Türk Medeni Kanunu 158. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 158- Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.
Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
E. Mirasçıların dava hakkı
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
27 karar eşleşti
14. Hukuk Dairesi, 2016/17571 E., 2017/2384 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Davalılar vekili, muris ile ...’nın evliliğinin mutlak butlan sebebiyle iptal edildiğini ancak, ...’nın iyiniyetli bulunması nedeniyle TMK’nun 158/1 maddesi uyarınca evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumun korunmasına karar verildiğini bu sebeple eşinin mirasçısı olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
14. Hukuk Dairesi 2016/17571 E. , 2017/2384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne davanın niteliği gereği duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra Dairemizin 27.09.2016 tarihli mahalline iade kararı sonrası dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nın 12/01/2011 tarihinde vefat ettiğini, muris ...'nın mirasçılarının... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24/01/2011 tarih 2011/74 Esas, 2011/32 Karar sayılı mirasçılık belgesinde 1955 doğumlu eşi ..., 1986 doğumlu oğlu ...; .... Noterliği'nin 16/10/2012 tarih ... yevmiyeli mirasçılık belgesinde ise 1955 doğumlu eşi ..., ana baba bir kardeşleri ..., ... ve ana bir baba ayrı kardeşinin çocukları ..., ...'ın olarak tespit edildiğini, murisin çocuğu olarak kayıtlara geçmiş olan 1986 doğumlu Hüseyin Kavrazlı'nın murisin çocuğu olmaması nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/246-385 karar nolu ilamıyla kaydının iptal edildiğini ve kesinleştiğini, .... Aile Mahkemesi'nin 2008/902 Esas sayılı dosyasında muris ile davalı ...'nın evliliğinin mutlak butlanına karar verildiğini,bu nedenle ... ile ...’nın mirasçı olamayacaklarını belirterek 1986 Sarıyer 1. SHM'nin 2011/74 Esas, 2011/32 Karar sayılı veraset ilamı ile ... Noterliği'nin 16/10/2012 tarih ... yevmiye nolu veraset ilamının iptali ile muris ...'nın kanuni mirasçılarını gösterir veraset ilamı verilmesini talep ve dava etmiştir.
./..
Davalılar vekili, muris ile ...’nın evliliğinin mutlak butlan sebebiyle iptal edildiğini ancak, ...’nın iyiniyetli bulunması nedeniyle TMK’nun 158/1 maddesi uyarınca evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumun korunmasına karar verildiğini bu sebeple eşinin mirasçısı olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/74 Esas, 2011/32 Karar numaralı veraset ilamı ve ... Noterliği'nin 16/10/2012 tarih ... yevmiye numarası ile verilen veraset ilamlarının iptaline, muris ...'nın mirası 6 pay kabul edilerek, 2 payın kardeşi davacı ...'ya, 2 payın kardeşi davacı ... Kavrazlı (Ege)'ya, 1 payın murisin kardeşi ...'ın oğlu davacı ...'a, 1 payın murisin kardeşi Münevver Kulaksız'ın oğlu davacı ...'a aidiyetine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-) 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14. maddesi uyarınca 18.01.1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunun 71. maddesinden sonra gelmek üzere "Diğer İşlemler" başlığı ile üçüncü bölüm olarak eklenen 71/C maddesi olarak "Noterlerin verdikleri mirasçılık belgesi hakkında, menfaati ihlal edilenler tarafından sulh hukuk mahkemesine itirazda bulunulabilir. Sulh hukuk mahkemesi, itiraz üzerinde verdiği kararın bir örneğini ilgili notere ve Türkiye Noterler Birliğine bildirir" hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacılar vekilinin.... Noterliği’nin 16.10.2012 tarihli,... yevmiye no’lu mirasçılık belgesinin iptali yönündeki talebi çekişmeli yargıya ilişkin bir husus olmayıp, daha önce noter tarafından verilen mirasçılık belgesine itiraz niteliğindedir. Bu itibarla mahkemece yukarıda belirtilen yasa hükmü gözetilerek anılan istek bakımından davanın ayrılması ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiştir.
2-)Sarıyer Aile Mahkemesi’nin 08.12.2010 tarihli 2008/902 Esas, 2010/1399 Karar sayılı kararıyla ... ile ... arasında 25.09.1976 tarihinde yapılan evliliğin TMK. 145/3. maddesi uyarınca mutlak butlan ile batıl olduğuna ve iptaline, davalı ...’nın iyiniyetli bulunması nedeniyle TMK. 158/1. maddesi uyarınca bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunun korunmasına karar verilmiş, davacılardan ... ile davalılardan ... tarafından hükmün temyizi üzerine karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21.03.2013 tarihli 2012/207055 Esas, 2013/1228 Karar sayılı ilamıyla “... davalının evliliğin icrası sırasında iyiniyetli olmadığı kuşkusuzdur. Hal böyleyken davalı ...’ın Türk Medeni Kanunu’nun 158. maddesi gereğince kişisel durumunun korunmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş,
./..
davalı ...’nın karar düzeltme isteği üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2013 tarihli 2013/14828-25475 E-K sayılı ilamıyla “...davalı koca karar kesinleşmeden önce 12.01.2011 tarihinde öldüğüne göre evlilik ölümle son bulduğundan sağ kalan eşin (davalı ...) iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın mirasçı olacağı ve kişisel durumunu koruyacağının kabulü gerekir. Ne var ki ilk incelemede bu husus gözden kaçtığından,davalı eşin karar düzeltme isteği bu sebeple yerinde görülerek, kabulü ile, Dairemiz 21.01.2013 tarih 2012-27055 Esas, 2013-1228 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda gösterilen sebeple onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2013 tarihli, 2013/14828-25475 E-K sayılı ilamı gözetilerek murisin eşi ...’nın da mirasçı olarak gösterilmesi ve kendisine mirastan pay verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (4)
2. Hukuk Dairesi, 2016/16604 E., 2017/7142 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
3- Davalı kadın evliliğin iptali halinde TMK madde 158 uyarınca iyi niyetli olduğundan bahisle haklarının korunmasını talep etmiştir.
2. Hukuk Dairesi 2016/16604 E. , 2017/7142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-DavaIı kadının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yoksulluk nafakası istemi bulunmadığı halde, tahkikat aşamasında sunduğu 11.12.2015 tarihli dilekçesinde yoksulluk nafakası talep etmiştir. Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarım genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1). Bu talep iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Bu durumda davacı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmadığına göre davalı kadının bu talebi artık incelenemez. O halde, davalının yoksulluk nafakası talebi hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilecek yerde, kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı kadın evliliğin iptali halinde TMK madde 158 uyarınca iyi niyetli olduğundan bahisle haklarının korunmasını talep etmiştir. TMK 158. maddede " Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur" hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece davalının iyi niyetli olup olmadığı değerlendirilmemiş, davanın TMK madde 145'e dayalı olarak açıldığından ve bu davada istenemeyeceğinden bahisle haklarının korunması talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece davalının iyiniyetli olduğuna dair iddası hususunda araştırma yapılarak evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunun korunması talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.06.2017 (Per.)
20. Hukuk Dairesi, 2015/13711 E., 2015/11715 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... ... Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Hukuk Mahkemesince, "TMK'nın 158/ 2. maddesi gereğince evliliğin butlanına karar verildiğinde, tazminat hakkındaki talep yönünden de karar verilmesi gerekeceği ve davaya bakma görevinin aile mahkemesine ait bulunduğu" belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
20. Hukuk Dairesi 2015/13711 E. , 2015/11715 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat istemli davada Karşıyaka 4. Aile ve Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Aile Mahkemesince, manevi tazminat istemi yönünden dava tefrik edilmiş ve "manevi tazminat isteminin, haksız fiilden kaynaklandığı" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, "TMK'nın 158/ 2. maddesi gereğince evliliğin butlanına karar verildiğinde, tazminat hakkındaki talep yönünden de karar verilmesi gerekeceği ve davaya bakma görevinin aile mahkemesine ait bulunduğu" belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacının, evliliğin iptali istemi yönünden ileri sürdüğü sebepler ile manevi tazminat istemi için dayandığı sebepler aynıdır. Hal böyle olunca, TMK'nın 158/2 ve 174/2. maddeleri uyarınca, manevi tazminata ilişkin uyuşmazlığın da aile mahkemeleri tarafından çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Karşıyaka 4. Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 25/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2022/10073 E., 2024/1673 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 151 inci, 152 nci ve 158 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. Hukuk Dairesi 2022/10073 E. , 2024/1673 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1951 E., 2022/1806 K.
