TMK Madde 2523. Paylaştırma isteminin reddi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TMK m.252, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde, kusurlu eşin paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aileye özgülenen mallardaki payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına hâkimin karar verebilmesine ilişkindir. Hükmün çerçevesi, edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değere katılma (TMK m.236) için de aynı ölçütle uygulanır. Madde bir hâkim takdirine dayanır; hangi oranda azaltılacağını ya da kaldırılacağını kendisi belirtmez.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
Bu maddedeki kavramlar
- Zina
- Aileye özgülenen mallar
- Hakkaniyete uygun azaltma veya kaldırma
- Hayata kast
- Kusurlu eş
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeye özel soru
Eşi (B)'nin altı ay önce bir başkasıyla cinsel birliktelik yaşadığını öğrenen (A), bu durumu öğrenmesine rağmen evlilik birliğini kurtarma ümidiyle ortak hayata iki ay daha devam etmiştir. Ancak (B)’nin bu davranışına devam etmesi üzerine (A), zina sebebine dayanarak boşanma davası açmaya karar vermiştir. Bu olay ve Türk Medeni Kanunu'nun zina sebebine dayalı boşanma hükümleri dikkate alındığında, aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi **hatalıdır**?
- A) Zinanın ispatlanması hâlinde, hâkimin evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını ayrıca araştırmasına gerek kalmaksızın boşanmaya karar vermesi gerekir; zira zina, mutlak bir boşanma sebebidir.
- B) Davalı eş (B), davacı (A)’nın kendisini affettiğini ispatlayamazsa, (A)’nın davayı, zinayı öğrendiği tarihten itibaren altı aylık hak düşürücü süre içerisinde açması gerekir.
- C) Hâkim, (A)'nın zinayı öğrendikten sonra ortak hayata iki ay boyunca devam etmiş olmasını, olayın koşullarına göre örtülü (zımni) bir af olarak nitelendirerek davanın reddine karar verme takdirine sahiptir.
- D) Zina eylemi, aynı zamanda haysiyetsiz bir hayat sürme olarak da nitelendirilebileceğinden, (A) bu davayı terditli olarak hem zinaya hem de haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayandırarak açabilir.
- E) Davanın kabulü ve boşanmaya karar verilmesi durumunda, mal rejiminin tasfiyesi aşamasında hâkimin, kusurlu eş olan (B)'nin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltma veya tamamen kaldırma yetkisi bulunmamaktadır.