4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 296

Türk Medeni Kanunu 296. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 296- Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir. Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir. III. İptal davası 1. Tanıyanın dava hakkı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi, 2012/4343 E., 2012/14103 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
Aile Mahkemesince, davanın, Türk Medeni Kanununun 295 ve 296/1 maddesi gereğince baba tarafından yapılacak tanımaya ilişkin olduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2012/4343 E.  ,  2012/14103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Aile hukukuna ilişkin olarak açılan davada Bandırma Aile ve Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, gayri resmi birlelikden doğan çocuğun babalık haklarının ve velayetinin verilmesi istemine ilişkindir. Aile Mahkemesince, davanın, Türk Medeni Kanununun 295 ve 296/1 maddesi gereğince baba tarafından yapılacak tanımaya ilişkin olduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise,4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanu'nun; TMK’nun 2.Kitabından kaynaklanan ( madde 118-494)dava ve işlerin Aile Mahkemelerinin görevinde olduğu gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Ana veya baba evli değilse velayet anaya ait ise de (TMK.md.337/1); çocuk ile baba arasındaki soybağı, ana ile evlilik, tanıma ya da hakim hükmüyle kurulabilmektedir (TMK.md.282/2). Davacı ile küçük ... ... arasında öngörülen şekillerde bir soybağı ilişkisinin ise kurulmadığı anlaşılmaktadır. Yasada belirtilen şekilde bir soybağı ilişkisi kurulmadan; nüfus kaydının anne hanesinde kayıtlı olan çocuğun baba isminin ... olarak yazılı olması; soybağı ilişkisi kurulduğu anlamına gelmez. Tanıma, babanın aile mahkemesine yazılı başvurusu ile de yapılabilir (TMK. Md.295/1) Dosya kapsamından, davacı, davalı ile evlilik dışı ilişkisinden 25.05.2010 tarihinde doğan ... ... adlı çocuklarının bulunduğunu, küçük ...’in annesi...'in yaşının Küçük olması nedeni ile dedesi ... ...'un Vasi atandığını ileri sürerek, çocuğun babalık haklarının ve velayetinin kendisine verilmesi isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMKm.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın Bandırma Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 sayılı HMK.'nun 21 ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nun 25 ve 26.)maddeleri gereğince Bandırma Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 14.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

2. Hukuk Dairesi, 2006/1528 E., 2006/8551 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varA.H. (Aile) Mahkemesi
tam metni aç
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \*davacının kendi çocuğu olduğunu iddia ettiği ...'ı her an için tanıma imkanının bulunmasına göre (TMK. 295-300 md.) yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ,işbu kararın
2. Hukuk Dairesi         2006/1528 E.  ,  2006/8551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : A.H. (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Evlat Edinme Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \*davacının kendi çocuğu olduğunu iddia ettiği ...'ı her an için tanıma imkanının bulunmasına göre (TMK. 295-300 md.) yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 31.05.2006 (Çrş.) KARŞI OY YAZISI Davalı kadının dünyaya getirdiği küçük ...’ın kendi kızı olduğu, bu sebeple onu evlat edinmek istediğinden bahisle davacı tarafından dava açıldığı, yerel mahkeme tarafından ise çocuğun nüfus kaydında davacının zaten babası olarak kayıtlı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve hükmün davacı tarafından temyiz edildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır. Çekişme nedir?; Değerli çoğunluk tarafından davacının küçük ...’ı “her an tanıma olanağı” bulunduğundan ret hükmünün onanması görüşü sergilenmiştir. Davalı kadının 20.7.1995 tarihinden beri ... ile evli olduğu ve ...’ın 28.6.2000 tarihinde ölmüş olduğu, dava konusu 7.7.2005 doğumlu Küçük ...’ın nüfus kaydı incelendiğinde ise annenin beyanı ile davalı annenin kızlık hanesine baba adı... olarak TMK m. 321 hükmüne göre 7.9.2005 günü tescil edildiği görülmektedir. Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönergesi m. 60 f. I hükmüne göre “Evlilik dışında veya evliliğin sona ermesinden itibaren 300 günden sonra doğan veya baba tarafından mahkeme kararı ile reddedilen çocuk; anasının bekarlık hanesine anasının soyadı ve onun bildireceği baba adı ile tescil edilir.” Yerel mahkemenin gerekçesine göre dosya incelenecek olursa; Soybağının nasıl kurulacağı soybağı hükümleri ile bellidir. (Ömer Uğur GENÇCAN, 743 ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununa Göre Soybağının Kurulması, Reddi, Düzeltilmesi, İtiraz Davaları ve Soybağının Hükümleri, Yetkin Yayınevi, Ankara 2002, Kısaltma: GENÇCAN-Soybağı, s. 627-632) Evlilik dışı çocuğun anasının bildirdiği baba adı “...” yüzünden bütün “...” çocuk arasında soybağı ilişkisi kurulmayacağı gibi “davacı ...” ile de bir soybağı ilişkisi kurulmuş değildir/sayılamaz.( Ömer Uğur GENÇCAN, Nüfus Davaları (Genel Hükümler) , Yetkin Yayınevi, Ankara 2000, Kısaltma: GENÇCAN-Nüfus, s. 54, Dipnot: 73). Bu sebeple yerel mahkemenin gerekçesi yerinde değildir. Değerli çoğunluğun gerekçesine göre dosya incelenecek olursa; Olayları anlatmak taraflara hukuki niteleme ise hakime aittir. Davacının istemi evlilik dışı doğan çocuğunu tanımaya (TMK m. 295 f. I) yöneliktir. Tanıma varsa aile mahkemesine yoksa asliye hukuk mahkemesine yapılacak beyanla da gerçekleştirilebilir.( Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, Yetkin Yayınevi, Ankara-2004, Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 1337) Tanıma beyanında bulunulan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir. (TMK m. 296) Davacının tanıma istemi hakkında yerel mahkeme görevli olmakla bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir. Ayrı bir dava açılmasına yerel mahkeme görevli olduğundan gerek bulunmamaktadır. Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.