İİK Madde 892 – Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 06.12.2018

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, borçlunun üçüncü kişi elindeki kıymetli evrağa bağlanmamış alacak, talep hakkı ve taşınır malının haczini ve bu haczin haciz ihbarnameleri yoluyla üçüncü kişiye bildirilmesini düzenler. Üçüncü kişinin itiraz, ödeme, teslim, menfi tespit davası ve tazminat yükümlülüklerini, ihbarnamenin tüzel kişilerde tebliğ usulünü ve ihbarnamelerin elektronik yolla yapılabilmesini kapsar. Madde, borçlunun maaş ve ücret alacaklarına uygulanmaz; bunlar için ayrı özel hükümler vardır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(Değişik: 18/2/1965-538/49 md.)

Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.

(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.1

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.

Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.

Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir.

(Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.

Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir.

Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır.

(Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.

  1. 1.(3. fıkra)2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Değişiklik geçmişi(6)
  1. 06.12.2018“Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere…” ile başlayan fıkra 06.12.2018 tarihinde 7155 sayılı Kanunla eklendi
  2. 02.07.2012bu fıkra 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanunla değiştirildi
  3. 02.07.20127. fıkra 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanunla değiştirildi
  4. 17.07.2003“Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak…” ile başlayan fıkra (bir cümlesi) 17.07.2003 tarihinde 4949 sayılı Kanunla değiştirildi
  5. 17.07.20033. fıkra 17.07.2003 tarihinde 4949 sayılı Kanunla değiştirildi
  6. 18.02.1965maddenin tamamı 18.02.1965 tarihinde 538 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(4)

Bu maddeyi uygulayan kararlar

883 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2021/616 K.2022/1822 T.2022-12-21
    Hukuk Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
    Borçlunun bir şirketteki kâr payının ve tasfiye payının haczi hâlinde üçüncü kişi durumundaki şirkete İİK’nın 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi de gönderilebilir (Kuru, s. 452-453).
  2. Ceza Genel Kurulu E.2021/324 K.2021/618 T.2021-12-07
    Ceza Genel KuruluRet
    İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresi içinde fakat gerçeğe aykırı şekilde itiraz eden üçüncü kişinin fiili, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturacaktır.
  3. Hukuk Genel Kurulu E.2018/167 K.2021/644 T.2021-06-01
    Hukuk Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
    adi ortaklığı oluşturan şirketlere ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edildiği, takip dayanağı çekte Ak-Ser İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Ulak İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adi ortaklığının ciranta olduğu, alacaklı vekilinin talebi üzerine Konya Selçuklu Belediye Başkanlığına gönderilen İİK’nın 89. maddesinin 1. fıkrası uyarınca düzenlenen birinci haciz ihbarnamesi ile adi ortaklığın ihale ile yaptığı işten kaynaklanan hak ediş alacağına haciz konulduğu,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Genel

İcra ve İflas Hukukunda üçüncü kişilerin haklarının korunması, icra takibinin güvenliği açısından büyük önem taşır. Üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamelerine karşı itiraz süreci, kanunda kesin sürelere bağlanmıştır. İtirazın süresi içinde yapılmaması halinde, borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması gibi ağır hukuki sonuçlar doğar. Ancak, uygulamada üçüncü kişilerin ihbarnameye süresinde itiraz edemediği, sonrasında menfi tespit davası veya tazminat davaları ile bu durumu düzeltmeye çalıştıkları görülmektedir. Yargı kararlarında, bu tür iddiaların değerlendirilmesinde iyiniyet kuralları ve ispat yükü kuralları titizlikle işletilerek, hem alacaklının tahsil hakkı hem de üçüncü kişinin haksız yere borç altına girmemesi amaçlanır. Bu parçadan hareketle haciz ihbarnamelerine itiraz süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. A) Süresinde itiraz edilmemesinin yarattığı hukuki sonuçların hiçbir yolla geri alınamayacağı
  2. B) Alacaklının haklarının korunmasının, üçüncü kişinin haklarından daha üstün tutulduğu
  3. C) İtiraz süresini kaçıran üçüncü kişilerin, durumun telafisi için farklı hukuki yollara başvurabildiği
  4. D) Menfi tespit davalarının yalnızca icra takibi kesinleşmeden önce açılabileceği
  5. E) Üçüncü kişiye gönderilen ihbarnamelerin geçerliliğinin mutlaka bir mahkeme kararıyla onaylanması gerektiği

Bu maddeyle ilgili 9 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl