4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 30

Türk Medeni Kanunu 30. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 30- Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir. b. Ölüm karinesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

33 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2021/7690 E., 2023/639 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
Uyuşmazlık çözümünde; TMK’nun 30, 497, 598 inci maddesi esas alınmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2021/7690 E.  ,  2023/639 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 30.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, vefatı üzerine Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/420 Esas sayılı dosyası üzerinden mirasçılık belgesi talebinde bulunduklarını, murisin babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev'in ana baba bir öz kardeş olduklarını, murisin bekar ve çocuksuz vefat ettiğini, iptali istenen mirasçılık belgesinde murisin babası Nail'in anne baba kayıtlarına ulaşılamaması sebebi ile mirasın tamamının murisin annesi Fevziye'ye, murisin annesi Fevziye'nin hayatta olmaması sebebi ile murisin annesinin kardeşi Makbule'nin mirasçılarına kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle söz konusu mirasçılık belgesinin iptal edilmesi gerektiğini belirterek, Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/420 Esas, 2020/439 Karar sayılı ve 31.10.2016 tarihli mirasçılık belgesinin iptali ile müvekkillerinin muris ...'ın yasal varisleri olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili, davacılar ile muris ... arasında akrabalık bulunduğuna ilişkin hiçbir kayıt olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, muris ...'ın babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç'ın anne ve baba bir kardeş olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle, Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2016 gün ve 2016/420- 439 sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilerek yeni mirasçılık belgesi düzenlenmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya gelen kurum cevaplarında muris ...'ın babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç arasında akrabalık bağı bulunduğunu gösterir hiçbir belge bulunmadığını, davacıların davasını kurumların arşiv kayıtları ve tanık beyanları ile de ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla TMK'nın 497 nci maddesine göre Mehmet Pertev mirasçılarının mirastan zaten pay alamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, TMK'nın 497 nci maddesi gereğince muris ...'ın baba tarafından büyük ana ve büyük babasının alt soyu bulunmadığı, bu zümreye düşen miras payının diğer taraftaki büyük ana, büyük baba ve onların alt soyuna geçeceğini, bu durumda dördüncü derecede yer alan murisin babaannesi Zübeyde'nin kardeşi olan Mehmet Pertev alt soyu olan davacıların mirasçı olmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ...'ın mirası reddetmesi sebebiyle davalı sıfatı ile yer alan çocukları ..., ..., Yasemin Dalkılıç vekili temyiz dilekçesinde, müvekkillerin babaları ... ve büyük babaları Mehmet Selahattin Dalkılıç'ın alt soyu olduklarından, üst soyları mirası reddetmiş olsalar da mirasçılık sıfatını koruduklarını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı kararı nedeniyle müvekkillerinin hukuki yararları zedelendiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde, TMK'nın 497 nci maddesinin Bölge Adliye Mahkemesince yanlış değerlendirildiğini, dosyaya celbedilen eski nüfus kayıtları, askerlik kayıtları incelendiğinde murisin babası Nail Kayhan'ın annesi Zübeyde Hanım ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç'ın ana-baba bir kardeş olduklarının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalıların istinaf başvuru dilekçesinde yer almayan hususun gerekçe gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Uyuşmazlık çözümünde; TMK’nun 30, 497, 598 inci maddesi esas alınmıştır. 3. Değerlendirme 3.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmıştır. 3.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30 uncu maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. 3.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 575 inci maddesinde, mirasın miras bırakanın ölümüyle açılacağı; 495 inci maddesinde, miras bırakanın birinci derece mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı; 496 ncı maddesinde, altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı olacakları, miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı; 497 nci maddesinde, altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının, büyük ana ve büyük babaları olacağı, bunların, eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan birinin altsoyu bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, ona düşen payın aynı taraftaki mirasçılara kalacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisinin de altsoyları bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı, sağ kalan eş olması durumunda, büyük ana ve büyük babalardan birinin miras bırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payının kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçeceği; 498 inci maddesinde, evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanların, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olacakları; 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin, miras bırakanın altsoyu zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın dörtte birinin, miras bırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın yarısının, miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olması hâlinde, mirasın dörtte üçünün, bunlar da yoksa mirasın tamamının eşe kalacağı; 501 inci maddesinde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının devlete geçeceği hükümleri düzenlenmiştir. 3.4. Davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan ilkeler ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla karşılanmış olduğu görülmekle temyiz itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

7. Hukuk Dairesi, 2023/1714 E., 2024/1846 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 496, 499, 598 inci maddeleri.
7. Hukuk Dairesi         2023/1714 E.  ,  2024/1846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2249 E., 2023/202 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/96 E., 2021/537 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali, yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.03.2013 günlü ve 2013/267 Esas, 2013/284 sayılı mirasçılık belgesinde tarafların murisi ...'ın ölüm tarihinde evli olmasına rağmen bekarmış gibi mirasçıların miras paylarının tespit edildiğini iddia ederek dosya üzerinde yapılacak inceleme ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yazılı usule tabi olduğunu, dosya üzerinden karar verilmesi isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 günlü ve 2021/96 Esas, 2021/537 sayılı Kararı ile nüfus kayıtlarının incelenmesinde murisin 2013 yılında evli ve çocuklu öldüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa miras payının dörtte bir olacağı düzenlemesinin bulunduğu, dava konusu iptali talep edilen mirasçılık belgesinin hukuka uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptali talep edilen mirasçılık belgesinin davacı ... tarafından alındığını, müvekkilleri tarafından alınan ve dosyaya ibraz edilen Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.04.2013 günlü 2013/419 Esas, 2013/502 sayılı mirasçılık belgesinin doğru olduğunu, davanın açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2023 günlü ve 2021/2249 Esas, 2023/202 sayılı kararı ile; iptali istenilen mirasçılık belgesindeki mirasçıların davalı olarak gösterildiği, davanın hasımlı olarak açıldığı, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulnmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 496, 499, 598 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/5792 E., 2024/2201 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 497, 501 ve 598 inci maddeleri.
7. Hukuk Dairesi         2023/5792 E.  ,  2024/2201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1389 E., 2023/1053 K. DAVA TARİHİ : 16.12.2014 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/92 E., 2022/519 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan ... Olgun'un 20.05.1974 tarihinde evli ve çocuklu olarak öldüğünü, müvekkillerinin muris ... Olgun'un eşi ... baba bir anne ayrı kardeşi...'in torunları olduğunu, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2012 tarihli ve 2011/1836 Esas, 2012/1586 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davalı Hazinenin mirasçı olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili; duruşmalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur. 2. Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde özetle; iddianın gerçek olmasının düşünülemeyeceğini, davanın muhatabının Hazine olduğunu, aleyhe yargılama gideri yüklenmemesi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2021/92 Esas, 2022/519 Karar sayılı kararında; "iddianın ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarına ilaveten nüfus kayıtları, tanık beyanı, dosyada mevcut mirasçılık belgelerinin dikkate alınmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/1389 Esas, 2023/1053 Karar sayılı kararında; "Uyuşmazlığın konusunun muris ...'in eşi ... üst soyundan mirasçısı olup olmadığı konusunda toplandığı, kök muris ...'in ... ile evliyken 20.5.1974 tarihinde öldüğü, ..., kök muris ...'in ölümünden sonra ... ... ile evlendiği, ... 30.1.1991'de, eşi ...'nin ise 8.7.1996 tarihinde öldüğü, davacıların murisi ...'nun annesinin adının ... olduğu, ...'nun nüfus kaydına göre baba adının..., anne adının ... olduğu, ... baba adının... anne adının ise ... olduğu, ... ile ...'in baba bir anne ayrı kardeş olduklarına dair nüfus kayıtlarında bağlantı bulunmadığı, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.1969 tarih, 1969/163 Esas 1969/289 sayılı kararında ... ve...'in baba bir anne ayrı kardeş olduklarının açıkça yazılı olduğu, Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/7 Esas, 1995/637 Karar sayılı mirasçılık belgesinde muris ...'in 30.1.1991 tarihinde ölümü ile, mirası 2 pay kabul edilerek 1 payının eşi ...'ye, 1 payının da baba bir anne ayrı kız kardeşi...'in oğlu ...'na verilmesine karar verildiği, ... ili, ... ilçesi, 125 ada 2 parsel sayılı taşınmazda... kızı ... ve ... oğlu...'nün paydaş oldukları, tapu kayıt fotokopisinde de...'nün annesi... ile ... baba bir kardeş olduğunun yazılı olduğu, tanık ... yeminli beyanında; ...'in oğlu ...'nun teyzesinin ... olduğunu beyan ettiği, ... ile...'in baba bir anne ayrı kardeş olduğunun belirlendiği, iptali istenilen mirasçılık belgesinde Devlete miras payı verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğunu, davalı ...'in murisin eşi ... kimsesiz olarak öldüğünü beyan ettiğini, davalı ...'e kayyım tayin edilmediği halde kayyım yönünden davanın reddine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 497, 501 ve 598 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/2911 E., 2024/2870 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30, 497, 598 inci maddeleri.
7. Hukuk Dairesi         2023/2911 E.  ,  2024/2870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2113 E., 2023/394 K. DAVA TARİHİ : 27.09.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/369 E., 2019/68 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; murisi ...'nın 05.12.1999 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, vefatının ardından mirasçıları olarak kendilerinin ve davalıların kaldığını, 27.12.1999 tarihinde İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 1999/1245 E. 2000/135 K. sayılı mirasçılık belgesi ile murisin mirasının 4 pay kabul edildiğini, 2 payının eşi ..., 1 payının ana ve baba bir kardeşi ...'ya, 1 payının da yine ana ve baba bir kardeşi ...'ya ait olduğuna karar verildiğini, ancak kendilerinin de murisin ana bir baba ayrı kardeşleri ve onun çocukları olmaları nedeniyle yasal mirasçı olmalarına rağmen mirasçı olarak belirlenmediklerini belirterek İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen veraset ilamının iptali ile Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 04.01.2016 tarih 2015/768 E., 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davacının mirasçılığının söz konusu olmadığını, 27.12.1999 tarihinde alınan veraset ilamının doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan inceleme sonucu İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1245 E., 2000/135 K. sayılı mirasçılık belgesinde ana bir baba ayrı kardeş Talat Doğan'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmeyip pay verilmediğinden hatalı bulunduğu, Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/768 E., 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinde ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmesine rağmen dağılımının hatalı olması nedeniyle iptali gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne; dava konusu mirasçılık belgelerinin iptaline, murisin vefat tarihi itibariyle uygulanacak olan 3678 sayılı Kanunla değişikliğe uğramış 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümleri gereğince mirasının tamamı 24 (yirmidört) pay hesap edilerek; 12 payın ...'ya, 5 payın ...'ya, 5 payın ...'ya, 1 payın ... ve 1 payın ...a aidiyetine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut nüfus kayıtları tetkik olunduğunda ölüm tarihleri itibariyle de davacının ve kız kardeşinin mirasçı olmalarının mümkün olmadığını, bu sebeple davacının bu davayı açmakta korunmaya değer güncel bir hakkının bulunmadığını, İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği kararın, dosyadaki nüfus kayıtlarına ve diğer belgelere uygun ve geçerli olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı yanın huzurdaki davayı açmakta bir menfaati bulunmayıp, davasının reddi gerekmekle birlikte, hükmü ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ... evli ve çocuksuz vefat etmiş olup, geriye mirasçısı olarak, kendisinden sonra vefat eden eşinin evlatlığı ..., kardeşleri ... ile müvekkili ... ... kalmış olduğunu, ayrıca yerel mahkemece talep aşılarak ıslah dilekçesi yahut ek bir dava da olmamasına rağmen Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasındaki mirasçılık paylarının oranlarının da değiştirildiğini, verilen hükmün usule de aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celbedilen nüfus kayıtları ile murisin evli ve çocuksuz olarak 1999 yılında vefat ettiği, geriye mirasçı olarak TMK. 499 (EMK 444) maddesi uyarınca sağ eşi ile anne ve babası kendisinden önce vefat ettiğinden, murisin ana baba bir kardeşleri ile vefat eden ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın çocukları ... ve ...ın murise mirasçı oldukları, iptali istenen İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1245 E. 2000/135 K. sayılı veraset ilamının murisin ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmeyip pay verilmediğinden hatalı olduğunun tespit edildiği, Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 E. 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunun belirlenmesi talebi yönünden de; mirasçıların doğru olarak belirlendiği halde miras payları yanlış hesaplandığından aksi sabit oluncaya kadar geçerli veraset ilamının iptaline karar verilmesinin usule aykırı olmadığı, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşıldığından davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacının bu davayı açmakta bir menfaati bulunmadığını, hükmü ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ...'nın evli ve çocuksuz vefat etmiş olup, geriye mirasçısı olarak eşi, anne baba bir kardeşleri ... ile müvekkili ...'nın eşi ... ... kaldığını, murisin eşinin murisin vefatından sonra ...'yı evlat edinerek vefat ettiğini, dolayısıyla geriye muris mirasçısı olarak; eşinin evlatlığı ..., kardeşleri ... ile müvekkilin eşi ... ... kaldığını, davacı yan huzurdaki dava ile İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.02.2000 tarih, 1999/1245 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasından verilen mirasçılık belgesinin geçerliliğinin tespitini talep etmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece talep aşılarak ıslah dilekçesi yahut ek bir dava da olmamasına rağmen Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasındaki mirasçılık paylarının oranlarını değiştirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30, 497, 598 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı mirasçılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/2234 E., 2024/4621 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 30, 598 inci maddeleri, 743 sayılı Medeni Kanunun 440 vd.
7. Hukuk Dairesi         2023/2234 E.  ,  2024/4621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi TARİHİ : 22.02.2023 SAYISI : 2020/1987 E., 2023/324 K. DAVACILAR-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat M... ASIL DAVADA DAVALILAR- BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACILAR : Karen Ingrıd vd. vekilleri Avukat... vd., ...vekili Avukat ... BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR :...vd. vekili Avukat M... DAVA TARİHİ : 10.09.2013 - 27.12.2013 KARAR : Esastan ret TEMYİZ EDENLER : Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı...vekili, asıl davada bir kısım davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09.04.2019 SAYISI : 2015/63 E., 2019/161 K. Taraflar arasındaki asıl davada mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi; birleştirilen davada mirasçılık belgelerinin iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı...vekili ve asıl davada bir kısım davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı...vekili tarafından duruşma istemli ve asıl davada bir kısım davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili tarafından duruşma istenmeksizin temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA - BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ölen...a ait Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.05.1979 tarihli ve 1977/280 Esas, 1979/404 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2010 tarihli ve 2010/1157 Esas, 2010/1277 Karar sayılı ve Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.09.2010 tarihli ve 2010/1157 Esas, 2010/1277 Karar sayılı mirasçılık belgelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davanın davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunduklarını, murisin eşi ile davacılar arasındaki irs bağlantısının nüfus kayıtları ile tespit edilemediğini, kök kayıtların 1908 tarihinde düzenlenen tahrir müsvedde defterine dayandığını, tahrir defterlerinin nüfus kayıtlarını tespit etmek için kullanılmadığını, vergi ve arazi tespitinde kullanıldığını, murisin eşi Ord. Prof Dr...ın çok ünlü bir hekim ve asker olduğunu, ...in kardeşinin olmadığını, ...in kardeşi olsa askeri ve sivil kayıtlar ile yazılı eserlerinde yer alacağını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. 2. Birleştirilen davada davalılar vekili; birleştirilen davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; asıl davada iptali istenilen mirasçılık belgesinin nüfus kayıtlarına uygun olmadığı, birleştirilen davada iptali istenilen mirasçılık belgelerinin nüfus kayıtlarına uygun olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı...vekili ve asıl davada bir kısım davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı...vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçesiz olduğunu,...ın kayıtlı yakınlarının bulunmadığını, muristen geriye mirasçı olarak ana baba bir kardeşi ...'ın çocukları ... ve ...in kaldığının tespit edildiğini, mirasçı olduğunu iddia edenlerin miras bırakanla ilişkisinin nüfus kayıtları ile belirlenmesi gerektiğini, nüfus kayıtlarında...ın ... adında bir kardeşinin olmadığını, kök kaydın 1908 yılında düzenlenen tahrir müsvedde defterine dayandığını, mevcut nüfus kayıtlarının değiştirilmesini veya ortadan kaldırılmasını dava yoluyla talep etmeden, hukuken delil niteliği taşımayan ve iddialarını ispata yetersiz müsvedde defterine dayanarak aldıkları veraset ilamının hukuken geçerli olmadığını... ile ... arasında nüfus kayıtlarında kardeşlik bağı kurulamadığı için idarece müsvedde defterindeki çelişkili kayıtlara dayanılarak idari bir düzeltim yapıldığını, idari düzeltimin hangi evraklara dayanılarak yapıldığının da belli olmadığını, defterin 1908 tarihli nüfus sayımı baz alınarak tutulan müsvedde defterine dayanılarak sonradan oluşturulan esas defteri olduğunu, esas defterinde müsvedde defterindeki kayıtların dışında da bir çok ekleme ve çıkarma ve başka sayfalardan yapılan birleştirme görüldüğünü, Nüfus Kanunun 62 nci maddesinde atik defter kayıtlarına dayanılarak idarece düzeltme yapılamaz yönünde düzenleme bulunduğunu, anılan defterlerden çıkartılan kayıtların güncel kayıtların yerine esas alınamayacağını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. 2. Asıl davada bir kısım davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;... Nüfus Müdürlüğü arşivinde yapılan araştırmada, ilgili nüfus kayıtlarının tamamen yıpranmış olduğu ve sayfa düzeninin bozulduğu, birçok sayfa gibi hane:36, sayfa 126'nın da kaybolduğu için ... ile ......ın kayıtlarının tespit edilemediğinin belirtildiğini, idarece müsvedde defterine dayanılarak idari bir düzeltim yapıldığını, Nüfus Kanununa göre bu şekilde idari düzeltim yapılamayacağını, müsvedde defteri birçok çelişki farklı kayıt içerdiği gibi esas defteri ile arasında da çelişki ve farklılar bulunduğunu, esas defterine daha sonra bir takım eklemeler yapıldığını, murisin kaydının eklendiğini, ancak bu eklemelerin nasıl ve ne şekilde yapıldığının açıklanmadığını, atik defterleri, tahrir ve müsvedde defterlerinin soy bağının kurulmasında tek başına yeterli belgeler olmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı...vekili ve asıl davada bir kısım davalılar- birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı...vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Asıl davada bir kısım davalılar-birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi, birleştirilen davada mirasçılık belgesinin iptalinin istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunuun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 30, 598 inci maddeleri, 743 sayılı Medeni Kanunun 440 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı...vekili ve asıl davada bir kısım davalılar- birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.