DAVA TARİHİ : 30.09.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/736 E., 2022/546 K.
Taraflar arasındaki evliliğin nispi butlanı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraf davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların görücü usulü tanıştıklarını ve 18.08.2021 tarihinde resmi nikah ile evlendiklerini, müvekkilinin düğün gecesi davalı ile cinsel birliktelik yaşamak istediğinde davalının vajinasında çocuk penisi büyüklüğünde ve şeklinde bir et parçası olduğunu gördüğünü, bu et patçasının erekte olduğunda büyüdüğünü sonrasında da küçüldüğünü fark ettiğini, müvekkilinin bu duruma çok şaşırdığını ve şok olduğunu, müvekkilinin davalıya bunun ne olduğunu sorduğunda davalının bilmediğini gösterir işaret yaptığını, sonrasında bu sorun nedeniyle tarafların cinsel ilişkiye giremediğini, sabah olduğunda müvekkilinin neden bunu gizlediğini davalıya sorduğunu ancak davalının bu hastalığın ırsi olduğunu, annesinde ve anneannesinde de olduğunu, turistlerde de bu hastalığın çok görüldüğünü söylediğini, müvekkilinin bunu bilmemesinin cahillik olduğunu söylediğini, müvekkilinin bu şekilde kandırılmasının ve bu hastalığın gizlenmesinin aralarındaki güven ilişkisini zedelediğini, davalı ile evli kalmasının mümkün olmadığını, ertesi gün davalıyı hastaneye götürdüklerini ve uzman olan bir doktora gösterdiklerini, doktorun davalının hastalığının klitoris büyümesi olduğunu, kadınlığına engel bir durumun olmadığını söylediğini, ertesi gün de taraflar arasında cinsel birliktelik kurulamadığını, müvekkilinin daha fazla evli kalmak istemediğini, davalının bu hastalığını müvekkilinden gizlediğini, müvekkilini yanılttığını ve aldattığını belirterek, tarafların evliliklerinin iptaline karar verilmesini talep dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığın, kendi kusurlarını örtmek amacıyla gerçeğe aykırı beyanlar öne sürerek müvekkiline kusur atfetmeye çalıştığını, düğün gecesi için anlatılan olayın dava dilekçesindeki gibi gerçekleşmediğini, davacının düğün gecesi müvekkiline ışığı kapatıp yatağa geçmesini istediğini, sonrasında cinsel ilişki için yakınlaştığını ancak aralarında davacının sertleşme sorunu nedeniyle cinsel birlikteliğin meydana gelmediğini, davacının o gece çok stresli olduğunu ve sürekli sigara içtiğini, sabahında ise müvekkiline hiçbir şey söylemeden evden ayrıldığını, kısa süre sonra davacının abisinin ve yengesinin müşterek konuta gelerek müvekkilini götürmek istediklerini, kendisinin çift cinsiyetli olduğunu söylediklerini, müvekkilinin duydukları karşısında şok olduğunu, istedikleri hastaneye götürebileceklerini söylediğini, sonrasında müvekkilinin aile bireyleri ile birlikte Tekden Hastanesine götürüldüğünü, doktor raporunda genital organlarının normal olduğuna dair rapor hazırlandığını, bunun üzerine davacının ailesinin müvekkilinden defalarca özür dilediklerini, müvekkilini geri eve götürmek istediklerini, müvekkilinin esas olarak davacının özür dilemesi gerektiğini söylemesi üzerine davacının ailesinin aramaları ve ısrarları sonucunda davacının hastane önüne geldiğini, müvekkilinde kesinlikle iddia edilen rahatsızlığını bulunmadığını, davacının kendi kusurlarını gizlemek amacıyla böyle bir yola başvurduğunu ve müvekkiline iftira attığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında Kayseri 3. Aile Mahkemesinin 2021/696 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan boşanma davası mevcut olduğu, her iki dosyada da kadında klitoris büyümesi olduğu iddiası bulunduğu, yargılamanın uzamasına sebebiyet vermemek amacıyla davalı kadın boşanmaya yönelik açılan dava ve işbu nispi butlan nedeniyle evliliğin iptali kapsamındaki iddiaların araştırılması amacıyla boşanma dosyası üzerinden hastaneye sevk edildiği ve sevk müzekkeresinde kadında klitoris büyümesi ve adrenogenital sendromu bulunup bulunmadığının tespitinin istendiği, anılan dosyada celp edilen raporun bir örneğinin işbu dosyaya kazandırıldığı, dilekçelerde belirtilen iddialar kapsamında davalının Tekden Hastanesindeki belirtilen rahatsızlığa ilişkin muayene kaydı celp edildiği, celp edilen 30.08.2021 tarihli muayene raporunda davalının genital organın normal olduğunun tespitinin yapıldığı, davalıda klitoris büyümesi olup olmadığının tespitine yönelik rapor alınması amacıyla hastaneye sevk edilmesi sonucunda Kayseri Şehir Hastanesince düzenlenen 31.01.2022 tarihli 76397871-476.01 sayılı raporda; davalıda klitoris büyümesi, adrenogenitalsendrom veya cinsel başka bir bozukluğun olmadığının tespit edildiği, davacı tarafın yargılama sırasında davacının polikistik over sendromu tedavisi gördüğünü, bu rahatsızlığın Adrenogenital Sendrom rahatszılığına yol açabileceğini ileri sürerek davalının Adli Tıp Kurumuna sevkini talep etmiş ise de, davacının dilekçeler aşamasında polikistik over sendromu ile ilgili bir iddiası bulunmadığı, davalıya yönelik alınan her iki raporda da davaya konu edilen rahatsızlığın mevcut olmadığının ve buna yönelik bir bulguya rastlanmadığının tespit edildiği, raporlar arasında bir çelişkinin mevcut olmaması birlikte değerlendirilerek davacı tarafın davalıya yönelik yeniden rapor aldırılması yönündeki talebinin reddine karar verildiği, alınan raporlar neticesinde davalının cinsel organında iddia edilen klitoris büyümesi, adrenogenital sendrom rahatsızlığı olmadığı tespit edildiğinden evliliğin iptali için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün tamamı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının hükmün tamamı yönünden bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık evliliğin nispi butlan sebebi ile iptaline ilişkin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 151 inci, 152 nci ve 158 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Duruşma için takdir olunan 17.100,00 TL'lik vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/912 E., 2024/6536 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
tam metni aç
n davasının 4721 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi kapsamında kabulüne karar verilmesi gerekir iken reddine karar verilmesi isabetli olmadığı, her ne kadar evliliğin butlanı davalarında kusur değerlendirilmesi yapılması gerekli değil ise de 4721 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinde evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hak
2. Hukuk Dairesi 2024/912 E. , 2024/6536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3079 E., 2023/3285 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gümüşhacıköy Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/108 E., 2023/175 K.
Taraflar arasındaki evliliğin iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı- karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin kısıtlandığını vasi atandığını, kısıtlı erkeğin 27.08.2018 tarihinde evlendiğini ancak vasi annesinin bu evlilikten haberi olmuş ise de evlilik akdinin kurulmasında vasi olarak izni bulunmadığını, evliliğin nispi butlanla sakat olduğunu, tarafların evlilik akdinin nispi butlan nedeniyle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile; kadının evlenirken eşinin akıl hastası olduğunu, kısıtlı bulunduğunu bilmediğini, akıl hastası olduğunu söylemediğini, erkeğin evlenirken iyi niyetli olmadığını, onun akıl sağlığının yerinde olduğunu düşünerek evlenmiş olduğunu, evlenirken esaslı yanılmış ve yanıltılmış olduğunu, bilmiş olsa idi evlenmeyeceğini belirterek evliliğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince gereğince iptalini istemekte olduğunu, erkeğin davasının reddini, 10.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminat, evlenirken kendisine 5.000,00 TL değerinde takı seti (çeyiz) hediye edildiğini, fakat bu takı seti (Çeyiz) yukarıda belirtilen olay nedeniyle evden ayrılırken davacı-karşı davalı yakınlarınca korkutularak eliden alınmış olduğunu, bu takı setinin aynen iadesini, olmazsa 5.000,00 TL tutarındaki parasını talep ettiklerini, bu evliliğin iptalinde hiç bir kusuru olmayan, evliliğin başlangıcından beri, iyiniyetli olan kadının evliliğin iptali halinde yoksulluğa düşeceğinden kendisine aylık 500,00 TL nafaka bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli kararı ile asıl davanın reddine, karşı davanın evliliğin iptali talebi yönünden davanın kabulü ile; evlenme sırasında eşlerden ...'ün evlenmeye engel teşkil edecek şekilde akıl hastası olması nedeni ile mutlak butlan nedeniyle iptaline, çocuğun velâyetinin ve anneye verilmesine, maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden davanın reddine, nafaka yönünden davanın kabulü ile; aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasının kararın kesinleşmesini müteakip her ay kadına verilmesine, karar verilmiş, davacı karşı davalı erkek vasisi; her iki dava yönünden istinaf yasa yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile dosya içerisinde bulunan husumete izin kararının incelenmesinde alınan iznin evliliğin iptali davasına yönelik değil boşanma davasına yönelik olduğu anlaşıldığı, vesayet makamı tarafından husumete izin için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar alınmadan davaya bakılması isabetli bulunmadığı, öte yandan evlenmenin iptali davası açma hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olması sebebi ile dava açılması veya takibinde özel yetkili vekâletname gerektirdiği, dosya içerisinde bulunan vasi vekilinin ve karşı davacı vekilinin vekâletnamelerinin incelenmesinde vekâletnamelerin özel yetki içermediği, Mahkemece evliliğin butlanına karar verilse dahi çocukların evlilik birliği içinde doğmuş sayılacakları dikkate alınarak ergin olmayan ortak çocuklar yönünden velâyet ve kişisel ilişki yönlerinden bir düzenleme yapılması yasal bir zorunluluk olduğu, sosyal inceleme raporu alınmadan velâyet kararı verilmesi ve ayrıca velâyet hakkı verilmeyen ana ya da babayla kişisel ilişki kurulup kurulmamasının değerlendirilmemesi de isabetli olmadığı, davacı taraf istinaf dilekçesinde müşterek çocuğun davacıdan olmadığına yönelik iddiada bulunduğu, müşterek çocuğun dava tarihinden sonra doğup nüfusa tescil edildiği ve davacının davasının 4721 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince reddine karar verildiği değerlendirildiğinde davacı tarafın nesebin reddine ilişkin dava açıp açmadığının araştırılması ve gerekirse bu konuda davacıya süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeden hüküm kurulması isabetli olmadığı, gerekçesi ile kararın tümüyle kaldırılarak Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davanın evlenme tarihinde kısıtlı erkeğin vasisi olarak bulunan ... tarafından geçerli bir evlenme izni bulunmadığı gerekçesi ile evliliğin nispi butlan ile sakat olduğundan bahisle dava açılmış olup Gümüşhacıköy Belediye başkanlığına yazılan müzekkere cevabında gönderilen evlenme beyannamesinde yasal temsilcinin izni kısmının boş olduğu vasinin yazılı izin belgesinin bulunmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamında alınan ATK raporunda davacının evlenme tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığı, dolayısıyla evlenmeye engel teşkil edecek şekilde akıl hastası olduğunun saptandığı, bu itibarla kısıtlının yapmış olduğu 27.08.2018 tarihli evlenmenin mutlak butlan ile sakat olduğu anlaşıldığından, nispi butlan ile sakat olduğundan bahisle açılan davanın reddine, karşı dava yönünden; dava her ne kadar 4721 sayılı Kanun'un 149 ncı maddesinin ikinci fıkrası dayanak gösterilerek açılmış ise de olay ve olguları açıklamak tarafların, hukuki tasnif ise hakimin görevi olduğu dolayısıyla açılan karşı dava yönüyle yapılan açıklamalar ve ortaya konan olgular birlikte değerlendirildiğinde davanın mutlak butlan sebebi ile evliliğin iptali istemine ilişkin olduğu ön inceleme duruşmasında tespit edildiği ve davacının maddî ve manevî tazminat ve nafaka talepli iş bu eldeki karşı davayı açtığı tespit edildiği, 02.11.2020 havale tarihli kurul raporuna göre kısıtlı kocanın evlilik tarihi olan 27.08.2018 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığı, kendisinde saptanan hafif zeka geriliğinin evlenmeye engel teşkil edecek derece ve mahiyette olduğunun rapor edildiği alınan ATK raporunun denetime elverişli, dosyamız ile uyumlu ve hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu gözetilerek kısıtlı koca ...'ün evlenme tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığı, dolayısıyla evlenmeye engel teşkil edecek şekilde akıl hastası olduğunun saptandığı, bu itibarla kısıtlının yapmış olduğu 27.08.2018 tarihli evlenmenin 4721 sayılı Kanun'un 145 inci maddesinin üçüncü fıkrası açık düzenlemesi ışığında mutlak butlan ile batıl olduğu ve iptali gerektiği gerekçesi ile; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, evlenme sırasında eşlerden ...'ün evlenmeye engel teşkil edecek şekilde akıl hastası olması nedeni ile ... ile ...' arasındaki evliliğin 4721 sayılı Kanun'un 145 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince
mutlak butlan sebebi ile iptaline, her ne kadar çocuk ... dava tarihi itibari ile resmi kayıtlarda ortak çocuk olarak görünse de İzmir 20. Aile Mahkemesinin 2021/263 Esas, 2023/536 Karar, 12.07.2023 tarihli kararıyla çocuk ... ve davacı ... arasındaki soy bağının reddine karar verildiği anlaşıldığından velâyet konusunda karar verilmesine yer olmadığına, maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden davanın reddine, nafaka yönünden davanın kabulü ile aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasının kararın kesinleşmesini müteakip her ay davacı- karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı karşı davalı erkek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı karşı davalı erkek; hükmün tamamı yönünden istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre evlilik tarihinde akıl hastalığı sebebiyle kısıtlı bulunan davacı erkeğin vasisinin evlilik işlemi sırasında izninin bulunmadığı, daha sonra kadın gebe kalmış ise de çocuğun davacı- karşı davalıdan olmadığının anlaşıldığı bu itibarla erkeğin davasının 4721 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi kapsamında kabulüne karar verilmesi gerekir iken reddine karar verilmesi isabetli olmadığı, her ne kadar evliliğin butlanı davalarında kusur değerlendirilmesi yapılması gerekli değil ise de 4721 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinde evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükmü düzenlendiği kadının butlan ile birlikte yoksulluk nafakası talebi bulunduğu anlaşıldığından kusur değerlendirilmesinin yapılması zorunlu olduğu, Mahkemece kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de evlilik birliği içerisinde başka bir erkekten çocuk sahibi olduğu anlaşılan kadının tam kusurlu olduğu anlaşılmakla kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekir iken kabulü isabetli olmadığı, gerekçesi ile davacı karşı davalı erkeğin istinaf isteminin belirtilen nedenlerle kabulü ile ilgili bentlerin kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile ... ile ... arasındaki evliliğin 4721 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi uyarınca nispi butlan sebebiyle iptaline, karşı dava yönünden; davalı karşı davacı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddine, davacı karşı davalı erkeğin sair yönlere ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı kadın vekili; asıl davanın kabulünün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı erkek vasisi tarafından açılan evliliğin nispi butlan ile iptali davasının kabulü koşulları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı, 133 üncü, 136 ncı, 137 nci, 145 inci, 153 üncü ve 175 inci maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, evliliğin (mutlak veya nispi) butlanına karar verilmesinin sonuçlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer.
B) Evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.
C) Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu (örn: vatandaşlık) korur.
D) Evlenme dolayısıyla meydana gelmiş olan kayın hısımlığı, evliliğin iptal edilmesiyle birlikte ortadan kalkar.
E) Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat ve nafaka hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.