2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 357

İcra ve İflas Kanunu 357. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır. Üçüncü şahsa bırakılan mallar:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
5. Ceza Dairesi, 2021/7834 E., 2023/6425 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 357 nci maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi
5. Ceza Dairesi         2021/7834 E.  ,  2023/6425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/178 Esas, 2016/314 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2016 tarihli ve 2015/118559 Soruşturma, 2016/6964 Esas, 2016/5294 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.... (Kapatılan) 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/178 Esas, 2016/314 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereği 4 ay hapis cezası karşılığı 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık, meydana gelen olaydan dolayı herhangi bir zarar oluşmadığı, bir yılın altında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmediği, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmadığı, keza 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun (4483 sayılı Kanun) gereğince soruşturma izni alınmadığı nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde Engelliler Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi müdürü olarak görev yapan sanığın, borçlusu olduğu icra dosyasından dolayı maaşından kesinti yapılması yönündeki ilgili icra müdürlüğünün yazılarına rağmen söz konusu kesintileri yapıp icra dosyasına aktarmadığı iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 357 nci maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... (Kapatılan) 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/178 Esas, 2016/314 Kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (1)

12. Hukuk Dairesi, 2019/1539 E., 2019/3073 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
hakkında, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 357. maddesi yollamasıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32/1.
12. Hukuk Dairesi         2019/1539 E.  ,  2019/3073 K. "İçtihat Metni" Emre aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 357. maddesi yollamasıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca 259,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair ......verilen 30/10/2018 tarihli ve 2018/739 kabahat defter numaralı, 2018/459 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin.......30/11/2018 tarihli ve 2018/7071 değişik iş sayılı kararı aleyhine ......sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2019 gün ve KYB.2019/11030 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Her ne kada...... verilen 30/10/2018 tarihli ve 2018/739 sayılı idari yaptırıma konu olan...... dosya numaralı ücret haczine ilişkin yazısının, kabahatlinin babası......a tebliğ edilmiş ise de, kabahatli ...’ın 12/11/2018 tarihli itiraz dilekçesinde ücret haczine ilişkin yazının kendisine tebliğ edilmediğini beyan ettiği, dosya içerisinde mevcut idari yaptırım kararının tebliğ edildiği adres ile ücret haczine ilişkin yazının tebliğ adresleri arasında farklılık bulunduğu, idari yaptırım kararının kabahatlinin eşine tebliğ edildiği hususunun da kabahatlinin beyanını doğrular nitelikte olduğu gözetildiğinde, idari yaptırım kararına esas teşkil eden ücret haczine ilişkin yazının kabahatliye usulüne uygun olarak tebliğ yapılıp yapılmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmün konusuna, Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 30/01/2019 tarih ve 2019/1 Sayılı Kararına göre temyiz incelenmesi Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesi'ne ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye GÖNDERİLMESİNE, 27.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .......

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.