2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 30

İcra ve İflas Kanunu 30. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 30 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder. Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır. İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır. (Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir. İrtifak haklarına mütedair ilamlar:[17]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

21 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2007/3934 E., 2007/6433 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğrı İcra Hukuk Mahkemesi
İİK'nun 30.maddesinin son fıkrasına göre "Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilam hükmü yerine getirildikten sonra borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca bir hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilam hükmü
12. Hukuk Dairesi         2007/3934 E.  ,  2007/6433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ağrı İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/11/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 30.maddesinin son fıkrasına göre "Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilam hükmü yerine getirildikten sonra borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca bir hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilam hükmü tekrar zorla yerine getirilir". Taşınmazların aynına ilişkin ilamların zamanaşımına uğramayacağı 11.02.1959 tarih 10/12 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gereğidir. O halde, İİK'nun 30.maddesinde belirtilen nitelikteki ilamın yerine getirilmesinden sonra, ilam hükmünün ortadan kalkmasına yol açacak bir eylemde bulunulursa alacaklının talebi üzerine yeniden mahkemeden hüküm almaya gerek kalmaksızın önceki ilam hükmü zorla yerine getirilir. İİK'nun 30.maddesi, aynı Kanun'un 78/2.maddesine gönderme yapmadığından ilamın yeniden infazı için icra dosyasının yenilenmesine gerek yoktur. Somut olayda, Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.03.1959 tarih 1958/315 E, 1959/50 K. sayılı kesinleşen ilamı ile davacıların taşınmazdaki hisselerine davalıların müdahalelerinin men'ine ilişkin ilamı takibe dayanak olup, bu ilam 05.06.1972 ve sonraki muhtelif tarihlerde yerine getirilmiştir. Alacaklıların takip konusu ilamda belirtilen taşınmaza yeniden tecavüz olduğundan ilam gereğinin yerine getirilmesi talebi üzerine borçlulara İİK'nun 30.maddesi uyarınca gönderilen muhtıra ile 12.08.2004 ve 06.09.2004 tarihli yer teslim tutanaklarının iptali şikayet konusunu oluşturmaktadır. İcra mahkemesince yukarıda belirtilen ilkeler gözönüne alınarak İİK'nun 30.maddesi doğrultusunda işlem yapılarak takibe konu ilamda belirtilen taşınmaza vaki müdahalenin icra marifeti ile men'inden sonra yeniden müdahale olup olmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre (tecavüzün saptanması halinde mütecaviz hissedara icra müdürlüğünce ihtarla yetinileceği gözetilerek) bir karar verilmesi gerekirken, alacaklının dosyayı usulüne uygun yenilemeden icra dairesinden talepte bulunduğundan bahisle muhtıra ve yer teslim tutanaklarının iptali yönünde hüküm tesis etmesi isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2012/5898 E., 2012/23012 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 30.maddesinin son fıkrasına göre;
12. Hukuk Dairesi         2012/5898 E.  ,  2012/23012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/01/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 30.maddesinin son fıkrasına göre; "Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilam hükmü yerine getirildikten sonra borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca bir hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilam hükmü tekrar zorla yerine getirilir". Taşınmazların aynına ilişkin ilamların zamanaşımına uğramayacağı 11.02.1959 tarih ve 10/12 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gereğidir. O halde, İİK'nun 30. maddesinde belirtilen nitelikteki ilamın yerine getirilmesinden sonra, ilam hükmünün ortadan kalkmasına yol açacak bir eylemde bulunulursa, alacaklının talebi üzerine mahkemeden yeniden hüküm almaya gerek kalmaksızın önceki ilam hükmü zorla yerine getirilir.