4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 315

Türk Medeni Kanunu 315. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 315- Evlât edinme kararı, evlât edinenin oturma yeri; birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlâtlık ilişkisi kurulmuş olur. Evlât edinme başvurusundan sonra evlât edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği takdirde evlât edinmeye engel olmaz. Başvurudan sonra küçük ergin olursa, koşulları daha önceden yerine getirilmiş olmak kaydıyla küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin hükümler uygulanır. II. Araştırma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

10 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2022/9358 E., 2024/751 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
4721 sayılı Kanun'un 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2022/9358 E.  ,  2024/751 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1527 E., 2022/1089 K. DAVA TARİHİ : 12.10.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/1062 E., 2021/778 K. Taraflar arasındaki evlat edinme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraf davalı ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.02.2024 günü Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın Hollanda'da doğduğunu, müvekkilinin ablası olan Naşide'nin doğumdan sonra rahatsızlandığını, rahatsızlığının 1991'de vefat edene kadar sürdüğünü, o tarihlerde müvekkilinin ablası ile yaşadığını, ablasının ölümünden sonr Murat'ın müvekkiline verildiğini, Murat'ın babasının da izni ile ayrı bir eve taşındıklarını, Murat'a müvekkilinin baktığını, okula gönderdiğini, tüm maddî ve manevî ihtiyaçlarını karşıladığını, davalının müvekkilini anne bilip, müvekkiline anne diye hitap ettiğini, davalı ...'ın çocuğuna da müvekkilinin adını verdiğini, müvekkilinin altsoyu da bulunmadığını, arada kurulan ve yıllardır devam eden anne-oğul ilişkisinin resmiyet kazanması gerektiğini iddia ederek evlat edinmeye karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asıl cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul ettiğini, davacıyı annesi olarak bildiğini, tüm ihtiyaçlarının davacı tarafından karşılandığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 26.02.1970 doğumlu olan davacı ... ile evlat edinilmek istenen 11.02.1982 doğumlu ... arasındaki yaş farkının on sekiz yıldan az olduğu, evlat edinmeye karar verilebilmesinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, erginlerin evlat edinilmesinde yaş farkını düzenleyen hükmün anayasa'ya aykırı olduğunu, taraflar arasında uzun yıllardır anne-oğul ilişkisi olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın erginlerin evlat edinilmesine ilişkin olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) erginlerin evlat edinilmesine ilşkin 313 üncü maddesinde, bu maddede düzenlenenler dışında küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağı hükmünün yer aldığı, aynı Kanun'un 308 inci maddesine göre evlat edinilenin, evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olmasının şart olduğu, evlat edinmenin, belirli şartlar ve usul içinde gerçekleştirilebilen ve evlat edinen ile evlatlık arasındaki soy bağı (nesep) ilişkisi kuran, meydana gelmesi kamu gücünün müdahalesine bağlı olan, bir medeni hukuk işlemi olduğu, 4721 sayılı Kanun'un, soybağını kan bağına dayanan soybağı ve mahkeme kararına dayanan soybağı olmak üzere ikiye ayırdığı, evlat edinmeyi de sözleşme ilişkisinden çıkarıp, hakimin kararına bıraktığı, evlat edinme kararı sonucunda, evlât edinilen ile evlat edinen arasında kanundan doğan, birinci dereceden bir üstsoy-altsoy hısımlığı meydana geleceği, evlat edinilenin, kendisini evlat edinmiş olan kişinin birinci dereceden altsoyu olacağı, evlat edinilen ile evlat edinen arasında yaş belli bir farkının bulunmasının kabul edilmiş olmasının sebebinin evlat edinme ile oluşan doğan yapay altsoy-üstsoy ilişkisini gerçek altsoy-üstsoy ilişkisiyle benzer kılmak olduğu, dava konusu olayda davacı tarafından ileri sürülen anayasaya aykırılık iddiasının ciddi olmadığı, İlk Derece Mahkemesince; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek delillerin toplanıp değerlendirildiği, delillerin takdirinde yanlışlık yapılmadığı, usulü işlemlerin kanuna uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu itibarla verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Kanunen 16 yaşında evlenmenin mümkün olduğu da gözetildiğinde evlatlık ilişkisinin kurulması için 18 yaş farkının mutlak olarak aranmasının temel hak ve özgürlükleri büyük ölçüde kısıtladığını, ilgili hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvuru yapılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinme istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı, yeğeni Murat’ı evlat edinmek için dava açmış; mahkemece, evlat edinmek isteyen ile evlat edinilmek istenen arasında on sekiz yaş farkı bulunmadığı gerekçesiyle, TMK m. 308/1 gereğince davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının, istinaf dilekçesinde yer alan Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmiş, davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Öncelikle, konuyla ilgili ulusal mevzuattaki ilkelere değinmek gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Anayasa): “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz” (m. 11). “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir” (m. 20/1). “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz” (m. 36). “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” (m. 41). “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır” (m. 90/son). “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler” (Anayasa m. 138/1). “Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır” (m. 152/1-2). Türk Medeni Kanunu (TMK): “ Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlât edinebilir” (m. 307/1). “Evlât edinilenin, evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır” (TMK m. 308/1). Ayrıca, konuyla ilgisi bulunan ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yer alan ilkelere de göz atmakta yarar vardır. İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi (AİHS): “(1) “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. (2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir” (m. 8). Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme : “(1) Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir” (m. 3). Çocukların Evlat Edinilmesine Dair Gözden Geçirilmiş Avrupa Konseyi Sözleşmesi : "1. Bir çocuk ancak evlat edinmek isteyen kişinin hukuken aranan asgari yaşa ulaşması durumunda evlat edinilebilir. Bu anlamda aranan yaş on sekizden az otuzdan yüksek olamaz. Çocuğun yüksek yararı dikkate alınarak evlat edinmek isteyenle evlat edinilen arasında tercihen en az on altı yaş farkı olmalıdır. 2. Ancak hukuk çocuğun üstün yararı dikkate alınarak en düşük yaş sınırına ve yaş farkına ilişkin şartın aşağıdaki durumlarda kaldırılmasına izin verilebilir: a. Evlat edinenin, çocuğun annesinin ya da babasının eşi ya da kayıtlı partneri olması durumunda veya b. İstisnai koşulların ortaya çıktığı durumlarda" (m. 9). Evlat edinmek isteyenle evlat edinilmek istenilenin hukuksal yararlarının korunması için, somut olayın yukarıda sözü edilen ulusal ve uluslararası mevzuata ilişkin ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, evlat edinilmek istenen 11.02.1982 doğumlu Murat, evlat edinmek isteyenin ablasının oğludur. Davacı öz yeğenini evlat edinmek istemektedir. Murat’ın doğumundan sonra annesinin rahatsızlandığı ve 1991 tarihinde öldüğü, Murat’a doğumundan itibaren hep evlat edinmek isteyen teyzesinin baktığı, ona annelik yaptığı, çevrede evlat edinmek isteyenin Murat’ın annesi olarak bilindiği, tarafların Hollanda’da aynı evde, Türkiye’de ise yakın evlerde kaldıkları, Murat’ın evlat edinmek isteyene anne dediği, aralarında ana-oğul ilişkisi kurulduğu; tarafların, dava tarihi itibariyle yaklaşık