4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 361

Türk Medeni Kanunu 361. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 361- Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir. Çocuğun, yönetimi ana ve babaya ait olmayan malları tehlikeye düştüğünde hâkim, aynı önlemlerin alınmasını kararlaştırabilir. Çocuk mallarının gelirlerinin veya bu mallardan ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun şekilde sarfedileceğinden kuşku duyulursa hâkim, bunların da yönetimini bir kayyıma bırakabilir. G. Yönetimin sona ermesi I. Malların devri

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2022/1006 E., 2022/1780 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
Bu önlemlerin neler olduğu Türk Medeni Kanununun 360/2. ve 361. maddelerinde gösterilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2022/1006 E.  ,  2022/1780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocuk Mallarının Korunması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlçe nüfus müdürlüğünce, annenin ölümü üzerine; Türk Medeni Kanununun 353., Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesi gereğince, davalı babaya çocuk mallarının korunması hususunda Anamur Asliye Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmuş, mahkemece duruşma açılarak davalı baba dinlenilmiş, çocuğun malvarlığına sahip olması ve malvarlığının artması halinde defter tutularak mahkemeye bildirilmesi hususunda 2008 yılında ihtarat yapılmış, 2013 yılında ise mahkemece babanın çocuğun mallarını tehlikeye düşürdüğünden malların yönetiminin davalı babadan alınmasına, malların yönetimi için kayyım atanmak üzere sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmuş, Anamur Sulh Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilerek dosya Karabük Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Karabük Sulh Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilerek dosya Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Antalya Sulh Hukuk Mahkemesince il defterdarının yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesince duruşma açılmadan karar verildiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrasında Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Antalya 7. Aile Mahkemesince çocuğun yerleşim yeri Karabük olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Karabük Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karabük Aile Mahkemesince, çocuğa kayyım atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmuş, Karabük Sulh Hukuk Mahkemesince dede ...`ın kayyım olarak tayin edilmesine karar verilmiş, bunun sonucunda Karabük Aile Mahkemesince talebin kabulü ile Türk Medeni Kanununun 353. maddesi uyarınca çocuğun malları varsa bununla ilgili tutulacak defterin mahkemeye verilmesi, çocuğun mallarında veya çocuk mallarıyla yapılacak olan yatırımlarda önemli bir değişiklik olduğunda mahkemeye bildirilmesine karar verilmiş, bu karar davalı baba ... tarafından temyiz edilmiştir. Ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece, çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Kural olarak hesap ve güvence vermezler. Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakim müdahale eder (TMK m.352). Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse, hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.360, Tüzük m.4/2). Bu önlemlerin neler olduğu Türk Medeni Kanununun 360/2. ve 361. maddelerinde gösterilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, mahkemece yapılacak iş, sağ kalan eşten çocuğun, varsa malvarlığını gösteren bir defter vermesini istemek ve bu malvarlığında veya yapılacak yatırımlarda ilerde gerçekleşecek önemli değişiklikleri de bildirmesi için uyarmaktan ibarettir. Türk Medeni Kanununun 352/2. ve Tüzüğün 4/2. maddesi koşulları bulunmadıkça; başka bir ifade ile ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemeleri durumu mevcut olmadıkça; hakim, çocuk mallarının korunması konusunda ana ve babanın yönetme hakkına müdahale edemez ve bu sonucu doğuracak bir karar veremez. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; çocuğun annesinin 2008 yılında öldüğü, anne ve annenin kök ailesinden çocuğa bir kısım taşınmazlar ve paranın kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar davalı babanın velayet görevini yerine getirmediği kabul edilmişse de; davalı baba davaya verdiği cevap dilekçesinde; çocuğun menfaati için taşınmazlar hakkında bir kısım davalar açtığını beyan etmiş ve bu dava dosyalarına delil olarak dayanmıştır. Ayrıca davalı babanın yargılama aşamasında tutuklu olduğu bildirilmiş, vekili ise temyiz dilekçesinde babanın hakkında açılmış bir ceza davası olduğunu ve verilen kararın da onandığını beyan etmiştir. Mahkemece bu açıklamalar doğrultusunda davalı baba hakkındaki ceza dosyası ve cevap dilekçesinde çocuk yararına açmış olduğunu bildirdiği dava dosyaları istenip, davalı babanın tutuklu mu hükümlü mü olduğu, davalı baba ...`ın üzerinden bu yetkisinin alınmasını gerektirir bir sebep olup olmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28.02.2022(Pzt.)

Diğer kararlar (2)

düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 361 ]
2. Hukuk Dairesi 2008/9252 E., 2008/9027 K. 2. Hukuk Dairesi 2008/9252 E., 2008/9027 K. - KAYYIM ATANMASI - YÖNETİMİN ANA VE BABADAN ALINMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 360 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 361 ] - 4787 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA... [ Madde 4 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır. (TMK. m. 360/1) Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka şekilde önlenemiyorsa hakim yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir. (TMK. m. 361/1) Davacının Türk Medeni Kanununun 360/1 ve 361/1 hükmüne dayalı olarak çocuk mallarının korunması isteminde bulunduğu görülmekle aile mahkemesi görevlidir.(4787 sayılı Kanun m. 4/1.) Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Açıklanan hususlar gözetilmeden işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 19.06.2008
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 361 ]
2. Hukuk Dairesi 2009/16845 E., 2010/5916 K. 2. Hukuk Dairesi 2009/16845 E., 2010/5916 K. - VELİNİN KÜÇÜĞÜN MALLARINI SATMASINDA KURAL OLARAK HAKİM İZNİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 327 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 342 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 352 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 356 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 360 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 361 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 362 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 462 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekili tarafından açılan davada, davacının nikahsız birlikteliğinden olma M… …… isimli çocuğunun 18 yaşını doldurmak üzere olduğunu, reşit olduğu takdirde mallarını satacağını söylediğini belirterek, küçüğün korunması için malların annesi tarafından satılmasına izin verilmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Olayda Türk Medeni Kanununun 327 ve 356. madde koşulları iddia edilmediği gibi koşulların oluştuğu da kanıtlanmamıştır. Davacı anne küçüğün velisi ve yasal tek temsilcisidir. Türk Medeni Kanununun 342 ve 462/1-2.maddeleri gereğince 327. ve 356.madde hükümleri koşullarının oluşması dışında hakimden izin almaksızın taşınır veya taşınmaz hangisi olursa olsun çocuk mallarını satabilecek, 360. ve 361.maddelerdeki olumsuz koşullar gerçekleşmedikçe onun mallarını yönetecek ve bununla yükümlü olacaktır. (TMK.md.352) Yönetim hakkı sona erince de çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyımına devredecektir. (TMK.md.362) Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 29.03.2010 (Pzt.)

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.