İcra ve İflas Kanunu 53. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.
İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder.
Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollariyle kabildir.
4 – Tutukluluk ve hükümlülük halinde:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
4 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2015/9638 E., 2018/2341 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
ve ...’ye İİK 53. maddesi uyarınca muhtıra gönderilerek adı geçen mirasçılar hakkında takibe devam edildiğini, ancak borçluya ait, bedeli paylaşıma konu 2418 ada 189 parselde bulunan 3 ve 4 no’lu dairelerin 12.11.2012 tarihinde adı geçen şikayet olunan mirasçılar a
23. Hukuk Dairesi 2015/9638 E. , 2018/2341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, 28.05.2013 tarihli sıra cetvelinin düzenlediği ve şikayet olunan ...’ın alacaklı olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1357 E. sayılı dosyasında borçlulardan ...’ın 24.01.2012 tarihinde vefat etmesi üzerine adı geçen borçlunun mirasçıları olan ... ve ...’ye İİK 53. maddesi uyarınca muhtıra gönderilerek adı geçen mirasçılar hakkında takibe devam edildiğini, ancak borçluya ait, bedeli paylaşıma konu 2418 ada 189 parselde bulunan 3 ve 4 no’lu dairelerin 12.11.2012 tarihinde adı geçen şikayet olunan mirasçılar adına intikal ettirilerek tescil edildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu ... 9. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1637 E. sayılı dosyasındaki borçlunun ise ... olduğunu, söz konusu taşınmazlarda borçlu ...’a intikal edecek hissenin üzerine 03.02.2012 tarihinde haciz konulduğunu, şikayet olunanın aynı hisse üzerindeki haciz tarihinin ise 08.02.2012 olduğunu, müvekkilinin haczinin önceki tarihli olmasına rağmen sıra cetvelinde, şikayet olunan ...’a ilk sırada yer verildiğini ve tereke taksim edilip intikal yapılmadığı varsayılarak, şikayet olunanın alacaklı olduğu dosyada ... ile birlikte borçlu bulunan muris ...’ın terekesinin borcu olduğu kabul edilerek şikayet olunan ...’ın alacağının tümüne pay ayrılmasından sonra borçlu ...’a intikal eden hisseye isabet eden miktarın müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir.Şikayet olunan ... vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu dosyada borçlulardan ...’a intikal edecek hisseye değil, bizzat borçlu ... adına kayıtlı taşınmazlara haciz konulduğunu, kıymet takdirinin de bu taşınmazlar için yapıldığını, borçlu ...’ın aynı zamanda diğer borçlu ...’ın mirasçısı olduğunu, ancak müvekkilinin alacağının vefat eden borçlu ...’ın terekesinin borcu olduğunu ve müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan şikayet olunan mirasçılara 24.08.2012’de İİK’nın 53. maddesi uyarınca muhtıra tebliğ edildiğini, sıra cetvelinde öncelikle müvekkiline yer verilmesinin doğru olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Diğer şikayet olunanlar, şikayete cevap vermemişlerdir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayet olunan ...’ın alacaklı olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1357 E. sayılı dosyasında, ölen...’ın doğrudan kendisinin borçlu olduğu, borçlunun takip sırasında ölümü halinde alacaklının takip edeceği iki yol bulunduğu, bu iki yolun da yeni bir takip yapılması olmayıp eski takibe devam edilmesi olduğu, anılan dosyada da şikayet olunan alacaklının takibini terekeye karşı, İİK’nın 53/2. maddesine uygun olarak devam ettirdiği, bu dosyada ölenin de borçlu ...’ın doğrudan kendisi borçlu olması nedeniyle, satış bedelinden öncelikle adı geçen borçlunun terekesinin borcunun ödemesinden sonra kalan miktarın diğer alacaklılara paylaştırılması gerektiği, sıra cetvelinin bu nedenle usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (3)
23. Hukuk Dairesi, 2016/1152 E., 2016/1988 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/246 Esas sayılı takip dosyasındaki haczin İİK'nın 106-110 maddeleri gereğince 2 yıl içerisinde satış işlemi yapılmadığından düştüğü, İİK'da haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 20.01.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre işlemin yapılma tarihinin 10.10.2012 tarihli talepten sonra olduğu, 20.01.2012 tarihind
23. Hukuk Dairesi 2016/1152 E. , 2016/1988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ... 1.İcra Müdürlüğünce 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasında yapılan 11.02.2013 tarihli sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklarından fazla pay ayrılan ..., ... ve Balıkesir Sigorta İl Müdürlüğü'nün alacak miktarının belirlenmesi gerektiğini, diğer davalılar ... ve ... takiplerinde yasaya uygun takip ve haciz bulunmadığını ileri sürerek, kamu alacaklarından sonra kalan miktarın dava masrafları da dahil olmak üzere alacakları oranında 2010/4691 E. ve 2011/1348 E. sayılı davacılar dosyalarına ayrılmasını, davalılar ... ve ... takiplerinin ve hacizlerin yasaya uygun olduğu kanaati hasıl olduğunda 2010/4691 E. sayılı icra dosyasından konulan önceki hacze 2011/1348 E. sayılı dosya gibi hacze iştirak ile dosyalardan sonra gelmek üzere haciz tarihlerine göre son iki sırada yer almalarını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ...'nün 106.933,07 TL kamu alacağının 1.sırada,...'nın 265.382,23 TL alacağının 2.sırada, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2011/1348 Esas sayılı takip dosyasındaki 34.568,00 TL'lik alacağın 4.sırada, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasındaki 27.493,59 TL alacağın 5.sırada ödenmesi gerektiği, ...'nın alacağını ispat edemediği, sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, sıra cetvelinde yer alan ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/246 Esas sayılı takip dosyasındaki haczin İİK'nın 106-110 maddeleri gereğince 2 yıl içerisinde satış işlemi yapılmadığından düştüğü, İİK'da haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 20.01.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre işlemin yapılma tarihinin 10.10.2012 tarihli talepten sonra olduğu, 20.01.2012 tarihinde konulan haczin dosya borçlusu...'in ölümünden ve mirasçılar takibe dahil edilmeden konulmuş olduğundan hüküm ifade etmediği ve haczin geçersiz olduğu, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2009/3627 Esas sayılı takip dosyasında konulan haczin İİK'nın 106-110 maddeleri uyarınca 2 yıl içerisinde satış yapılmadığından düştüğü, haciz yenileme adı altında bir düzenleme bulunmadığından 05.10.2012 tarihli haczin esas alınması gerektiği, bu dosyada İİK 53.maddeye göre hiç işlem yapılmadığı ve haczin hükümsüz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... 1.İcra Müdürlüğünün 2010/4691 Esas sayılı takip dosyasındaki
11.02.2013 tarihli sıra cetvelinde davalılar ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ...'ya ayrılan paylar ile ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ayrılan 501,65.-TL.'lik kısmın vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil olmak üzere davacıların alacaklı oldukları ... 1.İcra Müdürlüğünün 2010/4691 Esas sayılı dosyası ile ... 3.İcra Müdürlüğünün 2011/1348 Esas sayılı takip dosyalarına alacakları oranında tahsisine, artan kısmının bulunması halinde davalılara verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddi ile davalı yönünden önceki sıra derecedeki gibi alacağının ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacılarca, sıra cetvelinde davalılar ...Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ...rlüğü'ne alacaklarından fazla pay ayrıldığı ve davalılar ... ve ...'nın takiplerinin ve hacizlerinin yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek, sıra cetveline itiraz edilmiştir.
Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın sadece esas ve miktarına ya da hem sıraya hem de esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK'nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'nde (İİK'nın m.142/son) ileri sürülmelidir. Haciz konusu bir malın satış tutarı kural olarak, İİK'nın 138. madde hükmü uyarıca haciz tarihindeki alacakla bu alacağa satışa kadar işleyen faiz miktarının toplamını karşılar. Bir diğer anlatımla, haciz tarihinden sonra oluşan alacaklar, önceki hacizden yararlanamaz.
Somut olayda, davacıların davalı ..., Belediye Başkanlığı ve... Müdürlüğü'nün alacaklarının anılan madde hükmüne göre hesaplanmadığına ilişkin itirazı alacağın gerçek miktarına yönelik olmayıp paylaştırma şekline yani takip hukukuna ilişkin hesaplamaya diğer anlatımla sıraya ilişkindir. İcra mahkemesince haciz tarihi itibariyle alacak miktarı ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilerek hesaplanması ya da gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespiti ile bu alacağa satış tarihine kadar işleyecek faizin de eklenmesi ile tutarın sıra cetvelinde dikkate alınması gerektiğinden İcra Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Bu durumda mahkemece, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalılar Vergi Dairesi Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün, re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar...Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
3. Hukuk Dairesi, 2014/16896 E., 2014/16232 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBURSA 4.SULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
İİK'nun 53/1.maddesinde "Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır.
3. Hukuk Dairesi 2014/16896 E. , 2014/16232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BURSA 4.SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2013/1732-2014/308
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; davalı borçlu R.. F.. A.. hakkında ödenmeyen su borcu nedeniyle icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe haksız ve kötüniyetli itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 05.06.2013 tarih ve 2013/7347 E-9258 K.sayılı kararı ile ''Somut olayda; gerekçeli kararın taraflara tebliği aşamasında davalının ölü olduğunun belirtildiği bunun üzerine dosyaya ibraz edilen veraset ilamından davalının 26.11.2010 günü, yargılama devam ederken öldüğü anlaşılmaktadır. Ölü kişi aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğinden davalı R.. F.. A..'ın tüm mirasçılarına husumet tevcih edilerek, onlar tarafından davaya devam edilmesi gerekirken; ölü kişi aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada davalılar vekili; Bursa Tereke Hakimliğinin 2010/149 Esas sayılı dosyası üzerinden mirasın reddi ile ilgili davanın devam ettiğini, tereke dosyasında görüleceği üzere davalıların mirası reddettiklerini, mirası redde ilişkin ilam bulunmadığını, ancak tereke dosyasında terekenin borca batık olduğunun açık bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 1.643,98 TL asıl alacak, 281,92 TL işlemiş faiz, 5 TL evrak masrafı olmak üzere toplam 2.090 TL üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nun 53/1.maddesinde "Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır." hükmü yer almaktadır.
TMK'nun 625.maddesinde de "Resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz. Bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Acele hâller dışında, davalara devam edilemeyeceği gibi, yeni dava da açılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Terekenin defterinin tutularak tespiti sonucunda mirasçılar mirasın reddi veya kabulü konusunda karar verebileceklerinden TMK'nun 625.maddesi gereğince resmi defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, borçlu mirasçılar tarafından, Bursa Tereke Mahkemesinin 2010/149 E. sayılı dosyasında, murisin mirasının reddedildiğinin ve terekesinin tespiti için açılmış bir davanın olduğu belirtildiğinden, mahkemece öncelikle borçlu mirasçılar tarafından tereke mahkemesinde açılan davanın, yukarıda anılan yasa hükümleri gereğince, bekletici mesele yapılarak sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2010/19854 E., 2010/31727 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇeşme İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
takipten sonra 20.06.2007 tarihinde öldüğünden İİK.nun 53. maddesi gereğince alacaklının tereke aleyhine veya mirasçıların aleyhine takibin devamını istemesi gerekir.
12. Hukuk Dairesi 2010/19854 E. , 2010/31727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Çeşme İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2010
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’ nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2- İstanbul 10.İcra Müdürlüğü’nün 2001/1094 esas sayılı icra takip dosyasından 22.10.2009 tarihinde yazılan satış talimatı ile borçlular ....... Metal AŞ., M. E. ve B. A. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip nedeniyle ipotekli taşınmazların satışının istendiği, Çeşme İcra Müdürlüğü’nün 2006/137 talimat sayılı dosyasından ise satış ilanının borçlu B. A. vekili Av.F.C. G.’a 10.11.2009 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle, 22.01.2010 tarihinde yapılan ikinci artırmada taşınmazların alacağına mahsuben alacaklı bankaya ihale edildiği anlaşılmıştır.
Çeşme İcra Mahkemesi’nin 2009/80-82 sayılı 29.07.2009 tarihli kararının incelenmesinde, şikayetçi F. A. tarafından borçlu B. A. mirasçısı sıfatıyla kıymet takdirine itiraz edildiği ve itirazın kabul edildiği, anılan kararın satışın yapıldığı talimat dosyası içinde bulunduğu görülmüştür. Dosya içinde bulunan Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/302-249 sayılı 27.06.2007 veraset ilamının incelenmesinde borçlu B. A.’ın 20.06.2007 tarihinde öldüğü, şikayetçi F. A.’ın ise mirasçı olduğu tesbit edilmiştir. Borçlu B. A. takipten sonra 20.06.2007 tarihinde öldüğünden İİK.nun 53. maddesi gereğince alacaklının tereke aleyhine veya mirasçıların aleyhine takibin devamını istemesi gerekir. Eğer mirasçılar hakkında takibin devamını isterse reddi miras için Medeni Kanun gereğince tayin edilen 3 aylık süre içerisinde takibin geri bırakılması icabeder. Alacaklı vekili borçlunun ölümünden sonra satış istemiş fakat tereke veya mirasçılar adına takibin devamını talep etmemiştir. Bu durumda takip mirasçılara tevcih edilmiş ise her birine bildirimde bulunulması ve satış ilanının mirasçılara tebliği herhalükarda ölümün vuku bulduğu tarihden itibaren Medeni Kanun gereğince terekeye karşı takibe devam edilmek istenirse bundan sonraki işlemlerin ve satış ilanının tereke mümessillerine tebliği icabeder. Alacaklı bunlardan hangisini ihtiyar ettiğini bildirmeden ve mirasçılara bildirimde bulunmadan takibin yürütülmesi yasaya aykırı olduğu gibi mirasçı F. A.’a satış ilanı tebliğ edilmeden ihalenin gerçekleştirilmesi usulsüz olduğundan şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken bu cihetler incelenmeden ve gözetilmeden şikayetin reddi isabetsizdir.Kabule göre de; satış ilanı B. A. vekili Av.F.C. G.’a tebliğ edilmiştir. Ölümle vekalet sona ereceğinden vekile yapılan tebligat ile satışın gerçekleştirilmesi doğru değildir. Mirasçının anılan vekile vekalet vermediği gibi yaptığı işlere icazet göstermediği şikayetçinin icra mahkemesine yaptığı bu başvurudan da anlaşılmaktadır. Borçlunun mirasçısına satışla ilgili tebligatların yapılması tek başına ihalenin feshi nedeni olup süresiz şikayete tabidir. Mahkemece şikayetin reddi yönünde verilen karar bu nedenle de doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2).maddede yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
Bir alacaklı, borçlu (B) aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmış, ancak ödeme emri borçluya tebliğ edilmeden (B) vefat etmiştir. (B)'nin mirasçıları (M1) ve (M2)'nin, (B)'nin ölümünden itibaren iki ay geçmesine rağmen mirası kabul veya reddettiklerine dair bir beyanda bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda, alacaklının talebi üzerine icra dairesince yapılması gereken işleme ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre doğrudur?
A) Takip, borçlunun ölüm günü ile birlikte üç gün geri bırakıldıktan sonra, mirasçılar mirası açıkça reddetmediği sürece onlara karşı devam ettirilir.
B) Mirasçılar, mirası kabul veya reddetmemiş olduğundan, Türk Medeni Kanunu'nda bu husus için belirlenen süreler geçinceye kadar takip geri bırakılır.
C) Borçlunun ölümü takibi kendiliğinden sona erdirdiğinden, alacaklının aynı alacak için mirasçılara karşı yeni bir takip başlatması zorunludur.
D) Takip, mirasın mahkeme tarafından resmen tasfiye edilmesine veya mirasçılar arasında kesin olarak taksim edilmesine kadar durdurulur.
E) Alacağın tahsilini sağlamak amacıyla, mirasçıların mirası reddetme ihtimaline binaen tereke malları üzerine derhal ihtiyati haciz konulmasına karar verilir.
Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.