İİK'nun 30.maddesi, aynı Kanun'un 78/2.maddesine gönderme yapmadığından ilamın yeniden infazı için icra dosyasının yenilenmesine gerek yoktur.Somut olayda, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20.03.2003 tarih ve 2002/1305 E, 2003/250 K. sayılı davalının müdahalesinin men'ine ilişkin kesinleşmiş ilamı takibe konulmuş  olup, bu ilam Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2003/5729 sayılı dosyası ile 27.05.2006 tarihinde infaz edilmiştir.Alacaklıların, takip konusu ilamda belirtilen taşınmaza yeniden tecavüz olduğundan ilam gereğinin yerine getirilmesi talebi ile yeniden takip talebinde bulunması üzerine, borçlunun ilamın infaz edildiğinden bahisle takibin iptalini istemesi şikayet konusunu oluşturmaktadır. İcra mahkemesince alacaklıların  ilk takip dosyasında yenileme emri tebliğine dahi gerek olmaksızın ilamın infazını istemesi mümkünken, ayrı bir takip yaparak borçlunun müdahalesinin menine karar verilmesini istemesine de yasal bir engel bulunmamaktadır. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler gözönüne alınarak şikayetin reddine karar  verilmesi gerekirken, ilamın infaz olduğundan ve yeniden infazının istenemeyeceğinden bahisle takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.Öte yandan HMK'nun 297. maddesinin 1. fıkrası gereği hükümde '' Türk Milleti Adına '' ibaresinin yazılması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ  : Alacaklıların  temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2023/5421 E., 2023/10860 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
anı hükümlerine aykırı nitelikteki her türlü davranışının tecavüzünün önlenmesine, kal'ine ve eski hale getirilmesini, icra marifeti ile yapılacak aykırılıkların giderilmesi işleri ile ilgili sürenin belirlenmesini, ilamın infazı sırasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi hükmü uyarınca icra müdürlüğü tarafından yapılacak yıkım masrafları ile yıkım sonucu çı
5. Hukuk Dairesi         2023/5421 E.  ,  2023/10860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1804 Esas, 2023/403 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/106 Esas, 2020/439 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının; dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Karaburgaz Mevkii, 1 parsel no'lu ana taşınmazın ortak kullanım alanına yapmış olduğu, kat irtifakına ve yapı ruhsatnamesine esas tasdikli projelere ve yapı ruhsatnamesine, yönetim planı hükümlerine ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) aykırı nitelikteki her türlü imalatların yıkılmasına ve projesine uygun hale getirilmesini, davalının 634 sayılı Kanuna ve yönetim planı hükümlerine aykırı nitelikteki her türlü davranışının tecavüzünün önlenmesine, kal'ine ve eski hale getirilmesini, icra marifeti ile yapılacak aykırılıkların giderilmesi işleri ile ilgili sürenin belirlenmesini, ilamın infazı sırasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi hükmü uyarınca icra müdürlüğü tarafından yapılacak yıkım masrafları ile yıkım sonucu çıkacak enkazın enkaz alanına taşınma masraflarının, eski hale getirme masraflarının 2004 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi hükmü uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen adreste kaim, Muğla ili, ... ilçesi, 1063 ada 1 ve 5 nolu parsellerde kayıtlı B Blok, 1.katta 16 ve 17 nolu bağımsız bölümler ve zemin katta 10 ve 11 nolu bağımsız bölümlerde bulunan toplam 4 adet gayrimenkulün maliki olduğunu, müvekkilinin kendi mülkiyetinde olan ve küçük bürolar şeklinde inşa edilmiş bulunan gayrimenkullerin birbirine geçişini ve kullanımını kolaylaştırmak üzere ve inşaatı güçlendirmeye yönelik olarak düzenleme niteliğinde bazı ek imalatlar yaptığını, ancak bu küçük yapıların davacı tarafından kullanımını etkilemesi söz konusu dahi olmadığını, yapılan eklentilerin binanın doğal görümünü ve statik yapısı ile de hiç bir ilgisi bulunmadığını, davacı tarafça ileri sürülen müvekkilin su saatlerinin yerlerini keyfi olarak değiştirdiği iddiası ise tamamen gerçek dışı olduğunu, kaldı ki bizzat davacı tarafın dahi kendi mülkiyetindeki yerlerde yönetim planına aykırı inşaat yapılması hususunda kendi kusurunu yok sayarak, müvekkiline atfen iş bu davanın ikamesinde hukuka uygun talepten söz edilmeyeceğini, müvekkili tarafından davaya konu edilen yapılarla ilgili 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16.maddesine uygun olarak başvuru yapıldığını, yapılan başvuru sonrasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 21.02.2018 tarih PED2L9LH no'lu yapı kayıt belgesi düzenlendiğini, hal böyle iken bu bölge ile birlikte dava konusu binaya yapılan eklentilerin uygunluk kazandığını, belge alımı ile birlikte yürürlüğe girenkanun maddesi gereğince yıkım kararı ve idari para cezası da iptal olduğunu, ... Belediye Başkanlığının 17.01.2019 tarihli ve 2019/349 no'lu encümen kararı ile davaya konu yapıma ilişkin olarak verilen kararda, "Belediye encümeninin 12.12.2006 tarih ve 2869/25 sayılı yıkım kararının iptaline ve varsa tahsil edilmeyen idari para cezasının iptaline karar verilmiştir." Davacı yanın talepleri hukuka uygun ve iyi niyetli olmadığını, davacı taraftan başka hiç kimsenin itirazı ile karşılaşılmadığını, müvekkilinin yaptığı basit pergolaya dahil müdahale etmeye kalkan davacı taraf, müvekkilinin itirazı üzerine fiili saldırıda bulunduğunu, cezai ihtilafa dönüşen olayda karşılıklı suçlamalar ile ceza soruşturmasına konu şikayetlerde bulunulduğunu, sonuç olarak; müvekkili hakkında asılsız iftiralar ve suçlamalar yapan davacının çabasının boşa çıktığını, yapılan şikayette ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1261 soruşturma no'lu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, sonuç olarak; açıklanan tüm nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf talebinde özetle; davacı tarafça, dava konusu gayrimenkulün arka bölümünde yaklaşık 20 m²lik bir alanda depo benzeri bir yapı inşa edildiğini, ana gayrimenkulün ön cephesinde, yine davacı tarafın mülkiyetinde olduğunu, kiracının kullanımına bırakıldığını, giriş üstü kapatılmak sureti ile özgülenerek kullanılan bir alan bulunduğunu, davacı tarafça yönetim planına aykırı olarak inşa edilen bu bölümler ile ilgili olarak ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/275 Esas sayılı dosyası ile kendisi adına dava açılmış olduğunu, açılan davanın iş bu dava ile birleştirilmesi ihitlafın çözümü için zorunlu nitelik arzetmekte iken mahkemece talebin ret edildiğini, dosyaların birleştirilmesi talebi red olunarak verilen karar kanun ve usule aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davaya konu edilen eklenti, geçişi etkileyecek / engelleyecek nitelikte olmadığını, kendisinin kullanım alanı dahilinde kalan toplam 8,25 m² alanındaki “eklenti” nin davacıların kullanımına engel olmadığı, keşif icrası ve bilirkişi incelemesi ile teyit ve tespit edildiğini, davanın ikamesi ile varılmak istenen amaç hukuka uygunluk değil, kötü niyet ve ızrar kastı olduğunu, mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan imalatların ana gayrimenkulün mimari projesine aykırı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun da denetime elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu ve 33 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2014/13922 E., 2015/9097 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
2-İİK'nın 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin ed
14. Hukuk Dairesi         2014/13922 E.  ,  2015/9097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, ecrimisil yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 11.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ecrimisil talebinin atiye bırakılması sebebiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, men'i müdahale talebinin kabulü ile 1.000,00 TL enkaz kaldırma bedelinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-İİK'nın 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir. Mahkemece, talep olmadan orta yerde İİK'nın 30. maddesi hükmü gözardı edilerek davalıdan ayrıca 1.000,00 TL tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacıların ecrimisil talebini atiye terk etmeleri nedeniyle mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması sebebiyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2013/23109 E., 2014/5235 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
nca, davalının dere ve yan kollarına dolgu malzemesi dökmek nedeniyle vaki el atmasının önlenmesine ilgili kamu kuruluşlarınca uygunluğu bildirilen projede gösterilen imalat unsurlarını davalının yapmasına, yapmaktan kaçındığı takdirde ise İİK'nun 30. maddesi uyarınca İcra Dairesi'nce belirlenecek bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş;
8. Hukuk Dairesi         2013/23109 E.  ,  2014/5235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muarazanın giderilmesi ... ile ...Kooperatifi, dahili davalı ... ... (...) Organize Sanayii aralarındaki muarazanın giderilmesi davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.05.2013 gün ve 92/213 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle ...'ca incelenmesi davalı ... ... (...) Organize Sanayi tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için ....03.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... Sanayi vekili Av. ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/.... (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı ... gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı ...,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, ....03..2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı yönetim, 2560 sayılı Kanunla kendisine yüklenen görevleri kapsamında sorumluluk sahası içindeki Buca Armutlu Deresi ve yan kollarına davalının yaptığı toprak tesfiye ve inşaat faaliyetleri sonucu dolgu malzemesi döktügü ayrıca kendi mülkiyetindeki arazide toprağın dere ve yan kollarına kayma tehlikesini önlemek için nitelikli istinat duvarı yapması gerekirken bunlardan kaçındığını belirterek; davalının dere ve yan kolları havzasına yaptığı el atmanın önlenmesine, durumun eski hale getirilmesine ve ayrıca sözü edilen nitelikli istinat duvarlarının ilgili kuruluşlar olarak davacı ile ...'ne onaylatacağı proje kapsamında yapmasına karar verilmesini istemiştir. Dava, başkasının taşınmasına doğrudan müdahaleler yönünden TMK. 683 vd. maddeleri uyarınca el atmanın önlenmesi ve eski hale getirmeye, davalının kendi taşınmazındaki işletme faaliyeti sonucu mülkiyet hakkının aşkın kullananılması sebebiyle TMK. 730,737 maddeleri uyarınca “yapma borcu”na hükmedilmesine ilişkindir. Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca, davalının dere ve yan kollarına dolgu malzemesi dökmek nedeniyle vaki el atmasının önlenmesine ilgili kamu kuruluşlarınca uygunluğu bildirilen projede gösterilen imalat unsurlarını davalının yapmasına, yapmaktan kaçındığı takdirde ise İİK'nun 30. maddesi uyarınca İcra Dairesi'nce belirlenecek bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş; hükmü davalı bütünü ile temyiz etmiştir. Mahkemenin ilk hükmü yine davalı tarafından temyiz edilmiş; temyiz incelemesini yapan ... .... Hukuk Dairesince, davalının dolgu malzemesi döküm faaliyetle mülkiyet hakkanı aşkın kullanılması sonucu doğan zarar tehlikesi arasında nedensellik bağının mevcut olduğu; ancak kararda taraflara yüklenilen hak ve borçların HUMK'un 388 ve 389 maddelerine uygun şekilde gösterilmediği bu nedenle bilirkişilerden ek rapor alınarak eski hale getirme ve tehlikenin giderilmesi için alınması gereken tedbirlerin neler olduğunun ve davalının kendi taşınmazında yapacağı nitelikli istinat duvarlarının projesinin yeniden yaptırılarak, uygunluğunun ilgili kuruluşlardan sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur. Yerel mahkeme bozma ilamına uymuş ve yukarıda açıklanan temyize konu ikinci hükmü oluşturmuştur. Davacı yönetim, dava dilekçesinde ... Deresi ıslahının kendileri tarafından yapıldığını, yapılan bu ıslahın davalının dolgu malzemesi dökümü sonucu bozulduğunu açıklamıştır. Bilirkişi incelemesinde ve mahkece bu husus üzerinde durulmamıştır. Davacı idareden daha önce yapılan ıslah çalışmasının projeleri getirtilip, dolgu malzemesi dökümü sonucu oluşan bozulma ile bunun eski hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu amaçla, mahkemece, varsa önceki ıslah projeleri getirtildikten sonra, son bilirkişi kuruluşundan (...) numaralı dolgu sahasında daha önce ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa önceki hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı ve mümkünse yapılacak imalatların belirlenmesi; mümkün değilse önerilen yeni işlemlerin tamamen davalıya yüklenmesinin hakkaniyete uygun olup olmadığı konusunda ek rapor alındıktan sonra, gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekir. Diğer yandan davacının yapma borcuna yönelik eda davası “aynen ifaya” yöneliktir. Davacının TBK.m.113/... (eBK.m.97) uyarınca açılmış bir “nama ifa” talebi mevcut değildir. Hakim talepten fazlasına karar veremez (HMK.m....). Durum böyle iken; mahkemece davalının projede gösterilen edimleri yerine getirmemesi halinde İİK.m.30 uyarınca icra dairesince belirlenecek nihai bedelin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Temyiz edilen hükmün yukarıda açıkladığım bölümleri ile sınırlı olarak bozulması gerektiğini düşünüyor; sayın çoğunluğun bu yönlere ilişkin onama kararına katılmıyorum.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Bir işin yapılmasına dair ilamda, borçlu işi yapmazsa ve bu iş "başkası tarafından da yapılabilir" nitelikteyse, izlenecek yol nedir?

A) Borçlu hapsedilir.
B) İcra müdürü işin yapılması masrafını bilirkişiye hesaplatır, alacaklıdan (borçluya rücu edilmek üzere) alarak işi başkasına yaptırır.
C) Alacaklıya tazminat davası açması söylenir.
D) İcra müdürü işi bizzat yapar.
E) Borçluya işi yapması için süresiz mühlet verilir.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol