4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 326

Türk Medeni Kanunu 326. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 326- Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır. Çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz. D. Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama I. Kapsamı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

8 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2024/1475 E., 2024/2282 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci ve 326 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2024/1475 E.  ,  2024/2282 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1266 E., 2023/2616 K. DAVA TARİHİ : ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/109 E., 2023/36 K. Taraflar arasındaki velâyetin değiştirilmesi olmadığı takdirde kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı baba vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı baba vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2006 yılında evlendiklerini ve 2007 yılında ortak çocuk ...'in dünyaya geldiğini, tarafların Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/302 Esas ve 2013/187 Karar sayılı kararı ile 10.09.2013 tarihinde boşandıklarını, dava sonucunda ortak çocuk ... 'in velâyetinin davalı anneye verildiğini, baba ile de kişisel ilişki tesis edildiğini, davalının ailesinin engellemeleri yüzünden yıllarca ortak çocuğu davacıya ve ailesine gösterilmediğini, ortak çocuk ile babanın iletişim kurmasının engellediğini, gönderilen hediyelerin kabul edilmeyerek iade edildiğini, ortak çocuğun ismi ... olmasına rağmen davalının ve ailesinin ... diye hitap ettiğini, davalının velâyet hakkını kötüye kullandığını, müvekkilinin maddî ve manevî olarak ortak çocuğa bakabilecek durumda olduğunu, müvekkilinin yazlık bir bölgede bulunan yıllardır işletiği elektrik tesisat dükkanı bulunduğunu, işe giriş çıkış saatlerinin belli olduğunu, güvenilir bir yer olduğunu, ortak çocuğun sosyal yaşamına uygun bir yer olduğunu, annenin ortak çocuk üzerinde psikolojik baskısının bulunduğunu, çocuğun bir tornacının yanında çalıştırıldığını, müvekkilinin çocuğa devamlı kötülendiğini beyanla davanın kabulü ile ortak çocuğun velâyetinin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmesini, talebin kabul edilmediği takdirde ortak çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin yeniden tesis edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların yerinde olmadığını, asıl diğer tarafın çocuğu merak etmediğini, görmeye dahi gelmediğini, nafakasını ödemediğini, çocuğun velâyet görevlerini ihmal etmediğini, davacının asıl amacının çocuğu kendisine ait işyerinde çalıştırarak kendisine bu şekilde destek sağlamak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların 10.04.2006 tarihinde evlendiklerini, tarafların ortak çocukları ...'in 13.02.2007 tarihinde dünyaya geldiğini, tarafların Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2013 tarihli, 2012/302 Esas, 2013/187 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma kararı ile ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiğini, baba ile çocuk arasında her ayın 1. ve 3. haftası cumartesi saat 09.00 dan aynı gün saat 17.00 a kadar, dini bayramların 2. günü saat 09.00 ile aynı gün saat 17.00 arasında kişisel ilişki tesisine ve ortak çocuk lehine aylık 150,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, kararın 27.11.2013 tarihinde kesinleştiğini, ortak çocuğun boşanma kararından bu yana annesi ile birlikte yaşadığını, ihtiyaçlarının anne tarafından karşılandığını, davacı babanın Mahkemece hükmedilen iştirak nafakasını ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını ve Aydın 1. İcra Ceza Mahkemesinin 25.06.2013 tarihli, 2013/241 Esas, 2013/838 Karar sayılı ilamı ile davacının nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan 3 ay tazyik hapis ile cezalandırıldığını, baba ve çocuğun boşanma kararından bu yana görüşmediğini, her ne kadar davacı tarafça, davalının ve ailesinin baba ile çocuğun görüşmesini engellediği iddia edilmiş ise de davacının mahkeme kararına istinaden çocuk teslimi konusunda icra müdürlüğüne her hangi bir başvuruda bulunmadığını, sosyal hizmet uzmanı bilirkişinin çocuğun anne ile yaşamaya devam etmesinin, velâyetin annede olmasının ve baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmamasının çocuğun yararına olacağı kanaatini bildirildiğini, idrak çağında olan ortak çocuğun da anne yanında kalmak istediğini, babası ile görüşmek istemediğini beyan ettiği, bu haliyle velâyetin değiştirilmesinin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı baba vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davacı baba vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı baba vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebinin reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesi talebinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı ve kişisel ilişki yönünden davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci ve 326 ncı maddeleri; 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü ve 12 nci maddeleri; Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesinni 3 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı baba vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2024/1043 E., 2024/2280 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci, 326 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2024/1043 E.  ,  2024/2280 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1474 E., 2023/2021 K. DAVA TARİHİ : ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/519 E., 2023/120 K. Taraflar arasındaki velâyetin değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı baba vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı baba vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı baba vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların İzmir 1. Aile Mahkemesinin 2016/167 Esas, 2017/7 Karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, karara göre 07.03.2015 doğumlu ortak çocuk ...'ın velâyetinin anneye verildiğini, baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulduğunu, ortak çocuğun kişisel ilişki kurulduğu zamanlarda annesinin kendisine kızdığını, hatta dövdüğünü söylediğini, müvekkilinin hemen harekete geçmeyip durumu gözlemledikten sonra harekete geçmeyi tercih ettiğini, en son 2021 yılı Temmuz ayı sonlarında ortak çocuk ve önceki evliliğinden olan kızıyla birlikte görüştüklerinde çocuğun annesinin kendisine sürekli kızdığını, kızınca yumruk attığını, hatta annesinin en son vurduğu yerde el izinin olduğunu söyleyerek tişörtünün açması üzerine gördüğü darp izi karşısında şaşırdığını, çocuğun fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını iddia ederek velâyetin değiştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı anne vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çocuğuyla kişisel ilişkisini düzenli sürdürmediğini, ortak çocukla kurduğu kişisel ilişki zamanlarında birlikte yaşadığı yabancı uyruklu kadınları getirdiğini, çocuğu teslim ederken 3-4 gün önce ablası ve eniştesiyle birlikte ormana pikniğe gittiklerini, dönüşte çocuğun sırtında kızarıklıkları olduğunu söyleyip açık eczane bulurlarsa ilaç almasını istediğini söylediğini, buna rağmen davacının eldeki davayı açtığını, bu davayı açmasının asıl nedeninin boşanma ilamı ile hükmedilen tazminat ve nafakaları ödememesi ve nafaka alacaklarının ÜFE artışından kaynaklanan birikmiş farklarının tahsili için icra takibine başlanılması olduğunu, takipten sonra davacının 12.07.2021 tarihinde müvekkiline whatsapptan mesaj göndererek hakaret ve tehditlerde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların 05.05.2012 tarihinde evlendikleri ve 12.01.2017 tarihinde boşandıkları, ortak çocuk ... 'ın velâyetinin davalı anneye verildiği, tarafların ortak çocuğu ...'ın 07.03.2015 doğumlu olduğu, ortak çocuğun uzman görüşmesinde annesi ile yaşamaktan mutlu olduğunu belirttiği, çocuğun baba ile de samimi ilişkiler içerisinde olduğu, çocuğun uzman görüşmelerindeki beyanlarında davalı annesinin şiddetine maruz kalmadığını beyan ettiği, çocuğun yaşı ve gelişimsel özellikleri dikkate alındığında, davalı annenin velâyet görevini kötüye kullandığına ilişkin bir hususun ispatlanamadığı, ortak çocuğun velâyetinin davalı annede kalmasının ortak çocuğun yüksek yararına olduğu belirtilerek velâyet değişikliği davasının reddine ve kişisel ilişkinin yatılı olacak şekilde yeniden düzenlenmesi talebinin dava dilekçesinde bulunmadığı ve talebin ayrı bir dava konusu olduğundan davacının yatılı kişisel ilişki kurulması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı baba vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, velâyetin değiştirilmesi talebinin reddi ile kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebi hakkında verilen karar yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ve özellikle iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı gereğinde kişisel ilişki talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davacı baba vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı baba vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı baba vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kişisel ilişkinin yatılı olacak şekilde yeniden düzenlenmesine karar verilmesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava velâyetin değiştirilmesi davası olup davacının usulünce açılmış kişisel ilişki değiştirilmesi davası bulunup bulunmadığı, sonradan bu talepte bulunmasının davanın genişletilmesi niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci, 326 ncı maddeleri; 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü ve 12 nci maddeleri; Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı baba vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...
2. Hukuk Dairesi, 2023/10080 E., 2024/2290 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci ve 326 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2023/10080 E.  ,  2024/2290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/902 E., 2023/1646 K. KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/493 E., 2023/115 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı anne tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı baba vekili dava dilekçesinde özetle; davacının evli ve üç çocuk babasıyken davalı ... Ç. ile dört yıl kadar imam nikahlı birlikteliklerinden ... isimli bir çocuklarının olduğunu, davacının çocuğu nüfus kaydına geçirdiğini, davalının 2020 yılında çocuğu alarak evi terk ettiğini, davacının tüm çabalarına karşın davalıya ve çocuğuna ulaşamadığını bildirerek, davacı ve çocuğu arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı anne vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının evli ve çocuğunun olduğundan haberinin olmadığını, evli olduğunu öğrendikten sonra ayrılma kararı aldığını, hiçbir zaman kızını babası ile görüştürmeme gibi bir girişiminin bulunmadığını, şuanki eşi ile kızının çok güzel bir ilişkisinin olduğunu, kızının babası yanında yatılı kalmasını veya şehir dışına çıkartılmasını istemediğini, çocuğuna nafaka bağlanmasını talep ettiğini, babasının kızını mahkemenin öngördüğü günlerde görebileceğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çocuğun evlilik dışı dünyaya geldiğini ve tanıma yoluyla davacı babanın nüfusuna kaydedildiğini, çocuğunun 31.12.2017 doğumlu olduğunu, davalı annenin ortak çocuğun bakım, gelişim, eğitimini desteklediğini, ayrılık sürecinde de ailesi ve yeni eşinin desteğiyle sorumluluğu üstlenmeye devam ettiğini, ortak çocuğun davacı babayla görüşmeye dönük olumsuz bir algısının da olmadığını, onunla görüşmek istediğini, davacıyla görüşülerek hazırlanan SİR'de davacının kızı ile kurulacak kişisel ilişkide istek ve motivasyonunun yüksek olduğunu, ortak çocuğun anneye ihtiyacı olduğu kadar babaya da ihtiyacı olduğunu, ortak çocuk ... E. ile davacı baba arasında gündüzlü kişisel ilişki kurulmasının çocuğun yüksek menfaatine ve yararına olacağını belirterek davanın kabulü ile velâyeti davalı anne ...'da olan tarafların ortak çocuğu 31.12.2017 doğumlu ... ile davacı baba arasında her ayın 2. ve 4. haftalarına denk gelen Cumartesi günü saat 10.00'dan başlayıp aynı gün saat 17.00'de sona ermek üzere, dini bayramların ikinci günü saat 10.00'da başlayıp aynı gün saat 17.00'de sona ermek üzere, babalar günü olan Haziran ayının 3. haftası Pazar günü saat 10.00'dan başlayıp aynı gün saat 17.00'de sona ermek üzere babanın çocuğu yanına almak sureti ile şahsi münasebet tesisine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı baba vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kişisel ilişkinin yatılı kurulmaması yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı anne vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ortak çocuk için nafaka talebi olmasına rağmen yargılama sonunda Mahkemece bu konuda karar verilmediğini, yargılama giderlerinin tarafından tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek nafaka talebi ve yargılama giderleri yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması talebine ilişkin olduğu, kadının iştirak nafakasına yönelik bir davası bulunmadığı, ayrı bir dava açarak bu talebini ileri sürmesi gerektiği, çocuğun 2017 doğumlu olduğu, yaşı itibariyle baba ile yatılı şekilde kişisel ilişki kurulabileceği, dava aşamasında da çocukla babanın kişisel ilişki kurması sebebiyle artık baba ile çocuk arasında yatılı şekilde kişisel ilişki kurulmasında bir sakınca bulunduğuna dair dosyada somut bir veri olmadığı, davacının babalık duygularını tatmin ve çocukla baba arasında ebeveynlik ilişkisinin gelişmesi açısından da yatılı kişisel ilişki kurulmasının çocuğun üstün menfaatlerine uygun olacağı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne, velâyeti davalı annede olan tarafların ortak çocuğu ... ile davacı baba arasında her ayın 2. ve 4. hafta sonları Cumartesi günü saat 10.00'dan Pazar günü saat 17.00'ye kadar, dini bayramların ikinci günü saat 10.00'dan 3.günü saat 17.00'ye kadar, babalar günü saat 10.00'dan aynı gün saat 17.00'ye kadar, her yıl 1 Temmuz günü saat 10.00 ile 31 Temmuz günü saat 17.00 arasında baba ile çocuk arasında şahsi münasebet tesisisine, karar verilmiş, davalı annenin istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı anne temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı anne kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek ve özellikle davacı babanın Mahkemece kurulan kişisel ilişki süreleri dışında da çocuğu görmek isteğini geri çevirmediğini ancak en son 23.06.2023 günü çocuğu aldığını, sonrasında kendisine teslim etmeyerek çocuğu kaçırdığını, yaklaşık 45 gün çocuğu aradığını, 07.08.2023 tarihinde çocuğu polis marifetiyle alabildiğini, bu süreçte kendisini ve eşini ölümle tehdit ettiğini, hatta kendisine acı vermek için çocuğu öldüreceğini söylediğini, hakkında şikayetçi olduğunu, aynı zamanda uzaklaştırma kararları aldığını, çocuğun küçük olduğunu, psikolojisinin bu süreçte çok etkilendiğini, halen kaçırılmaktan korktuğunu belirterek kişisel ilişki yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, baba ile tarafların ortak çocuğu arasında Mahkemelerce kurulan kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci ve 326 ncı maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü ve 12 nci maddeleri; Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Davacı baba tarafından açılan ortak çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair davada yapılan yargılama sonucunda mahkemece çocukla baba arasında yatılı ve uzun süreli olmak üzere kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden her ne kadar çocuk ve baba arasındaki kişisel ilişkinin uzun süreli ve yatılı olmasına karar verilmişse de davalı anne temyize ilişkin dilekçesinde en son 23.06.2023 günü çocuğu aldığını, sonrasında kendisine teslim etmeyerek çocuğu kaçırdığını, yaklaşık 45 gün çocuğu aradığını, 07.08.2023 tarihinde çocuğu polis marifetiyle alabildiğini, bu süreçte kendisini ve eşini ölümle tehdit ettiğini, hatta kendisine acı vermek için çocuğu öldüreceğini söylediğini, hakkında şikayetçi olduğunu, aynı zamanda uzaklaştırma kararları aldığını, çocuğun küçük olduğunu, psikolojisinin bu süreçte çok etkilendiğini, halen kaçırılmaktan korktuğunu belirtmiştir. Velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesi kamu düzeni ile ilgili olup, aslolan çocuğun yüksek çıkarına bedensel ve zihinsel gelişimini sağlamaya en uygun çözüme ulaşmaktır. Kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olduğuna göre davalı annenin iddiaları her aşamada değerlendirilmelidir. Bu durumda davalı annenin iddiaları karsında, gerekli araştırmanın yapılarak, çocuğun sosyal hizmet uzmanı eşliğinde görüşüne de başvurarak ve kişisel ilişki yönünden uzman raporu da alınarak, gerekli tüm deliller birlikte değerlendirilip kişisel ilişki konusunda karar verilmesi gerekmekle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...
2. Hukuk Dairesi, 2023/10167 E., 2024/2291 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 326 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2023/10167 E.  ,  2024/2291 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1215 E., 2023/1316 K. DAVACI- DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI- DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/604 E., 2023/378 K. Taraflar arasındaki Çocukla Kişisel İlişki Kurulması ve Kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince babanın davasının kabulüne ve annenin davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı anne vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı anne vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Davalı-davacı anne vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-davalı baba vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesinin 2020/110 Esas, 2020/190 Karar sayılı 12.03.2020 tarihli kararı ile anlaşmalı boşandıklarını, ortak çocukları 05.04.2017 doğumlu ...'in velâyetinin anneye verildiğini, davacı baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulduğunu, kararın kesinleştiği tarihlerde 3 yaşını dolduran küçük ile baba arasında kişisel ilişkinin Temmuz ayı başına kadar karara uygun şekilde sürdürülebildiğini, sonrasında davalı annenin gerek davacı babacıya gerek ailesine yönelik düşmanca tavırları nedeniyle uzaklaştırma kararı alması sonucunda görüşmesinin engellendiğini, daha sonra annenin ikametini Sivas'a aldırdığını, çocukla oraya gittiğini, davacı çocuğu görmeye gittiğinde sadece 1 gün gösterdiğini, davalı annenin kötü niyetli olduğunu, Ağustas'ta tekrar Sivas'a dönüp çocuğu İstanbul'da özel okula kaydettiğini, annenin çocuk teslimi anında halen düşmanca tavırlar sürdürdüğünü, çocuğun yaşı itibariyle babayla daha çok vakit geçirmesi ve gece yatılı kalmasının önemli olduğunu belirterek boşanma kararında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılarak baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin her ayın 1. ve 3. Cuma günü saat 18.00 ile Pazar günü 18.00 arasında, dini bayramların ikinci günü saat 10.00 ile ertesi gün saat 18.00 arasında, her yıl Ağustos ayının 1. günü saat 10.00 ile 31. günü saat 18.00, okul tatilleri ve sömestr tatillerinin yarısını baba ile geçirecek şekilde düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı anne vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle boşanma kararında kurulan kişisel ilişkiye rağmen tarafların kendi arasında çocuk çok küçük olduğu için Ağustos ayında yatılı kalma sürecinde farklı bir uygulama yapacakları konusunda anlaştıklarını, sürekli davalı kadına mesaj atarak rahatsızlık verdiğini, bu nedenle davalı kadının davacı erkeğe karşı koruma kararı aldığını, ayrıca çocuğa yönelik rahatsızlık verici tavır ve davranışları istismar niteliğinde olmakla babaanne, dede ve hala aleyhine de çocuk yönünden koruma kararı verildiğini, çocuk baba yanına gittiğinde dede, hala ve babaanne ile de vakit geçirdiğini, onların çocuğu sıkıştırarak sevmeleri, poposuna, pipisine dokunmaları, dudaktan öpmeleri, dedenin anne ile ilgili olumsuz ve öldüreceğine dair söylemeleri neticesinde çocuğun babadan geldiğinde stresli ve gergin olduğunu, yine babaannesinin çok öptüğünü, kendisinin babaannesine tokat atması olaylarını anlatması nedeniyle çocuğun psikolojisinin bozulması nedeniyle koruma kararı istediğini, koruma kararı olmasına rağmen babanın çocuğu alınca ailesinin yanına götürdüğünü, bu şekilde çocuğun psikolojisinin bozulduğunu, Sivas'a gelip almasından sonra çocuğun aşırı ağlaması nedeniyle geri getirip teslim ettiğini, o gün çocuğun yüksek ateş, ses kısıklığı ve kabusla bağırarak uyandığını, baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin yatısız ve erkeğin ailesi olmaksızın düzenlenmesi gerektiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile boşanmada belirlenen kişisel ilişkinin kaldırılarak baba ile çocuk arasında her ayın 1. ve 3. Cumartesi saat 13.00 ile 17.00 arasında dışarıda görüşülmesine, dini bayramların 2.günü saat 13.00 ile 17.00 arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pedagog, psikolog, sosyal hizmet uzmanı bilirkişilerden oluşan heyet tarafından hazırlanan sosyal inceleme raporu, rapor içeriğindeki tespitler, çocuğun eriştiği yaş ve tüm dosya kapsamı gözetilerek çocuğun üstün yararı doğrultusunda çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin yatılı olacak şekilde genişletildiğini, kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını gerektirir bir durumun mevcut olmadığını, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişkinin sınırlandırılması halinde aralarındaki bağın zayıflaması gibi çocuğun menfaatine uygun olmayan bir sonucun ortaya çıkabileceğini belirterek erkeğin davasının kabulü ile, ortak çocuk ... ve baba arasında İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesinin 2020/110 Esas 2020/190 Karar sayılı ilamı ile düzenlenen kişisel ilişkinin yeniden düzenlenerek; velâyeti annede olan ortak çocuk ile baba arasında her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günü saat 10.00'dan Pazar günü saat 18.00'e kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan 3. günü saat 18.00'e kadar, her yıl sömestr tatilinin başladığı ilk Pazartesi günü saat 10.00'dan takip eden Pazartesi günü saat 10.00'a kadar ve her yıl 1 Ağustos saat 10.00'dan 31 Ağustos saat 18.00'e kadar şahsi ilişki tesisine şeklinde değiştirilmesine, kişisel ilişki tesisinin bu şekilde sağlanmasına, kadının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı anne vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-davacı anne vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, her iki dava yönünden de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davalı-davacı anne vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı anne vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-davacı anne vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, her iki dava yönünden de kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, baba ile tarafların ortak çocuğu arasında Mahkemelerce kurulan kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı ve kadının davasının reddi noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 326 ncı maddeleri; 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- davacı anne vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ...
2. Hukuk Dairesi, 2024/4714 E., 2024/5056 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci, 326 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2024/4714 E.  ,  2024/5056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2434 E., 2024/376 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/7 E., 2023/521 K. Taraflar arasındaki kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ortak çocukların babaları ile kurulan kişisel ilişkinin çocukların huzurunu tehlikeye soktuğunu, kişisel ilişki sırasında çocukların ağır şekilde ihmal edildiğini, çocukların babaları ile yatılı kalmak istemediklerini iddia ederek kişisel ilişkinin kaldırılmasına, olmadığı taktirde yatısız kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı anne, davalı baba ve ortak çocukların kişisel ilişki yönünden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ortak sosyal inceleme raporu, taraf beyanları ve ortak çocukların babaları ile yatılı kalmak istemedikleri ancak görüşmek istemesi halinde babaları ile yaşadıkları yerde görüşmek istedikleri de göz önünde bulundurulduğunda, beyan ettikleri tarih itibariyle on yaşında ve idrak çağında olan ortak çocukların davalı baba ile yatılı kalmalarının çocukların fiziksel, duygusal, sosyal ve psikolojik, akademik açıdan gelişimini olumsuz etkileyeceği ancak ortak çocuklar ile baba arasında kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması halini gerektirir, çocukların huzurunu tehlikeye sokan, çocukların eğitilmesi ve yetiştirilmesini engelleyen bir durumun tanık beyanları ve sosyal inceleme raporuna yansımadığı gerekçesi ile kişisel ilişkinin kaldırılması talebinin reddine, yatılı olacak şekilde düzenlenen kişisel ilişkinin kaldırılması talebinin kabulü ile ortak çocuklar ... ve ... ile babaları arasında her ayın her ayın 1. ve 3. haftası cumartesi günleri sabah saat 10.00'dan akşam saat 22.00'e kadar ve devam eden pazar günü sabah saat 10.00'dan akşam saat 22.00'e kadar babaya teslim edilmek suretiyle yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece 27/01/2023 tarihli SİR esas alınarak idrak çağında olan ortak çocukların babalarıyla yatılı olarak kişisel ilişki kurmak istemediklerine ilişkin görüşlerine değer verilerek davanın kısmen kabulü ile kişisel ilişkinin yatısız olarak kurulmasına karar verilmiş ise de; boşanma kararı ile sadece okulların ara tatili ile yaz tatillerinde yatılı kişisel ilişki kurulmasına karar verildiği, ayda 4 kez haftasonlarında kurulan kişisel ilişkinin yatısız olduğu, boşanma kararının kesinleşme tarihinden davanın açıldığı tarih itibariyle baba ve çocuklar arasında yatılı kişisel ilişki kurulması açısından yeterli sürenin geçmediği, arada pandemi nedeniyle yatılı kişisel ilişkinin kurulamamış olmasının davalının kişisel ilişki kurma hakkını kullanmak istemediği olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen video kayıtlarının izlenmesinde, çocuklar ile baba arasında sağlıklı ve mutlu kişisel ilişki kurulduğunun anlaşıldığı, davalı baba tarafından velâyetin değiştirilmesi davası açıldıktan sonra eldeki davanın açıldığının sabit olduğu, taraflar arasında var olan husumetin çocuklara yansımaması gerektiği,uyap üzerinden yapılan sorgulamada davacının iddia ettiği gibi davalı ile derdest ya da tamamlanmış ceza davasının bulunmadığı,baba tarafından açılan velâyetin değiştirilmesi davasının reddedildiği anlaşılmakta ise de; eldeki dosyada 2013 doğumlu ortak çocuklar ile davalı baba arasında kurulan kişisel ilişkinin sınırlandırılması şartları oluşmadığı gibi kısıtlamanın çocukların üstün yararına olduğu olgusunun da oluşmadığı, çocukların görüşünün üstün yararlarına aykırı olmamak kaydıyla dikkate alınabileceği, ortak çocukların babalarıyla yatılı görüşmek istemediklerine ilişkin ileri sürdükleri sebeplerin kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını gerektirmediği, kaldı ki çocukların babasının İzmir'e gelmesi halinde onunla görüşmek istediklerini söyledikleri gözetildiğinde, babaya karşı olumsuz düşüncelerinin olmadığı, yukarıda açıklandığı üzere kişisel ilişki kurma hakkının baba için bir hak olduğu kadar çocuklar için de bir hak olduğu, çocukların da tüm gelişimleri için baba ile düzenli ve yatılı kişisel ilişki kurmalarının üstün yararlarına olduğu, bu itibarla davanın kabulü şartlarının oluşmadığı, yukarıda da açıklandığı üzere kişisel ilişkiye dair ilamların maddî anlamda kesin hüküm oluşturmadığından her zaman dava konusu edilmesinin mümkün olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararaının kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davası olup, uyuşmazlık davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, kişisel ilişkinin kaldırılması veya sınırlandırılması gerekip gerekmediği, mevcut kişisel ilişkinin çocukların üstün yararlarına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 325 inci, 326 ncı maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.