Türk Medeni Kanunu 497. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 497- Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.
Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer.
IV. Evlilik dışı hısımlar
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
5 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2021/7690 E., 2023/639 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
ların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç arasında akrabalık bağı bulunduğunu gösterir hiçbir belge bulunmadığını, davacıların davasını kurumların arşiv kayıtları ve tanık beyanları ile de ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla TMK'nın 497 nci maddesine göre Mehmet Pertev mirasçılarının mirastan zaten pay alamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunm
7. Hukuk Dairesi 2021/7690 E. , 2023/639 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 30.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, vefatı üzerine Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/420 Esas sayılı dosyası üzerinden mirasçılık belgesi talebinde bulunduklarını, murisin babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev'in ana baba bir öz kardeş olduklarını, murisin bekar ve çocuksuz vefat ettiğini, iptali istenen mirasçılık belgesinde murisin babası Nail'in anne baba kayıtlarına ulaşılamaması sebebi ile mirasın tamamının murisin annesi Fevziye'ye, murisin annesi Fevziye'nin hayatta olmaması sebebi ile murisin annesinin kardeşi Makbule'nin mirasçılarına kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle söz konusu mirasçılık belgesinin iptal edilmesi gerektiğini belirterek, Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/420 Esas, 2020/439 Karar sayılı ve 31.10.2016 tarihli mirasçılık belgesinin iptali ile müvekkillerinin muris ...'ın yasal varisleri olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili, davacılar ile muris ... arasında akrabalık bulunduğuna ilişkin hiçbir kayıt olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, muris ...'ın babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç'ın anne ve baba bir kardeş olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle, Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2016 gün ve 2016/420- 439 sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilerek yeni mirasçılık belgesi düzenlenmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya gelen kurum cevaplarında muris ...'ın babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç arasında akrabalık bağı bulunduğunu gösterir hiçbir belge bulunmadığını, davacıların davasını kurumların arşiv kayıtları ve tanık beyanları ile de ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla TMK'nın 497 nci maddesine göre Mehmet Pertev mirasçılarının mirastan zaten pay alamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, TMK'nın 497 nci maddesi gereğince muris ...'ın baba tarafından büyük ana ve büyük babasının alt soyu bulunmadığı, bu zümreye düşen miras payının diğer taraftaki büyük ana, büyük baba ve onların alt soyuna geçeceğini, bu durumda dördüncü derecede yer alan murisin babaannesi Zübeyde'nin kardeşi olan Mehmet Pertev alt soyu olan davacıların mirasçı olmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ...'ın mirası reddetmesi sebebiyle davalı sıfatı ile yer alan çocukları ..., ..., Yasemin Dalkılıç vekili temyiz dilekçesinde, müvekkillerin babaları ... ve büyük babaları Mehmet Selahattin Dalkılıç'ın alt soyu olduklarından, üst soyları mirası reddetmiş olsalar da mirasçılık sıfatını koruduklarını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı kararı nedeniyle müvekkillerinin hukuki yararları zedelendiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde, TMK'nın 497 nci maddesinin Bölge Adliye Mahkemesince yanlış değerlendirildiğini, dosyaya celbedilen eski nüfus kayıtları, askerlik kayıtları incelendiğinde murisin babası Nail Kayhan'ın annesi Zübeyde Hanım ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç'ın ana-baba bir kardeş olduklarının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalıların istinaf başvuru dilekçesinde yer almayan hususun gerekçe gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Uyuşmazlık çözümünde; TMK’nun 30, 497, 598 inci maddesi esas alınmıştır.
3. Değerlendirme
3.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmıştır.
3.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30 uncu maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır.
3.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 575 inci maddesinde, mirasın miras bırakanın ölümüyle açılacağı; 495 inci maddesinde, miras bırakanın birinci derece mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı; 496 ncı maddesinde, altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı olacakları, miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı; 497 nci maddesinde, altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının, büyük ana ve büyük babaları olacağı, bunların, eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan birinin altsoyu bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, ona düşen payın aynı taraftaki mirasçılara kalacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisinin de altsoyları bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı, sağ kalan eş olması durumunda, büyük ana ve büyük babalardan birinin miras bırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payının kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçeceği; 498 inci maddesinde, evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanların, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olacakları; 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin, miras bırakanın altsoyu zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın dörtte birinin, miras bırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın yarısının, miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olması hâlinde, mirasın dörtte üçünün, bunlar da yoksa mirasın tamamının eşe kalacağı; 501 inci maddesinde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının devlete geçeceği hükümleri düzenlenmiştir.
3.4. Davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan ilkeler ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla karşılanmış olduğu görülmekle temyiz itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
7. Hukuk Dairesi, 2024/2323 E., 2024/3972 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır.
7. Hukuk Dairesi 2024/2323 E. , 2024/3972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/1032 E., 2015/1327 K.
KARAR : Davanın kabulü
KANUN YARINA TEMYİZ
EDEN : Adalet Bakanlığı
Taraflar arasında görülen el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Bahriye vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş; diğer davalılar davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2022 tarihli ve 39152028-153.01-1519-2022-E. 2524/30562 sayılı yazılarıyla istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2022 tarihli ve 39152028-153.01-1519-2022-E. 2524/30562 sayılı yazılarında; tapu kayıtlarındaki hisse oranları ile hüküm kurulan hisse oranlarının birbiriyle uyuşmadığını, ayrıca bir kısım taşınmazda tarafların elbirliği halinde malik olduğu pay dışında başka payların da bulunduğu halde taşınmazlarda dava konusu edilen payın hükümde açıkça gösterilmeyerek tapu kaydının tamamını kapsar şekilde karar vermek suretiyle kararın infazında çelişki yaratıldığını ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemelerin kesin olarak verdikleri kararlara karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 496 ncı maddesi şöyledir:
"Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır."
4. 6100 sayılı Kanun'un 26 ve 297 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Kanun yararına temyizen incelenen kararda, 122 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tamamını kapsar şekilde dava konusu olmayan ve dava dışı kişilere (..., ... ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ...'e) ait paylar yönünden de hüküm kurulması 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde öngörülen taleple bağlılık ilkesine aykırıdır.
2. Öte yandan dava konusu taşınmazlardan bir kısmının muris ... ..., bir kısmının muris ... ve bir kısmının da muris ...'e ait olduğu, adı geçen murislerin mirasçılarının belirlenmesindeki çelişki ve hatalar nedeniyle hükmün infaz edilemediği anlaşılmıştır. Mirasçıların belirlenmesindeki hataların nedeni muris ... ...'in oğlu ...'in annesi olan (... TC. kimlik numaralı) ... ile diğer çocuklarının annesi olan (... TC. Kimlik numaralı) ...'nın farklı kişiler olmasına karşın aynı kişilermiş gibi değerlendirilmiş olması ile evli ve çocuksuz ölen ...'in mirasından anne baba bir kardeşi ... ile anne ayrı baba bir kardeşi ...'e (4721 sayılı Kanun'un 496 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde) eşit miras payı verilmiş olmasıdır.
3. Muris ... ...'in 15.05.1987 tarihinde ölümü üzerine geriye eşi (... TC. Kimlik numaralı 1920 doğum tarihli) ... ile çocukları ..., ..., ... (...) kalmış; eşi ...'nın 23.01.1993 tarihinde ölümü üzerine ...'ya giden paylar, ...'nın kendi çocukları ... ve ...'ya kalmış; ...'in evli ve çocuksuz olarak 07.02.2006 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ...'e kalmış; ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda muris ... ...'in mirası (64) pay kabul edilerek; (33) pay ... (...)'e, (19) pay ...'e, (6) pay ... (...)'a, (6) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın temyize konu hüküm fıkrasının 1. maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır.
4. Muris (... TC. Kimlik numaralı) ...'in 23.01.1993 tarihinde ölümü üzerine geriye çocukları ... ve ... (...) kalmış; ...'in evli ve çocuksuz olarak 07.02.2006 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ...'e kalmış; ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda Muris ...'in mirası (16) pay kabul edilerek; (11) pay ... (...)'e, (2) pay ... (...)'a, (2) pay ...'e, (1) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın temyize konu hüküm fıkrasının 2. maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır.
5. Muris ...'in 07.02.2006 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölümü üzerine geriye eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ... kalmıştır. 4721 sayılı Kanun'un 499/2 hükmü uyarınca Muris ...'nin mirasının yarısı sağ kalan eşine, diğer yarısı ise 4721 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesi uyarınca eşit oranda annesi (... TC. Kimlik numaralı) ... ile babası ...'ya kalacaktır. Muris ...'nin annesi ile babası kendisinden önce öldüğü için 4721 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bu durumda muris ...'nin öz kardeşi ... hem anne ... hem de baba ...'dan gelen pay üzerinden hak sahibi olabilecekken, anne ayrı baba bir kardeşi ... ise sadece baba ...'dan gelen pay üzerinden hak sahibi olabilecektir. Bu nedenle anne baba bir kardeş ile anne ayrı baba bir kardeşin paylarının eşit olması mümkün değildir. Öte yandan muris ...'nin eşi ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda Muris ...'in mirası (8) pay kabul edilerek; (3) pay ... (...)'e, (2) pay ... (...)'a, (2) pay ...'e, (1) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın hüküm fıkrasının 3 ve 4 üncü maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/5792 E., 2024/2201 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 497, 501 ve 598 inci maddeleri.
7. Hukuk Dairesi 2023/5792 E. , 2024/2201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1389 E., 2023/1053 K.
DAVA TARİHİ : 16.12.2014
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/92 E., 2022/519 K.
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan ... Olgun'un 20.05.1974 tarihinde evli ve çocuklu olarak öldüğünü, müvekkillerinin muris ... Olgun'un eşi ... baba bir anne ayrı kardeşi...'in torunları olduğunu, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2012 tarihli ve 2011/1836 Esas, 2012/1586 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davalı Hazinenin mirasçı olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili; duruşmalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
2. Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde özetle; iddianın gerçek olmasının düşünülemeyeceğini, davanın muhatabının Hazine olduğunu, aleyhe yargılama gideri yüklenmemesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2021/92 Esas, 2022/519 Karar sayılı kararında; "iddianın ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarına ilaveten nüfus kayıtları, tanık beyanı, dosyada mevcut mirasçılık belgelerinin dikkate alınmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/1389 Esas, 2023/1053 Karar sayılı kararında; "Uyuşmazlığın konusunun muris ...'in eşi ... üst soyundan mirasçısı olup olmadığı konusunda toplandığı, kök muris ...'in ... ile evliyken 20.5.1974 tarihinde öldüğü, ..., kök muris ...'in ölümünden sonra ... ... ile evlendiği, ... 30.1.1991'de, eşi ...'nin ise 8.7.1996 tarihinde öldüğü, davacıların murisi ...'nun annesinin adının ... olduğu, ...'nun nüfus kaydına göre baba adının..., anne adının ... olduğu, ... baba adının... anne adının ise ... olduğu, ... ile ...'in baba bir anne ayrı kardeş olduklarına dair nüfus kayıtlarında bağlantı bulunmadığı, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.1969 tarih, 1969/163 Esas 1969/289 sayılı kararında ... ve...'in baba bir anne ayrı kardeş olduklarının açıkça yazılı olduğu, Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/7 Esas, 1995/637 Karar sayılı mirasçılık belgesinde muris ...'in 30.1.1991 tarihinde ölümü ile, mirası 2 pay kabul edilerek 1 payının eşi ...'ye, 1 payının da baba bir anne ayrı kız kardeşi...'in oğlu ...'na verilmesine karar verildiği, ... ili, ... ilçesi, 125 ada 2 parsel sayılı taşınmazda... kızı ... ve ... oğlu...'nün paydaş oldukları, tapu kayıt fotokopisinde de...'nün annesi... ile ... baba bir kardeş olduğunun yazılı olduğu, tanık ... yeminli beyanında; ...'in oğlu ...'nun teyzesinin ... olduğunu beyan ettiği, ... ile...'in baba bir anne ayrı kardeş olduğunun belirlendiği, iptali istenilen mirasçılık belgesinde Devlete miras payı verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğunu, davalı ...'in murisin eşi ... kimsesiz olarak öldüğünü beyan ettiğini, davalı ...'e kayyım tayin edilmediği halde kayyım yönünden davanın reddine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 497, 501 ve 598 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/2911 E., 2024/2870 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30, 497, 598 inci maddeleri.
7. Hukuk Dairesi 2023/2911 E. , 2024/2870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2113 E., 2023/394 K.
DAVA TARİHİ : 27.09.2016
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/369 E., 2019/68 K.
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisi ...'nın 05.12.1999 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, vefatının ardından mirasçıları olarak kendilerinin ve davalıların kaldığını, 27.12.1999 tarihinde İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 1999/1245 E. 2000/135 K. sayılı mirasçılık belgesi ile murisin mirasının 4 pay kabul edildiğini, 2 payının eşi ..., 1 payının ana ve baba bir kardeşi ...'ya, 1 payının da yine ana ve baba bir kardeşi ...'ya ait olduğuna karar verildiğini, ancak kendilerinin de murisin ana bir baba ayrı kardeşleri ve onun çocukları olmaları nedeniyle yasal mirasçı olmalarına rağmen mirasçı olarak belirlenmediklerini belirterek İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen veraset ilamının iptali ile Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 04.01.2016 tarih 2015/768 E., 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davacının mirasçılığının söz konusu olmadığını, 27.12.1999 tarihinde alınan veraset ilamının doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan inceleme sonucu İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1245 E., 2000/135 K. sayılı mirasçılık belgesinde ana bir baba ayrı kardeş Talat Doğan'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmeyip pay verilmediğinden hatalı bulunduğu, Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/768 E., 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinde ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmesine rağmen dağılımının hatalı olması nedeniyle iptali gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne; dava konusu mirasçılık belgelerinin iptaline, murisin vefat tarihi itibariyle uygulanacak olan 3678 sayılı Kanunla değişikliğe uğramış 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümleri gereğince mirasının tamamı 24 (yirmidört) pay hesap edilerek; 12 payın ...'ya, 5 payın ...'ya, 5 payın ...'ya, 1 payın ... ve 1 payın ...a aidiyetine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut nüfus kayıtları tetkik olunduğunda ölüm tarihleri itibariyle de davacının ve kız kardeşinin mirasçı olmalarının mümkün olmadığını, bu sebeple davacının bu davayı açmakta korunmaya değer güncel bir hakkının bulunmadığını, İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği kararın, dosyadaki nüfus kayıtlarına ve diğer belgelere uygun ve geçerli olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı yanın huzurdaki davayı açmakta bir menfaati bulunmayıp, davasının reddi gerekmekle birlikte, hükmü ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ... evli ve çocuksuz vefat etmiş olup, geriye mirasçısı olarak, kendisinden sonra vefat eden eşinin evlatlığı ..., kardeşleri ... ile müvekkili ... ... kalmış olduğunu, ayrıca yerel mahkemece talep aşılarak ıslah dilekçesi yahut ek bir dava da olmamasına rağmen Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasındaki mirasçılık paylarının oranlarının da değiştirildiğini, verilen hükmün usule de aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celbedilen nüfus kayıtları ile murisin evli ve çocuksuz olarak 1999 yılında vefat ettiği, geriye mirasçı olarak TMK. 499 (EMK 444) maddesi uyarınca sağ eşi ile anne ve babası kendisinden önce vefat ettiğinden, murisin ana baba bir kardeşleri ile vefat eden ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın çocukları ... ve ...ın murise mirasçı oldukları, iptali istenen İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1245 E. 2000/135 K. sayılı veraset ilamının murisin ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmeyip pay verilmediğinden hatalı olduğunun tespit edildiği, Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 E. 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunun belirlenmesi talebi yönünden de; mirasçıların doğru olarak belirlendiği halde miras payları yanlış hesaplandığından aksi sabit oluncaya kadar geçerli veraset ilamının iptaline karar verilmesinin usule aykırı olmadığı, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşıldığından davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacının bu davayı açmakta bir menfaati bulunmadığını, hükmü ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ...'nın evli ve çocuksuz vefat etmiş olup, geriye mirasçısı olarak eşi, anne baba bir kardeşleri ... ile müvekkili ...'nın eşi ... ... kaldığını, murisin eşinin murisin vefatından sonra ...'yı evlat edinerek vefat ettiğini, dolayısıyla geriye muris mirasçısı olarak; eşinin evlatlığı ..., kardeşleri ... ile müvekkilin eşi ... ... kaldığını, davacı yan huzurdaki dava ile İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.02.2000 tarih, 1999/1245 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasından verilen mirasçılık belgesinin geçerliliğinin tespitini talep etmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece talep aşılarak ıslah dilekçesi yahut ek bir dava da olmamasına rağmen Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasındaki mirasçılık paylarının oranlarını değiştirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30, 497, 598 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı mirasçılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 497 ]
2. Hukuk Dairesi 2003/3992 E., 2003/5368 K.
2. Hukuk Dairesi 2003/3992 E., 2003/5368 K.
- MİRASIN ÜSTSOYA İNTİKALİ
- TEYZE VE DAYININ MİRASÇILIĞI
- ÜVEY KARDEŞLERİN MİRASÇILĞI
- VERASETİN İPTALİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 575 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 580 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 598 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 29 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 496 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 497 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 498 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 499 ]
- 4722 S. TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEK... [ Madde 1 ]
- 4722 S. TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEK... [ Madde 17 ]
- 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 522 ]
- 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 28 ]
- 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 440 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-4722 Sayılı Kanunun 1. ve 17. maddeleri uyarınca davada 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
2-Mirasçı olabilmek için, miras bırakanın ölümünde mirasçılığa ehil olarak sağ olmak gerekir. ( Miras açıldıktan sonra ölen mirasçının hakkı kendi mirasçılarına intikal eder. ( TKM. md. 522) / (4721 s. MK. m. 580) Hangisinin önce veya sonra öldüğü belirlenmeksizin ölenler bir anda ölmüş sayılırlar. ( TKM. md. 28/2) / (4721 s. MK. m. 29) Ancak ölen altsoyun ana ve baba ile aynı anda ölmesi, varsa ana babanın alt soylarının mirasçılığını etkilemeyecektir. (Y.2.H.D 17.3.1992 tarih 1395 Esas –
– 3146 Karar ) Altsoyu olmayan miras bırakanın mirasçısı ana ve babasıdır. Müteveffadan evvel vefat etmiş olan baba ve ana her tabakada halefiyet yoluyla mirasçıları olan füruları tarafından temsil olunurlar.Bir tarafta hiçbir mirasçı bulunmadığı takdirde bütün miras, diğer tarafın mirasçılarına intikal eder. ( TKM. md. 440/1-2 ) / (4721 S. TMK. m. 496)
Miras bırakan Buğra, altsoyu olmaksızın kendi anne ve babasıyla aynı anda bekar öldüğünden; anne ve babasının altsoyu yani kardeşleri mirasçı olur. Kardeşleri Ayşegül ve Uğur varken dayısı Coşkun ve teyzelerine miras geçmez.Davacı Coşkun’un mirasçı olabilmesi için; miras bırakan Buğra’nın ölümünde, annesi Gönül’ün sağ bulunması gerekir. Buğra ve annesinin aynı anda öldükleri kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğundan davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabule karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 14.04.2003
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Bekâr ve çocuksuz olan mirasbırakan (M), 2024 yılında vefat etmiştir. (M)'nin vefatı anında hayatta olan akrabaları; annesi (A), babası (B), anne tarafından büyükannesi (C) ve ana-baba bir kardeşi (K)'dir. (M)'nin herhangi bir ölüme bağlı tasarrufu bulunmamaktadır. Bu durumda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre (M)'nin terekesinin yasal mirasçıları arasında paylaştırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Mirasın tamamı, hayatta olan annesi (A) ile babası (B) arasında eşit olarak paylaştırılır.
B) Miras, annesi (A), babası (B) ve kardeşi (K) arasında 1/3'er oranında eşit paylara bölünür.
C) Annesi (A) ve babası (B) mirasın yarısını paylaşır, kalan yarısı ise kardeşi (K)'ye intikal eder.
D) Mirasın yarısı annesi (A) ile babasına (B) ait olurken, diğer yarısı sağ kalan tek üstsoyu olan büyükannesi (C)'ye kalır.
E) Mirasın dörtte üçü annesi (A) ve babası (B) arasında paylaştırılır, kalan dörtte birlik pay ise altsoyu bulunmadığı için Devlete geçer.