otuz sekiz yıl süren bu ilişkiyi resmi hâle getirmek istedikleri anlaşılmaktadır. Davacı temyiz başvurusunda, Anayasa’ya aykırılık iddiasını sürdürmektedir. Davacının istinaf aşamasında ciddi görülmeyen Anayasa’ya aykırılık iddiasının, temyiz mercii olan Dairemizce öncelikle karara bağlanması gerekmektedir (Anayasa m. 152/2). Bilindiği üzere aile hukuku ilişkileri yalnızca kan bağıyla değil hukuksal yollarla da kurulabilir. Evlatlık bir aile hukuku kurumu olup evlat edinme kararı verildiğinde, evlat edinmek isteyenlerle evlat edinenler arasında hukuksal yoldan aile hukuku ilişkisi de kurulmuş olur. Kuşkusuz, evlat edinmeyle ilgili koşuların belirlenmesi devletin geniş taktir yetkisindedir. Evlat edinme kararı da yasada belirlenen bu koşullara göre verilir. Ancak, bu konuda yapılan düzenlemelerin/belirlenen koşulların Anayasa’ya aykırı olmaması gerekir (Anayasa m. 11/2). Somut olayda, evlat edinmek isteyenle evlat edinmek istenen arasında dava tarihi itibariyle yaklaşık otuz sekiz yıl süren eylemli bir aile ilişkisi kurulmuştur. 26.02.1970 doğumlu evlat edinmek isteyen ile 11.02.1982 doğumlu evlat edinilmek istenen arasında, yaklaşık on iki yıl yaş farkı bulunmaktadır. Mahkemece mevcut yasal düzenleme gerekçe gösterilerek, evlat edinmek isteyen ile evlat edinilmek istenen arasında on sekiz yaş farkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, somut olaya uygulanan ve davanın reddine gerekçe oluşturan TMK m. 308’de yer alan on sekiz yaş farkına ilişkin yasa kuralının genel ve kesin bir koşul olarak düzenlenmiş olması, bu konuda hiçbir istisnaya yer verilmemesi; tarafların “aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı” (Anayasa m. 20) ilkesi ile çocukların üstün yararının korunması ilkesine (Anayasa 41) aykırılık oluşturmaktadır. Örneğin, anne veya babasını ya da her ikisini birden yitirmiş bir çocuğun, olayımızda da olduğu gibi yakın akrabaları tarafından büyütülmesi ve sonrasında evlat edinilmek istenmesi hâllerinde; yasada yer alan asgari yaş farkının kesin ve katı biçimde uygulanması zorunluluğu, çocuğun üstün yararına aykırılık oluşturabileceği gibi bu durum eylemli olarak oluşan ve devam eden aile ilişkilerine de zarar verebilir. Nitekim, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruya ilişkin 25.07.2023 tarih ve 2020/10490 Başvuru Numaralı bir kararında benzer sonuca varmıştır (Y.C. Başvurusu, Başvuru Numarası: 2020/10490-Karar Tarihi: 25/07/2023, R.G. tarih ve sayı: 17/10/2023, 32342). Bu yüzden davacının, olaya uygulanan kural (TMK m. 308/1) yönünden Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi nitelikte görülmeli buna göre bir değerlendirme yapılmalıdır (Anayasa m. 152/2). Öte yandan, uygulanacak yasa hükmünün (TMK m. 308/1) genel, kesin ve hiçbir istisnaya yer vermemesi nedeniyle; yukarıda belirtilen temel hak ve özgürlüklere, çocuk haklarına ilişkin uluslararası anlaşma ilkelerine de aykırı olduğu, bu gibi durumlarda Anayasa m. 90/son gereğince uluslararası anlaşma hükümleri esas alınarak on sekiz yaş farkının katı şekilde uygulanmayarak delillerin takdir edilip somut uyuşmazlığın çözülmesi de mümkündür. Bu konuda da Anayasa Mahkemesinin aynı kararı emsal niteliktedir (Y.C. Başvurusu, Başvuru Numarası: 2020/10490-Karar Tarihi: 25/07/2023, R.G. Tarih ve Sayı: 17/10/2023, 32342). Ancak, somut olay açısından ve açılması muhtemel başka davalar yönünden sorunun kapsayıcı ve kesin olarak çözüme kavuşturulması amacıyla; somut norm denetimi yoluyla, Anayasa’ya aykırılığı yönünde ciddi sebepler bulunan yasa hükmünün (TMK m. 308/1) iptali için, konunun Anayasa Mahkemesine iletilerek itiraz başvurusunda (Anayasa m. 11, 138/1, 152/2) bulunulması ve sonucunun beklenmesi en öncelikli çözüm yoludur. Eldeki davada, hiçbir çözüm yolu değerlendirilmemiş, bu yönlerden olumlu olumsuz bir karar alınmamış, temyiz edilen hükmün onanmasına karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle, değerli çoğunluktan farklı düşünüyor, onama görüşüne katılmıyorum.

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2023/7541 E., 2024/1196 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2023/7541 E.  ,  2024/1196 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/973 E., 2023/905 K. DAVA TARİHİ : 04.11.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kdz.Ereğli Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/958 E., 2023/210 K. Taraflar arasındaki evlat edinme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalıyı evlat edinmek istediklerini iddia ederek evlat edinmeye, davalının müvekkillerinin soyadını almasına ve nüfus kaydında anne ve baba adı olarak müvekkillerinin adlarının yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asıl, cevap dilekçesinde; davanın tüm talepleriyle birlikte kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal şartların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıların davalıyı birlikte evlat edinmelerine, davalının soyadının "AYGÜN" olarak değiştirilmesine, bu şekilde nüfusa kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı asıl, mahkemece nüfus kaydındaki anne baba adının da değiştirilerek nüfus kaydına davacıların adının anne baba olarak yazılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayırt etme gücüne sahip ergin kişilerin evlat edinilmesi halinde nüfus kayıtlarına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adlarının yazılacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı asıl, istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinme istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, erginlerin evlat edinilmesi halinde evlat edinenlerin adlarının, evlat edinilenin anne ve baba adı olarak nüfusa tesciline karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri; Anayasa Mahkemesi’nin 26.7.2023 tarihli, 2023/3 Esas, 2023/139 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/7746 E., 2024/6670 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2024/7746 E.  ,  2024/6670 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1477 E., 2024/520 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2022/103 K. Taraflar arasındaki evlat edinme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıllar ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde; davalıların ortak çocuğu küçük ...'i Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan alarak bir yıldan uzun süredir baktıklarını, küçüğü evlat edinmek istediklerini iddia ederek evlat edinmeye karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların gayri resmi birliktelikleri neticesinde davalı ...'nın hamile kaldığı, bu durumdan doğum yapana kadar davalı ...'in haberdar olmadığı, davalı ...'nın ailesi ile birlikte ikamet ettiği evinde ailesinden habersiz olarak tek başına doğum yaptığı, doğum sırasında çocuğun kordon bağını kestiği, kestikten sonra bağlamadığı ve çocuğu doğumdan sonra boş bir alana arsaya bıraktığı, çocuğun ağlama sesini duymaları üzerine mahalle sakinlerinin jandarmaya haber verdiği, daha sonra jandarma tarafından yapılan araştırma neticesinde çocuğun annesinin davalı ... olduğunun tespit edildiği, çocuğunda Çocuk Esirgeme Kurumuna yerleştirildiği, davalı ...'nın ihmali davranıştan kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandığı, davalı ...'in ise ilk başta çocuğun kendisinden olmadığı yönünde iddia bulunduğu, daha sonra DNA testi yaptırdığı, test sonucunda çocuğun kendisinden olduğunun tespit edilmesi üzerine çocuğu kabullendiği, çocuğun Çocuk Esirgeme Kurumu'na yerleştirilmesi neticesinde bakım sözleşmesi çerçevesinde davacılara teslim edildiği, çocuğun doğum sırasında kordon bağının bağlanmaması nedeniyle çocukta bir takım rahatsızlıklar olduğu, çocuğa serebnel palsi rahatsızlığı konulduğu, bu rahatsızlığın ise özel eğitim ve özel rehabilitasyon ile tedavi edilebileceği, Asp İl Müdürlüğünce çocuğun davacılara teslim edildikten sonra düzenlenen inceleme raporları, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve adli destek mağdur hizmetleri biriminde görevli üç kişilik uzman heyetçe düzenlenen sosyal inceleme raporu da göz önünde bulundurulduğunda davacıların çocuğu aldıklarından bu yana çocuğa çok iyi baktıkları, hastalığı ile ilgilendikleri, hastalığının tedavisi için maddî ve manevî bütün varlıklarını çocuğa seferber ettikleri anlaşılmış her ne kadar davalıların resmi olarak evlendiklerini bu evliliklerinden ortak iki çocuklarının daha olduğunu, küçük ...'e iyi bakacaklarını küçük ile iyi ilgileneceklerini, küçük ...'i görmek için Asp İl Müdürlüğüne defalarca gidildiği ancak çocuk ile görüşmenin yetkililerce engellendiğini bu nedenle davanın reddini talep etmiş iseler de dosya kapsamında Asp İl Müdürlüğünden istenen çocuğa ait evraklarda resmi olarak çocuk ile görüşülmek istenildiğine dair herhangi bir başvurunun olmadığı, davacı ve davacı tanıklarının anlatımlarında davalıların çocuk ile görüşmek için davalı ...'nın Ağır Ceza Mahkemesi'nde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmaya başlamasına kadar herhangi bir girişim ve taleplerinin olmadığı, bu davada yargılama başladıktan sonra cezasını hafifletmek amacıyla çocuğu şuanda istediğini beyan ettikleri, Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/395 Esas, 2021/32 Karar sayılı dosyasında davalı ...'nın küçük ...'e yönelik beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak olan altsoya karşı mağdurun hayati tehlike geçirecek şekilde kasten yaralanması neticesinde 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildiği ve bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmakla çocuğun davalı annenin gerek doğum sırasında ihmali davranışları gerekse doğumundan sonra davalı annenin ve davalı babanın çocukla herhangi bir iletişim kurmaması çocukla görüşmek için Asp İl Müdürlüğüne resmi başvuruda bulunmamaları göz önünde bulundurularak, davacıların çocuğun aldıkları günden itibaren çocuğa baktıkları, hastalığı ile ilgilendikleri, hastalığı hususunda maddî ve manevî olarak tüm sorumlulukları yerine getirdikleri, ayrıca sosyal inceleme raporunda da bahsedildiği üzere tarafların davalıların çocuğun bakımı ve gelişimi hususunda ve özellikle çocuğun hastalığı hususunda gerekli özen ve hassasiyete sahip olmadıklarının belirtilmesi ve çocuğun üstün menfaati de göz önünde bulundurularak davanın kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, küçüğün davacılar tarafından evlat edinilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile evlat edinilmek istenen çocuk ile davalı baba arasında tanıma yoluyla soybağının kurulduğu, baba ve annenin evlat edinme işlemine izin vermediği, her ne kadar davalı annenin çocuk doğduktan sonra "bakmak istemiyorum, evlat edinme işlemine muvafakatim vardır" yönünde önceden verilmiş beyanı bulunmakta ise de 5. Ağır Ceza Mahkemesi dosya içeriği, beyanda bulunduğu sırada davalı annenin yaşı, o esnada anne ve babanın evli olmaması ve yaşadığı sosyo kültürel ortam; bu beyan sonrası baba tarafından çocuğa ilişkin tanıma işleminin yapıldığı, anne ve babanın 13.06.2019 tarihinde evlendikleri, bu evlilik birliğinde evlat edinilmek istenen ... dışında 2 çocuklarının daha dünyaya geliği, dolayısıyla davalı anne ve babanın bir aile oluşturdukları, davalı anne ve baba hakkında düzenlenen SİR'e göre de evlat edinilmek istenen küçüğe bakacak yeterli koşullarının bulunduğu da anlaşılmakla koşulları oluşmayan evlat edinme isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabul edilmesi doğru olmadığından istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar, küçüğün kendilerine alıştığını, küçüğün yüksek menfaati gözetilerek davanın kabulü gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar vekili, aradan geçen zaman gözetildiğinde çocuğun alıştığı ortamdan ayrılmasının çocuğun psikolojik olarak zarar görmesine sebep olacağından müvekkillerinin evlat edinmeye onay verme kararı aldıklarını, davanın kabulü gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinme istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 4721 sayılı Kanun ile belirlenen evlat edinme sisteminde, evlat edinme davalarında karar verilirken dikkat edilmesi gereken en önemli husus çocuğun üstün yararıdır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; evlat edinilmek istenen küçüğün bebekliğinden bu yana davacı ailenin yanında bulunduğu, davacı aile ile arasında ebeveyn-çocuk ilişkisinin kurulduğu, düzenlenen sosyal inceleme raporlarında evlat edinilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olduğu şeklinde mütalaa bildirildiği, çocuğun özel bakım gerektiren bir rahatsızlığı olmasına rağmen davacı aile tarafından sahiplenildiği, sağlıklı olması için gösterilmesi gereken özeni davacı aile tarafından üst düzeyde gösterildiği, davalıların 2019 yılında evlenmelerine rağmen çocuklarını yanlarına almak için her hangi bir girişimde bulunmadıkları, davalı annenin doğum sonrasında çocuğa karşı olan hal ve hareketleri, davalı babanın bu süreçte davalı anneye ve küçüğe sahip çıkmamış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, küçüğün uyum sağladığı ve değer gördüğü ortamdan ayrılmasının çocuğun psikolojik ve fiziksel gelişimi açısından tehlikeli ve üstün yararına aykırı olduğu açıktır. Kaldı ki somut uyuşmazlıkta küçüğün evlat edinilmesinde esasen 4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesi gereğince davalı ana babanın rızası aranmasına gerek olmadığı halde, 31.05.2024 tarihli temyiz dilekçeleri ile davalılar evlat edinmeye rıza gösterdiklerini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini de talep etmişlerdir. O hâlde Mahkemece yapılacak iş, çocuğun üstün yararı gereğince Türk Medeni Kanunu'nun evlat edinmeye karar verilmesi için aradığı diğer şekil şartlarının da somut olayda gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar gözetilmeksizin salt kan bağına üstünlük tanınarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/5981 E., 2023/5703 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanun'un 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2023/5981 E.  ,  2023/5703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/738 E., 2023/684 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/252 E., 2023/77 K. Taraflar arasındaki evlat edinme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın baba tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak taraf teşkili sağlanmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın biyolojik baba vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı biyolojik baba vasisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde; ... Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde koruma ve bakım altında olan çocuklardan ...'yü evlat edinmek istediklerini, yasal şartların oluştuğunu iddia ederek evlat edinmeye ve İpek olan isminin...Hanım olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2022 tarih ve 2021/220 Esas ve 2022/118 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, biyolojik babanın rızasının aranmamasına, davacıların birlikte evlat edinmelerine, İpek'in adının...Hanım olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde biyolojik baba Yaşar tüm yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2022 tarih ve 2022/1583 Esas ve 2022/1608 Karar sayılı ilamı ile dava ve taraf ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulacağı, babanın hapis cezası ile hükümlü olduğu, ceza evinde bulunduğu, babaya vasi atanması için gereğinin yapılıp yapılmadığının dosyadan anlaşılamadığı, nüfus kaydında kısıtlandığına ilişkin kayda da rastlanmadığı, kısıtlı olan (olması gereken) kişiye yapılacak tebligatla taraf teşkili sağlanamayacağı, bu nedenle davalı ...'a vasi atanması dosyasının sonucunun beklenmesi (bu konun araştırılması ile gerekirse ihbar edilmesi), vasi atandıktan sonra vasisine usulünce dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut 27.10.2020 tarihli "Evlat Edinme Öncesi Geçici Bakım Sözleşmesi" uyarınca evlat edinilmek istenilen küçük ...'nün 27.10.2020 tarihinde davacıların yanına yerleştirildiği, biyolojik annesi (anne de küçük olduğundan velisi olan anne ve babasının izni ile birlikte) küçüğün davacıların yanına yerleştirildiği, 27.10.2020 tarihinden önce 14.10.2020 tarihinde evlat edinmeye rızasının olduğunu bildirdiği, küçük İpek'in doğum tarihi 19.08.2020 olduğu, biyolojik anne tarafından doğumdan 6 hafta sonra verilen rızanın geçerli olduğu, dosyaya biyolojik babanın rızasının aranmamasına ilişkin ... 2. Aile Mahkemesi'nin 2020/743 Esas sayılı 21.06.2021 tarihli kararı sunulduğu, işbu karara göre biyolojik babanın kim olduğunun belli olmaması nedeniyle rıza aranmama kararı verildiği, gelinen süreçte Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/11 Esas, 2022/108 Karar sayılı 23.02.2022 tarihli kararı ile küçük ile biyolojik basası ... arasında soybağı ilişkisi kurulduğu, kararın 10.05.2022 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle rıza aranıp aranmaması konusunda sebebin de değiştiği, babanın evlat edinmeye rızasının olup olmadığı konusunda bulunduğu ceza evinden segbis aracılığıyla beyanı alındığı, babanın evlat edinmeye rızasının olmadığını bildirdiği için babanın küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirip getirmediği hususunda değerlendirme yapıldığı, biyolojik babanın rızasının aranıp aranmaması konusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede; evlat edinilmek istenilen çocuğun evlilik dışı dünyaya geldiği, biyolojik babanın sanık olarak nitelikli cinsel istismar suçundan yargılanarak Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/132 Esas, 2020/161 Karar sayılı 09.12.2020 tarihli kararı ile cezalandırıldığı, hakkında verilen cezanın kesinleştiği ve bu suçtan halen daha hükümlü olarak ceza evinde bulunduğu, ceza yargılaması sırasında 24.09.2020 tarihinde alınan Adli Tıp Kurumu raporunda evlat edinilmek istenilen küçüğün babasının %99,99 ihtimalle sanık ... olduğunun tespit edilmesine rağmen ve yargılama sırasında mağdur ve ailesinin küçüğü sosyal hizmetler il müdürlüğüne teslim etmeden önce sanık ve ailesine teslim etmek istediklerine yönelik beyanları karşısında, biyolojik babanın ya da ailesinin küçüğün doğduğu 19.08.2020 tarihinden babalık davasının açıldığı 06.01.2022 tarihine kadar küçükle ilgilendiğine, arayıp sorduğuna dair bir savunmada bulunulmadığı, biyolojik babanın hükümlü olarak ceza evinde olması ve kesinleşmiş mahkumiyeti dikkate alındığında mevcut durumunun evlat edinmeye rıza göstermemeyi gerektirecek nitelikte olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, ...'nün davacılar tarafından evlat edinilmesi talebi bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 311 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 312 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca biyolojik baba ...'nın rızasının aranmamasına karar verilmesi gerektiği, davacıların kültürel ve sosyal durumları, dosyada mevcut uzman raporu, evlat edinme için gerekli şartların gerçekleştiği, davacıların evlat edinilen küçüğe gerekli imkanları sağlayacakları ve anne-baba sevgi ve şefkatini gösterecekleri kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, biyolojik baba ...'nın rızasının aranmamasına, ... ile ...'ın, ...'yü birlikte evlat edinmelerine, ...'nün adının...Hanım olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde biyolojik baba Yaşar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Biyolojik baba Yaşar vekili, müvekkili ile Hatice Ünlü arasında evlilik dışı bir birliktelik olduğunu ve çocuk İpek'in dünyaya geldiğini, müvekkilinin düşüncesinin her zaman evlilik olduğunu, müvekkilinin ceza yargılaması sonunda küçük İpek'le soybağını kurması ve sonrasında evlat edinme davası sürerken buna itiraz etmesinin bu iddialarını kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin ceza evinde olsa bile ailesine, çocuğuna bakabilecek manevî ve maddî yeterliliğe sahip olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde geçtiği şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, velâyet sahibi olmayan anne veya babanın rızasının da alınması gerektiğini, beyanlarını destekler nitelikte Yargıtay kararının bulunduğunu, küçüğe karşı ana ve babanın özen yükümlülüklerini yetine getirmediğinin tespiti için uzman raporunun dikkate alınarak rıza alınmamasına dair karar verilmesi gerektiğini İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, biyolojik babanın hükümlü olması nedeniyle hali hazırda velâyet görevini yerine getiremeyecek durumda olduğunun açık olduğu, evlat edinme kararının çocuğun yararına olacağının açık olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde biyolojik baba vasisi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Biyolojik baba vasisi, evlat edinilmesine karar verilen küçüğün babasının vasisi ve aynı zamanda annesi olduğunu, küçüğe kendilerinin bakabilecek durumda olduklarını, bu husus araştırılmadan karar verildiğini, oğlunun üç yıl sonra ceza evinden çıkacağını, gelini ile evleneceklerini, çocuklarını kendilerinin büyüteceklerini, davanın reddi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinme istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, biyolojik babanın rızasının aranmamasına karar verilmesinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 01.03.2022 tarihli 2021/8467 Esas, 2022/1832 Karar sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup biyolojik baba vasisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/2505 E., 2023/5792 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanun'un 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci, 312 nci, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2023/2505 E.  ,  2023/5792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1017 E., 2022/1938 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ: Karabük Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/642 E., 2022/294 K. Taraflar arasındaki evlat edinmede ana baba rızasının aranmaması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 06.08.2021 tarihinde doğan bebek ...'ın müdürlüklerince hazılanan sosyal inceleme raporu ve Komisyon karar tutanağında, evlat edinme hizmet modelinden yararlandırılmasının çocuğun üstün yararına olacağının belirtildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 311 inci maddesi gereği ...'ın evlat edindirilmesi için ana baba rızasının aranmamasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı anne ... ve baba ...'nın evlilik dışı birlikteliklerinden ikinci çocukları olan...’nun 06.08.2021 tarihinde dünyaya geldiği, davalının yeni doğan çocuk...'yu 16.08.2021 tarihinde Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim ettiği, tarafların 23.08.2021 tarihinde kuruma başvuruda bulunarak yeni doğan çocuk...’nun babaanne Nebahat'a teslim edilmesini talep ettikleri, Karabük Aile Mahkemesinin 2021/483 Esas 2021/535 Karar sayılı ilamı ile çocuk... hakkında acil koruma kararı verildiği, Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından alınan 08.10.2021 tarihli komisyon kararı ile çocuk... hakkında anne baba rızası aranmaksızın evlat edinme hizmet modelinden yararlandırılması kanaatinin oluştuğu, anne ve babanın dünyaya gelen ilk çocuklarını da kuruma teslim ettikleri, tarafların adli sicil kayıtlarının bulunduğu, uyuşturucu madde kullanım öykülerinin bulunduğu, tasvip edilmeyen yaşam tarzlarının bulunduğu, çocuğun bakım ve sorumluluğunu yerine getirecek bilince sahip olmadıkları, çocuğun doğumundan sonra davalılar tarafından bakım ve gözetiminin sağlanmadığı, bakımının kurum tarafından yapıldığı, çocuk hakkında evlat edinme talebinin bulunduğu, anne ve babanın küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmedikleri anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile Küçük ...'ın evlat edindirme işlemleri bakımından anne ve babasının rızasının 4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aranmamasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Küçük...'nun kurum tarafından evlat edindirmek amacıyla bir aileye yerleştirildiğini, bu işlemden sonra eldeki davanın açılmasına olanak bulunmadığını, ana baba rızasının aranmamasının hukuka aykırı olduğunu, annelik haklarının zedeleneceğini ileri sürerek hükmün tamamı yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2021 doğumlu küçük ...'ın 23.03.2021 tarihinde aile yanına yerleştirilmiş olduğu, küçüğün kurum yurtlarına yerleştirilmesi evlat edinme davasından önce rıza aranmaması davasının açılmasına engel değil ise de aile yanına yerleştirilmesinin evlat edinme davasında önce ayrı bir dava olarak evlat edinmede ana/baba rızasının aranmaması davasına engel teşkil ettiği, küçüğün aile yanına yerleştirilmiş olmasına göre, ana ve baba rızasının aranmaması konusunun evlat edinme davası içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle, aracı kurumun başvuru süresini geçirmediğini, çocuğun anne ve babasının çocuğa bakmadıklarını, kararın çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu, çocuğun anne ve babasının ileride açılacak davada, evlat edinecek aileye ulaşarak para isteme yahut tehdit eylemlerinin yaşanabileceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinmede ana baba rızası aranmaması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, aile yanına yerleştirilen çocuk konusunda ana baba rızası aranmaması hususunun evlat edinme davasından önce incelenip incelenemeyeceği, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci, 312 nci, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

35 yaşındaki Bay (Y), 6 yaşındaki bir çocuğu hukuki yollarla kendi soybağına dahil etmek ve onunla sürekli bir hısımlık ilişkisi kurmak istemektedir. Bu sürece dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Bu hukuki ilişkinin kurulabilmesi için mutlaka bir mahkeme kararının bulunması gerekir.
B) Küçük olan çocuk, kendisini bu statüye alan kişinin soyadını taşır.
C) Kurulan bu yapay hısımlık ilişkisiyle çocuk, sadece kendisini yanına alana hısım olur, onun akrabalarıyla hısımlık bağı kurulmaz.
D) İlişkinin kurulmasıyla çocuk, miras hukukundaki zümre sistemine göre 1. zümreden mirasçı sıfatını kazanır.
E) Bu bağın kurulması için sadece tarafların noter huzurunda yapacağı yazılı bir sözleşme hukuken yeterli ve kesin sonuç doğurucudur.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol