Türk Medeni Kanunu 360. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 360- Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hâkim, malların korunması için uygun önlemleri alır.
Hâkim, özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir.
II. Yönetimin ana ve babadan alınması
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
6 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2022/1006 E., 2022/1780 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse, hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.360, Tüzük m.4/2).
2. Hukuk Dairesi 2022/1006 E. , 2022/1780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Çocuk Mallarının Korunması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İlçe nüfus müdürlüğünce, annenin ölümü üzerine; Türk Medeni Kanununun 353., Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesi gereğince, davalı babaya çocuk mallarının korunması hususunda Anamur Asliye Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmuş, mahkemece duruşma açılarak davalı baba dinlenilmiş, çocuğun malvarlığına sahip olması ve malvarlığının artması halinde defter tutularak mahkemeye bildirilmesi hususunda 2008 yılında ihtarat yapılmış, 2013 yılında ise mahkemece babanın çocuğun mallarını tehlikeye düşürdüğünden malların yönetiminin davalı babadan alınmasına, malların yönetimi için kayyım atanmak üzere sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmuş, Anamur Sulh Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilerek dosya Karabük Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Karabük Sulh Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilerek dosya Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Antalya Sulh Hukuk Mahkemesince il defterdarının yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesince duruşma açılmadan karar verildiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrasında Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Antalya 7. Aile Mahkemesince çocuğun yerleşim yeri Karabük olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Karabük Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karabük Aile Mahkemesince, çocuğa kayyım atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmuş, Karabük Sulh Hukuk Mahkemesince dede ...`ın kayyım olarak tayin edilmesine karar verilmiş, bunun sonucunda Karabük Aile Mahkemesince talebin kabulü ile Türk Medeni Kanununun 353. maddesi uyarınca çocuğun malları varsa bununla ilgili tutulacak defterin mahkemeye verilmesi, çocuğun mallarında veya çocuk mallarıyla yapılacak olan yatırımlarda önemli bir değişiklik olduğunda mahkemeye bildirilmesine karar verilmiş, bu karar davalı baba ... tarafından temyiz edilmiştir.
Ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece, çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Kural olarak hesap ve güvence vermezler. Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakim müdahale eder (TMK m.352). Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse, hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.360, Tüzük m.4/2). Bu önlemlerin neler olduğu Türk Medeni Kanununun 360/2. ve 361. maddelerinde gösterilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, mahkemece yapılacak iş, sağ kalan eşten çocuğun, varsa malvarlığını gösteren bir defter vermesini istemek ve bu malvarlığında veya yapılacak yatırımlarda ilerde gerçekleşecek önemli değişiklikleri de bildirmesi için uyarmaktan ibarettir. Türk Medeni Kanununun 352/2. ve Tüzüğün 4/2. maddesi koşulları bulunmadıkça; başka bir ifade ile ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemeleri durumu mevcut olmadıkça; hakim, çocuk mallarının korunması konusunda ana ve babanın yönetme hakkına müdahale edemez ve bu sonucu doğuracak bir karar veremez.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; çocuğun annesinin 2008 yılında öldüğü, anne ve annenin kök ailesinden çocuğa bir kısım taşınmazlar ve paranın kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar davalı babanın velayet görevini yerine getirmediği kabul edilmişse de; davalı baba davaya verdiği cevap dilekçesinde; çocuğun menfaati için taşınmazlar hakkında bir kısım davalar açtığını beyan etmiş ve bu dava dosyalarına delil olarak dayanmıştır. Ayrıca davalı babanın yargılama aşamasında tutuklu olduğu bildirilmiş, vekili ise temyiz dilekçesinde babanın hakkında açılmış bir ceza davası olduğunu ve verilen kararın da onandığını beyan etmiştir. Mahkemece bu açıklamalar doğrultusunda davalı baba hakkındaki ceza dosyası ve cevap dilekçesinde çocuk yararına açmış olduğunu bildirdiği dava dosyaları istenip, davalı babanın tutuklu mu hükümlü mü olduğu, davalı baba ...`ın üzerinden bu yetkisinin alınmasını gerektirir bir sebep olup olmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28.02.2022(Pzt.)
Diğer kararlar (4)
2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
ği sürece, çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü oldukları, kural olarak hesap ve güvence vermeyecekleri, ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakimin müdahale edeceği kuralının öngörüldüğü, 4721 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesi gereğince ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hâkimin, mal
2. Hukuk Dairesi 2023/617 E. , 2023/2509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/661 E., 2022/807 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2020/57 E., 2021/283 K.
Taraflar arasındaki çocuk mallarının korunması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 13.05.2014 tarihinde ilçede meydana gelen maden faciasında hayatını kaybeden maden şehidi Sebahattin'in anne ve babası olduklarını, oğullarının vefatı üzerine mirasçı olarak geriye davalı eşi ve çocukları Yusuf ... ve Hilal'in kaldığını, maden kazası nedeniyle yakınlarını kaybedenlere yapılan ayni ve nakdi yardımlar neticesinde Soma ilçesinde 3 adet, Akhisar ilçesinde 1 adet olmak üzere toplam 4 taşınmaz ile 1 adet araç alındığını, Soma İş Mahkemesinin 2014/760 Esas sayılı dosyasında görülen maddi, manevi tazminat istemli davanın ise henüz sonuçlanmadığını, buradan da tazminatlara hükmedileceğini, Soma ilçesinde bulunan 2 taşınmazın davalı ve ortak çocuklar adına miras payları oranında tapuya kayıtlı olmasına rağmen, diğer 2 taşınmaz ve aracın sadece davalı adına kayıtlı olduğunu, davalının savruk bir hayat yaşamaya başladığını, taşınmazları satılığa çıkardığı duyumunun alındığını, tüm bu nedenlerle çocuk mallarının korunması noktasında öncelikle araç, mahkemece hükmedilecek tazminatlar ve taşınmaz kayıtları üzerine tedbirler konularak üçüncü kişilere devrinin önlenilmesine, çocukların menfaatleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak yasalarda öngörülen her türlü tedbirin alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinde sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2019 tarih ve 2018/300 Esas, 2019/367 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde, Soma maden kazasında hayatını kaybeden Sebahattin A.'nın anne-babası tarafından, eşi aleyhine çocuk mallarının korunması istemli iş bu davanın açıldığı, davalının savruk bir hayat yaşadığının ve taşınmazların bir kısmı ile 45 YP 383 plakalı aracı kendi adına tescil ettirdiği ve taşınmazları satılığa çıkardığının iddia edildiği; Manisa ili, Soma ilçesi İstasyon Zafer Mh. 854 ada 1 parsel E blok K.3 D.7 mesken, Manisa İli, Akhisar ilçesi 69 ada 22 parsel A blok 1 no.lu mesken ve 45 HA 383 plakalı aracın davalı adına tescil edildiği, Soma ilçesi 197 ada 2 parsel A-12 K.2 D.11 ve 3963 parsel B 14 blok K.2 D.12 olan meskenlerin ise miras hisseleri oranında davalı ve çocuklar adına tescil edildiği; davalının savruk bir hayat yaşadığı ve taşınmazları satışa çıkardığı iddiasını kanıtlamaya yönelik delil bildirilmediğinden bu iddialar davacı tarafça ispat edilemediği, velayet ve çocukların mallarını yönetme hakkına sahip olan annenin bu mallar üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği gözetildiğinde taşınmazların bir kısmının davalı adına tescil edilmiş olması hakim müdahalesini gerektiren bir durum olmadığı, velayet hakkına sahip olan annenin çocuk mallarını yönetmekte yeterli özeni göstermediği iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2020 tarih ve 2019/2150 Esas, 2020/95 Karar sayılı kararı ile davada, davalı anne ile davaya konu çocuklar arasında menfaat çatışmasının olduğu, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 4 üncü ve 9 uncu maddeleri ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 426 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince çocukları bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması, açılan davanın sonucunun beklenilmesi, çocukları temsilen kayyımın davaya katılımının sağlanarak, gösterdiği takdirde delillerinin toplanılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi ... görülmediği; dava açılırken davacılar tarafından dava harcı yatırılmamış, yargılama sırasında da harç eksikliği giderilmeden karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafa dava başvuru ve maktu harcını yatırması için süre verilmesi, yatırdığı takdirde işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların istinaf talebinin kabulü İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacıların diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davalının eşi Sebahattin A.'nın 13.05.2014 tarihinde maden faciasında vefat ettiği, vefatından sonra çeşitli kurumlar tarafından ayni ve nakdi yardımların yapıldığı ve İş Mahkemesinde görülen davada da davalı ile ortak çocuklar lehine tazminata hükmedildiği, Dava dilekçesinde belirtilen mal varlığının elden çıkarıldığına ilişkin savurganlık iddialara karşın ise