4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 325

Türk Medeni Kanunu 325. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 325- Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır. III. Yetki

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

26 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2024/5636 E., 2024/8371 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
davalı ile oğullarının boşandıklarını, her ikisininde ayrı ayrı evlendiklerini, oğullarının yurtdışında yaşadığını, davalının torunlarını kendilerine göstermediğini, üvey baba yanında nasıl olduğu konusunda endişelendiklerini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi gereğince davasının kabulüne, Mahkemenin uygun bulacağı şekilde çocukla kişisel ilişki kuru
2. Hukuk Dairesi         2024/5636 E.  ,  2024/8371 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/874 E., 2024/952 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/382 E., 2023/875 K. Taraflar arasındaki torun ile kişisel ilişki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, torun ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; davalı ile oğullarının boşandıklarını, her ikisininde ayrı ayrı evlendiklerini, oğullarının yurtdışında yaşadığını, davalının torunlarını kendilerine göstermediğini, üvey baba yanında nasıl olduğu konusunda endişelendiklerini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi gereğince davasının kabulüne, Mahkemenin uygun bulacağı şekilde çocukla kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kanunun aradığı olağanüstü şartın gerçekleşmediğini, baba ile çocuk arasında geniş bir kişisel ilişki kurulduğunu ileri sürerek 4721 sayılı Kanun’un 325 inci ncı maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece aldırılan sosyal inceleme raporunda; çocuk ...'in babanın kök ailesi ile bağlarını kuvvetlendirip duygusal bağ kurmasının psikolojik ve sosyal gelişimini destekleyeceğini, davacı tarafın ... ile görüştükleri süreçte ayni ve nakdi ihtiyaçlarına destek olmaya çalıştıkları ve kişisel ilişki kurulması ile de benzer düşüncelerini devam ettirmek istediklerinin anlaşıldığı, davalı annenin çocuğa eşini baba olarak tanıtmış olması ve baba ile kişisel ilişkisini desteklemeyen tavırlar içerisinde olmasının sağlıklı rehberlik sağlamak ile örtüşmediğinin belirtildiği, babaanne ve dede ile torun arasında düzenlenecek kişisel ilişkinin, davacılar açısından torun sevgisinin tadılması ve özlem giderilmesi, küçük açısından da bir sevgi ortamında büyümesi ve gelişmesini sağlayacağı gibi hısımlık bağlarının da kuvvetlenmesini sağlayacağı, çocuk ... ile davacı taraf babaanne ... ve dede ... arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki tesis edilmesinin çocuğun psikolojik, pedagojik ve sosyal gelişimi açısından yararına olacağı gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 325 inci maddesi gereğince davanın kabulüne, her ayın ikinci haftası cumartesi günü saat 10.00'dan pazar günü saat 18.00'a kadar, her yıl dini bayramların üçüncü günü saat 10.00'dan akşam saat 18.00'a kadar kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kanunun aradığı olağan üstü şartın gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın tümü yönünden kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı boşanma kararı ile davacıların oğlu olan dava dışı baba ... ile küçük ... arasında kişisel ilişki tesisine karar verildiği, kişisel ilişkinin yeterli düzeyde olduğu, davacı babaanne ve dedenin, babaya tanınan kişisel ilişki süresi içerisinde torunlarını görme, aile bağlarını koruma ve geliştirme imkanına sahip oldukları, babanın yurt dışında yaşıyor olmasının kanunun aradığı olağanüstü hal kapsamında değerlendirmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle ; davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar temyiz başvuru dilekçesinde özetle; aşamalardaki beyanlarını tekrarlamakla birlikte, dava dışı olan oğullarının yılın belirli zamanında geldiğini, torunlarını bu nedenle çok kısa gördüklerini, boşanma ilamında taraf olmadıkları için baba ile kurulan kişisel ilişki süresinden yararlanamadıklarını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının tümü yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, büyükanne ve büyük baba ile torun arasında kişisel ilişki kurulması davasının reddine karar verilmesinin hatalı olup olmadığı, verilen kararın çocuğun yüksek yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2023/8143 E., 2024/5388 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
tam metni aç
vanın esasıyla ilgili hükme etki edecek delillerin toplanıp değerlendirildiği, delillerin takdirinde yanlışlık yapılmadığı, usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesinde belirtilen olağanüstü hallerin varlığının oluşmadığına dair tespitinin isabetli olduğ
