Türk Medeni Kanunu 324. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 324- Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.
(Ek üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/38 md.) Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.
II. Üçüncü kişiler ile
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
112 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2024/1306 E., 2024/2480 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
is edildiğini, davacının polis olduğu, görevi gereği Konya'dan taşındığını ve İzmir ilinde çalıştığını, mesleği gereği yoğun bir çalışma temposunda çalıştığını, kişisel ilişkinin genişletilmesine karar verilmesinin gerektiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne çocukla daha uzun zamanlı kişisel ilişki kurulmasına karar
2. Hukuk Dairesi 2024/1306 E. , 2024/2480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2864 E., 2023/2916 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2022/209 E., 2023/284 K.
Taraflar arasındaki davacı tarafından açılan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/71 Esas 2014/842 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma kararı ile 2014 doğumlu ...'un velâyetinin davalı anneye verildiğini, baba ile çocuk arasında yatılı kalmamak kaydıyla dava aşamasında davalı ile aynı şehirde oturduğu için görüşmelerin her hafta sonu için kişisel ilişki tesis edildiğini, davacının polis olduğu, görevi gereği Konya'dan taşındığını ve İzmir ilinde çalıştığını, mesleği gereği yoğun bir çalışma temposunda çalıştığını, kişisel ilişkinin genişletilmesine karar verilmesinin gerektiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne çocukla daha uzun zamanlı kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çocuğun yaşının 8 olduğunu ve yatılı kalma talebinin çocuğun eğitim hayatını da sekteye uğratabileceğini, kaldı ki yaklaşık 10 saat süren bir yolculuğa sebep olabileceğini, bu durumun fiziken ve ruhen yıpratabileceğini, davalı ile olan evliliğinde porno sitelerine girip kadını muzdarip ettiğini, evlilik birliği içinde bu şekilde davranan bir bireyin tek başına hayatını idame ettirirken normal bir yaşam sürdürmesinin beklenemeyeceğini, ortak kız çocuğunun davacı tarafta yatılı olarak kalmasının çocuğun yararına olmayacağını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 4721 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesi gereğince davanın kabulüne, her ayın 1. haftasında cumartesi saat 09.00'da başlayarak Cumartesi günleri saat 17.00'a kadar birlikte olacak şekilde ve davalı baba ile ortak çocuğun yanında davacı taraftan hiç kimsenin bulunmayacağı şekilde, ayrıca dini bayramların ikinci günü sabah 09.00 dan aynı gün saat 17.00’a kadar birlikte olacak şekilde ve her okulların Şubat yarı yıl tatilinin ilk Cumartesi saat 12.00'dan diğer cumartesi 17.00'a kadar yatılı olacak şekilde, okulların yaz tatilinde 20 Temmuz - 31 Temmuz tarihleri arasında kesintisiz olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına, bu sürelerin sonunda tekrardan çocuğun velâyeti bırakılan annesine teslimine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarlamakla birlikte, kişisel ilişkinin çok geniş olduğunu, çocuğun yüksek yararına aykırı olduğunu, çocuğun görüşünün dikkate alınmasının gerektiğini ileri sürerek kararın tümü yönünden kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çocuğun baba ile görüşmek istemediği, davacının ortak çocuk ile düzenli olmasa da kişisel ilişki tesisi sağladığı, babanın çocuğa karşı olumsuz bir davranışının ispat edilemediği, tarafların ikamet ettikleri şehirlerin farklı oluşu, babalık duygularının tatmini, çocukla baba arasındaki bağların kuvvetlenmesi, 29.05.2023 tarihli heyet halinde alınan raporun oluşa ve gerçeğe uygun olması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında çocukla baba arasında yatılı kişisel ilişki tesis edilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı anne vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı anne vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlamakla birlikte, çocuğun baba ile görüşmek istemediğini, görüşüne önem verilmesinin yüksek yararına olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının tümü yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişki süresinin çocuğun yüksek yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesi. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı anne vekilinin aşağıdaki (2) numaralı paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Velâyeti anneye bırakılan 01.01.2014 doğumlu ortak çocuk... ile baba arasında kurulan kişisel ilişki süresi çocuğun yüksek yararı ile ortak çocuk ile baba arasında babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli olarak belirlenmiştir. Çocuk ile baba arasında kurulan her yıl 20 Temmuz - 31 Temmuz tarihleri arasında kurulan kişisel ilişkide başlayış ve bitiş saatlerinin gösterilmemesi infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. O halde, ortak çocuk ile davacı baba arasında kurulan yaz tatilinde görüş günlerinin başlangıç ve bitiş saati gösterilerek kişisel ilişki düzenlenmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının birinci fıkrasının son cümlesinin hükümden çıkarılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı anne vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı anne vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kişisel ilişkiye yönelik esastan ret kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki "okulların yaz tatilinde 20 Temmuz - 31 Temmuz tarihleri arasında kesintisiz olacak şekilde" cümlesinin çıkarılmasına, yerine “her yılın Temmuz ayının 20 inci günü saat 09.00 ile ve 31 inci günü, saat 17.00'a kadar kesintisiz olacak şekilde” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Diğer kararlar (4)
2. Hukuk Dairesi, 2023/8919 E., 2024/103 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
uz video izlettiğini davalının çocuklarla olan kişisel ilişki kurma bağını kötüye kullandığın iddia ederek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı ve 337 nci maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 323 üncü ve 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne, boşanma hükmü ile kurulan kişisel ilişkinin kald
2. Hukuk Dairesi 2023/8919 E. , 2024/103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/138 E., 2023/1541 K.
DAVA TARİHİ : 21.05.2021
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/235 E., 2022/674 K.
Taraflar arasındaki davacı vekili tarafından açılan çocukla kişisel ilişkinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Bergama 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2020/233 Esas, 2020/463 Karar sayılı dosyasında verilen karar ile boşandıklarını, velâyetin anneye bırakıldığını, davalının çocuklara annen başka adamlarla görüşüyor, erkek arkadaşı var, oğlum diyeceksin ki annemi başka adamlarla yakaladım, ben de sizin velâyetinizi alacağım diyerek annelerini kötülediğini, hakaret ve cinsel içerikli sözler söylediğini, çocukların bu olaylara tanık olduğunu, 13.05.2021 tarihinde çocukların davalının yanından döndükten sonra annelerine, babasının uygunsuz video izlettiğini davalının çocuklarla olan kişisel ilişki kurma bağını kötüye kullandığın iddia ederek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı ve 337 nci maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 323 üncü ve 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne, boşanma hükmü ile kurulan kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çocukların yanında çıplak dolaştığını ve hatta ortak çocuk Muhammed Efe'nin davacıyı başka bir adamla birlikte gördüğünü söylediği, bu olaydan sonra çocukların bir daha böyle durumla karşılaşırsa kardeşiyle evden çıkmalarını söylediğini, çocukların babalarını çok sevdiklerini bu yüzden davacının kötü niyetli iftiralarla bu davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının çocuklarına karşı ilgili olduğu, davalının cinsel içerikli video izlettirdiğine dair görgüye dayalı bir durumun olmadığı, çocuğun babasının yanına giderken severek gittiği, çocuğun celsede alınan beyanında, davalının çocukla ilgilendiğinin beyan edildiği, çocuk babasının kendisine cinsel içerikli bir video izlettiğini ifade etmiş olsa da bu durum sadece bir kere olmakla kişisel ilişkinin kaldırılması için yeterli olmayacağı, davalı babanın çocuğuna karşı dosyada herhangi bir istismarı, şiddet vb bir durumda söz konusu olmadığı, üçlü heyetten aldırılan son sosyal inceleme raporunda, babanın video izletme eyleminden pişman olduğu, bu durumdan sonra davalı baba ile çocuklar arasında herhangi bir sorun olmadığı, ergenlik dönemine gelen çocuklar için baba otoritesi, disiplinin çocuğun gelişiminde sağlıklı olacağı, her türlü duruma karşı çocukların hem anne hem de baba ilgisi ile büyümesinin iyi olacağı, daha önce aldırılan sosyal inceleme raporunun da bu durumu doğruladığı, kişisel ilişkinin devamının çocukların yararına olacağı ilişkinin kısıtlanması ya da kaldırılmasını gerektirecek bir somut durum dosyaya yansımadığı gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 323 üncü ve 324 üncü maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı babanın çocukları olumsuz etkilediği, psikolojilerini bozduğu sabit olmasına karşın takdiri delil niteliğinde olan bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını ileri sürerek kararın tümü yönünden kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içinde mevcut birbiriyle çelişmeyen sosyal inceleme raporlarından en son alınan heyet raporunun sonuç kısmında baba ile Muhammed Efe arasında yaşanan video izletme olayından sonra çocuk Muhammed Efe'nin psikolojik olarak olumsuz etkilendiği, baba ...'nın yaptığı davranışın hata olduğunun farkına vardığı ve pişmanlık hissettiği, video izletme olayından sonra çocukların baba ile olan kişisel ilişkilerinde herhangi bir sorunun olmadığı ancak çocukların anne ve babaları arasında olan çatışmalı ilişkiden etkilendikleri ve arada kaldıklarının anlaşıldığı, bu bağlamda ortak çocuklar ve baba arasında kurulan kişisel ilişkinin iptal edilmemesinin ve var olan şekli ile devam ettirilmesinin; özellikle ergenlik dönemine yaklaşan erkek çocuklarının baba disiplini, danışmanlığı ve otoritesi ile büyümeye devam etmesinin sağlıklı bir ergenlik geçirmelerinde fayda sağlayacağı, ölüm, kaza veya hastalık durumları da göz önünde bulundurulduğunda ortak çocukların sadece bir ebeveyne bağlı olmamaları ile gelişimleri açısından her iki ebeveyni ile iletişim kurmalarının sağlıklı bir karar olacağının değerlendirildiği, baba ile küçükler arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasının reddine ilişkin verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön görülmediği gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının takdiri delil niteliğinde olduğunu, Mahkemece sadece bu raporlara dayanılmaksızın somut durumun değerlendirilmesinin gerektiği Mahkeme aşamasında tanık olarak dinlenilen davacının annesi Sevtaç D.’nin ifadesi, davalı babanın ortak çocuklar üzerinden davacıya yönelik baskı kurma eğilimi içerisinde olduğunu ve bunu yaparken çocukların psikolojisini düşünmediğini, davalının olumsuz davranışlarını birden fazla kez sürdürdüğünü ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının tümü yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, baba ile ortak çocuklar arasında Mahkeme kararı ile kurulan kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği ile bunun çocukların yüksek yararına olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 323 üncü ve 324 üncü maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/4148 E., 2024/7331 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
ile Ertunç'un velâyetinin anneye verildiğini ve çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki düzenlendiğini, mevcut kişisel ilişki düzenlemesinin çocukların menfaatlerini ihlal ettiğini belirterek iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne, kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Hukuk Dairesi 2024/4148 E. , 2024/7331 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/418 E., 2024/502 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/309 E., 2023/646 K.
Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Serik Aile Mahkemesinin 2020/603 Esas ve 2020/211 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, aynı ilam ile ortak çocuklar ... ile Ertunç'un velâyetinin anneye verildiğini ve çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki düzenlendiğini, mevcut kişisel ilişki düzenlemesinin çocukların menfaatlerini ihlal ettiğini belirterek iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne, kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; çocuklardan ...'un yargılama devam ederken babası ile yaşamaya başladığı ve Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2023 tarih ve 2022/410 Esas, 2023/381 Karar sayılı kararı ile velâyetinin davalı babaya verilerek, anne ile kişisel ilişki tesis edildiği, çocuk ... ile davalı baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması talebinin reddine; çocuk ... ... yönünden ise alınan sosyal inceleme raporunda, çocuğun davalı baba ile görüşmeyi kesin ve net bir dille istemediğini beyan ettiği ve çocuğun yaşı itibariyle icra marifetiyle baba tarafından rızası dışında teslim alınmasının çocuk üzerinde tekrar tamiri mümkün olmayan hasarlar açabileceği, ayrıca çocuk ile davalı baba arasında yapılan sosyal medya yazışmalarında davalı tarafından çocuğa karşı tehdit içeren söylemler bulunduğu ve bu durumun küçüğü psikolojik olarak etkileyebileceği, tüm bu hususlar dikkate alındığında çocuk ile davalı baba arasındaki şahsi ilişki tesisinin kaldırılmasının çocuğun üstün yararına olacağı gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesi gereğince davanın kabulüne, Şırnak Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatı ile) Mahkemesinin 2022/410 Esas, 2023/381 Karar sayılı ilamı ile çocuk ...'ın velâyetinin davalı babaya verildiği, verilen kararın 20.06.2023 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılmakla bu çocuk yönünden davanın reddine, davacının davasının çocuk ... yönünden kabulü ile çocuk ile davalı baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer çocuk yönünden de velâyetin baba verilmesinin gerektiğini belirtmekle birlikte, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine karşın davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın vekâlet ücreti yönünden kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesini tekrarlamakla birlikte, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine karşın davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kişisel ilişki konulu davada kısmen kabul kararı verilmesi halinde davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 323 üncü ve 324 üncü maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 323 üncü ve 326 ncı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3. maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa
uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle 06.09.2006 doğumlu ortak çocuk ...'ın inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/9802 E., 2024/1843 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
insel istismar olmak üzere ceza davası açıldığını, baba ile çocuk arasında psikolog ya da pedagog uzman eşliğinde görüşülmek üzere kişisel ilişki kurulmasına karar verildiğini, bu ceza davasında beraat kararının kesinleştiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 323 üncü ve 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne çocukla davacı baba arasındaki kişisel ilişki kar
2. Hukuk Dairesi 2023/9802 E. , 2024/1843 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2271 E., 2023/2235 K.
DAVA TARİHİ : 23.02.2022- 09.03.2022
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/143 E., 2023/410 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı açılan kişisel ilişki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı- davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Konya 3. Aile Mahkemesinin 2013/489 Esas sayılı dosyasında tarafların boşanmalarına karar verilirken çocuğun velâyetinin davalı anneye verildiği, davacı hakkında Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 2014/38 Esas sayılı dosya kapsamında suç konusu cinsel istismar olmak üzere ceza davası açıldığını, baba ile çocuk arasında psikolog ya da pedagog uzman eşliğinde görüşülmek üzere kişisel ilişki kurulmasına karar verildiğini, bu ceza davasında beraat kararının kesinleştiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 323 üncü ve 324 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne çocukla davacı baba arasındaki kişisel ilişki kararının yeniden düzenlenmesine, pedagog veya psikolog eşliğinde görüşün kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı- davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin beraat kararının delil yetersizliğinden olduğunu, fiilin fail tarafından işlenmediğinin sübut bulmadığını, çocuğun baba ile görüş günlerinden döndükten sora içine kapanık, düşünceli, iştahı kesilmiş vaziyette olduğunu, okuldaki öğretmenlerinin anneye ayın belirli günleri çocuğun derslere katılmadığını, suskun olduğunu, arkadaşlarından uzaklaştığını bildirdiklerini ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı ve 337 nci maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, 4721 sayılı Kanun’un 424 üncü maddesi gereğince asıl davanın reddine, davasının kabulüne, kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal inceleme heyet raporunda her ne kadar ortak çocuk davacı baba ile kişisel ilişki kurmak istemediğini beyan etse de, yapılan görüşme ve gözlemler neticesinde ortak çocuk ve davacı baba arasında kişisel ilişki kurulmasına engel olabilecek bir nedene rastlanmadığı, davacı babanın bu husustaki motivasyonunun yüksek olduğu, ortak çocuk ve davacı baba arasında daha önce kurulan kişisel ilişkilerde olumsuz bir duruma rastlanmadığı, görüş sürelerinde çocuğun bakımında herhangi bir aksaklık yaşanmadığı, davacının ailesinin de davacıya desteklerinin bulunduğu, ortak çocuk ile yapılan görüşmede davacı ve ailesiyle olumlu bir ilişki ve iletişimde bulunduğundan bahsettiği, müşterek çocuğun babası ve babasının ailesi ile bağ kurması ve paylaşımda bulunmasının çocuğun psiko-sosyal gelişimine olumlu katkıları olacağı, davacı hakkında açılan çocuğa yönelik cinsel istismar dosyasında davacının beraat ettiği ve beraat kararının Yargıtay'da onandığımevcut aşamada çocuğun baba ile ilişkisini kısıtlanmasını gerektirecek olumsuz bir nedenin olmadığı gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 323 ve 324 üncü maddeleri gereğince karşı davanın reddine, asıl davanın kabulüne, Konya 3. Aile Mahkemesinin 2013/489 Esas, 2015/608 Karar sayılı dosyasında psikolog yada pedagog uzman eşliğinde kişisel ilişki tesisi yönündeki kararın kaldırılmasına, dava süresince tedbiren karar kesinleştikten sonra hükmen her ayın 2. ve 4. hafta sonu Pazar günü saat 09.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar, dini bayramların 2. günü saat 09.00'dan aynı gün saat 18:00'a kadar, her yıl babalar gününde saat 09.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar kişisel ilişki kurmalarına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çocukla arasında yatılı şahsi ilişkiye karar verilmemesini hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kişisel ilişkinin şekli yönünden kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı- davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın çocuğun yüksek menfaatine olmadığını, değerlendirmenin hatalı olduğunu, asıl davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, çocuğun baba ile görüşmek istemediğini, çocuğun görüşüne itibar edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın iki dava yönünden kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve toplanan deliller, sosyal inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde, boşanma davasının yargılaması sırasında baba hakkındaki cinsel istismar iddiası nedeniyle açılan davada beraat kararı verildiği, istismarın gerçekleştiğine dair herhangi bir delilin dosyaya yansımadığı, çocukla babanın uzun süredir görüşmedikleri, çocuğun baba ile görüşmeyi istemediği ancak babanın şahsi ilişki kurulmasına dair motivasyonunun yüksek olduğu önceki ilişkilerde olumsuz bir duruma rastlanmadığı, babanın ailesinin bu konuda babayı desteklediği, çocuğun baba ve ailesiyle bağ kurmasının psikososyal gelişimine olumlu katkı sağlayacağı, çocuğun menfaati bu yönde bir düzenlemeyi gerekli kılmadıkça uzman aracılığı veya gözetiminde kişisel ilişki tesisi bundan beklenen amaca aykırı düşeceği, çocuğun baba ile görüşmek istememesi ve uzun süredir kişisel ilişkinin kurulmaması çocuğun babaya alışma süreci birlikte değerlendirilerek; pedagog eşliğinde kurulan şahsi ilişki kararının kaldırılması, yatılı olmayacak şeklide şahsi ilişki kurulması isabetli olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı- davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; çocuğun idrak çağında olduğunu ve ısrarla baba ile görüşmek istemediğini söylediğini, buna karşın kişisel ilişki kurulmasının çocuğun yüksek yararına olduğunun düşünülmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının her iki dava yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurulan kişisel ilişki süresinin çocuğun yüksek yararına uygun olup olmadığı ile, kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasını gerektiren olguların varlığının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 323 üncü maddesi. 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı, 194 üncü, 352 inci madde , 353 üncü madde, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/6407 E., 2023/4158 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182 nci, 323 üncü ve 324 üncü maddeleri.
2. Hukuk Dairesi 2023/6407 E. , 2023/4158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1049 E., 2023/1091 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/486 E., 2023/359 K.
Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tarafların vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile Kayseri 6. Aile Mahkemesinde verilen ilam ile boşandıkları ve ortak çocuğun velâyetinin annesine verildiğini, boşanma tarihinde bebek olan müşterek çocuğun 2016 doğumlu olduğunu ve şu anda okul çağına geldiğini, bir baba olarak onunla daha yakından ilgilenmek babalık görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmek istediğini, bunun için de çocuğu ile daha uzun zaman görüşmeye ihtiyacının olduğunu, müşterek çocuğun yatılı olarak yanında kalacak yaşa geldiğini, kendisinin her cumartesi işten izin alamadığını, bu nedenle boşanma kararında belirtilen kişisel ilişkinin değiştirilerek her ayın 1. ve 3. Hafta sonları Pazar saat 10.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar, ayrıca sömestr tatillerinde 10 gün ve yaz tatillerinde 1 Temmuz saat 10.00'dan 31 Ağustos saat 18.00'a kadar yatılı kalacak şekilde yanında kalmasını, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının çocuğa karşı yapmış olduğu eylemlerden dolayı çocuğun korktuğunu ve hastanede tedavi gördüğünü, tedavi raporunda babadan şiddet görüyormuş ibaresinin yer aldığını, davacının çocuğu çok görmediğini, ortak çocuğun okula başladığını bu nedenle okul durumu göz önünde bulundurularak açılan davanın reddinin gerektiğini, kişisel ilişkinin değiştirilmesinin çocuğun menfaatine olmayacağını, davacının ailevi durumları nedeniyle ortak çocuğun yatılı kalmasının uygun olmayacağını, bu nedenlerden dolayı haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;sosyal inceleme raporları, dinlenilen tanık beyanları, idrak çağında olan küçüğün beyanları dikkate alındığında baba ile yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilerek baba ile ortak çocuk arasında her ayın 1. ve 3. Pazar günü saat 10.00 ile 18.00 arasında, her yıl dini bayramların 2. günü saat 10.00 ile saat 18.00 arasında, babalar gününde saat 10.00 ile saat 18.00 arasında, her yıl milli bayramlarda (19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos) saat 12.00 ile 18.00 arasında kişisel ilişki tesisine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tarafların vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini, çocuğun annesinin etkisinde kaldığını beyan ederek davalarının tüm talepleriyle kabulüne karar verilmesini, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ederek kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul şeklinde verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda ‘davanın reddine’ karar verilmesi gerektiğini, kararın hatalı olduğunu, çocuğun babadan korktuğu için babanın yanına gitmek istemediğini, raporların yetersiz olduğunu, çocuğun dinlenmediğini beyan ederek yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve davanın kabulü yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ortak çocuğun yaşı, tarafların ayrı yaşadıkları süre, babanın yaşam koşulları ve imkanları ile dosya kapsamında alınan sosyal inceleme raporları gözetildiğinde ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki düzenlemesi yapılmasında ve kural olan kişisel ilişkinin süresinde ortak çocuk ile baba arasında çocuk-ebeveyn ilişkisinin yaşanması yönünde gerekli ve yeterli olduğu gerekçesi kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek yargılama aşamasında alınan raporlarda müvekkili ile küçük arasında "yatılı" ilişki kurulmaması yönünden delil bulunmadığını, olumsuz bir durum tespit edilmediğini beyan ederek, küçük ile babası arasında kişisel ilişki tesis edilirken "yatılı" olarak kişisel ilişki kurulması gerektiğini beyan ederek davalarının tüm talepleriyle kabulü istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek çocuğun babadan korktuğu için babanın yanına gitmek istemeyen çocuğun babası ile ilişkilerinin kopmaması için görüşmelere devam etmesinin çocuğun menfaatine aykırı olduğunu, çocuğun babası ile görüşmek istemediğini ve raporların yetersiz olduğunu, çocuğun dinlenmediğini beyan ederek çocuğun üstün yararına aykırı olan ve psikolojisini olumsuz etkileyecek olan kişisel ilişki tesisinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarafların ortak çocuğu ve baba arasında boşanma ilâmıyla belirlenen kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini gerektirecek koşulların bulunup bulunmadığı ve mevcut belirlenen kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182 nci, 323 üncü ve 324 üncü maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 3 üncü ve 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 4 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 3 üncü ve 6 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin tüm, davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, davacı baba vekili tarafından açılan çocukla baba arasında boşanma kararı ile kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasıdır. 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesine göre, ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Çocuk ile ana veya baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi, çocuk ve velâyet kendisinde bulunmayan ana veya baba için bir haktır.
3.Çocukla ana babası arasında kişisel ilişki kurulmasının amacı aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Çocuk ile ana babası arasındaki kişisel ilişki sadece çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde veya ana ve babanın bu haklarını amacına aykırı kullanmaları halinde kısıtlanabilir veya engellenebilir. 4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesine göre, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana veya baba bu haklarını yükümlülüklerine aykırı şekilde kullanırlar veya çocuk ile ciddi şekilde ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı engellenebilir veya kendilerinden alınabilir.
4.Somut olayda, tarafların anlaşmalı olarak boşandığı ve ortak çocuk ... İnci'nin velâyet hakkının annesine verildiği, baba ile kısa süreli ve yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki tesis edildiği, davacı babanın dava dilekçesinde boşanma tarihinde müşterek çocuğun küçük olduğunu, şu anda ise büyüdüğünü ve baba olarak çocuğu ile daha kaliteli vakit geçirmek için kişisel ilişkinin süresinin yatılı ve daha uzun süreli olacak şekilde yeniden düzenlenmesini talep ettiği, davalı annenin, babanın sara hastalığı , annesinin ve babasının psikolojik rahatsızlıkları, çocuğun şiddet görme riski sebebiyle davacı ile müşterek çocuğun yatılı görüşmelerini istemediği, ... İnci'nin babası ile kişisel ilişki kurmaya devam ettiği ancak son görüşmenin çocuğun istememesi nedeniyle gerçekleştirilemediği görülmüştür. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden ve özellikle uzman raporları, tanık beyanları, çocuğun yaşı, çocuk ile babanın ayrı şehirlerde yaşıyor olması, çocuğun istismar edildiği veya şiddete uğradığı yönünde iddia ve tehdidin olmadığı, "yatılı" olarak kurulacak kişisel ilişkinin çocuğun bedensel, ruhsal ve kişisel gelişimini olumsuz etkileyeceği kanıtlanmamıştır. Kişisel ilişkiye dair ilâmların kesin hüküm teşkil etmeyip koşulların değişmesi halinde her zaman davaya konu edilebileceği de dikkate alındığında, boşanma kararıyla kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesinin ve yatılı olacak şekilde kurulmasının çocuğun üstün yararına uygun olması nedeniyle Mahkemece boşanma kararı ile kurulan kişisel ilişkinin kaldırılması ve çocuk ile baba arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı kadın vekilinin tüm, davacı erkek vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin harcın istek halinde yatıran davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı (görüşme hakkı) ile ilgili olarak, bu hakkın sınırlandırılması veya kaldırılması sebeplerinden biri aşağıdakilerden hangisi değildir?
A) Eşin, çocuğun huzurunu tehlikeye düşürmesi
B) Eşin, çocuğa bakma ve özen yükümlülüğüne ağır biçimde aykırı davranması
C) Eşin, çocuğu kaçırma ihtimalinin bulunması
D) Eşin, nafaka borcunu ödememesi
E) Eşin, ağır bir hastalığa yakalanması veya bulaşıcı hastalık taşıması
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.