tarihinde 44.000,00 TL bedel ile davalı ... A.Ş'ne devredildiğini, devir sırasında ... Şirketi adına diğer davalı ...'nın vekaleten işlem yaptığını ve akabinde de 16.10.2015 tarihinde bu taşınmazın ...'ya devredildiğini, Vakıflar Mahallesi, ... mevkii, 2332 parselde kayıtlı taşınmazın ise 28.07.2015 tarihinde davalı ... A.Ş'ne 101.000 TL bedel ile devredildiğini, daha sonra da dava dışı ... Boya Ltd.Şti'ne devredildiğini, bu devirlerin alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile yapıldığını belirterek 279 ada, 4 parseldeki taşınmaz yönünden tasarrufların iptaline, 2332 parsel yönünden ise taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki bedelinin ... şirketinden alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Plastik San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; şirketin davacıdan mal kaçırmak veya davacıyı cezalandırma amaçlı işlem yapmadığını, icra dosyasını temlik alan davacının alacağını aldığını ve halen de tahsilatlar yaptığını, mükerer ödemeler yaparak şirketin ticari faaliyetlerini sekteye uğratmayı amaçladığını, tasarrufların mal kaçırma amacıyla yapılmadığını, tamamının borcun doğumundan önce yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...; cevap dilekçesi vermemiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun iptali davasının koşullarının gerçekleşmediğini, davalının iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazlardan 279 ada, 4 parselin satış bedeli ile gerçek rayiç değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, 2332 parsel ... taşınmazın ise satış bedeli ile gerçek rayiç değeri arasında fahiş fark bulunduğu, bu son taşınmazın alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile borçlu şirket tarafından davalı ... şirketine ve onun tarafından dava dışı başka bir şirkete satıldığı gerekçesiyle dava konusu Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, Misinli mahallesi, 279 ada 4 parsel için açılan davanın reddine, dava konusu Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, Vakıflar mahallesi, ... mevkii, 2332 parsel için açılan davanın kabulüne, tasarrufa konu taşınmazın davalı ... şirketi tarafından dava dışı ... Teks şirketine satış tarihindeki rayiç bedeli olan 357.600,00TL nin davacının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2015/34016 esas ... dosyasındaki alacak ve ferilerini geçmemek kaydı ile davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hakkındaki dava reddedilen ...'nın aile şirketleri olan ve mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemler yapan davalı şirketleri devirler öncesi tanıdığını, taşınmazlardan birini son olarak kendi uhdesine geçirmek amacıyla vekaleten tapuda dava konusu 2 taşınmaz için işlem yaptığını, bu hususların mahkeme huzurunda ikrar edilmesine rağmen bu davalı hakkında açılan davanın usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davalılardan son olarak ...'nın devraldığı dava konusu Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, Misinli mahallesi, 279 ada, 4 parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmaz yönünden açılan davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin dosyada aciz vesikası olup olmadığını tahkik etmeksizin, son kayıt malikini davaya dahil etmeksizin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dosyaya sunduğu haciz zabıtlarının geçici aciz vesikası sayılamayacağını, tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, ancak alacaklının, borcun kaynağını teşkil eden ticari ilişkinin tasarruf tarihinden önce olduğunu ileri sürdüğünü, bu durumda mahkemenin gerekirse defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırarak varsa ilişkinin saptanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin dosyada aciz vesikası olup olmadığını tahkik etmeksizin, son kayıt malikini davaya dahil etmeksizin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dosyaya sunduğu haciz zabıtlarının geçici aciz vesikası sayılamayacağını, tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, ancak alacaklının, borcun kaynağını teşkil eden ticari ilişkinin tasarruf tarihinden önce olduğunu ileri sürdüğünü, bu durumda mahkemenin gerekirse defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırarak varsa ilişkinin saptanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın esastan red edilmesi karşısında aciz belgesinin geçerli olmadığına ilişkin itirazların sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK.nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı şirketlerin aile şirketi olup taşınmazları devreden ... yetkilisi ... ...'in, taşınmazları devralan ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. yetkilisi Hümay ...'in babası olduğu bu iki davalı şirket arasında fiili ve organik bağlantı bulunduğu ve devralan şirket yetkililerinin borçlunun amaç ve niyetini bilebilecek durumda kişiler oldukları, 2332 parsel ... taşınmazın satış bedeli ile gerçek rayiç değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesiyle davalı ... Gayrımenkul ve Ticaret A.Ş vekilinin istinaf talepleri yerinde bulunmadığından HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, 279 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazın gerçek satış bedeli ile bilirkişi raporuyla belirlenen rayiç bedeli arasında misli fark bulunmadığı gibi davalının borçluların durumlarını bilebilecek kişilerden olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazlardan Vakıflar Mahallesi, ... mevkii, 2332 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden yapılan incelemede, taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile bilirkişi raporuyla tespit edilen gerçek rayiç değeri arasında İİK'nun 278/2. maddesi gereğince mislini aşan fark olduğunun anlaşılmasına, taşınmazı devreden davalı borçlu şirketin yetkilisi ... ..., taşınmazın devredildiği davalı 3. kişi şirketin yetkilisi Hümay ...'in babası olduğundan İİK'nun 280/1 maddesi gereğince davalı 3. kişi şirketin davalı borçlu şirketin mali durumu ile alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispatlanamamasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK. m. 281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K. 25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar ... ilamı ).
İİK.nun 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya ... satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazlardan Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, Misinli mahallesi, 279 ada, 4 parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmaz davalı borçlu ... Plastik San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından 28.07.2015 tarihinde davalı 3. kişi ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş.'ye, ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. tarafından da 16.10.2015 tarihinde davalı 4. kişi ...'ya devredilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; sözü edilen bu dava konusu taşınmaz yönünden satış bedeli ile gerçek rayiç değeri arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere iptal davalarında davacı tarafından İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebilir. Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, Misinli mahallesi, 279 ada, 4 parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmaz yönünden her ne kadar İİK'nun 278/2 maddesi gereği satış bedeli ile gerçek rayiç değeri arasında mislini aşan bedel farkı yok ise de; yine İlk Derece Mahkemesince de belirlendiği üzere taşınmazı devreden davalı borçlu ... Plastik San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... ..., taşınmazın devredildiği davalı 3. kişi ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. yetkilisi Hümay ...'in babası olup, Hümay ...'in borçlu ... şirketinin aynı zamanda sigortalı çalışanı olduğu, yine ... şirketinde sigortalı çalışan başka kimselerin de (Sonay Bağış ... ve ... ... vs.) ... şirketinde sigortalı çalışmaya devam ettikleri, bu iki davalı şirket arasında fiili ve organik bağlantı bulunduğu anlaşıldığından İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında davalı 3. kişi şirket, davalı borçlu şirketin mali durumu ile alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerdendir. Yine taşınmazın davalı 3. kişi ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. Tarafından devredildiği davalı 4. kişi ... ise; dava konusu taşınmazlar davalı borçlu ... Plastik San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. Tarafından davalı 3. kişi ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş.'ye tapuda devredilirken davalı borçlu şirkete vekaleten hareket etmiş olup, vekili olarak hareket ettiği davalı borçlu şirketin ekonomik mali durumunu ve alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini İİK'nun 280/1 maddesi gereğince bilebilecek kişilerdendir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince dava konusu edilen Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, Misinli mahallesi, 279 ada, 4 parselde kayıtlı arsa vasfındaki taşınmaz yönünden davanın kabulü ile, tasarrufun iptaline ve davacı alacaklıya icra takibine konu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
İcra ve İflas Kanunu sistematiğinde düzenlenen tasarrufun iptali davasının hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Bu dava, ayni nitelikte bir dava olmayıp şahsi nitelikte bir davadır.
B) Dava sonucunda verilen iptal kararı, mülkiyeti borçluya geri döndürmez.
C) Dava konusu malın mülkiyeti üçüncü kişide kalmaya devam eder, sadece davacı alacaklıya o mal üzerinden cebri icra yetkisi verir.
D) Dava, borçlunun yaptığı tasarrufu tamamen hükümsüz kılarak herkese karşı geçersiz hale getirir.
E) Davacı alacaklı, iptal davası sabit olursa tasarruf konusu malı haczettirip sattırma yetkisi kazanır.
Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.