soyut iddia dışında ispata yarar bir delilin dosya içerisinde mevcut bulunmadığı, velayet hakkı bulunan davalının mal varlığının yönetimine dair kontrol ve önlem alınmasını gerektirir mahiyette bir davranışının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı annenin babasının temsil kayyımı olarak atanmasının ve yönetim kayyımı atanmamasının, davanın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ihbar edilmeden neticelendirilmesinin ... olmadığını; 2 taşınmaz ve aracın sadece davalı adına tescil edilmesinin çocuk malları hakkında gerekli özenin gösterilmediğini, annenin görevini ağır şekilde suistimal ettiğini ispata yeterli olduğunu; İlk Derece Mahkemesince bunun dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın tümü yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 352 nci maddesinde ana ve babanın, velayetleri devam ettiği sürece, çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü oldukları, kural olarak hesap ve güvence vermeyecekleri, ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakimin müdahale edeceği kuralının öngörüldüğü, 4721 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesi gereğince ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hâkimin, malların korunması için uygun önlemleri alacağı; hâkimin, özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebileceği; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebileceği; 4721 sayılı Kanun'un 361 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkimin, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebileceği, bu maddelerdeki koşullar bulunmadıkça; başka bir ifade ile ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemeleri durumu mevcut olmadıkça; hakimin, çocuk mallarının korunması konusunda ana ve babanın yönetme hakkına müdahale edemeyeceği, bu sonucu doğuracak bir karar veremeyeceği; somut olayda, tüm dosya kapsamından, velayet hakkına sahip olan annenin çocukların mallarını yönetmekte yeterli özeni göstermediği iddia ve ispat edilemediği, tek başına iki taşınmaz ve bir aracın sadece annenin üzerinde kayıtlı olmasının, çocuklar adına miras payları oranında tapuya tescil ettirilmemesinin, çocuk mallarının kötüye kullanıldığını ya da ağır bir biçimde ihlal edildiğini ispata yeterli olmadığı; bununla birlikte, Kırkağaç ilçe nüfus müdürlüğü babanın 13.05.2014 tarihinde ölümü üzerine; 4721 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesi ve velayet, vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4 üncü maddesi gereğince, velayet hakkını kullanan davalı annenin yerleşim yeri Aile Mahkemesine bildirimde bulunulduğu, Savaştepe Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi 2014/100 Esas, 2014/114 Karar sayılı ilamı ile; velayet sahibi anneye yukarıda belirtilen maddeler uyarınca çocukların, varsa malvarlığını gösteren bir defter vermesi, bu malvarlığında veya yapılacak yatırımlarda ilerde gerçekleşecek önemli değişiklikleri bildirmesi, çocukların mallarını yönetmekte, her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemesi halinde çocuk mallarının korunmasına ilişkin öngörülen tedbirlerin resen alınabileceğini ihtar ettiği; davanın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ihbarının zorunluluğuna ilişkin bir yasal düzenlemenin bulunmaması karşısında, davacıların buna yönelik istinaf taleplerinin reddedilmesi gerektiği; çocuklara temsil kayyımı olarak dedelerinin atanmasının, çocukların menfaatlerinin korunmadığını ve bu anlamda dedeleri ile çocuklar arasında bu dava nedeni ile menfaat çatışması olduğunu göstermeyeceğinden, davacıların buna ilişkin istinaf taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davanın reddinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin ... olmadığını belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının tamamı yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; çocuk mallarının korunmasına yönelik önlemlerin alınması için gerekli şartların mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 352 nci maddesi, 353 üncü maddesi, 360 ıncı maddesi, 361 ... maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ... maddesi, 371 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2016/16152 E., 2016/15102 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
ilçesi 6802 ada 12 parselde kayıtlı 23 nolu bağımsız bölümün üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için Türk Medeni Kanunun 360. maddesi uyarınca tapu kaydına şerh düşülmesi, taşınmazın üçüncü şahıslara devri nedeni ile satış bedelinin mahkeme denetimine alınmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın ispat edilememesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiş,
2. Hukuk Dairesi 2016/16152 E. , 2016/15102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Çocuk Mallarının Korunması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çocuk mallarının korunmasına ilişkindir.
Davacı baba, davalı ile 16.10.2008 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıklarını, mahkemece onaylanan ve hüküm altına alınan protokolde bedeli tarafından ödenen ... ili ... ilçesi 6638 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazın mülkiyetinin 18 yaşını doldurduğunda ortak çocuk....'ya devrinin uygun görüldüğünü, davalının karara rağmen taşınmazı önce ipotek ettirdiğini, daha sonra sattığını, davalının küçüğün mallarını iyi yönetemediğini belirterek, halen ortak çocuk üzerine kayıtlı ... ili ... ilçesi 6802 ada 12 parselde kayıtlı 23 nolu bağımsız bölümün üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için Türk Medeni Kanunun 360. maddesi uyarınca tapu kaydına şerh düşülmesi, taşınmazın üçüncü şahıslara devri nedeni ile satış bedelinin mahkeme denetimine alınmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın ispat edilememesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı baba tarafından temyiz edilmiştir.
Ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence vermezler. Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakim müdahale eder (TMK m. 352). Ana ve baba, çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere sarfedebilirler (TMK m. 355). Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır. Hakim, özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir (TMK m. 360).
Yapılan yargılama toplanan delillerden; tarafların 16.10.2008 tarihinde kesinleşen ilamla Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşandıkları, ortak çocuk...’nın velayetinin anneye bırakıldığı, tarafların bedeli davacı ... tarafından ödenerek 13.11.2007 tarihinde alınmış ... ili ... ilçesi 2. ... mahallesi 180 pafta 6638 ada 10 parselde kain 2. ... mahallesi 200 sokak no; 189 D:2 .../... adresinde bulunan dubleks meskenin mülkiyetinin 18 yaşını doldurması üzerine ortak çocuk ....’a devredilmek üzere velayetin üzerinde olması nedeniyle davalı ... ... adına tescil edileceğini kabul ve beyan ettiklerinin hüküm altına alındığı, davalı anne üzerine kayıtlı olan bu taşınmazın davalı tarafından 05.01.2012 tarihinde dava dışı....’e satıldığı,
davalının bu satıştan 4 gün sonra 09.01.2012 tarihinde ... ili ... ilçesi 6802 ada 12 parselde kayıtlı 23 nolu taşınmazın çıplak mülkiyetini ortak çocuk adına, süresiz intifa hakkını kendi adına satın aldığı anlaşılmaktadır. Davalı anne boşanma dosyasına verdiği dilekçede de bu taşınmazın satımından sonra ortak çocuk adına başka bir taşınmaz alındığını, aynı bedelle bu taşınmazı kiraya verdiğini, ayrıca 80.000 TL paranın da uhdesinde kaldığını, bu para ile de ortak çocuk adına bir daire daha satın alacağını beyan etmiş, bu beyanını yargılama sırasında da tekrar etmiştir. Bu durumda velayet sahibi annenin satış bedelinden arta kalan 80.000 TL‘nin kendi uhdesinde bulunduğunu bildirdiğinden, satış bedelinin velayet hakkını kullanan anne tarafından nasıl değerlendirildiği, ortak çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığı, gerekirse bu konularda ne gibi önlem/önlemlerin alınabileceğinin araştırılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.11.2016 (Çrş.)
2. Hukuk Dairesi, 2015/13693 E., 2015/23712 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya 6. Aile Mahkemesi
tam metni aç
Kural olarak hesap ve güvence vermezler." Türk Medeni Kanununun 360. madde gereğince "Ana ve baba çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır.
2. Hukuk Dairesi 2015/13693 E. , 2015/23712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 06/04/2015
NUMARASI : 2014/569-2015/267
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı baba tarafından annenin yaptığı 5400 USD'lik harcama yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava çocuk mallarının korunmasına ilişkindir.
Davacı baba, dava dilekçesi ile müşterek çocuk adına bulunan dolar hesabının davalı anne tarafından kişisel ihtiyaçları için harcandığını ve euro hesabında bulunan paranın da anne tarafından keyfi tasarruf yapılmasını önlemek için koruma kararı verilmesini talep etmiş, davalı anne ise dolar hesabında bulunan 5400 USD’yi çocuğun ihtiyaçları için harcadığını, euro hesabında bulunan 18.442,18 EURO'nun ise kendi hesabında bulunduğunu belirtmiştir. Yargılama sırasında davalı tarafından çocuk adına yeni bir hesap açılarak 18.442,18 euro çocuğun hesabına yatırılmıştır. Mahkemece "davalı annenin velayet görevi kapsamında bu miktar parayı harcamasının yasal çerçeve içerisinde kaldığı, dolayısıyla davalı annenin müşterek çocuğa ait 18.540 EURO'yu yargılama sırasında çocuk S.E. hesabına yatırdığı gibi velayet hak ve görevlerini kötüye kullanmadığı anlaşıldığından ve dolayısıyla davacının davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiş, hüküm davacı baba tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 352. maddesi gereğince "anne ve baba velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Kural olarak hesap ve güvence vermezler." Türk Medeni Kanununun 360. madde gereğince "Ana ve baba çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır. Hakim özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebilir, belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir."
.../...
Mahkemece bu açıklamalar doğrultusunda velayet hakkı kendisinde bulunan davalıdan çocuğa ait olan 5400 USD'nin nereye ve ne şekilde harcandığı konusunda bilgi ve hesap vermesinin istenmesi, gerektiğinde yapılan harcamaların çocuğun ihtiyaçlarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı yönünde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucu uyarınca karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.12.2015(Çrş.)
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- YÖNETİMİN ANA VE BABADAN ALINMASI**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 360 ]
2. Hukuk Dairesi 2008/9252 E., 2008/9027 K.
2. Hukuk Dairesi 2008/9252 E., 2008/9027 K.
- KAYYIM ATANMASI
- YÖNETİMİN ANA VE BABADAN ALINMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 360 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 361 ]
- 4787 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA... [ Madde 4 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır. (TMK. m. 360/1)
Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka şekilde önlenemiyorsa hakim yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir. (TMK. m. 361/1)
Davacının Türk Medeni Kanununun 360/1 ve 361/1 hükmüne dayalı olarak çocuk mallarının korunması isteminde bulunduğu görülmekle aile mahkemesi görevlidir.(4787 sayılı Kanun m. 4/1.)
Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.
Açıklanan hususlar gözetilmeden işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 19.06.2008
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, ana ve babanın, çocuğun mallarını yönetme hakkı ve yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Ana ve baba, kural olarak her yıl hâkime hesap vermek zorundadır.
B) Ana ve baba, kural olarak malların yönetimi için güvence vermek zorundadır.
C) Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetirken kusurlu davransalar bile hâkim müdahale edemez.
D) Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek zorundadır.
E) Ana ve baba, çocuğun mallarını hiçbir durumda kullanamazlar.