4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 499

Türk Medeni Kanunu 499. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 499- Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır. C. Evlâtlık

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2024/2323 E., 2024/3972 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır.
7. Hukuk Dairesi         2024/2323 E.  ,  2024/3972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/1032 E., 2015/1327 K. KARAR : Davanın kabulü KANUN YARINA TEMYİZ EDEN : Adalet Bakanlığı Taraflar arasında görülen el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Bahriye vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş; diğer davalılar davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2022 tarihli ve 39152028-153.01-1519-2022-E. 2524/30562 sayılı yazılarıyla istenilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2022 tarihli ve 39152028-153.01-1519-2022-E. 2524/30562 sayılı yazılarında; tapu kayıtlarındaki hisse oranları ile hüküm kurulan hisse oranlarının birbiriyle uyuşmadığını, ayrıca bir kısım taşınmazda tarafların elbirliği halinde malik olduğu pay dışında başka payların da bulunduğu halde taşınmazlarda dava konusu edilen payın hükümde açıkça gösterilmeyerek tapu kaydının tamamını kapsar şekilde karar vermek suretiyle kararın infazında çelişki yaratıldığını ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemelerin kesin olarak verdikleri kararlara karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. 2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 496 ncı maddesi şöyledir: "Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır." 4. 6100 sayılı Kanun'un 26 ve 297 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Kanun yararına temyizen incelenen kararda, 122 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tamamını kapsar şekilde dava konusu olmayan ve dava dışı kişilere (..., ... ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ...'e) ait paylar yönünden de hüküm kurulması 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde öngörülen taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. 2. Öte yandan dava konusu taşınmazlardan bir kısmının muris ... ..., bir kısmının muris ... ve bir kısmının da muris ...'e ait olduğu, adı geçen murislerin mirasçılarının belirlenmesindeki çelişki ve hatalar nedeniyle hükmün infaz edilemediği anlaşılmıştır. Mirasçıların belirlenmesindeki hataların nedeni muris ... ...'in oğlu ...'in annesi olan (... TC. kimlik numaralı) ... ile diğer çocuklarının annesi olan (... TC. Kimlik numaralı) ...'nın farklı kişiler olmasına karşın aynı kişilermiş gibi değerlendirilmiş olması ile evli ve çocuksuz ölen ...'in mirasından anne baba bir kardeşi ... ile anne ayrı baba bir kardeşi ...'e (4721 sayılı Kanun'un 496 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde) eşit miras payı verilmiş olmasıdır. 3. Muris ... ...'in 15.05.1987 tarihinde ölümü üzerine geriye eşi (... TC. Kimlik numaralı 1920 doğum tarihli) ... ile çocukları ..., ..., ... (...) kalmış; eşi ...'nın 23.01.1993 tarihinde ölümü üzerine ...'ya giden paylar, ...'nın kendi çocukları ... ve ...'ya kalmış; ...'in evli ve çocuksuz olarak 07.02.2006 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ...'e kalmış; ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda muris ... ...'in mirası (64) pay kabul edilerek; (33) pay ... (...)'e, (19) pay ...'e, (6) pay ... (...)'a, (6) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın temyize konu hüküm fıkrasının 1. maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır. 4. Muris (... TC. Kimlik numaralı) ...'in 23.01.1993 tarihinde ölümü üzerine geriye çocukları ... ve ... (...) kalmış; ...'in evli ve çocuksuz olarak 07.02.2006 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ...'e kalmış; ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda Muris ...'in mirası (16) pay kabul edilerek; (11) pay ... (...)'e, (2) pay ... (...)'a, (2) pay ...'e, (1) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın temyize konu hüküm fıkrasının 2. maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde (743 sayılı Kanun'un 439 ila 445 inci maddelerinde) öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır. 5. Muris ...'in 07.02.2006 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölümü üzerine geriye eşi ... ile anne baba bir kardeşi ... (...) ve anne ayrı baba bir kardeşi ... kalmıştır. 4721 sayılı Kanun'un 499/2 hükmü uyarınca Muris ...'nin mirasının yarısı sağ kalan eşine, diğer yarısı ise 4721 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesi uyarınca eşit oranda annesi (... TC. Kimlik numaralı) ... ile babası ...'ya kalacaktır. Muris ...'nin annesi ile babası kendisinden önce öldüğü için 4721 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bu durumda muris ...'nin öz kardeşi ... hem anne ... hem de baba ...'dan gelen pay üzerinden hak sahibi olabilecekken, anne ayrı baba bir kardeşi ... ise sadece baba ...'dan gelen pay üzerinden hak sahibi olabilecektir. Bu nedenle anne baba bir kardeş ile anne ayrı baba bir kardeşin paylarının eşit olması mümkün değildir. Öte yandan muris ...'nin eşi ...'in 03.02.2011 tarihinde ölümü üzerine ...'ye giden paylar, kardeşleri ... (...) ile ...'e kalmıştır. Bu durumda Muris ...'in mirası (8) pay kabul edilerek; (3) pay ... (...)'e, (2) pay ... (...)'a, (2) pay ...'e, (1) pay ...'e ait olacaktır. Buna karşın hüküm fıkrasının 3 ve 4 üncü maddesindeki taşınmazların 4721 sayılı Kanun'un 495 ila 500 üncü maddelerinde öngörülen kurallara aykırılık oluşturacak oranlar üzerinden paylı mülkiyete çevrilmesi hatalıdır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

7. Hukuk Dairesi, 2023/1714 E., 2024/1846 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 günlü ve 2021/96 Esas, 2021/537 sayılı Kararı ile nüfus kayıtlarının incelenmesinde murisin 2013 yılında evli ve çocuklu öldüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa miras payının dörtte bir olacağı düzenlemesinin bulunduğu, dava konusu iptali talep edilen mirasçılık belgesinin hu
7. Hukuk Dairesi         2023/1714 E.  ,  2024/1846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2249 E., 2023/202 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/96 E., 2021/537 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali, yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.03.2013 günlü ve 2013/267 Esas, 2013/284 sayılı mirasçılık belgesinde tarafların murisi ...'ın ölüm tarihinde evli olmasına rağmen bekarmış gibi mirasçıların miras paylarının tespit edildiğini iddia ederek dosya üzerinde yapılacak inceleme ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yazılı usule tabi olduğunu, dosya üzerinden karar verilmesi isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 günlü ve 2021/96 Esas, 2021/537 sayılı Kararı ile nüfus kayıtlarının incelenmesinde murisin 2013 yılında evli ve çocuklu öldüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa miras payının dörtte bir olacağı düzenlemesinin bulunduğu, dava konusu iptali talep edilen mirasçılık belgesinin hukuka uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptali talep edilen mirasçılık belgesinin davacı ... tarafından alındığını, müvekkilleri tarafından alınan ve dosyaya ibraz edilen Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.04.2013 günlü 2013/419 Esas, 2013/502 sayılı mirasçılık belgesinin doğru olduğunu, davanın açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2023 günlü ve 2021/2249 Esas, 2023/202 sayılı kararı ile; iptali istenilen mirasçılık belgesindeki mirasçıların davalı olarak gösterildiği, davanın hasımlı olarak açıldığı, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulnmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29, 30, 496, 499, 598 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/2911 E., 2024/2870 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celbedilen nüfus kayıtları ile murisin evli ve çocuksuz olarak 1999 yılında vefat ettiği, geriye mirasçı olarak TMK. 499 (EMK 444) maddesi uyarınca sağ eşi ile anne ve babası kendisinden önce vefat ettiğinden, murisin ana baba bir kardeşleri ile vefat eden ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın çocukları ...
7. Hukuk Dairesi         2023/2911 E.  ,  2024/2870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2113 E., 2023/394 K. DAVA TARİHİ : 27.09.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/369 E., 2019/68 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; murisi ...'nın 05.12.1999 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, vefatının ardından mirasçıları olarak kendilerinin ve davalıların kaldığını, 27.12.1999 tarihinde İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 1999/1245 E. 2000/135 K. sayılı mirasçılık belgesi ile murisin mirasının 4 pay kabul edildiğini, 2 payının eşi ..., 1 payının ana ve baba bir kardeşi ...'ya, 1 payının da yine ana ve baba bir kardeşi ...'ya ait olduğuna karar verildiğini, ancak kendilerinin de murisin ana bir baba ayrı kardeşleri ve onun çocukları olmaları nedeniyle yasal mirasçı olmalarına rağmen mirasçı olarak belirlenmediklerini belirterek İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen veraset ilamının iptali ile Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 04.01.2016 tarih 2015/768 E., 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davacının mirasçılığının söz konusu olmadığını, 27.12.1999 tarihinde alınan veraset ilamının doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan inceleme sonucu İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1245 E., 2000/135 K. sayılı mirasçılık belgesinde ana bir baba ayrı kardeş Talat Doğan'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmeyip pay verilmediğinden hatalı bulunduğu, Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/768 E., 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinde ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmesine rağmen dağılımının hatalı olması nedeniyle iptali gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne; dava konusu mirasçılık belgelerinin iptaline, murisin vefat tarihi itibariyle uygulanacak olan 3678 sayılı Kanunla değişikliğe uğramış 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümleri gereğince mirasının tamamı 24 (yirmidört) pay hesap edilerek; 12 payın ...'ya, 5 payın ...'ya, 5 payın ...'ya, 1 payın ... ve 1 payın ...a aidiyetine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut nüfus kayıtları tetkik olunduğunda ölüm tarihleri itibariyle de davacının ve kız kardeşinin mirasçı olmalarının mümkün olmadığını, bu sebeple davacının bu davayı açmakta korunmaya değer güncel bir hakkının bulunmadığını, İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği kararın, dosyadaki nüfus kayıtlarına ve diğer belgelere uygun ve geçerli olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı yanın huzurdaki davayı açmakta bir menfaati bulunmayıp, davasının reddi gerekmekle birlikte, hükmü ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ... evli ve çocuksuz vefat etmiş olup, geriye mirasçısı olarak, kendisinden sonra vefat eden eşinin evlatlığı ..., kardeşleri ... ile müvekkili ... ... kalmış olduğunu, ayrıca yerel mahkemece talep aşılarak ıslah dilekçesi yahut ek bir dava da olmamasına rağmen Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasındaki mirasçılık paylarının oranlarının da değiştirildiğini, verilen hükmün usule de aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celbedilen nüfus kayıtları ile murisin evli ve çocuksuz olarak 1999 yılında vefat ettiği, geriye mirasçı olarak TMK. 499 (EMK 444) maddesi uyarınca sağ eşi ile anne ve babası kendisinden önce vefat ettiğinden, murisin ana baba bir kardeşleri ile vefat eden ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın çocukları ... ve ...ın murise mirasçı oldukları, iptali istenen İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1245 E. 2000/135 K. sayılı veraset ilamının murisin ana bir baba ayrı kardeşi ...'ın alt soyu mirasçı olarak gösterilmeyip pay verilmediğinden hatalı olduğunun tespit edildiği, Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 E. 2016/1 K. sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunun belirlenmesi talebi yönünden de; mirasçıların doğru olarak belirlendiği halde miras payları yanlış hesaplandığından aksi sabit oluncaya kadar geçerli veraset ilamının iptaline karar verilmesinin usule aykırı olmadığı, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşıldığından davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacının bu davayı açmakta bir menfaati bulunmadığını, hükmü ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ...'nın evli ve çocuksuz vefat etmiş olup, geriye mirasçısı olarak eşi, anne baba bir kardeşleri ... ile müvekkili ...'nın eşi ... ... kaldığını, murisin eşinin murisin vefatından sonra ...'yı evlat edinerek vefat ettiğini, dolayısıyla geriye muris mirasçısı olarak; eşinin evlatlığı ..., kardeşleri ... ile müvekkilin eşi ... ... kaldığını, davacı yan huzurdaki dava ile İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.02.2000 tarih, 1999/1245 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasından verilen mirasçılık belgesinin geçerliliğinin tespitini talep etmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece talep aşılarak ıslah dilekçesi yahut ek bir dava da olmamasına rağmen Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı dosyasındaki mirasçılık paylarının oranlarını değiştirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30, 497, 598 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı mirasçılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 499 ]
2. Hukuk Dairesi 2003/3992 E., 2003/5368 K. 2. Hukuk Dairesi 2003/3992 E., 2003/5368 K. - MİRASIN ÜSTSOYA İNTİKALİ - TEYZE VE DAYININ MİRASÇILIĞI - ÜVEY KARDEŞLERİN MİRASÇILĞI - VERASETİN İPTALİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 575 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 580 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 598 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 29 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 496 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 497 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 498 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 499 ] - 4722 S. TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEK... [ Madde 1 ] - 4722 S. TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEK... [ Madde 17 ] - 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 522 ] - 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 28 ] - 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 440 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-4722 Sayılı Kanunun 1. ve 17. maddeleri uyarınca davada 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir. 2-Mirasçı olabilmek için, miras bırakanın ölümünde mirasçılığa ehil olarak sağ olmak gerekir. ( Miras açıldıktan sonra ölen mirasçının hakkı kendi mirasçılarına intikal eder. ( TKM. md. 522) / (4721 s. MK. m. 580) Hangisinin önce veya sonra öldüğü belirlenmeksizin ölenler bir anda ölmüş sayılırlar. ( TKM. md. 28/2) / (4721 s. MK. m. 29) Ancak ölen altsoyun ana ve baba ile aynı anda ölmesi, varsa ana babanın alt soylarının mirasçılığını etkilemeyecektir. (Y.2.H.D 17.3.1992 tarih 1395 Esas – – 3146 Karar ) Altsoyu olmayan miras bırakanın mirasçısı ana ve babasıdır. Müteveffadan evvel vefat etmiş olan baba ve ana her tabakada halefiyet yoluyla mirasçıları olan füruları tarafından temsil olunurlar.Bir tarafta hiçbir mirasçı bulunmadığı takdirde bütün miras, diğer tarafın mirasçılarına intikal eder. ( TKM. md. 440/1-2 ) / (4721 S. TMK. m. 496) Miras bırakan Buğra, altsoyu olmaksızın kendi anne ve babasıyla aynı anda bekar öldüğünden; anne ve babasının altsoyu yani kardeşleri mirasçı olur. Kardeşleri Ayşegül ve Uğur varken dayısı Coşkun ve teyzelerine miras geçmez.Davacı Coşkun’un mirasçı olabilmesi için; miras bırakan Buğra’nın ölümünde, annesi Gönül’ün sağ bulunması gerekir. Buğra ve annesinin aynı anda öldükleri kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğundan davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabule karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 14.04.2003

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, sağ kalan eş, mirasbırakanın büyük ana ve büyük baba zümresi (üçüncü derece mirasçılar) ile birlikte mirasçı olursa, mirasın ne kadarını alır?

A) Mirasın 1/4'ünü
B) Mirasın 1/2'sini
C) Mirasın 3/4'ünü
D) Mirasın tamamını
E) Mirasın 2/3'ünü

Bu maddeyle ilgili 15 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol