Türk Medeni Kanunu 404. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 404- Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
B. Kısıtlama
I. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
41 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2017/8310 E., 2018/819 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
İhbar dilekçesinde, evlilik dışı beraberlikten 20.03.2016 tarihinde doğan küçük ...'nin annesi ...'nın da 01.01.1999 doğumlu yani ergin olmaması sebebi ile TMK'nın 404. maddesi gereği küçüğe vasi atanması istenilmiş;
8. Hukuk Dairesi 2017/8310 E. , 2018/819 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
İhbar dilekçesinde, evlilik dışı beraberlikten 20.03.2016 tarihinde doğan küçük ...'nin annesi ...'nın da 01.01.1999 doğumlu yani ergin olmaması sebebi ile TMK'nın 404. maddesi gereği küçüğe vasi atanması istenilmiş; mahkeme tarafından vesayet altına alınması istenilen küçüğün babası tarafından tanındığından, baba ...'un velayeti altında bulunduğu, TMK’nın 404. maddesi gereğince sadece velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınabilecekleri, velayet altında olan küçüğün vesayet altına alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar süresinde ihbar eden ... Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, evlilik dışı dünyaya gelen ve baba ile soybağı tanıma ile kurulan küçüğün annesinin de ergin olmaması nedeniyle Nüfus Müdürlüğü tarafından TMK’nın 404. maddesi uyarınca vasi atanması talebine ilişkindir.
Vasi tayini istenilen ... 20.03.2016 tarihinde evlilik dışı olarak dünyaya gelmiş, baba ... ile soybağı, babanın TMK'nın 295. maddesi uyarınca küçüğü 22.06.2016 tarihinde tanıması ile kurulmuştur.
Vasi tayini istenilen küçüğün annesi 01.01.1999 doğumlu olup vasi atanması istenilen tarihte ergin olmadığından, ... Nüfus Müdürlügü tarafından küçüğün TMK’nın 404. maddesi uyarınca vesayet altına alınması istemiyle ihbarda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Çocuk, annesi ...'nın evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, baba ile soybağı 22.06.2016 tarihinde tanıma (TMK.md.295) ile kurulmuştur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesinde evlilik birliğinin bulunmaması halinde velayetin anaya ait olacağı; ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakimin, çocuğun menfaatine göre vasi atayacağı veya velayeti babaya vereceğini hükme bağlamıştır (TMK.md.337/2). Baba ile soybağı tanıma ile kurulduğuna göre, babanın çocuğun velayetini alma hakkı mevcuttur. Yani mahkeme hükmü olmaksızın tanıma ile velayet hakkı doğrudan babaya geçmemektedir. Bu sebeple mahkemenin çocuğun velayetinin babasında olduğu yönündeki kabulü doğru değil ise de, anne ... 01.01.1999 doğumlu olup, temyiz inceleme tarihi itibari ile ergin olup, çocuk annesinin velayeti altında olduğundan TMK.nın 337/2 ve 404. maddeleri gereği küçüğe vasi atanması istemi konusuz kalmıştır. Hükmün, karar verilmesine yer olmadığına bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: İhbar eden ... Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yazılı temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
GK.
Diğer kararlar (4)
18. Hukuk Dairesi, 2014/12355 E., 2015/819 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
...Nüfus Müdürlüğü'nce küçük ...'ın Türk Medeni Kanunu'nun 404.maddesi uyarınca vesayet altına alınmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
18. Hukuk Dairesi 2014/12355 E. , 2015/819 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
...Nüfus Müdürlüğü'nce küçük ...'ın Türk Medeni Kanunu'nun 404.maddesi uyarınca vesayet altına alınmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
...'nün 28.01.2014 havale tarihli yazısı ile... isimli küçüğe TMK.nun 404. maddesi uyarınca vasi atanması istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 404/1. madde ve fıkrasında "Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.", 337. maddesinde "Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.", 11. maddesinde "Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar." hükümleri yer almaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; kısıtlı adayı ...'ın...ile ...'ın evlilik dışı birlikteliklerinden 24.12.2013 tarihinde dünyaya geldiği, anne...'nin dava tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle küçük...'a vasi atanması istendiği, mahkemece 28.02.2014 tarihinde küçük ...'a dedesi ...'ın vasi olarak atandığı, anne ... ile ...'ın ise 28.02.2014 tarihinde evlendikleri, anne ve baba tarafından nüfusa bildirim ile çocuk ile ... arasında sonradan evlenme ile soybağının kurulduğu ve çocuğun baba ...'ın hanesine kaydının yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler dikkate alındığında somut olayda küçük ...'ın annesi ...'nin ...ile evlendiği ve evlenme ile ergin olduğu, küçüğün baba ... ile de soybağının kurulduğu gözetilerek inceleme tarihi itibariyle küçüğün anne ve babasının velayeti altında bulunduğu, velayet kaldırılmadıkça bir kimseye vasi atanamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2024/12864 E., 2025/1157 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Kısıtlı ..., 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 404 üncü maddesi gereğince kısıtlanmış ve kendisine ...
5. Hukuk Dairesi 2024/12864 E. , 2025/1157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/1135 Esas, 2024/1230 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.10.2023 Tarihli ve 2022/200 Esas, 2023/671 Karar Sayılı Kararı
Kısıtlı ..., 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 404 üncü maddesi gereğince kısıtlanmış ve kendisine ... vasi olarak atanmıştır.
Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü 05.07.2024 tarihli yazısı ile Tunceli .......; Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkez Müdürlüğünde korunma ve bakım altındayken 02.07.2024 tarihinde Kayseri iline nakil olan ... isimli engelliye sosyal çalışmacı olarak görev yapan ...'nun vasi olarak atandığını, söz konusu engellinin nakil işlemlerinin gerçekleşmesi nedeni ile vasilik kararının iptal edilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece 01.08.2024 tarihli ek kararla, vesayet altına alınan kısıtlının Kayseri ili Develi Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi'ne nakil olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.09.2024 Tarihli ve 2024/1135 Esas, 2024/1230 Karar Sayılı Kararı
Vasi tarafından usulüne uygun olarak adres değişikliğinin talep edilmediği ve bu hususta vesayet makamınca bir karar verilmediği, bu durumda kısıtlının yerleşim yerinin vesayet makamının bulunduğu yer mahkemesi olduğu, vesayet makamının ise kısıtlama kararı veren Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 404 üncü maddesi uyarınca kısıtlanan kısıtlının vasisinin görevine son verilmesi istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.”
3. 4721 sayılı Kanun’un “Vesayet işlerinde yetki” başlıklı 411 inci maddesi şöyledir:
“Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.”
4. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yerinin değişmesi” başlıklı 412 nci maddesi şöyledir:
“Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.”
C. Değerlendirme
Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun’un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığı gibi kısıtlı veya vasinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi de olmadığından vesayet dosyasının takibi ile ilgili karar vermekte Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2024/9357 E., 2024/9878 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Kısıtlı ..., 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 404 üncü maddesi gereğince kısıtlanmış ve kendisine ...
5. Hukuk Dairesi 2024/9357 E. , 2024/9878 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/300 Esas, 2024/312 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.04.2013 Tarihli ve 2013/414 Esas, 2013/616 Karar Sayılı Kararı
Kısıtlı ..., 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 404 üncü maddesi gereğince kısıtlanmış ve kendisine ... vasi olarak atanmıştır.
Simav İlçe Nüfus Müdürlüğünce 03.05.2023 tarihli yazı ile kısıtlıya atanan vasinin vefat ettiğini, yeni bir vasi tayin edilmesi gerektiğini bildirilmiştir.
Mahkemece 11.03.2024 tarihli ek kararı ile yapılan kolluk araştırması sonucunda küçüğün ... 22. Caddesi No:39 Merkez/Tunceli adresinde bulunan Tunceli Bedri Es Bakım ve Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi'nde ikamet ettiğinin bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.05.2024 Tarihli ve 2024/300 Esas, 2024/312 Karar Sayılı Kararı
Kısıtlı küçüğün vasinin vefat etmiş olduğu, dosyada ileri sürülmüş yer değişikliğine izin talebi bulunmadığı, izin talebi olmadan dosyanın re'sen ele alınarak kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin de verilmeden yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 404 üncü maddesi uyarınca kısıtlanan kısıtlıya yeni vasi atanması istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.”
3. 4721 sayılı Kanun’un “Vesayet işlerinde yetki” başlıklı 411 inci maddesi şöyledir:
“Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.”
4. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yerinin değişmesi” başlıklı 412 nci maddesi şöyledir:
“Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.”
C. Değerlendirme
Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun’un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığı gibi kısıtlı veya vasinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi de olmadığından vesayet dosyasının takibi ile ilgili karar vermekte İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
21. Hukuk Dairesi, 2012/19681 E., 2013/22549 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Davacı veya davalının dava ehliyetinin bulunmadığı yargılamanın devamı sırasında tespit edilirse bu tarafa vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2.maddesi gereğince davaya bakan Mahkemece kişinin ikametgâhı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunularak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam edilmesi gerekir.
21. Hukuk Dairesi 2012/19681 E. , 2013/22549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/12/2007 tarihinden itibaren malulen emeklilik hakkını kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya 16/11/2007 tarihli talebine istinaden 01/12/2007 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 17/07/1983-06/10/2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 04/11/1972-07/11/1977 tarihleri arasında askerlikte geçen 300 günü borçlanarak 16/11/2007 tarihinde ödediği, davacının maluliyet aylığı tahsis talebinin, maluliyeti gerektiren hastalık ve arıza ile işe girdiği gerekçesi ile reddedildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 17/04/2009 tarihli raporunda davacının maluliyeti gerektiren hastalık ve arıza ile işe girdiğinden maluliyet sigortası yardımından yararlanamayacağının belirtildiği, ... Askeri Tıp Akademisi'nin 08/11/1977 tarihli raporunda davacının askerliğe elverişli olmadığının bildirildiği, ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin 29/08/2008 tarihli raporunda davacının yapılan psikometrik değerlendirmesi sonucunda zeka puanının 54. zeka bölümünün hafif derecede mental retardasyon olduğu tespit edildiği, rezidüel şizofreni ve hafif derece mental redardasyon olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, ... Tıp Fakültesi Psikiyatri Özel Dal Sağlık Kurulu'nın 05/02/2009 tarihli raporunda davacıya Heberfrenik Şizofreni ve Hafif Mental Retardasyon teşhisinin konulduğunun belirtildiği, ... Prof. Dr. ... Ruh ve Sinir Hastalıkları E. A. Hastanesi'nin 21/12/2010 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacıda “rezidüel şizofreni” denilen akıl hastalığı tespit edildiği, bu durumuyla çalışma gücünün %80 inden fazlasını kaybettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, dava ve taraf ehliyeti Kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen göz önünde tutulur. Davacı veya davalının dava ehliyetinin bulunmadığı yargılamanın devamı sırasında tespit edilirse bu tarafa vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2.maddesi gereğince davaya bakan Mahkemece kişinin ikametgâhı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunularak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam edilmesi gerekir.
Öte yandan, kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu'nu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu'na giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/06/1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş, davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığını yöntemince araştırmak, dava ehliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde, vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2.maddesi gereğince davacının ikametgâhı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunarak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam etmek, davacının maluliyet başlangıç tarihi ve maluliyet oranı konusunda Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'dan rapor alarak, davacının maluliyet aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı değerlendirmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, velâyet altında bulunmayan küçük (K) hakkında vesayet makamı tarafından vasi atanmıştır. (K)'nin nüfus memuru olan (N), bu durumu görevini yaparken öğrenmiştir.
Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Velâyet altında bulunmayan her küçük, ancak ailesinin talebi halinde vesayet altına alınır.
B) Nüfus memuru (N)'nin, (K)'nin durumunu vesayet makamına bildirme zorunluluğu yoktur, bu durum vasinin takdirindedir.
C) Velâyet altında bulunmayan her küçük kendiliğinden vesayet altına alınır ve (N) gibi görevlilerin bu durumu yetkili vesayet makamına bildirme zorunluluğu vardır.
D) (K)'nin vesayet altına alınması için idari makamların onayı gerekir, nüfus memurunun bildirimi yeterli değildir.
E) Vesayet, sadece kısıtlılar için söz konusu olup, küçükler için kayyım atanması gerekir.