4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 318

Türk Medeni Kanunu 318. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 318- Evlât edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlâtlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecek olursa, bu yola gidilemez. II. Hak düşürücü süre

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

8 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2007/1912 E., 2008/2392 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
(Tebligat Kanunu m.21) Gerçekleşen bu durum karşısında hükmün kesinleşmediği ve Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesi uyarınca, esasa ilişkin noksanlıklardan biriyle sakat olması halinde Cumhuriyet Savcısının evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebileceği de gözönüne alınarak, kanun yararına bozma isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2007/1912 E.  ,  2008/2392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Evlat Edinme Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlıgının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılıgı tarafından istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesi, kesin olarak verilen hükümlerle niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ihtiva eden ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümlerin, Adalet Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceğini hükme bağlamıştır. Davalıya hükmün tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasında komşu imzası bulunmadığından tebligat geçersizdir. (Tebligat Kanunu m.21) Gerçekleşen bu durum karşısında hükmün kesinleşmediği ve Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesi uyarınca, esasa ilişkin noksanlıklardan biriyle sakat olması halinde Cumhuriyet Savcısının evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebileceği de gözönüne alınarak, kanun yararına bozma isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeple Cumhuriyet Savcılığının kanun yararına temyiz isteğinin REDDİNE, oyçokluğuyla karar verildi.27.02.2008 (Çrş.) KARŞI OY YAZISI Kararın taraflara tebliğ edildiği ve süresi içinde temyiz edilmeyerek 13.9.2006 tarihinde kesinleştiği, bu hususun hakim tarafından kararın altına şerh konulmak suretiyle belirtildiği anlaşılmaktadır. Taraflara yapılmış bir tebligat vardır ve tebliğle ilgili bir usulsüzlük iddiası da bulunmamaktadır. Kaldı ki, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. (Tebligat K.m.32/1) Karar, davalının da isteğine uygun olduğuna göre, artık, kararın davalıya tebliğinin usulüne uygun mu değil mi olduğu, davalının bu yönde bir başvurusu olursa incelenebilir. Ortada, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş olan bir hüküm mevcuttur. Kanun yararına temyizin koşulu gerçekleşmiştir. Bu bakımdan, sayın çoğunluğun “davalıya yapılmış olan tebliği geçersiz sayan ve bunun sonucu olarak kararı kesinleşmemiş kabul eden” görüşüne katılmıyorum. Diğer taraftan; Yargıtay, kanun yararına temyiz talebiyle önüne gelmiş bir kararı, bozma sebebinin yerinde olup olmadığıyla sınırlı olarak inceleyebilir. Gösterilen bozma sebebini yerinde görürse hükmü, sonuca etkili olmamak üzere bozar. Görmezse temyiz istemini reddeder. Bunun dışında inceleme yapamaz veya hükmü başka bir sebepten dolayı bozamaz. Yerel Cumhuriyet Savcılığının, Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesi uyarınca “evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası” açabilecek olması, kanun yararına temyize başvurmaya engel olmadığı gibi, bu temyizle elde edilmek istenen, verilmiş ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bir hükmün “yürürlükteki hukuka aykırılığını” ortadan kaldırmayacaktır. Çünkü, Cumhuriyet Savcısının Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesine dayanarak açacağı dava sonucunda elde edeceği hüküm, kesinleşmiş olan evlatlık ilişkisini, bütün hukuki sonuçlarıyla birlikte kurulduğu andan itibaren değil, ancak ileriye dönük olarak ortadan kaldıracaktır. Bu bakımdan; gerekçedeki “yerel Cumhuriyet Savcılığının 30.10.2006 günlü isteminin, yerel mahkemece Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine” ilişkin sayın çoğunluk görüşüne de katılmıyorum. Sonuç olarak temyiz dilekçesinde gösterilen bozma isteği yerindedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesi gereğince, sonuca etkili olmamak üzere, gösterilen sebep doğrultusunda kanun yararına bozulmasına karar verilmelidir.

Diğer kararlar (4)

yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 318 ]
2. Hukuk Dairesi 2009/21848 E., 2011/1936 K. 2. Hukuk Dairesi 2009/21848 E., 2011/1936 K. - BİRLİKTE EVLAT EDİNME- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 282 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 306 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 318 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 319 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 427 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacıların, 20/1/2009 tarihinde açtıkları davada, davalıların müşterek çocuğu E......'ı evlat edinmelerine karar verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 306. maddesinin 2. fıkrasına göre, eşlerin birlikte evlat edinmeleri için en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekmektedir. Dosya içinde mevcut nüfus kayıt örneklerinden, davacı N....'nin dava tarihinde otuz yaşından küçük olduğu, ayrıca diğer davacı M..... S.... ile 26/6/2007 tarihinde evlendikleri, evlilik sürelerinin beş yıldan az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yasal şartların oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanununun 306. maddesi hükmüne aykırı olarak davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oyçokluğuyla karar verildi. 9/2/201 KARŞI OY YAZISI Türk Medeni Kanununun 282. maddesi, genel olarak soybağının kurulmasını düzenlemiş, çocuk ile ana arasındaki soybağının doğumla, çocuk ile baba arasındaki soybağının ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim hükmü ile kurulacağını, ayrıca soybağının evlat edinme yoluyla da kurulabileceğini hüküm altına almıştır. Yasadaki düzenlemeler ve yargılama usullerinden de anlaşılacağı gibi, soybağı davaları bu arada doğal olarak da evlat edinme davaları, kamu düzenine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesi ile getirilen hükümle, esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilecektir. Bu nedenle, kurulmuş bulunan evlat edinme ilişkisindeki esaslı noksanlık, artık, bu noksanlığın öğrenilmesinde, kamu adına ilişkinin kaldırılması yoluyla dava açılmasını mümkün kılacaktır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/7. maddesinde, kesin olarak verilen hükümlerle, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümlerin, kanun yararına temyiz edilebileceği belirtilmiştir. Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesi uyarınca, esaslı noksanlıkları içeren evlat edinme ilişkisi, Türk Medeni Kanununun 319. maddedeki hak düşürücü süreler içerisinde, kamu düzeni açısından kesinleşmeyecektir. Esasa ilişkin noksanlığı belirleyen Cumhuriyet savcısı, ilişkinin kaldırılması için dava açabilme olanağına sahip bulunmaktadır. Esasa ilişkin noksanlığı öğrenen Cumhuriyet savcısının kanun yararına bozma istemi ile temyiz yerine ilişkinin kaldırılması için dava açması yasanın aradığı temel amaçtır. Zira, kanun yararına bozma, taraflar açısından sonuç doğurmayacak, bu durum, yasaya aykırı ve esasla unsurlardaki eksikliklerine karşın, evlat edinme ilişkisinin kurulmasını sağlayabilecektir. Esasa ilişkin noksanlıkları öğrenen Cumhuriyet savcısının, dava açarak evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını temin olanağının bulunması ve kamu düzeni açısından kesinleşmemiş olan hükümle ilgili olarak, kanun yararına temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.
8. Hukuk Dairesi, 2019/6536 E., 2021/3934 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Evlat edinen Ayşe'nin beklenen mirasçıları vekili dava dilekçesi ile; TMK'nin 317 ve 318. maddeleri gereği müteveffa Ayşe'nin davalı ...'ü evlat edinme işleminin usule ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını istemiştir.
8. Hukuk Dairesi         2019/6536 E.  ,  2021/3934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Konya 4. Aile Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/244 Esas, 2019/182 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Evlat edinen Ayşe'nin beklenen mirasçıları vekili dava dilekçesi ile; TMK'nin 317 ve 318. maddeleri gereği müteveffa Ayşe'nin davalı ...'ü evlat edinme işleminin usule ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesindeki iddiaları reddederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince "Davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince davalı müvekkili lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik istinaf talebinin HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulüne ve davalı lehine AAÜT'ye göre tayin ve taktir edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının 1, 2, 3, 4, 5. bentlerinin aynen muhafazasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 318.madde kapsamında kapsamında evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesi de dahil istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul kararı verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesi durumunda öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, davanın esasına yönelik herhangi bir hüküm kurulmadan İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının sadece vekalet ücretine ilişkin olarak düzeltilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmaması ve yeniden tüm talepler hakkında hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi (2.) Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2019/2577 E., 2020/1396 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAdana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
TMK'nin 318. maddesinde, evlât edinmenin esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakat olması durumunda, Cumhuriyet Savcısı veya her ilgilinin evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebileceği;
8. Hukuk Dairesi         2019/2577 E.  ,  2020/1396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Tarsus 1. Aile Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/78 Esas, 2017/727 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların kardeşi evlat edinen ...'ın evlat edinme tarihinde ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek ... ile arasındaki evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını istemiş; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı vekilince istinaf isteminin esastan reddi kararı temyiz edilmiştir. TMK'nin 318. maddesinde, evlât edinmenin esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakat olması durumunda, Cumhuriyet Savcısı veya her ilgilinin evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebileceği; 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken her erginin kısıtlanacağı; 449. maddesinde, vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmanın yasak olduğu; 463. maddesinde de, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini almak kaydıyla vesayet altındaki kişinin evlât edinmesinin mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların kardeşi ...'ın Tarsus 2. Aile Mahkemesi'nin 2014/74 esas sayılı dosyasında eşi ...'ın önceki evliliğinden olma kızı davalı ...'i evlat edinmek için ... ve ...'i hasım göstermek suretiyle dava açtığı, yargılama aşamasında davacı ...'in eşi ... ile davalı ...'in eşi ...'ın davaya muvafakat ettiği fakat davacı ...'in akli melekeleri hususunda Mahkemece şüphe duyulması üzerine re'sen Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunularak vasi tayini hususunda gerekli değerlendirmenin yapılmasının istendiği, ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince davacı ... hakkında düzenlenen 03.04.2015 tarihli raporda, adı geçenin Alzheimer tipi demans hastası olduğu ve vasi tayininin uygun olduğunun bildirilmesi üzerine, Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesince 29.06.2015 kesinleşme tarihli, 2014/899-2015/387 sayılı karar ile davacı ...'in kısıtlanmasına ve davalı ...'in eşi ... ...'in vasi olarak atanmasına karar verildiği, vasi ...'ın talebi üzerine vesayet makamınca 30.06.2015 tarihli ek karar ile evlat edinme davasında kısıtlıyı temsil etmek üzere husumete izin kararı, 27.10.2015 tarihli ek karar ile de kısıtlı ...'ın ...'i evlat edinmesine izin kararı verildiği, denetim makamı Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesince de 08.01.2016 kesinleşme tarihli, 2015/774-895 sayılı kararı ile kısıtlı ...'ın davalı ...'i evlat edinmesine izin verildiği, nihayet Tarsus 2. Aile Mahkemesince 28.01.2016 tarihli, 2014/74-2016/52 sayılı karar ile kısıtlı ...'ın davalı ...'i evlat edinmesine karar verildiği, temyiz haklarından feragat edilmesi üzerine kararın 05.02.2016 tarihinde kesinleştiği, ...'ın 16.03.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kısıtlı kişilerin evlat edinmesi mümkün olduğuna ve somut olayda kısıtlı ... davalı ...'i yasanın aradığı prosedüre uygun olarak evlat edindiğine göre; evlat edinenin kısıtlılık halinin TMK'nin 318. maddesi kapsamında esasa ilişkin noksanlık kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf isteminin esastan reddi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi (2.) Hukuk Dairesinin 25.01.2019 tarihli ve 2018/482 Esas, 2019/117 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nin 373/1. maddesi gereği kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi (2.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise Tarsus 1. Aile Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 318 ]
2. Hukuk Dairesi 2008/248 E., 2009/7129 K. 2. Hukuk Dairesi 2008/248 E., 2009/7129 K. - EVLATLIK İLİŞKİSİNİN KALDIRILMASI - HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 313 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 316 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 318 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 319 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; evlatlık ilişkisinin kaldırılması isteğine ilişkin olup, evlat edinenler tarafından evlatlığa karşı açılmıştır. Davacılar, evlat edinme kararının Türk Medeni Kanunu'nun 313/3. maddesinde yer alan "evlat edinilenin en az beş yıldan beri evlat edinenlerle aile halinde birlikte yaşamış olması" şartı gerçekleşmeden ve aynı Yasa'nın 316. maddesinde ifade olunan araştırma yapılmadan verildiğini, bu sebeple evlat edinmenin esasa ilişkin noksanlıkla sakat olduğunu ve evlatlığın, evlat edinenlere karşı yasal ve ailevi yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını istemişlerdir. Buna göre dava, Türk Medeni Kanunu'nun 318/1. maddesi yanında evlatlığın, evlat edinenlere karşı görevlerini yerine getirmemiş olmasına da dayanmaktadır. Evlat edinme kararı, davacıların başvurusu üzerine verilmiş ve temyiz edilmeyerek 25.11.2004 tarihinde kesinleşmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 258. maddesinde öngörülen evlatlık akdinin iptali müessesesine yer verilmemiştir. Bu nedenle, evlatlığın, evlat edinenlere karşı mükellef olduğu vazifeleri ifada ihmal göstermesi, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebi oluşturmaz. Evlatlık ilişkisinin esasa ilişkin noksanlıklardan biriyle sakat olması, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebidir (TMK m. 318/1). Ancak, davanın evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her halde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl içinde açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü süredir (TMK m. 319) ve hakim tarafından re'sen gözetilir. Dava, 26.07.2006 tarihinde açılmıştır. Evlat edinme kararı, davacıların başvurusu üzerine verildiğine, davacılar esasa ilişkin noksanlığı bildiklerine göre, Türk Medeni Kanunu'nun 319/1. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Davanın açıklanan sebeple reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Sonuç: Hükmün yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, evlat edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını kimler isteyemez?

A) Cumhuriyet savcısı
B) Her ilgili
C) Evlat edinenin altsoyu
D) Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasında menfaati olan herkes
E) Sadece evlat edinen