4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 295

Türk Medeni Kanunu 295. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 295- Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. II. Bildirim

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

26 karar eşleşti
20. Hukuk Dairesi, 2016/7369 E., 2016/9454 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
Dava, evlilik dışı dünyaya gelen ve baba ile soybağı 09.03.2016 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuş küçüğün annesinin yaşının küçük olması nedeniyle, Türk Medeni Kanununun 337.
20. Hukuk Dairesi         2016/7369 E.  ,  2016/9454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davası hakkında ... 1. Sulh Hukuk ve ... 1. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, evlilik dışı dünyaya gelen ve baba ile soybağı 09.03.2016 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuş küçüğün annesinin yaşının küçük olması nedeniyle, Türk Medeni Kanununun 337. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması istemine ilişkindir. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesince velayetin küçüğü tanıyan babaya verilip verilmeyeceği öncelikle değerlendirilmesi gereken bir konu olup velayet hususunun değerlendirilmesi aile mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 1. Aile Mahkemesi ise çocuk, anasının evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, baba ile soybağı tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuştur. Anne ve babanın yaşı küçük olup, çocuğun velisi yoktur. Kanun, ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakimin, çocuğun menfaatine göre vasi atayacağını veya velayeti babaya vereceğini hükme bağlamıştır (TMK.md.337/2). Baba da küçük olduğundan babanın velayeti alma hakkı bulunmamaktadır. Babanın reşit olması halinde dahi, aslolan velayet olduğuna göre, sulh hukuk mahkemesi tarafından davanın, babaya ihbar edilmesi, beyanın alınması, onun tarafından velayetin kendisine verilmesi yönünde aile mahkemesinde dava açılması halinde sonucunun beklenmesi, velayeti baba talep etmediği taktirde davanın sonuca bağlanması gerekirdi. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanuna göre vasi tayinine ilişkin davalarda aile mahkemesi görevli olmadığından, vasi tayinine ilişkin uyuşmazlığın vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini belirtilerek görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Çocuk, anasının evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, baba ile soybağı 09.03.2016 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuştur. Annenin yaşı küçük olup, çocuğun velisi yoktur. Kanun, ana, küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakimin, çocuğun menfaatine göre vasi atayacağını veya velayeti babaya vereceğini hükme bağlamıştır. (TMK.md.337/2). Baba ile soybağı tanıma ile kurulduğuna göre, babanın velayeti alma hakkı mevcuttur. ... velayet olduğuna göre, sulh hukuk mahkemesi tarafından davanın, babaya ihbar edilmesi, beyanın alınması, onun tarafından velayetin kendisine verilmesi yönünde dava açılması halinde sonucunun beklenmesi, velayeti baba talep etmediği taktirde davanın sonuca bağlanması gerekir. ( Y. 2. HD. 2010/4292 – 16873 E-K sayılı ilamı ) Bu durumda uyuşmazlığın ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK'nun 25. ve 26.maddeleri gereğince ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 24/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

20. Hukuk Dairesi, 2016/7317 E., 2016/9443 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
Dava, evlilik dışı dünyaya gelen ve baba ile soybağı 27.10.2015 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuş küçüğün annesinin yaşının küçük olması nedeniyle, Türk Medeni Kanununun 337.
20. Hukuk Dairesi         2016/7317 E.  ,  2016/9443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki dava hakkında ... 1. Sulh Hukuk ve ... 1. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, evlilik dışı dünyaya gelen ve baba ile soybağı 27.10.2015 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuş küçüğün annesinin yaşının küçük olması nedeniyle, Türk Medeni Kanununun 337. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması istemine ilişkindir. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesince velayetin küçüğü tanıyan babaya verilip verilmeyeceği öncelikle değerlendirilmesi gereken bir konu olup, velayet hususunun değerlendirilmesi aile mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 1. Aile Mahkemesince çocuk, anasının evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, baba ile soybağı tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuştur. Anne ve babanın yaşı küçük olup, çocuğun velisi yoktur. Kanun, ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakimin, çocuğun menfaatine göre vasi atayacağını veya velayeti babaya vereceğini hükme bağlamıştır (TMK.md.337/2). Baba da küçük olduğundan babanın velayeti alma hakkı bulunmamaktadır. Babanın reşit olması halinde dahi, aslolan velayet olduğuna göre, sulh hukuk mahkemesi tarafından davanın, babaya ihbar edilmesi, beyanın alınması, onun tarafından velayetin kendisine verilmesi yönünde aile mahkemesinde dava açılması halinde sonucunun beklenmesi, velayeti baba talep etmediği taktirde davanın sonuca bağlanması gerekirdi. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanuna göre vasi tayinine ilişkin davalarda aile mahkemesi görevli olmadığından, vasi tayinine ilişkin uyuşmazlığın vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini belirtilerek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Çocuk, anasının evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, baba ile soybağı 27.10. 2015 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuştur. Annenin yaşı küçük olup, çocuğun velisi yoktur. Kanun, ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakimin, çocuğun menfaatine göre vasi atayacağını veya velayeti babaya vereceğini hükme bağlamıştır (TMK.md.337/2). Baba ile soybağı tanıma ile kurulduğuna göre, babanın velayeti alma hakkı mevcuttur. ... velayet olduğuna göre, sulh hukuk mahkemesi tarafından davanın, babaya ihbar edilmesi, beyanın alınması, onun tarafından velayetin kendisine verilmesi yönünde dava açılması halinde sonucunun beklenmesi, velayeti baba talep etmediği taktirde davanın sonuca bağlanması gerekir. ( Y. 2. HD. 2010/4292 – 16873 E-K sayılı ilamı ) Bu durumda uyuşmazlığın ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26.maddeleri gereğince ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 24/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2017/8310 E., 2018/819 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
ile soybağı, babanın TMK'nın 295. maddesi uyarınca küçüğü 22.06.2016 tarihinde tanıması ile kurulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2017/8310 E.  ,  2018/819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R İhbar dilekçesinde, evlilik dışı beraberlikten 20.03.2016 tarihinde doğan küçük ...'nin annesi ...'nın da 01.01.1999 doğumlu yani ergin olmaması sebebi ile TMK'nın 404. maddesi gereği küçüğe vasi atanması istenilmiş; mahkeme tarafından vesayet altına alınması istenilen küçüğün babası tarafından tanındığından, baba ...'un velayeti altında bulunduğu, TMK’nın 404. maddesi gereğince sadece velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınabilecekleri, velayet altında olan küçüğün vesayet altına alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar süresinde ihbar eden ... Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Dava, evlilik dışı dünyaya gelen ve baba ile soybağı tanıma ile kurulan küçüğün annesinin de ergin olmaması nedeniyle Nüfus Müdürlüğü tarafından TMK’nın 404. maddesi uyarınca vasi atanması talebine ilişkindir. Vasi tayini istenilen ... 20.03.2016 tarihinde evlilik dışı olarak dünyaya gelmiş, baba ... ile soybağı, babanın TMK'nın 295. maddesi uyarınca küçüğü 22.06.2016 tarihinde tanıması ile kurulmuştur. Vasi tayini istenilen küçüğün annesi 01.01.1999 doğumlu olup vasi atanması istenilen tarihte ergin olmadığından, ... Nüfus Müdürlügü tarafından küçüğün TMK’nın 404. maddesi uyarınca vesayet altına alınması istemiyle ihbarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Çocuk, annesi ...'nın evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, baba ile soybağı 22.06.2016 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuştur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesinde evlilik birliğinin bulunmaması halinde velayetin anaya ait olacağı; ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakimin, çocuğun menfaatine göre vasi atayacağı veya velayeti babaya vereceğini hükme bağlamıştır (TMK.md.337/2). Baba ile soybağı tanıma ile kurulduğuna göre, babanın çocuğun velayetini alma hakkı mevcuttur. Yani mahkeme hükmü olmaksızın tanıma ile velayet hakkı doğrudan babaya geçmemektedir. Bu sebeple mahkemenin çocuğun velayetinin babasında olduğu yönündeki kabulü doğru değil ise de, anne ... 01.01.1999 doğumlu olup, temyiz inceleme tarihi itibari ile ergin olup, çocuk annesinin velayeti altında olduğundan TMK.nın 337/2 ve 404. maddeleri gereği küçüğe vasi atanması istemi konusuz kalmıştır. Hükmün, karar verilmesine yer olmadığına bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: İhbar eden ... Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yazılı temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. GK.
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi, 2012/4343 E., 2012/14103 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Aile Mahkemesince, davanın, Türk Medeni Kanununun 295 ve 296/1 maddesi gereğince baba tarafından yapılacak tanımaya ilişkin olduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2012/4343 E.  ,  2012/14103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Aile hukukuna ilişkin olarak açılan davada Bandırma Aile ve Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, gayri resmi birlelikden doğan çocuğun babalık haklarının ve velayetinin verilmesi istemine ilişkindir. Aile Mahkemesince, davanın, Türk Medeni Kanununun 295 ve 296/1 maddesi gereğince baba tarafından yapılacak tanımaya ilişkin olduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise,4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanu'nun; TMK’nun 2.Kitabından kaynaklanan ( madde 118-494)dava ve işlerin Aile Mahkemelerinin görevinde olduğu gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Ana veya baba evli değilse velayet anaya ait ise de (TMK.md.337/1); çocuk ile baba arasındaki soybağı, ana ile evlilik, tanıma ya da hakim hükmüyle kurulabilmektedir (TMK.md.282/2). Davacı ile küçük ... ... arasında öngörülen şekillerde bir soybağı ilişkisinin ise kurulmadığı anlaşılmaktadır. Yasada belirtilen şekilde bir soybağı ilişkisi kurulmadan; nüfus kaydının anne hanesinde kayıtlı olan çocuğun baba isminin ... olarak yazılı olması; soybağı ilişkisi kurulduğu anlamına gelmez. Tanıma, babanın aile mahkemesine yazılı başvurusu ile de yapılabilir (TMK. Md.295/1) Dosya kapsamından, davacı, davalı ile evlilik dışı ilişkisinden 25.05.2010 tarihinde doğan ... ... adlı çocuklarının bulunduğunu, küçük ...’in annesi...'in yaşının Küçük olması nedeni ile dedesi ... ...'un Vasi atandığını ileri sürerek, çocuğun babalık haklarının ve velayetinin kendisine verilmesi isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMKm.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın Bandırma Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 sayılı HMK.'nun 21 ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nun 25 ve 26.)maddeleri gereğince Bandırma Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 14.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
**- TEMYİZ EDİLEBİLEN KARARLAR**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 295 ]
2. Hukuk Dairesi 2005/11246 E., 2005/13986 K. 2. Hukuk Dairesi 2005/11246 E., 2005/13986 K. - TEMYİZ EDİLEBİLEN KARARLAR- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 295 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 321 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı H… ….. Ö… …… tarafından davalılar Z… ….. H… ….. ve Nüfus Müdürlüğü aleyhine açılan dava da, küçük B… …. H… ….'ün babası olduğuna karar verilerek davalı Z… ….'in hanesindeki nüfus kaydının iptali ile kendi hanesine tesciline karar verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 295. maddesi tanımanın baba tarafından, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ile ya da resmi senetle veya vasiyetnameyle yapılabileceğini hükme bağlamıştır. Anılan Kanunun 321. maddesin de ise "Çocuk ana ve baba evli ise ailenin, evli değil ise ananın soyadını taşır" hükmü mevcuttur. Davacı dilekçesinde küçük B… …..'ın kendi çocuğu olduğunu ileri sürmüş olup, bu beyan küçüğün tanınmasına ilişkindir. Mahkemece tanınma kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunun 321. maddesine aykırı olarak evlilik haricinde doğan ve annesi hanesinde nüfusa kayıtlı olan küçüğün davacının soyadını taşımasına sağlayacak ve idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde baba hanesine kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 12/10/2005 oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Evlilik dışı doğan bir çocuğun baba ile soybağının kurulmasını sağlayan "tanıma" usulü ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Tanıma, babanın nüfus memuruna veya notere yapacağı yazılı başvuru ile gerçekleştirilebilir.
B) Tanıma beyanı mahkemeye verilecek bir dilekçe veya duruşmada tutanağa geçirilecek bir irade açıklamasıyla da yapılabilir.
C) Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça başka bir kişi tarafından tanınamaz.
D) Tanıma işlemi, çocuğun anasının veya çocuğun rızası olmaksızın hukuken hiçbir sonuç doğurmaz.
E) Tanıma beyanı nüfus kütüğüne tescil edilir ve bu sayede çocuk ile baba arasında hukuki bağ kurulur.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol