2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 43

İcra ve İflas Kanunu 43. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 43 – (Değişik 18/2/1965-538/21 md.) İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir. Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harc ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir. Ticareti terk edenler:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
7. Ceza Dairesi, 2022/15994 E., 2023/2778 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinin yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkr
7. Ceza Dairesi         2022/15994 E.  ,  2023/2778 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/809 E., 2021/788 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 27.06.2014, 08.07.2014, 15.07.2014, 23.07.2014, 01.08.2014, 09.08.2014 HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.27.06.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak sanık hakkında bozma öncesi esas numarası 2014/538 olan ana dosyaya, 08.07.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak sanık hakkında 2014/533 Esas sayılı dosyaya, 15.07.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak sanık hakkında 2014/530 Esas sayılı dosyaya, 23.07.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak sanık hakkında 2014/545 Esas sayılı dosyaya, 01.08.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak sanık hakkında 2014/547 Esas sayılı dosyaya konu kamu davaları açılmış, 2014/533, 2014/530, 2014/545, 2014/547 Karar sayılı dava dosyalarının bozma öncesi 2014/538 esas sayılı ana dosya ile birleştirilmelerine karar verilmiştir. 2.09.08.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak ise sanık hakkında bozma öncesi esas numarası 2014/562 olan, bozma sonrası ise 2020/806 olan dosyaya konu kamu davası açılmıştır. 3.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 27.06.2014, 08.07.2014, 15.07.2014, 23.07.2014 ve 01.08.2014 tarihli eylemlerden 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir. 4.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2014/562 Esas, 2014/629 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 09.08.2014 tarihli eylemden 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir. 5.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2017/4220 Esas, 2020/7159 Karar sayılı kararı ile ''İncelemeye konu dosyaya ilişkin olarak ana dosya ve birleşen dosyalar kapsamında mahkemesince TCK'nun 43. maddesi tatbik edilerek uygulama yapılmış ise de, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/562 Esas, 2014/629 Karar sayılı dosyasındaki 09/08/2014 tarihli eylemin de zincirleme suç grubuna dahil olmakta olduğu, eylemler arasında iddianame ile kesinti bulunmadığı anlaşılmakla, TCK'nun 43/1. maddesi çerçevesinde iş bu dosya ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunan Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/562 Esas, 2014/629 Karar sayılı dava dosyasının birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesi zorunluluğu ve 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin on sekizinci fıkrası gereğince hüküm kurulması'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Yine Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2014/562 Esas, 2014/629 Karar sayılı kararının sanık ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2016/16821 Esas, 2020/6979 Karar sayılı kararı ile ''Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesi zorunluluğu ve 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince hüküm kurulması'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. 09.08.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak bozma öncesi esas numarası 2014/562 olan, bozma sonrası ise 2020/806 olan dosyanın bozma sonrası esas sayısı 2020/809 olan ana dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 7.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2020/809 Esas, 2021/788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinin yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 58 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; ele geçen kaçak sigaraları içmek amacıyla bulundurduğu yönündeki savunmalarına karşın mahkûmiyetine karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olaylarda; a) 27.06.2014 tarihinde Malatya ili Halep Caddesindeki postahanenin bulunduğu sokaktaki hamamın yanında bir şahsın kaçak sigara sattığı bilgisi alınması üzerine kolluk görevlilerinin ihbara konu yere intikal ettikleri, bu yerde sanığın elinde poşetle beklemekte olduğunu görerek sanığa müdahele ettikleri, Malatya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/602 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada sanığın elindeki poşette 127 paket kaçak sigara ele geçirildiği, b) 08.07.2014 tarihinde Malatya ili İnönü Caddesi, PTT arkasındaki Nejat İş Merkezi önünde bir şahsın elindeki poşette bulunan kaçak sigaraları sattığı anonsu üzerine kolluk görevlilerinin ihbara konu yere intikal ederek ihbardaki eşgale uyan sanığı gördükleri, görevlileri fark eden sanığın elindeki poşeti Telekom binası girişindeki trafonun arkasına bıraktığı, bunun üzerine sanığın yakalandığı ve poşetin kendine ait olduğunu beyan ettiği, poşette 90 paket kaçak sigara ele geçirildiği, c) 15.07.2014 tarihinde Nejat İş Merkezi önünde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine bahse konu yerde bulunan sanığın elindeki poşette Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/681 Değişik İş sayılı kararı ile yapılan aramada 59 paket kaçak sigara ele geçirildiği, d) 23.07.2014 tarihinde Malatya ili İnönü caddesi, PTT arkasında bulunan internet kafenin karşısındaki telefon kulübelerinin arkasına bir şahsın satmak amacıyla kaçak sigara sakladığı ihbarı ulaşması üzerine, olay yerine intikal eden görevlilerince kulübelerin arkasında 2 karton kaçak sigara ele geçirildiği, bu esnada görevlilerin yanına gelen sanığın kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu belirttiği, e) 01.08.2014 tarihinde Nejat İş Merkezi arkasındaki Raktel İnternet Bilgisayar adlı iş yeri bitişiğinde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerince iş yerinin önünde bulunan sanığın yanındaki poşetlerde Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/12 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada 37 paket kaçak sigara ele ele geçirildiği, f) 09.08.2014 tarihinde Malatya Merkez PTT binası civarında kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk görevlilerinin bahse konu yere kontrol amaçlı gittiklerinde sanığı elinde poşetle beklemekte iken görerek sanığa müdahale ettikleri, sanığın yanındaki poşetlerde Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/12 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada 75 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 3.Sanığın tüm aşamalarda; dava konusu 6 ayrı olayda ele geçen kaçak sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu ifade ederek ikrarda bulunduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1.İhbar içerikleri, ele geçen kaçak sigara miktarı ve sanığın tüm eylemlere ilişkin ikrarı karşısında zincirleme kaçakçılık suçunun sübuta erdiği anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Hükmün gerekçesinde delillerin değerlendirilmesi ve mahkeme kabulü bölümünde dava konusu eylemlerden yalnızca ana dosyaya konu 27.06.2014 tarihli eylemle ilgili değerlendirme yapılarak birleşen dosyalara konu 08.07.2014, 15.07.2014, 23.07.2014, 01.08.2014 ve 09.08.2014 tarihli eylemlere ilişkin değerlendirme yapılmadan, bu eylemler yönüyle gerekçesiz mahkûmiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; 3.Sanığın adlî sicil kaydında bulunan mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da engel kabul edilen, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/711 Esas, 2011/463 Karar sayılı ilâmı 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilmiş ise de; Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/711 Esas, 2011/463 Karar sayılı dosyasında suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla eylemin esasen 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunduğu, anılan dosyadaki Dairemizin 21.04.2017 tarihli, 2013/9446 Esas, 2014/8478 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmında da bu hususun eleştiri olarak belirtildiği, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklinde düzenlemeye göre, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade şartı olarak failin kaçakçılık suçundan mükerrir olmaması gerektiği, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/711 Esas, 2011/463 Karar sayılı ilâmında her ne kadar 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmuş ise de eylemin esasen 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu olduğu, kaçakçılık suçu olmadığı, bu nedenle söz konusu ilâmın sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığından verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağını içerir biçimde sanığa usule uygun etkin pişmanlık ihtaratında bulunularak neticesine göre karar verilmesi gerekirken etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel adlî sicil kaydı olduğundan bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2020/809 Esas, 2021/788 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (2)

7. Ceza Dairesi, 2022/12207 E., 2023/1891 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2020/453 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkr
7. Ceza Dairesi         2022/12207 E.  ,  2023/1891 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/453 E., 2022/439 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 20.07.2013, 26.07.2013 HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,16.09.2014 tarihli ve 2013/2082 Esas, 2014/1080 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2013/2082 Esas, 2014/1080 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2019/16781 Esas, 2020/4459 Karar sayılı ilâmıyla; "...Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,..." nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2014 tarihli ve 2013/534 Esas, 2014/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 4.Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2014 tarihli ve 2013/534 Esas, 2014/279 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/7743 Esas, 2020/5324 Karar sayılı ilâmıyla; "...Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa'nın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasa’nın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa'nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,..." nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 5.Sanık hakkında Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/583 Esas, 2021/588 Karar sayılı kararı ile hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 20.07.2013 tarihli eylemine yönelik dosyası incelemeye konu dosya ile birleştirilmiş olup Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2020/453 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.240,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kargo şubesinden ele geçirilen sigaraların sanık huzurda yokken ele geçirildiğine, dolayısıyla suç konusu sigaraların sanık tarafından satışa arz edilmiş olmadığına, sigaraların tüketim amaçlı bulunduğuna, sanığın suç konusu eşyayı ithal etmediğinden gümrük vergilerinden sorumlu olmadığına, bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Kolluk görevlilerince yapılan yol kontrolü sırasında yolcu otobüsünde herhangi bir arama kararına dayanmaksızın 20.07.2013 tarihinde yapılan aramada, otobüsün bagajında bulunan sanığa ait valizden 90 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın 20.07.2013 tarihli eylemine yönelik savunmasında, ele geçen sigarların arkadaşına ait olduğunu, arkadaşının ricası üzerine sigaraları taşıdığını beyan ettiği görülmekle suçu inkâr etmiştir. 3.Sanığa kargo aracılığıyla sigara geleceği yönündeki duyumlar değerlendirilerek bahse konu kargo şubesine kolluk görevlilerince gelindiğinde, 26.07.2013 tarihinde sanığın kargo şubesi önünde sigara ile dolu olan kolileri açarken görülmesi üzerine olaya müdahale edilerek koliler içinde bulunan 493 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 4.Sanığın 26.07.2013 tarihli eylemine yönelik savunmasında, suça konu sigaraların kendisine ait olmadığını, borcunu ödeyemediği bir arkadaşının yönlendirmesi ile suça konu kargoları teslim almaya gittiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmekle suçu inkâr etmiştir. 5.Bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.04.2014 ve 31.10.2013 tarihli raporlarda suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (j) bendinde yer alan suç üstü hâli ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan " Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare veya delil bulunan şüphelileri...eylemin veya durumun niteliğine göre; koruma altına alır, uzaklaştırır ya da yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar." hükümleri gereği sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 493 karton kaçak sigaranın 26.07.2013 tarihli ve Yakalama, Muhafaza Altına Alma ve Tespit Tutanağı içeriğinden sanığın huzurunda suçüstü olarak ele geçirilmesi, ele geçen sigaranın miktar itibarıyla kişisel kullanım kapsamı üstünde bulunması, sanığın suç konusu eşyayı kasten bulundurması karşısında sanığın 26.07.2013 tarihli eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı suçtan doğan zarar olup dava konusu eşyayı ülkeye yasal olmayan yollardan ithal edilmesine iştirak etmese dahi sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği eyleminden sorumlu olduğu, dolayısıyla eylemi nedeniyle suçtan doğan zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından sanığın gümrük vergilerinden sorumlu olmadığına ilişkin temyiz talebi reddedilmiştir. 3.Sanığın seyahat ettiği yolcu otobüsünde 20.07.2013 tarihinde yapılan aramada, arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği müdafii hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifadenin hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı, sanığın sigaraları satarken ya da satışa arz ederken yakalanmadığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddenin birinci fıkrasına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı cihetle, savunmasında suça ilişkin ikrarı da bulunmayan sanığın 20.07.2013 tarihli eylemi yönünden beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, sanığa talimat mahkemesince gönderilen duruşma davetiyesinde gümrüklenmiş değerin iki katının bildirilmediği gibi ihtarat içeren bir metnin de bulunmadığı cihetle, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı olan bedelin açıkça bildirilerek ödemesi halinde indirim oranının 1/2 olacağının ihtar edilmesi gerekirken etkin pişmanlık bedeli bildirilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. 5.Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe kanunun denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanun maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanmadan lehe kanun belirlenmek suretiyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 6.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği hakkındaki hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresine tâbi tutulması yerine denetimli serbestliğe tâbi tutulması isabetli görülmemiştir. 7.Bozma sebepleri haricinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 26.07.2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2020/453 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/8272 E., 2014/870 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varDenizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
tam metni aç
baskı, Ankara, 2013 s.1100) İİK'nın 43/1. maddesi "İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları
23. Hukuk Dairesi         2013/8272 E.  ,  2014/870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2013 NUMARASI : 2010/338-2013/390 Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ve R.. S.. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili bankanın Denizli Şubesi ile davalı ... Tekstil ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi açılarak, firmaya kredi kullandırıldığını, davalılar R.. S.. ile O.. Y..'ın ise kredi sözleşmelerinde müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, 11.362,447,79 TL nakdi kredi, 820,00 TL gayrinakdi kredi ve 2.519,01 TL masraf borcunun tahsili için davalı şirket tarafından müvekkil bankaya cirolanıp, devredilen 11.06.2007 vade ve 15.000.000,00 TL bedelli bono üzerinden borçlular aleyhine takibe geçildiğini, yapılan icra takibine rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine 07.10.2008 tarihinde borçlu hakkındaki takibin iflas yolu ile takibe çevrildiğini, borçlu tarafından iflas ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın kaldırılmasına, borçluların iflaslarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı O.. Y..'ın iflasa tabi kişilerden sayılmadığı, davalı R.. S.. gerçek kişi olmasına rağmen, şirket yöneticiliği bulunduğundan Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olduğu, davacı bankanın davalılardan toplam 11.439.740,92 TL alacaklı olduğu, davalılar Dehateks firması ve R.. S.. vekiline İİK'nın 173/3. ve 158. maddeleri uyarınca 11.349.566,28 TL asıl alacak, 90.174,64 TL işlemiş faiz, 122,04 TL masraf olmak üzere toplam 11.439.740,92 TL borcun 7 gün içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesi aksi takdirde davalıların iflasına karar verileceği ihtar edilmesine rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle, davalı O.. Y.. hakkındaki davanın reddine, davalılar R.. S.. ve .... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin iflaslarına karar verilmiştir. Kararı, davalılar ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ve R.. S.. vekili temyiz etmiştir. 1-Davalı R.. S.. ile ilgili kurulan hüküm yönünden; a-Dava, adi iflas yoluyla girişilen takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. İflas davasına bakan mahkeme, borçlunun iflasa tabi kişilerden olup, olmadığını re'sen araştırmak zorundadır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. baskı, Ankara, 2013 s.1100) İİK'nın 43/1. maddesi "İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır." hükmünü içermektedir. Davalı R.. S.., dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 14/1. (6102 sayılı TTK'nın 12/1) maddesi anlamında bir ticari işletmeyi, kendi adına işleten olmadığından bu madde hükmü kapsamında tacir olmadığı gibi, aynı maddenin 2. fıkrası koşullarını haiz de değildir. Limited şirket ortaklığı ve yöneticiliği, tek başına tacir olmayı ve böylece iflasa tabi kişilerden olmayı gerektirmediğinden ve mahkemece adı geçenin tacir olduğuna ilişkin 43/1. madde kapsamında başkaca herhangi bir tespit de yapılmadığından, davalı R.. S.. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. b-Bozma nedenine göre, davalı R.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. 2-Davalı Dehateks Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları yönünden; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b-Davacı tarafça, iflas ödeme emrinde %25 oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 86.825,19 TL işlemiş faiz istenmesine rağmen, talebi aşan şekilde %29 oranından hesaplama yapılıp 90.174,64 TL işlemiş faizi içerir depo emri gönderilmesi ve bu depo emrinin ödenmediği gerekçesine dayalı olarak, davalı şirketin iflasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (2a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (1a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı R.. S.. ile ilgili hükmün re'sen, (2b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı .... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, (1b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı R.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Takip yollarının değiştirilmesi ile ilgili kurala göre, aşağıdakilerden hangisi mümkündür?

A) Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolundan, genel haciz yoluna harçsız geçiş.
B) Genel haciz yolundan, ilamlı icra yoluna harçsız geçiş.
C) Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolundan, iflas yoluna harçsız geçiş.
D) Rehnin paraya çevrilmesi yolundan, haciz yoluna harçsız geçiş.
E) İflas yolundan, rehnin paraya çevrilmesi yoluna harçsız geçiş.

Bu maddeyle ilgili 12 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol