4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 182

Türk Medeni Kanunu 182. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 182 - Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. (Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 2. Durumun değişmesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

143 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2022/10758 E., 2023/1504 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü ve 324 üncü maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2022/10758 E.  ,  2023/1504 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın tarafların vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı baba vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı baba dava dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilerek baba ile kişisel ilişki kurulduğunu, annenin çocuğu mahkemenin belirlediği gün ve saatler dışında babayla görüştürmek istemediğini, telefonla görüştürmemesi nedeniyle telefonla görüşme hakkı talep ettiğini, yaz tatilindeki görüşme hakkını yıllık iznini alabileceği tarihlerde kullanma talebinin anne tarafından reddedildiğini, hafta sonları kurulan kişisel ilişkinin cumadan başlamasını istediğini, her yıl resmi tatil ve bayram tatillerinin resmileşen tatil gün sayısının yarısı ve yarıyıl tatillerinin ikinci yarısı kişisel ilişki talep ettiklerini belirterek çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı anne vekili cevap dilekçesinde özetle; çocuk ile babanın mahkemenin belirlediği günlerde görüştüğünü ancak babanın bulunla yetinmeyip daha fazlasını istediğini, çocukla görüştüğünde annenin hayatı hakkında bilgiler almaya çalıştığını, annenin medeni halini araştırdığını, çocuğun babanın yeni eşini istemediğini, çocuğu aldığı zamanlarda bakımına özen göstermediğini, her hafta sonu kurulan kişisel ilişkinin yargı içtihatlarına aykırı olduğunu iddia ederek davanın reddine; dava reddedilmediği takdirde ayda iki haftasonu, resmi tatil ve bayramlarda, yarıyıl tatillerinin yarısı, yazın bir ay ve perşembe günleri 10 dakika telefonda görüşmek suretiyle kişisel ilişki kurulmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzman raporlarında çocukla babası arasında mahkemece uygun görülecek zaman dilimlerinde kişisel ilişkinin düzenlenmesinin çocuğun üstün yararına olacağının belirtildiği gerekçesi ile; çocukla baba arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonları cumartesi günü sabah saat 10.00' dan pazar 18.00'e, dini bayramların ikinci günü 10.00'dan üçüncü günü 20.00'ye, her yıl ikinci ara tatilinde cumartesi günü 09.00'dan takip eden cuma günü 18.00'e, her yıl babalar günü 10.00'dan 19.00'a, her yıl sömestr tatilinin ilk günü 10.00'dan yedinci günü 18.00'e, her yıl ağustos ayının birinci günü 10.00'dan yirminci günü 20.00'ye kadar kişisel ilişki kurulmasına; çocuk hangi ebeveynde olursa olsun, her türlü iletişim vasıtası ile çocuk ile akşam 17.00-19.00 saatleri arasında arama ve iletişime geçme hakkının bulunmasına, iletişimde bulunurken tarafların birbirlerinin aleyhine konuşmaması ve özel hayatını sorgulamamasına, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı baba vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabul edilmesine karşın kişisel ilişkinin öncekine nazaran sınırlandırılmış olduğunu, her hafta sonu kişisel ilişki talep ettiklerini, resmi bayramlar yönünden resmileşen tatil günü sayısının yarısı kadar olan kişisel ilişki süresinin azaltıldığını, yine yaz tatilindeki kişisel ilişkinin de azaltıldığını, yılbaşı, doğum günü ve milli bayramlarda ilişki talebinin dikkate alınmadığını, telefon görüşmesinin görüntülü olmasına hükmedilmesi gerektiğini, kararda taraflara çocuğun durumu konusunda bilgi verme yükümlülüğüne hükmedilmediğini ve kişisel ilişki hükümlerine uyulmaması halinde velâyetin değiştirilebileceğinin ihtar edilmediğini belirterek; kararın kaldırılıp talepleri gibi hüküm kurulmasını talep etmiştir. 2.Davalı anne vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın taleplerinin kısmen kabul edilmesine karşın davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, babaya çocuğu arama ve iletişime geçme hakkı verilirken gün ve iletişim süresi belirlenmemiş olmasının infazda tereddüt oluşturduğunu, davacının her gün iki saat telefonla görüşmek istediğini belirterek kararın kaldırılarak yeni hüküm kurulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boşanma kararı ile tarafları zor durumda bırakacak şekilde her hafta sonu kurulan kişisel ilişkinin annenin her hafta sonu eve bağlı kalınmasına neden olacağı, Mahkemece bu ilişkinin değiştirilmesi doğru ise de, çocuğun yaşı, babalık duygularının tatmini ve çocuğun baba sevgi ve şefkatine olan ihtiyacı itibariyle, daha uygun süreli ve şekilde kişisel ilişki kurulmasının çocuğun üstün yararına olacağı, her ne kadar taraflar arasında telefonla iletişim kurma yönünde anlaşma var ise de, çocuğu zorlayacı şekilde iletişim vasıtasıyla iletişim kurulmasının infaza da elverişli olmadığı, davanın kabul edilmesi sebebiyle kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasının doğru olduğu gerekçesi ile; davacı annenin yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine; sair istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kişisel ilişkiye dair ilgili hükmünün kaldırılmasına, çocuk ile baba arasında, her ayın birinci ve üçüncü hafta sonları cumartesi günleri saat 10.00'dan pazar günleri 18.00'e, dini bayramların ikinci günü 10.00'dan üçüncü günü 18.00'e, her yıl yarıyıl tatilinin birinci günü 10.00'dan yedinci günü 18.00'e, babalar günü 10.00'dan 18.00'e ve her yıl temmuz ayının birinci günü 10.00'dan otuz birinci günü 18.00'e kadar kişisel ilişki kurulmasına, kişisel ilişki kararının karar kesinleşinceye kadar tedbiren devamına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı baba vekili temyiz dilekçesinde özetle; babanın ..., çocuğun da Edremit'te yaşaması nedeniyle bayram, resmi tatiller, yaz tatili, yarıyıl tatili ve ara tatillerde kişisel ilişkinin uzun tutulmasını talep ettiklerini, telefonla iletişim hakkının kaldırılmasının doğru olmadığını, son yasal düzenlemelerle bu hükmün infazının mümkün hale geldiğini, boşanma ilâmındaki dini ve resmi bayramlar yönünden resmileşen tatil günü sayısının yarısı kadar olan kişisel ilişki süresinin azaltıldığını, yılbaşı, doğum günü ve milli bayramlarda ilişki talebinin dikkate alınmadığını, kararda taraflara çocuğun durumu konusunda bilgi verme yükümlülüğüne hükmedilmediğini ve kişisel ilişki hükümlerine uyulmaması halinde velâyetin değiştirilebileceğinin ihtar edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini gerektirecek koşulların bulunup bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin kişisel ilişki hükmünün çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı ve kişisel ilişki süresinin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü ve 324 üncü maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesi, 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı baba vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin ikinci ve 324 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, çocuğun menfaatlerine aykırı olmamak kaydıyla velâyetin değiştirilebileceğine karar verilebileceğinin taraflara ihtar edilmemiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı baba vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı baba vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde velâyetin değiştirilebileceğinin kararda ihtar edilmemesine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin sonuna velâyet kendisine bırakılan anne tarafından “kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde çocuğun menfaatlerine aykırı olmamak kaydıyla velâyetin değiştirilmesine karar verilebileceğinin taraflara ihtarına” ibaresinin yazılması suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2023/9822 E., 2024/991 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü, 6 ncı, 182 nci ve 324 üncü maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2023/9822 E.  ,  2024/991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/772 E., 2023/1636 K. DAVA TARİHİ : 11.03.2021 KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : İznik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2022/256 K. Taraflar arasındaki ... baba tarafından açılan velâyetin değiştirilmesi ve davalı-davacı anne tarafından karşı dava olarak açılan çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince babanın başvurusunun esastan reddine, annenin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karşı davanın kabulüne ve tarafların ortak çocuğu ile baba arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... baba vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA ... baba vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiğini, annenin yeniden evlendiğini, çocuğun bakımının anneanne tarafından sağlandığını, annenin çocuğun temizliğine dikkat etmediğini, çocuğun anneden korktuğunu ve annesi yanına gitmek istemediğini iddia ederek tarafların ortak çocuk ...'nın velâyetinin babaya verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı anne vekili beyan ve karşı dava dilekçesinde; çocuğu ihmal edenin anne değil baba olduğunu, babanın üç vardiyalı bir işte çalıştığını, annenin ev hanımı olup çocuğun bakımı ile birebir ilgilendiğini, babanın ve ailesinin çocuğu etki altına alıp video çekip dosyaya sunduklarını, annenin çocuğun babası ile kişisel ilişki kurmasına hiçbir zaman engel olmadığını ancak babanın işbu davada tedbiren geçici velâyeti aldıktan sonra çocuğu annesiyle on günde sadece bir kez telefon ile görüştürdüğünü, çocuğun anne yanında mutlu olduğunu, anne yanında kardeşinin de olduğunu, çocuğun okula başlayacağını ve her haftasonu kurulan kişisel ilişkinin eğitim hayatına engel olacağını iddia ederek asıl davanın reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğu ile baba arasında hafta sonları kurulan kişisel ilişkinin iki haftada bir cuma günü saat 18.00'den cumartesi akşam saat 17.00'ye kadar olacak şekilde yeniden düzenlenmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden velâyetin anneden alınmasını gerektirecek bir durumun ispatlanmadığı, uzman raporlarına göre annenin velâyet görevini yerine getirdiği, çocuğun kardeşi ile birlikte büyümesinin de üstün yararına olacağı; karşı dava yönünden çocuğun eğitim hayatına başlayacak olmasının baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına gerekçe oluşturmadığı gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. ... baba vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Davalı-davacı anne vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı davanın reddi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların İznik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/363 Esas, 2017/388 Karar sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, ortak çocuk ...'nın velâyetinin anneye verilerek baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulduğu, ancak zaman içinde çocuğun büyüdüğü ve okula başladığı, boşanma kararının verildiği dönem ile işbu davanın açıldığı dönemdeki koşulların aynı olmadığı, boşanma kararı ile çocukla baba arasında "her hafta cuma günü saat 17.00'den pazar akşamı 17.00'ye kadar, her yıl temmuz ayının birinci günü saat 9.00'dan ağustos ayının birinci günü saat 19.00'a kadar ve dini bayramların ikinci günü saat 9.00'dan üçüncü günü saat 19.00'a kadar" kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş ise de, özellikle çocuğun okula başlaması dikkate alındığında, farklı il sınırları içinde oturan babanın her hafta çocuğu almasının çocuğun düzenini bozacağı ve anne ile çocuk arasında hafta sonları ilişki kurulmasını engelleyeceği gerekçesi ile; babanın istinaf başvurusunun reddine, annenin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bentleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karşı davanın kabulü ile ortak çocuk ... ile baba arasında boşanma kararı ile kurulan kişisel ilişkinin değiştirilerek çocuk ile baba arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cumartesi günü saat 10.00 ile pazar günü saat 17.00 arasında, dini bayramların ikinci günleri saat 09.00 ile üçüncü günleri saat 19.00 arasında ve her yıl temmuz ayının birinci günü saat 09.00 ile ağustos ayının birinci günü saat 19.00 arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... baba vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri ... baba vekili temyiz dilekçesinde özetle; babanın çocukla ilgili olduğunu, çocuğun babayı sevdiğini ve onunla yaşamak istediğini ve çocuğun her hafta sonu baba ile görüşmesinin eğitim hayatına engel olmayacağını belirterek karşı davanın kabulü ile kişisel ilişkinin sınırlandırılması yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, baba ile tarafların ortak çocuğu arasında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü, 6 ncı, 182 nci ve 324 üncü maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesi, 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ... baba vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/3494 E., 2024/5209 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü, 6 ncı, 182 nci ve 324 üncü maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2024/3494 E.  ,  2024/5209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/322 E., 2023/494 K. KARAR : Bozmaya uyularak hüküm kurma Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çocukla kurulan kişisel ilişkinin değiştirilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Konya Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı anne tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı baba vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının boşandığını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiğini, ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki tesisi için gidildiğinde davalının ailesinin tartışma ve kavga ortamı yarattığını, ortak çocukla baba arasında geçerli olan kişisel ilişkinin yatılı olmadığını, müvekkilinin de davalının da Ereğli de yaşadıklarını belirterek hafta sonları sömestri tatili dini ve milli bayramlar, yaz tatili için yatılı olacak biçimde kişisel ilişki tesisine, babalar günü için günlük kişisel ilişki tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, ziynet alacağı davası açması üzerine eldeki davanın ikame edildiğini, davacının çocukla görüşmek için icra yoluna başvurmadığını, her kişisel ilişki günü için çocuğu hazırlamasına rağmen davacının gelmediğini, çocukla baba arasında kuvvetli bir bağ oluşmadığını, çocuk için davacının yabancı olduğunu, çocuğun henüz kendi bakım ve gözetimine bağlı çağda olduğunu, çocuğun görüştürülmemesi iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararıyla;davacı ile davalının Konya 2. Aile Mahkemesinin 2018/587 Esas 2019/522 Karar sayılı ilamı ile boşanmalarına karar verildiği, ortak çocuğun velâyetinin davalı anneye verildiği, baba ile çocuk arasında, her ayın 1. ve 3. Cumartesi günleri saat 09.00'da teslim alıp aynı gün saat: 17.00'da teslim etmek, dini bayramların 2. günü saat 09.00'da teslim alıp aynı gün saat 17.00'da teslim etmek sureti ile kişisel ilşki tesisine karar verildiği, davacı babanın dosyaya sunulan imzalı tutanaklar uyarınca beş kez teslim aldığı, en son 06.06.2020 tarihinde çocuğu aldığı, o tarihten beri de çocuğu ile kişisel ilişki tesisi için bir girişimde bulunmadığı, çocuk ile baba arasında o bağın oluşmadığı, çocuğun sosyal inceleme raporunda alınan beyanında ''...ona büyüyünce gidebilirim...'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş olup, davacı baba ile çocuk arasında kurulankişisel ilişkinin düzenli ve kaliteli olarak kurulamadığı, her ne kadar davacı baba bu hususta davalı ve ailesini suçlamakta ise de annenin bu görüşmelere karşı çıktığı engel olduğu iddiasının ispatlanamadığı, babanın çocuğunu görmek için yasal haklarından faydalanmadığı, anne ile çocuk arasında sıkı bir bağın oluştuğu, babası ile ilişkisi olmayan çocuğun birden baba ile yatılı olacak şekilde kişisel ilişki tesisine hazır olmadığı, çocuğun üstün yararı ve menfaatleri dikkate alındığında, babanın öncelikli olarak kurulan saatlik kişisel ilişki tesisini sağlayarak çocuk ile arasındaki bağı güçlendirmesinin akabinde yatılı kişisel ilişki tesisinin kurulmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı baba vekili tarafından davanın reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ve 2023/84 Esas, 2023/424 Karar sayılı kararıyla; Konya 2. Aile Mahkemesinin 2018/587 Esas ve 2019/522 Karar sayılı ilamıyla boşandıkları, ortak çocuk Ertuğrul'un velâyetinin anneye verildiği, baba ile yatılı olmayacak halde kişisel ilişki kurulduğu, davacı kurulan kişisel ilişkinin yatılı olacak halde genişletilmesi istemiyle dava açmış ise de gerek kendi tanıklarının anlatımından gerek dosyaya sunulan teslim tutanaklarından gerekse de sosyal inceleme raporunu düzenleyen uzmana verdiği beyanından davacının çocukla en son 2020 yılı haziran ayında kişisel ilişki kurduğunun anlaşıldığı, davacının davalının ailesinin kavga çıkarması nedeni ile çocuğu göremediği yönünde iddiası mevcut ise de cebri icra kanalına başvurmadığı, çocuğun baba yanında yatılı kalabilecek düzeyde çocukla baba arasında yeterli bağ ve güven duygusunun bu aşamada gelişmediği, mevcut durum karşısında kurulacak yatılı kişisel ilişkinin çocuğun üstün menfaatine uygun olmadığı, cari kişisel ilişkinin ilerleyen dönem için çocuğun babasını tanımasına güven duygusunun yerleşmesine imkan verecek düzeyde tesis edildiği, kişisel ilişki davalarının maddî anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı değişen durum ve koşullara göre her zaman talep edilebileceği çocukla baba arasında cari kişisel ilişkinin tesisi halinde gerekli duygusal bağın kurulabileceği güven duygusunun gelişebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı baba vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 17.05.2023 tarihli kararıyla çocuğun babası ile yatılı kişisel ilişki kurulmasına engel somut bir olgu veya iddia bulunmadığı, boşanma tarihinde bebek olan ortak çocuğun okul yaşına geldiği, mevcut kişisel ilişkinin babalık duygularını tatmine elverişli olmayıp, çocuğun baba sevgi ve şefkatini tatmasına da yeterli olmadığı, yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerektiği gerekçesiyle Bölge adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çocuk ile baba arasında yatılı kişisel ilişki kurulmasının çocuğun menfaatine aykırılık teşkil etmeyeceği gibi yatılı kişisel ilişki tesisinin çocuğun üstün yararına olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, çocuk ile davacı baba arasında her ayın 2. ve 4. hafta sonları cumartesi günü saat 09.00'dan pazar günü saat 17.00'e kadar, dini bayramların 2. günü saat 09.00'dan ve 3. günü saat 17.00'ye kadar, sömestr tatilinin 1. cumartesi günü saat: 09.00'dan 2. Cumartesi günü saat:17.00'e kadar her yılın Temmuz ayının 1. günü saat 09:00'dan 31. günü saat 17:00'e kadar, ulusal bayram günlerinde ve babalar gününde saat:09.00'dan saat:17.00'ye kadar kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk ile davacı baba hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı anne temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı anne temyiz dilekçesinde özetle; çocuğun babasını görmek istemediğini, babanın öncesinde kişisel ilişkiyi az sürelerle kurduğunu, alınan raporlar arasında açıkça çelişki bulunduğunu, çelişkiyi gidermek için yeni rapor alınması talebinin reddedildiğini, ortak çocuğun duruşmada dinlenmediğini, çocuğun babasını tanımadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, öncelikle bir alışma sürecinden geçilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bozma ilamına uygun hüküm kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü, 6 ncı, 182 nci ve 324 üncü maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesi, 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı anne tarafından yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/1475 E., 2024/2282 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci ve 326 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2024/1475 E.  ,  2024/2282 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1266 E., 2023/2616 K. DAVA TARİHİ : ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/109 E., 2023/36 K. Taraflar arasındaki velâyetin değiştirilmesi olmadığı takdirde kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı baba vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı baba vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2006 yılında evlendiklerini ve 2007 yılında ortak çocuk ...'in dünyaya geldiğini, tarafların Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/302 Esas ve 2013/187 Karar sayılı kararı ile 10.09.2013 tarihinde boşandıklarını, dava sonucunda ortak çocuk ... 'in velâyetinin davalı anneye verildiğini, baba ile de kişisel ilişki tesis edildiğini, davalının ailesinin engellemeleri yüzünden yıllarca ortak çocuğu davacıya ve ailesine gösterilmediğini, ortak çocuk ile babanın iletişim kurmasının engellediğini, gönderilen hediyelerin kabul edilmeyerek iade edildiğini, ortak çocuğun ismi ... olmasına rağmen davalının ve ailesinin ... diye hitap ettiğini, davalının velâyet hakkını kötüye kullandığını, müvekkilinin maddî ve manevî olarak ortak çocuğa bakabilecek durumda olduğunu, müvekkilinin yazlık bir bölgede bulunan yıllardır işletiği elektrik tesisat dükkanı bulunduğunu, işe giriş çıkış saatlerinin belli olduğunu, güvenilir bir yer olduğunu, ortak çocuğun sosyal yaşamına uygun bir yer olduğunu, annenin ortak çocuk üzerinde psikolojik baskısının bulunduğunu, çocuğun bir tornacının yanında çalıştırıldığını, müvekkilinin çocuğa devamlı kötülendiğini beyanla davanın kabulü ile ortak çocuğun velâyetinin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmesini, talebin kabul edilmediği takdirde ortak çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin yeniden tesis edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların yerinde olmadığını, asıl diğer tarafın çocuğu merak etmediğini, görmeye dahi gelmediğini, nafakasını ödemediğini, çocuğun velâyet görevlerini ihmal etmediğini, davacının asıl amacının çocuğu kendisine ait işyerinde çalıştırarak kendisine bu şekilde destek sağlamak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların 10.04.2006 tarihinde evlendiklerini, tarafların ortak çocukları ...'in 13.02.2007 tarihinde dünyaya geldiğini, tarafların Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2013 tarihli, 2012/302 Esas, 2013/187 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma kararı ile ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiğini, baba ile çocuk arasında her ayın 1. ve 3. haftası cumartesi saat 09.00 dan aynı gün saat 17.00 a kadar, dini bayramların 2. günü saat 09.00 ile aynı gün saat 17.00 arasında kişisel ilişki tesisine ve ortak çocuk lehine aylık 150,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, kararın 27.11.2013 tarihinde kesinleştiğini, ortak çocuğun boşanma kararından bu yana annesi ile birlikte yaşadığını, ihtiyaçlarının anne tarafından karşılandığını, davacı babanın Mahkemece hükmedilen iştirak nafakasını ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını ve Aydın 1. İcra Ceza Mahkemesinin 25.06.2013 tarihli, 2013/241 Esas, 2013/838 Karar sayılı ilamı ile davacının nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan 3 ay tazyik hapis ile cezalandırıldığını, baba ve çocuğun boşanma kararından bu yana görüşmediğini, her ne kadar davacı tarafça, davalının ve ailesinin baba ile çocuğun görüşmesini engellediği iddia edilmiş ise de davacının mahkeme kararına istinaden çocuk teslimi konusunda icra müdürlüğüne her hangi bir başvuruda bulunmadığını, sosyal hizmet uzmanı bilirkişinin çocuğun anne ile yaşamaya devam etmesinin, velâyetin annede olmasının ve baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmamasının çocuğun yararına olacağı kanaatini bildirildiğini, idrak çağında olan ortak çocuğun da anne yanında kalmak istediğini, babası ile görüşmek istemediğini beyan ettiği, bu haliyle velâyetin değiştirilmesinin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı baba vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davacı baba vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı baba vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebinin reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesi talebinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı ve kişisel ilişki yönünden davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci ve 326 ncı maddeleri; 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü ve 12 nci maddeleri; Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesinni 3 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı baba vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...
2. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2024/1993 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı, 182 nci, 324 üncü ve 330 uncu maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2024/589 E.  ,  2024/1993 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1420 E., 2023/1393 K. DAVA TARİHİ : 06.04.2022 KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/485 E., 2023/988 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vasi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı baba vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı baba vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiğini, ortak çocuğun %100 engelli olduğunu ,İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk mahkemesinin 24.06.2021 tarih 2021/503 esas, 2021/717 sayılı kararı ile; ...'in kısıtlanarak, annesi ... 'ın velâyeti altında bırakılmasına karar verildiğini, ...'in reşit olması ile kişisel ilişki tesisine dair düzenlemenin ortadan kalktığını, davalı annenin oğlu ile görüşmelerine izin vermediğini, icra takibi yapılabilmesi için karara ihtiyacının olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile oğlu ... ile yeniden kişisel ilişkinin düzenlenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı anne vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı babanın, kısıtlı oğlunu 18 yaşını doldurmadan önce çok nadir almaya geldiğini ve ilgilenmediğini, kısıtlının bezlerini bile almak yerine davalı anneden istediğini, bu durumun bile ilgisiz ve alakasız bir baba olduğunu gösterdiğini beyan ederek; yasaya aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların boşandıkları, davaya konu ortak çocuk ...'ın velâyetinin anneye verildiği, baba ile kişisel ilişki tesis edildiği, ancak çocuğun 18 yaşını ikmal ederek reşit olduğu, fakat akıl sağlığının yerinde olmaması nedeniyle kısıtlanarak annesinin velâyeti - vesayeti altında bırakıldığı, 18 yaşını ikmal etmesi nedeniyle boşanma hükmü ile düzenlenen kişisel ilişkinin ortadan kalktığı, ancak reşit çocuk kısıtlandığından velâyet hükümlerinin uygulanması gerektiği, çocuğun yaşantısında baba rolünün önemi, çocuğun gelişimine ve psikolojisine olumlu katkısı nazara alınarak çocuk ile baba arasında kişisel ilişkinin düzenlenmesi, ancak yatalak hasta olması, sürekli bakıma muhtaç olması yatısız olacak şekilde ve anne ya da annenin belirleyeceği birinin refakatinde gerçekleşmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı babanın reşit, velâyet ve vesayet alında olan çocuk ile, " her ayın birinci, ve üçüncü haftaları cumartesi ve pazar günleri sabah saat 10.00 dan akşam 16:00'ya kadar; dini bayramların ikinci günü sabah saat 10.00'dan akşam 16:00 a kadar, çocuğun bulunduğu yerde ve anne veya annenin görevlendireceği 2. Dereceye kadar bir yakını refakatinde kişisel ilişki tesisine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı baba vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine, usul ve yasaya aykırı olduğunu, kısıtlı ...'ın %100 engelli olduğundan dolayı bakımının zor olduğunu, ebeveynlerin yardımlaşarak bakılması gerektiğini, kararın infazının hangi kurum tarafından yapılacağının kararda gösterilmediğini belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Davalı anne vekili istinaf dilekçesinde özetle; kişisel ilişki tesisine karar verilmiş olmasının kısıtlının hayatını tehlikeye soktuğunu, davacının ilgisiz bir baba olduğunu, amacının kısıtlı oğlu ile kişisel ilişki olmayıp nefret ve kin duyguları ile davalı vasisine zarar vermek olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı olan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının "...anne veya annenin görevlendireceği ikinci dereceye kadar bir yakını refakatinde..." hususunun dışında; dosya kapsamına, usul, yasa ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından davalı vasisinin istinaf talebinin reddine, davacı babanın kısıtlı ... ile vakit geçirdiğinde bakımını yapabildiği sosyal inceleme raporlarından anlaşıldığı gerekçesi ile; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bendinde yer alan "...anne veya annenin görevlendireceği ikinci dereceye kadar bir yakını refakatinde..." ibaresinin kaldırılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı baba vekili temyiz dilekçesinde özetle; kişisel ilişkinin yatılı olarak kurulması gerektiği yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, baba ile tarafların ergin kısıtlı olan ortak çocuğu arasında kurulan yatısız kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı, 182 nci, 324 üncü ve 330 uncu maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesi, 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı baba vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Boşanma sonucunda velayetin düzenlenmesinde hakim, çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir. Hakim velayeti kendisine bırakmadığı taraf (örneğin baba) ile çocuk arasında, çocuğun gelişimi ve menfaati için uygun bir iletişim düzeni kurar. Bu ilişkiye ne ad verilir?

A) Kişisel İlişki Kurulması
B) İştirak Nafakası
C) Velayetin Nezi
D) Vesayet
E) Soybağı

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol