4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 496

Türk Medeni Kanunu 496. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 496- Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. III. Büyük ana ve büyük baba

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

9 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2024/2323 E., 2024/3972 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 496 ncı maddesi şöyledir:
7. Hukuk Dairesi         2024/2323 E.  ,  2024/3972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/1032 E., 2015/1327 K. KARAR : Davanın kabulü KANUN YARINA TEMYİZ EDEN : Adalet Bakanlığı Taraflar arasında görülen el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Bahriye vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş; diğer davalılar davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2022 tarihli ve 39152028-153.01-1519-2022-E. 2524/30562 sayılı yazılarıyla istenilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2022 tarihli ve 39152028-153.01-1519-2022-E. 2524/30562 sayılı yazılarında; tapu kayıtlarındaki hisse oranları ile hüküm kurulan hisse oranlarının birbiriyle uyuşmadığını, ayrıca bir kısım taşınmazda tarafların elbirliği halinde malik olduğu pay dışında başka payların da bulunduğu halde taşınmazlarda dava konusu edilen payın hükümde açıkça gösterilmeyerek tapu kaydının tamamını kapsar şekilde karar vermek suretiyle kararın infazında çelişki yaratıldığını ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemelerin kesin olarak verdikleri kararlara karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. 2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 496 ncı maddesi şöyledir: "Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır." 4. 6100 sayılı Kanun'un 26 ve 297 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Kanun yararına temyizen incelenen kararda, 122 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tamamını kapsar şekilde dava konusu olmayan ve dava dışı kişilere (..., ... ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ...'e) ait paylar yönünden de hüküm kurulması 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde öngörülen taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. 2. Öte yandan dava konusu taşınmazlardan bir kısmının muris ... ..., bir kısmının muris ... ve bir kısmının da muris ...'e ait olduğu, adı geçen murislerin mirasçılarının belirlenmesindeki çelişki ve hatalar nedeniyle hükmün infaz edilemediği anlaşılmıştır. Mirasçıların belirlenmesindeki hataların nedeni muris ... ...'in oğlu ...'in annesi olan (... TC. kimlik numaralı) ... ile diğer çocuklarının annesi olan (... TC. Kimlik numaralı) ...'nın farklı kişiler olmasına karşın aynı kişilermiş gibi değerlendirilmiş olması ile evli ve çocuksuz ölen ...'in mirasından anne baba bir kardeşi ... ile anne ayrı baba bir kardeşi ...'e (4721 sayılı Kanun'un 496 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde) eşit miras payı verilmiş olmasıdır. 3. Muris ... ...'in 15.05.1987 tarihinde ölümü üzerine geriye eşi (... TC. Kimlik numaralı 1920 doğum tarihli) ... ile çocukları ..., ..., ... (...) kalmış; eşi ...'nın 23.01.1993 tarihinde ölümü üzerine ...'ya giden paylar, ...'nın kendi çocukları ... ve ...'ya kalmış; ...'in evli ve çocuksuz olarak 07.02.2006 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ...'e kalmış; ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda muris ... ...'in mirası (64) pay kabul edilerek; (33) pay ... (...)'e, (19) pay ...'e, (6) pay ... (...)'a, (6) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın temyize konu hüküm fıkrasının 1. maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır. 4. Muris (... TC. Kimlik numaralı) ...'in 23.01.1993 tarihinde ölümü üzerine geriye çocukları ... ve ... (...) kalmış; ...'in evli ve çocuksuz olarak 07.02.2006 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ...'e kalmış; ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda Muris ...'in mirası (16) pay kabul edilerek; (11) pay ... (...)'e, (2) pay ... (...)'a, (2) pay ...'e, (1) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın temyize konu hüküm fıkrasının 2. maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır. 5. Muris ...'in 07.02.2006 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölümü üzerine geriye eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ... kalmıştır. 4721 sayılı Kanun'un 499/2 hükmü uyarınca Muris ...'nin mirasının yarısı sağ kalan eşine, diğer yarısı ise 4721 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesi uyarınca eşit oranda annesi (... TC. Kimlik numaralı) ... ile babası ...'ya kalacaktır. Muris ...'nin annesi ile babası kendisinden önce öldüğü için 4721 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bu durumda muris ...'nin öz kardeşi ... hem anne ... hem de baba ...'dan gelen pay üzerinden hak sahibi olabilecekken, anne ayrı baba bir kardeşi ... ise sadece baba ...'dan gelen pay üzerinden hak sahibi olabilecektir. Bu nedenle anne baba bir kardeş ile anne ayrı baba bir kardeşin paylarının eşit olması mümkün değildir. Öte yandan muris ...'nin eşi ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda Muris ...'in mirası (8) pay kabul edilerek; (3) pay ... (...)'e, (2) pay ... (...)'a, (2) pay ...'e, (1) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın hüküm fıkrasının 3 ve 4 üncü maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

7. Hukuk Dairesi, 2023/1714 E., 2024/1846 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 496, 499, 598 inci maddeleri.
7. Hukuk Dairesi         2023/1714 E.  ,  2024/1846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2249 E., 2023/202 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/96 E., 2021/537 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali, yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.03.2013 günlü ve 2013/267 Esas, 2013/284 sayılı mirasçılık belgesinde tarafların murisi ...'ın ölüm tarihinde evli olmasına rağmen bekarmış gibi mirasçıların miras paylarının tespit edildiğini iddia ederek dosya üzerinde yapılacak inceleme ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yazılı usule tabi olduğunu, dosya üzerinden karar verilmesi isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 günlü ve 2021/96 Esas, 2021/537 sayılı Kararı ile nüfus kayıtlarının incelenmesinde murisin 2013 yılında evli ve çocuklu öldüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa miras payının dörtte bir olacağı düzenlemesinin bulunduğu, dava konusu iptali talep edilen mirasçılık belgesinin hukuka uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptali talep edilen mirasçılık belgesinin davacı ... tarafından alındığını, müvekkilleri tarafından alınan ve dosyaya ibraz edilen Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.04.2013 günlü 2013/419 Esas, 2013/502 sayılı mirasçılık belgesinin doğru olduğunu, davanın açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2023 günlü ve 2021/2249 Esas, 2023/202 sayılı kararı ile; iptali istenilen mirasçılık belgesindeki mirasçıların davalı olarak gösterildiği, davanın hasımlı olarak açıldığı, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulnmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 496, 499, 598 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2016/9128 E., 2018/3578 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TMK 496. maddesi gereğince murisin anne tarafına düşecek miras payı sadece anne bir kardeşi ...
14. Hukuk Dairesi         2016/9128 E.  ,  2018/3578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, 16.05.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı, amcası olan muris ...'un 30.12.1995'te bekar ve çocuksuz öldüğünü belirterek murise ait mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüyle murisin mirasçılarının ve miras paylarının tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 598. maddesine göre, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi değildir (TMK m. 7). Hakim çekismesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü delillerle yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalarda davacı, mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmek için murisin öldüğünü ve ölüm tarihini, muris ile kendisi arasındaki irs bağını kanıtlamak zorundadır. Bu tür davaların reddine karar verilebilmesi için murisin hiçbir şekilde yaşamadığının, böyle bir kişinin mevcut olmadığının belirlenmesi veya davacının murisin mirasçısı olmadığının tespiti gerekir. Somut olaya gelince, 30.12.1995'te bekar ve çocuksuz ölen muris ...'un mirasçısı olarak geriye 30.11.1997'de vefat eden ana baba bir kardeşi ... 'un eşi ... , ... 'un çocukları ... , ... , ..., ... , ... ve ... ile 19.02.1993'te vefat eden baba bir anne ayrı kardeşi ...'in çocukları ... , ... ve ... kalmıştır. TMK 496. maddesi gereğince murisin anne tarafına düşecek miras payı sadece anne bir kardeşi ... mirasçılarına, baba tarafına düşecek miras payı ise hem ana baba bir kardeşi ... mirasçılarına hem de baba bir ana ayrı kardeşi ... mirasçılarına dağıtılması gerekir. Mahkemece, mirasçıların tespitinde bir yanlışlık yapılmamıştır. Ancak, muris ile ... 'un ana baba bir, ... ile baba bir ana ayrı kardeşlik durumu dikkate alınmadan miras paylarının hatalı dağıtımına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2015/15533 E., 2016/5023 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara geçer (TMK m. 496). Yine aynı kanunun 580. maddesine göre ise mirasçı olabilmek için murisin ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır.
14. Hukuk Dairesi         2015/15533 E.  ,  2016/5023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 10.09.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Davacı ..., muris ...'nın 12.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, murisin evlatlığı olduğunu, murisin mirasçılarını ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. 4721 sayılı TMK'nın 575. maddesine göre de miras, murisin ölümüyle açılır. 4721 sayılı TMK'nın 495. maddesine göre; murisin birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Muristen önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Altsoyu bulunmayan murisin mirasçıları ana ve babasıdır. Muristen önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara geçer (TMK m. 496). Yine aynı kanunun 580. maddesine göre ise mirasçı olabilmek için murisin ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır. Mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır. Somut olaya gelince; Muris ... 12.01.2014 tarihinde dul ve çocuksuz vefat etmiş, geriye mirasçı olarak ana ve babası kendisinden önce öldüğü için kardeşleri kalmıştır. Kardeşlerinden davacı ... sağ iken, kardeşi ................ 31.12.2002 tarihinde muristen önce ölmüş çocukları ........... (..........) ... ve ....... ..........'yı bırakmıştır. Ayrıca muris ...'nın annesi ...'ın .................. ile evliliğinden olma çocukları ....................... ve ... kalmışlardır. Bu nedenle muris ...'dan önce vefat eden annesi ...'ın ..................'dan olma çocukları ....................... ve ...'ın murisin annesinden intikal eden miras payları olduğundan mirasçı olarak gösterilmeleri doğrudur. Ancak mahkemece ....................... ve ...'ın miras payları yanlış hesaplanmıştır. Murisin mirası 16 pay kabul edilerek, 8 pay annesi ...'a, 8 pay babası .....'a kaldığı, murisin annesi ... 28.04.2013 tarihinde muristen önce vefat ettiği için ...'ın çocukları ......................., ..., ................ ve ...'ya 2'şer pay olarak dağıtılması gerektiği, ................'nın muristen önce 31.12.2002 tarihinde vefat etmesi nedeniyle kendisine düşen 2 pay çocukları ...... .......... ve ........... (..........) .....'a 1'er pay olarak dağıtılacağı, muris ...'nın babası ..... muristen önce 11.02.1961 tarihinde vefat ettiği için kendisine düşen 8 payın, 4 payı oğlu ...'ya, 4 payı da kızı ................'nın çocukları ....... .......... ve ........... (..........) ......'a 2'şer pay olarak dağıtılacağı, sonuç olarak murisin mirası 16 pay kabul edilerek murisin ana bir baba ayrı kardeşi .......................'a 2 pay, murisin ana bir baba ayrı kardeşi ...'a 2 pay, murisin ana baba bir kardeşi ...'ya 6 pay, muristen önce vefat eden ana baba bir kardeşi ................'nın çocukları .... ..........'ya 3 pay, ........... (..........) .....'a 3 payın aidiyeti ve intikaline karar verilmesi ve mirasın bu şekilde paylaştırılması gerektiği gözetilerek mirasçılık belgesi verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2013/15980 E., 2014/3289 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
nun 495.maddesinde miras bırakanın birinci derece mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, TMK'nun 496.maddesinde ise, altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önc
8. Hukuk Dairesi         2013/15980 E.  ,  2014/3289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/07/2013 NUMARASI : 2013/1079-2013/1115 H.. C.. tarafından açılan mirasçılık belgesi istemi davasının kabulüne dair Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.07.2013 gün ve 1079/1115 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı dava dilekçesinde; damadı S.. D..'nun 11.06.2013 tarihinde vefat ettiğini açıklayarak mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından özellikle veraset belgesinde miras bırakanın kardeşlerine de pay verildiği ancak onların mirasçı olmadığı gerekçesiyle süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; TMK'nun 495.maddesinde miras bırakanın birinci derece mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, TMK'nun 496.maddesinde ise, altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı düzenlenmiştir. Dosya içerisine celp edilen nüfus kayıtlarının incelenmesi neticesinde muris S.. D..'nun 11.06.2013 tarihinde evli ve çocuklu olarak vefat ettiği, murisin geriye mirasçıları olarak kızı B.. ile eşi S..'nin kaldığı, bunlardan kızı B..'nın 28.06.2013 tarihinde evli ve çocuksuz olarak, eşi S..'nin ise 19.07.2013 tarihinde dul ve çocuksuz olarak vefat ettikleri anlaşılmaktadır. Muris S.. D.. ile kızı B.. ve eşi S..'nin ölüm tarihleri gözetildiğinde murisin eşi S..'nin babası ile kardeşleri mirasçı olup, muris S..'ın kardeşleri olan ve veraset belgesinde kendilerine 9'ar pay tayin edilen H.., M.. , M.. ve N.. mirasçı değildirler. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin pay dağılımı yapılması doğru olmamıştır. Davacının temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Bekâr ve çocuksuz olan mirasbırakan (M), 2024 yılında vefat etmiştir. (M)'nin vefatı anında hayatta olan akrabaları; annesi (A), babası (B), anne tarafından büyükannesi (C) ve ana-baba bir kardeşi (K)'dir. (M)'nin herhangi bir ölüme bağlı tasarrufu bulunmamaktadır. Bu durumda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre (M)'nin terekesinin yasal mirasçıları arasında paylaştırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Mirasın tamamı, hayatta olan annesi (A) ile babası (B) arasında eşit olarak paylaştırılır.
B) Miras, annesi (A), babası (B) ve kardeşi (K) arasında 1/3'er oranında eşit paylara bölünür.
C) Annesi (A) ve babası (B) mirasın yarısını paylaşır, kalan yarısı ise kardeşi (K)'ye intikal eder.
D) Mirasın yarısı annesi (A) ile babasına (B) ait olurken, diğer yarısı sağ kalan tek üstsoyu olan büyükannesi (C)'ye kalır.
E) Mirasın dörtte üçü annesi (A) ve babası (B) arasında paylaştırılır, kalan dörtte birlik pay ise altsoyu bulunmadığı için Devlete geçer.

Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol