İİK Madde 39Zamanaşımı

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

İİK m.39, ilama dayanan takibin zamanaşımını ve noter senedine dayanan takibin zamanaşımını düzenler. Birinci fıkra ilamlı takibin son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğramasını, ikinci fıkra ise noter senedine dayanan takibin senedin niteliğine göre borçlar veya ticaret hukukundaki zamanaşımlarına tabi olmasını öngörür. Hüküm, ilamlı ve noter senedine dayalı icra takiplerinde alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkiye uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

  • İlama dayanan takip
  • Noter senedi
  • Senedin mahiyeti
  • Son işlem

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

106 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2017/758 K.2019/376 T.2019-05-02
    Ceza Genel KuruluBozma
    2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 39. maddesinde ise ilama dayanan takibin, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağının hüküm altına alınması hususları da gözetilerek 466 sayılı Kanun hükümlerine göre açılacak tazminat davaları için de,
  2. Ceza Genel Kurulu E.2014/582 K.2016/85 T.2016-02-23
    Ceza Genel KuruluBozma
    Görüldüğü gibi, söz konusu kanunlar uyarınca açılacak davalarda tebliğ ya da öğrenmeden başlayan asıl sürenin yanında eylem ya da işlem tarihinden itibaren azami dava açma süreleri öngörülmüş, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 39. maddesinde ise, ilama dayanan takibin, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.
  3. 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/27 · K. 2024/2253 · T. 01.04.2024
    Daire kararıOnama
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun’nun (2004 sayılı Kanun) 39 uncu maddesi gereğinci ilama dayananan takibin son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı,taşınmazın mülkiyetine ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamlar, şahsın ve aile hukukuna ilişkin ilamlar ile ayni hakka dayalı olarak alınan taşınmaza müdahalenin önlenmesi ilamları zamanaşımına uğramayacağı belirtildiği; henüz Türkiye Cumhuriyeti'nde tanınmış bir yabancı mahkeme ilamı olmadığı,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

İcra ve İflas Hukuku

Alacaklı (A), borçlu (B) aleyhine asliye hukuk mahkemesinden 15.01.2010 tarihinde kesinleşen bir alacak ilamına dayanarak 20.03.2015 tarihinde ilamlı icra takibi başlatmıştır. Bu takip dosyası kapsamında en son 10.05.2016 tarihinde borçlunun maaşına haciz müzekkeresi gönderilmiştir. Takip dosyası uzun süre işlem görmedikten sonra alacaklı (A), 25.06.2027 tarihinde dosyayı yenileyerek (B)’nin bir taşınmazına haciz konulmasını talep etmiştir. Borçlu (B), zamanaşımı iddiasıyla icranın geri bırakılmasını talep etmek istemektedir. Bu durumda, ilamlı icrada zamanaşımı kurumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

  1. A) Zamanaşımı süresi, ilamın kesinleşme tarihi olan 15.01.2010'dan itibaren on yıl olduğundan ve takip 2015'te başlatıldığından, takipteki sonraki işlemlerin zamanaşımının hesaplanmasında bir önemi bulunmamaktadır.
  2. B) Alacaklının 2015 yılında başlattığı icra takibi zamanaşımını kesmiş ve 10.05.2016 tarihli son işlemden itibaren on yıllık yeni bir süre işlemeye başlamıştır; bu süre dolduğundan borçlunun zamanaşımı iddiası yerindedir.
  3. C) İlamlı takiplerde zamanaşımı def'i, takibin kesinleşmesinden sonra takibi yürüten icra dairesine karşı bir itiraz olarak sunulabilir ve icra müdürü bu durumu re'sen dikkate alarak takibi durdurabilir.
  4. D) 2015 yılında başlatılan takip, zamanaşımını durdurmuş olup, takip dosyasının işlemden kaldırıldığı süreler hesaba katılmadığından zamanaşımı süresi, durma süresi eklenerek hesaplanmalı ve takip devam etmelidir.
  5. E) Mahkeme ilamları, nitelikleri gereği Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ve alacağın kaynağına göre değişen beş veya on yıllık genel zamanaşımı sürelerine tabi olduğundan, olayın esasına göre bu süreler değerlendirilmelidir.