4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 327

Türk Medeni Kanunu 327. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 327- Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler. II. Süresi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

29 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2012/9950 E., 2013/3098 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
Türk Medeni Kanunun 327. maddesinde;
2. Hukuk Dairesi         2012/9950 E.  ,  2013/3098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Araç Satışına İzin Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Türk Medeni Kanunun 327. maddesinde; Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı halinde, hakimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler. 342. maddesinde; Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler. İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler. Vesayet makamlarının İznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır. 356. maddesinde; Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği Ölçüde sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir. Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk varsa hakim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisini tanıyabilir 363. maddesinde; Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler. Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar. 462. maddesi ikinci fıkrasında: aşağıdaki hallerde vesayet makamının izni gereklidir. Olağan yönetim ve İşletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,...hükümleri yer almaktadır. Türk Medeni Kanununun 327. ve 356. maddelerine uygun olarak çocuğun eğitimi, bakımı korunması için ana baba yoksul oldukları takdirde veya çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunlu olan hallerde hakim, çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bîr miktar malın sarfedilmesi konusunda ana babaya izin verecek veya onlara belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisi tanıyacaktır. Somut olayımızda ise; küçük Beliz 'in Türk Medeni Kanununun 336/son maddesi gereğince velisi olan davacı annesi, küçüğe miras kalan aracı satmak için hakimden izin istemiştir. Bu olayda Türk Medeni Kanununun 327 ve 356. madde koşulları iddia edilmediği gibi koşulların oluştuğu da kanıtlanmamıştır. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere davacı anne küçüğün velisi ve yasal tek temsilcisidir. Türk Medeni Kanununun 342 ve 462/2. maddeleri gereğince 327. ve 356. madde hükümleri koşullarının oluşması dışında hakimden izin almaksızın taşınır olsun taşınmaz olsun çocuk mallarını satabilecek, 360. ve 361. maddelerdeki olumsuz koşullar gerçekleşmedikçe onun mallarını yönetecek ve bununla yükümlü olacaktır. (TMK. md. 352) Yönetim hakkı sona erince de çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyımına devredecektir. (TMK. md. 362).Bu itibarla davacının izin talebinde hukuki yararı bulunmadığından satışa izin isteğinin reddine ilişkin hüküm, sonucu itibariyle yerinde görülmüş, davacının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.02.2013 (Pzt.)

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2015/8027 E., 2015/12281 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
ı veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı halinde, hakimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler(TMK. madde 327).
2. Hukuk Dairesi         2015/8027 E.  ,  2015/12281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması Nedeniyle Tazminat Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı halinde, hakimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler(TMK. madde 327). Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler. İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler.Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır (Tmk madde 342). Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir. Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk varsa hakim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisini tanıyabilir (TMK. madde 356). Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler. Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar (TMK. madde 363). Türk Medeni Kanununun 462/1.maddesi; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulmasını vesayet makamının iznine bağladığına göre, Türk Medeni Kanununun 327.ve 356. maddeleri gereğince ana ve baba yoksul oldukları takdirde veya çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunlu olan hallerde hakim, çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar malın sarfedilmesi konusunda ana babaya izin verecek veya onun belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisi tanıyacaktır. Somut olayımızda ;davanın konusu ergin olan çocuk tarafından baba aleyhine açılan Türk Medeni Kanununun 363. maddesine dayalı ana ve babanın sorumluluğundan kaynaklanan tazminattır. Hakim, Türk hukukunu resen uygular (HMK madde 33). Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen maddeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.06.2015(Çarş.)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
**- VELİNİN KÜÇÜĞÜN MALLARINI SATMASINDA KURAL OLARAK HAKİM İZNİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 327 ]
2. Hukuk Dairesi 2009/16845 E., 2010/5916 K. 2. Hukuk Dairesi 2009/16845 E., 2010/5916 K. - VELİNİN KÜÇÜĞÜN MALLARINI SATMASINDA KURAL OLARAK HAKİM İZNİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 327 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 342 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 352 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 356 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 360 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 361 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 362 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 462 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekili tarafından açılan davada, davacının nikahsız birlikteliğinden olma M… …… isimli çocuğunun 18 yaşını doldurmak üzere olduğunu, reşit olduğu takdirde mallarını satacağını söylediğini belirterek, küçüğün korunması için malların annesi tarafından satılmasına izin verilmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Olayda Türk Medeni Kanununun 327 ve 356. madde koşulları iddia edilmediği gibi koşulların oluştuğu da kanıtlanmamıştır. Davacı anne küçüğün velisi ve yasal tek temsilcisidir. Türk Medeni Kanununun 342 ve 462/1-2.maddeleri gereğince 327. ve 356.madde hükümleri koşullarının oluşması dışında hakimden izin almaksızın taşınır veya taşınmaz hangisi olursa olsun çocuk mallarını satabilecek, 360. ve 361.maddelerdeki olumsuz koşullar gerçekleşmedikçe onun mallarını yönetecek ve bununla yükümlü olacaktır. (TMK.md.352) Yönetim hakkı sona erince de çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyımına devredecektir. (TMK.md.362) Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 29.03.2010 (Pzt.)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- VELAYET**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 327 ]
3. Hukuk Dairesi 2010/14433 E., 2010/16126 K. 3. Hukuk Dairesi 2010/14433 E., 2010/16126 K. - İŞTİRAK NAFAKASI - VELAYET- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 327 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 328 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 329 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili ile davalının boşandıklarını, boşanma sonucunda müşterek küçük çocuk Nazan'ın velayetinin davalı babaya verildiğini ve ilamın kesinleştiğini, ancak, davalı babanın yurt dışında çalıştığını, müşterek çocuğun müvekkili olan davacı annenin yanında kaldığını, anne tarafından bakıldığını, davalının (babanın) ise hiçbir katkısının bulun-madığını, müvekkili davacının asgari ücretle çalıştığını ve müşterek çocuğun orta okulda eğitim görmesi nedeniyle anne tarafından ihtiyaçların karşılanamadığını, davalı babanın katkısının gerektiği ileri sürülerek aylık 1.000 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevabında; müşterek çocuğun 4 yıldır davacının (annenin) yanında kaldığını, ancak, velayetinin davalı babada bulunduğunu, bu nedenle davacının iştirak nafakası davası açamayacagı savunmasında bulunularak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, müşterek çocuğun davacı anne yanında kaldığı sabit ise de; velayetinin davalı babada bulunduğu, öncelikle velayetin değiştirilmesinin gerektiği, velayet değiştirilmeden nafakaya hükmolunmasının karışıklığa neden olabileceği, davacı tarafından velayetin değiştirilmesine ilişkin dava açılmadığı, velayetin değiştirilmesine ilişkin karar verilmediğinden nafakaya da hükmolu-namayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Boşanma sonucunda müşterek çocuğun velayetinin davalı babaya verildiği ve halen velayetin davalı babada bulunduğunda uyuşmazlık yoktur. Davalı baba yurt dışında çalışmakta olup, dört yıldır müşterek çocuk davacı annenin yanında kalmakta olup anne tarafından bakılmaktadır. Dava 2006 yılında açılmıştır. Bu konularda da taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. TMK'nın 327. maddesinin 1. fıkrasında "çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve baba tarafından karşılanır", aynı Kanun'un 328/1. maddesinde "ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder", 329/1. maddesinde de "küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davalı baba yurt dışında olup, müşterek çocuğa dört yıldır fiilen anne bakmaktadır. İştirak nafakası velayetin fiilen (eylemli olarak) kullanılmasına bağlı bir haktır. Velayet anne veya babada olup da, şayet velayet kendisinde olan eş çocuğa bakmayıp karşı taraf çocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan, velayetin nezi davası açmak zorunda olmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir. Velayet değiştirilmeden çocuğa bakan iştirak nafakası davası açıp iştirak nafakasına hükmolunduktan sonra çocuk velayetinde bulunduğu tarafın yanına giderse, bu taraf nafakanın kaldırılmasını her zaman isteyebilir ve nafaka kaldırılır. Açıklanan nedenlerle davacı anne yanında kalan ve anne tarafından bakılan müşterek çocuk için hakkaniyete uygun bir miktarda iştirak nafakasına hükmolunmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 327 ]
2. Hukuk Dairesi 2007/12186 E., 2008/11753 K. 2. Hukuk Dairesi 2007/12186 E., 2008/11753 K. - BABALIK DAVASI - GÖREVLİ MAHKEME - NAFAKA - TAZMİNAT- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 304 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 327 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 328 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 330 ] - 4787 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA... [ Madde 4 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve Özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz istemi yersizdir. 2-Türk Medeni Kanunu'nun 304. maddesi, babalık davalarında ananın mali haklarını hüküm altına almıştır. Anılan maddede manevi tazminata yer verilmediği gibi, ayrıca maddi tazminat da düzenlenmemiştir. Davacı kadının Türk Medeni Kanunu'nun 304. maddesinde yazılan mali haklar dışındaki maddi ve manevi tazminat istemi Borçlar Kanunu'ndan kaynaklanmakta olup, aile mahkemelerinin görev alanı dışındadır. Talep olunan miktara göre de Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, bu isteklerle ilgili davacıya nisbi harcın tamamlanması için önel verilmesi, verilen süre içinde eksik nîsbi harç tamamlandığı takdirde bu talepler yönünden tefrik ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3- Mahkemece davalının babalığına karar verilmiş, çocuk ile davalı arasında soybağı kurulmuştur. Küçük İskender halen anne yanında olup, bakımı ve ihtiyaçları davacı anne tarafından karşılanmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 327-330. maddeleri dikkate alınarak çocuk için uygun bir miktar nafaka takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle (BOZULMASINA), bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer hususların 1. bentte gösterilen nedenlerle (ONANMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.