2. Hukuk Dairesi         2023/8143 E.  ,  2024/5388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/865 E., 2023/1046 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/494 E., 2023/87 K. Taraflar arasındaki torunla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davanın niteliği itibariyle duruşmalı yapılacak işler arasında sayılmadığı ve acele işlerden olduğundan duruşma talebinin reddine karar verilmiş olup dosya üzerinden inceleme yapılmasına karar verildikten; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin oğlu ... ile davalı arasında Ankara 27. Aile Mahkemesinin 2021/15 Esas sayılı dosyası ile görülen boşanma davasının derdest olduğunu, davalıların 12.09.2011 doğumlu Hesna Aslı Koçoğlu ve 01.01.2014 doğumlu Şükrü Kaan Koçoğlu adlarında ortak çocukları bulunduğunu, boşanma sürecinde ortak çocukların velâyetlerinin anneye bırakıldığını, baba ile kişisel ilişki tesis edildiğini, davalı annenin kişisel ilişki hususunda zorluk çıkardığını, icra marifetiyle görüşmenin sağlandığını iddia ederek davacı ile torunları arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde dava sebebi olarak ileri sürdüğü vakıâları ve talep sonucunu kabul etmediklerini, boşanma davası dosyasında ortak çocuklar ile baba arasında mevcut geniş kapsamlı bir kişisel ilişki düzenlemesi bulunduğunu, davacı babaannenin ortak çocukları baba ile kurulan kişisel ilişki düzenlemesi çerçevesinde her zaman görebileceğini, fiilen çocukları sürekli gördüğünü, babaanne ile kurulacak yeni bir kişisel ilişkini anne ile çocukların geçireceği zamanı da kısıtlayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 27. Aile Mahkemesinin 2021/15 Esas 2022/16 karar sayılı ilâmı ile küçüklerin anne babası olan davalıların boşanmalarına karar verildiği, çocukların velâyetleri anneye bırakıldığı, baba ile tek numaralı haftaların Cuma günü saat saat 17.00'da anneden alınıp Pazar günü saat 18.00'de anneye teslimi, dini bayramların ikinci günü saat 10.00'de anneden alınıp üçüncü günü saat 17.00'de anneye teslimi, her yıl Temmuz ayının yirmi altıncı günü saat 10.00'da anneden alınıp Ağustos ayının dördüncü günü saat 17.00'de anneye teslimi, MEB'ce belirlenecek birinci ve ikinci ara tatillerinde ilk Cuma günü saat 17.00'de anneden alınıp izleyen Çarşamba günü saat 13.00'de anneye teslimi, sömestir tatilinin ikinci haftası Cumartesi günü saat 10.00'da anneden alınıp izleyen Cumartesi günü saat 17.00'de anneye teslimi suretiyle baba ile kişisel ilişki tesis edildiği, kanuna göre olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde diğer kişilere özellikle hısımlarına çocukla kişisel ilişki kurulması hakkı tanınabileceği, boşanma kararı ile kendisine kişisel ilişki hakkı tanınmış olan baba ile annesi olan davacının aynı şehirde oturdukları, zaman zaman hafta sonları görüştükleri ve birlikte oldukları, davalı babaya tanınan kişisel ilişki günlerinde davacı babaannenin de çocuklar ile görüştüğü yapılan yargılama ve toplanan delillerden anlaşıldığı, davacının torunlarıyla görüşmesine, davalı babanın engel çıkardığı da iddia ve ispat edilmediği, çocukların babaannesiyle görüşmesine babanın karşı koyduğu hususunun ileri sürülmediği, davacı babaannenin babaya tanınan kişisel ilişki süreleri içinde torununu görme ve aile bağlarını koruma ve geliştirme imkanına sahiptir olduğu, ortada davacıya kişisel ilişki hakkı tanınmasını gerekli ve haklı kılan olağanüstü bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı annenin baba ile çocukların görüşmesine engel olduğunu, babanın çocukları icra ile gördüğünü, davacının, torunları ile kısıtlı görüşebildiğini İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürüp kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek delillerin toplanıp değerlendirildiği, delillerin takdirinde yanlışlık yapılmadığı, usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesinde belirtilen olağanüstü hallerin varlığının oluşmadığına dair tespitinin isabetli olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı annenin baba ile çocukların görüşmesine engel olduğunu, babanın çocukları icra ile gördüğünü, davacının torunları ile kısıtlı görüşebildiğini İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürüp kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı babaanne ile torunları arasında kişisel ilişki kurulmasını gerektirecek olağanüstü hallerin mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı ve 325 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/4624 E., 2023/3300 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
isminde ortak çocukları olduğunu, torunlarına 4,5 yaşına kadar davacıların baktığını, ancak yaklaşık iki üç seneden bu yana davalıların ortak çocukla davacıların görüşmesine izin vermediğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi hükmü gereği davacılar ile torunları olan 2012 doğumlu ...
2. Hukuk Dairesi         2023/4624 E.  ,  2023/3300 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/391 E., 2023/678 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/224 E., 2022/934 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile velâyeti anne ve babasında olan ortak çocukla dede ve anneannesi arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüyle hükmün tüm yönlerden kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile velâyeti anne ve babasında olan ortak çocukla dede ve anneannesi arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dede ve anneanne vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan Hilal'in davacıların öz kızları olduğunu, davalıların evli olduklarını ve bu evliliklerinden 2012 doğumlu ... ... isminde ortak çocukları olduğunu, torunlarına 4,5 yaşına kadar davacıların baktığını, ancak yaklaşık iki üç seneden bu yana davalıların ortak çocukla davacıların görüşmesine izin vermediğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi hükmü gereği davacılar ile torunları olan 2012 doğumlu ... ... arasında ara tatiller ve yaz tatillerini de kapsayacak şekilde her ayın belirli bir hafta sonu olmak üzere ve bir gün süreyle yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar anne ve baba vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan Süheyla'nın tarafların ortak çocuğuna altı ay süreyle ücretli baktığını, bu dönemde ortak çocuğun çok korkak ve tedirgin olduğu, en ufak bir tıkırtıda titreme ve zıplama, kapı arkalarına saklanma ve tırnaklarını yeme gibi psikolojik olarak olumsuz tepkiler göstermeye başladığını, davacı ...'nin ise çocuğu izin almadan dışarı çıkardığını, dışarıda birileri ile kavga ettiğini ve kanlar içinde kalması nedeniyle hastanelik olduğunu, alkol, kumar ve tefecilik gibi tehlikeli işlerle uğraştığını, davalıların, davacıları düzelmeleri konusunda uyardıklarını, aksi taktirde çocuk ile görüşemeyeceklerini söylediklerini, davacıların söz verdiğini ancak aynı davranışları sergilemeye devam ettiklerini, hatta davacı ... yüzünden davalılardan Orhan'ın da tehdit edildiğini, bu sebeple davacılar ile görüşmeme kararı aldıklarını, davacıların okul çıkışı çocuğu zorla servisten almaya kalkıştıklarını, ancak servis görevlisinin bu duruma izin vermediğini, çocuğunda davacılar ile görüşmek istemediğini, çocuğun her anlamda olumsuz etkilendiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarih ve 2019/854 esas 2021/139 karar sayılı kararı ile tarafların beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davalıların ortak çocuğu ... ...'ın 22.08.2012 doğumlu olduğu, davacıların torunu olduğu, davacıların torunu ... ...'ı bir süre bakıp büyüttükleri, ancak daha sonra davalıların çocuğu davacılara göstermedikleri, çocuğun üstsoyu ile bağının tamamen kopmaması için davacıların torunu ile görüşebilme isteği yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılar ile ortak çocuk 2012 doğumlu ... ... arasında her ayın 1 inci Cumartesi günü saat 10.00 ile Pazar günü saat 10.00'a kadar yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2022 tarih ve 2021/1344 esas 2022/555 karar sayılı kararı ile davalılar vekilinin son duruşmada esasa ilişkin beyanda bulunmak üzere süre talep etmesine rağmen, talebe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden ve aynı duruşmada tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamaya geçildiği belirtilerek sözlü yargılamada tarafların son sözleri de sorulmadan karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, kabule göre de; 18.08.2020 tarihli uzman raporunda, küçük ile davacılar arasında dini bayramların ikinci günü saat 12.00 ile 16.00 arasında sınırlı tutulacak şekilde kişisel ilişki kurulabileceği belirtildiği halde, rapora neden itibar edilmediğinin gerekçesi yazılmayarak mevcut kişisel ilişkiye karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle; davalılar vekilinin istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılmasına, yukarıda tespit edilen hususlar doğrultusunda yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre usulüne uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, delilleri tartışılarak, iddia edilen hangi vakaların sabit görüldüğü ve hangi beyanlara itibar edildiği de açıklanmak suretiyle, yargısal denetime elverişli, gerekçeli ve gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmayacak şekilde karar verilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davalıların ortak çocuğu ... ...'ın 22.08.2012 doğumlu olup davacıların torunu olduğu, davacıların torunu ... ...'a bir süre bakıp büyüttükleri, ancak daha sonra davalıların çocuğu davacılara göstermedikleri, çocuğun üstsoyu ile bağının tamamen kopmaması için davacıların torunu ile görüşebilme isteği yerinde görüldüğü, davacılar ile torunları arasındaki kişisel ilişkinin aile bağlarını güçlendirmek ve geliştirmek, torun sevgilerini tatmaya elverişli olacak yeterlilikte olması gerektiği ve sosyal inceleme raporu içeriği dikkate alınarak davanın kabulü ile velâyeti davalı anne ve babada bulunan 22.08.2012 doğumlu çocuk ... ile davacılar anneanne ve dedesi arasında her ayın 1 inci Cumartesi günü saat 10.00 ile Pazar günü saat 12.00'ye kadar, Dini Bayramların 2 nici günü saat 10.00 ile 3. üncü günü saat 12.00'ye kadar yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile ortak çocuk ve davacılar arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, tanık beyanlarının çelişkili olduğu ve hükme esas alınamayacağı, alınan sosyal inceleme raporlarında daha kısıtlı bir kişisel ilişki kurulmasının çocuk yararına olacağı belirtilmesine rağmen kapsamlı bir kişisel ilişki tesis edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek hükmün tamamı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki deliller, tarafların birbirleriyle görüşmüyor olması, çocuk ile davacı anneanne ve dedenin de aynı şekilde uzun zamandır görüşmemiş olmaları ve alınan sosyal inceleme raporları birlikte değerlendirildiğinde, sadece dini bayramlarda yatısız olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasının çocuğun üstün yararına olacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince hem dini bayramlarda hem de ayda bir defa yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle; davalılar vekilinin kişisel ilişki günlerine yönelik istinaf başvurusun kabulü ile kabul edilen yönden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, velâyeti davalı anne ve babada bulunan 22.08.2012 doğumlu çocuk ... ile anneannesi ve dedesi olan davacılar arasında dini bayramların 3 üncü günü saat 10.00 ile 17.00 saatleri arasında yatısız olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına, davalılar vekilinin diğer yönlere ilişkin istinaf itirazının ise esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, davacıların torunları ile kurulan kişisel ilişki süresinin azaltılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çocuğun üstün yararına aykırı olduğu belirtilerek; hükmün tamamı yönünden kararın bozulması talep edilmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle; davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar ie torunu arasında kişisel ilişki düzenlenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı ve kişisel ilişki düzenlemesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2011/2561 E., 2011/5055 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇorum Aile Mahekemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanununun 325.maddesi;
2. Hukuk Dairesi         2011/2561 E.  ,  2011/5055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çorum Aile Mahekemesi TARİHİ :16.02.2010 #Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 06.12.2010 gün ve 7475-20285 sayılı ilamiyle ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Türk Medeni Kanununun 325.maddesi; "Olağanüstü haller mevcutsa çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere özellikle hısımlarına da tanınabilir" hükmünü taşımaktadır. Dava, davacı anneannenin torunu ile kişisel ilişki kurulması istemine ilişkindir. Kişisel ilişki kurulması istenen ... 20.12.2000 doğumlu olup, anne ve babasının boşanması nedeniyle velayeti verilen davalı baba ile birlikte ... yaşamakta, anne ... İse ... yaşamaktadır. Davacı anneanne kızı ... ile farklı şehirlerde oturmaları nedeniyle, çocuğun annesi ile görüşme günlerinde birlikte tatile çıktıklarından, davacının torununu göremediği, diğer zamanlarda da davalı babanın küçüğün anneannesiyle görüşmesine izin vermediği anlaşılmaktadır. Çocuğun büyüme çağında büyük emeği geçen ve torun sevgisini tatmak ve aynı sevgiyi çocuğa da hissettirmek isteyen davacının bu isteği yerinde olduğu gibi, bu ilişkinin çocuğun menfaatine de uygun olduğu görülmektedir (TMK.md.325). Ne var ki, ilk incelemede bu yönler gözden kaçtığından hüküm bozulmuş olmakla, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, Ancak, temyiz olunan hükümde davacı ile torunu arasındaki her ayın 2. ve 4. Cumartesi günleri için kurulan kişisel ilişki (çocuğun kendi annesiyle kurulan kişisel ilişki de dikkate alındığında) küçüğün dikkatinin dağılmasına neden olacağı gibi, davalı baba da her hafta sonu eve bağımlı kalacak ve velayet görevini gereği gibi yerine getiremeyecektir. Açıklanan nedenlerle düzenlenen kişisel ilişki süresi yönünden karar doğru değil ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK.md.438/7). SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4.maddesi uyarınca, davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 06.12.2010 tarih 2010/7475 esas, 2010/20285 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, temyize konu edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenle gerekçeli kararın hüküm bölümünün 1.bendinin 1.satırındaki "4" rakamının hükümden çıkarılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.23.03.2011 (Çrş.)
2. Hukuk Dairesi, 2024/1926 E., 2024/5326 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAdana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanunun'un 323 üncü, 325 inci maddeleri Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12 nci maddesi.
2. Hukuk Dairesi         2024/1926 E.  ,  2024/5326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2602 E., 2023/2221 K. KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/1135 E., 2021/469 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişkinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesine davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı (baba) tarafından istinaf edilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı (baba) tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı anne vekili dava dilekçesinde özetle; babanın çocuğu ile kişisel ilişki kurduğu sırada çocuğa ve müvekkiline ağır hakaretler ve tehditler ettiğini, çocukta bu durumun travma yarattığını belirterek davalının küçük çocuk ile kişisel ilişki hakkının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmşitir. II. CEVAP Davalı baba vekili cevap dilekçesinde özetle; kızı ile görüşmediğini, annenin çocuğu yönlendirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çocuğun alınan beyanında babası ile telefon ile dahi görüşmek istemediğini beyan ettiği, babasını duruşma salonu dışında dahi gördüğünde korktuğundan yüzüne dahi bakamadığı, annesi ile yaşamak istediğini beyan ettiği, babasının kendisine karşı hakaret ve tehditleri nedeni ile Savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, ortak çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurularak ortak çocuk 2006 doğumlu Ece ile davalı baba arasında Adana 6. Aile Mahkemesinin 2018/389 E. 2018/505 K. Sayılı ilamı ile kurulan kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı baba vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı baba vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek davanın kabulü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı baba vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı baba vekili özetle; istinaf sebeplerini tekrarla davanın kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı baba ile ortak çocuk arasında boşanma kararı ile kurulan kişisel ilişkinin kaldırılmasının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanunun'un 323 üncü, 325 inci maddeleri Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12 nci maddesi. Çocuk Haklarına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 370 inci ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Somut olayda, davalı anne, 23.05.2006 doğumlu ortak çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılması için dava açmış ve dava kabul edilmiştir. Davalı babanın istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş olup karar davalı baba tarafından temyiz edilmiştir. Ne var ki, ortak çocuk temyiz incelemesi sırasında on sekiz yaşını doldurmakla ergin olup, bu suretle ana ve babanın velayetine tabi olmaktan çıkmış ve dava konusuz kalmıştır. Açıklanan sebeple, bu konuda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.