4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 536

Türk Medeni Kanunu 536. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 536- Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar. Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz. f. Vasiyetnamenin saklanması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2021/5407 E., 2022/6694 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Özellikle TMK’nın 536. maddesinin 2.
7. Hukuk Dairesi         2021/5407 E.  ,  2022/6694 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09/11/2012 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin iptali, birleştirilen dava davacıları vekili tarafından birleştirilen dava davalısı aleyhine 08/11/2012 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin iptali istenmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davanın reddine dair verilen 20/10/2020 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/11/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar-birleştirilen dava davacıları vekili Av. ... ve Av. ... ile karşı taraftan asıl davada davalı ... vekili Av. ... ve birleştirilen davada davalı ... vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin asıl dava davacılarından alınarak asıl dava davalısı ...'a verilmesine, 8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin birleştirilen dava davacılarından alınarak birleştirilen dava davalısı ...'a verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2022 tarihinde oy birliği/çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/10/2020 tarihli kararının temyizi sonrasında, Dairemizce yapılan değerlendirme ile sayın çoğunluk tarafından, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına dair karar tesis edilmekle, onamaya karşı itirazlarımız aşağıdaki şekilde karşı oy olarak açıklanmıştır. 1-İlk derece mahkemesinde birleştirilerek görülen davalarda davacıların, davalı ... ... ... ve ... ... aleyhine vasiyetnamelerin ayrı ayrı iptaline dair davaların açıldığı, davaların mevcut dosyada birleştirildiği, ilk derece mahkemesinin 2017/373-2020/253 sayılı dosyasında toplanan deliller itibariyle vasiyetnamelerin iptali şartları oluşmadığı için asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği açıktır. Bu ilk kararın temyizi sonrasında dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından temyizen incelendiği ve 2016/6243-2017/1491 sayılı ilam ile kararın bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi vasiyetnamenin iptali yönünden TMK’nın 557. maddesi hükümlerini değerlendirmiş, davacılar vekilinin birden fazla iptal sebebi bildirdiği halde, bunlardan sadece “murisin fiil ehliyetinin olmadığı” iddiasının mahkemece değerlendirilmesi, diğer iptal sebeplerinin incelenmemesini değerlendirerek, eksik inceleme ile karar verilmesinden dolayı kararı bozduğu belirgindir. 2-Mahkemece dosyanın karar düzeltme talebi olmadığı için 2017/373 numaralı yeni esasına kaydının yapıldığı, bozma ilamına uyulduğu, bozma doğrultusunda bazı incelemeler yapılarak bunun yanında tanıkların dinlendiği ve neticeten temyiz incelemesine konu olan son 20/10/2020 tarihli ikinci kararın tesis edildiği ve bu kararın davacılar vekilince temyiz konusu yapıldığı açık olmakla, tarafımızdan tespit edilen hususlar itibariyle karşı oyumuz açıklanmaya çalışılmıştır. 3-İki ayrı vasiyetnamenin 10/04/2012 tarihinde birbirini takip eden yevmiye numaraları ile (06101 ve 06102) resmi olarak noterde düzenlendiği, ilk vasiyetname ile davalılardan ... isimli şahsa bir apartman dairesi, ikinci vasiyetname ile davalı ... isimli şahsa ise bankada bulunan mevduatın vasiyet edildiği belirgindir. Görünüş itibariyle bütün şekil şartlarına uygun gözüken vasiyetnameler usulünce açılıp okunmuş, davacıların süresinde mevcut iptal davalarını ayrı ayrı açtıkları ve bilahare dosyaların birleştirildiği sabittir. 4-Davacıların, miras bırakan ... İSİMLİ ŞAHSIN KANUNİ MİRASÇILARI OLDUKLARI ve mirasbırakanın da 26/04/2012 tarihinde vefat ettiği hususları mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Mirasbırakanın ağır kanser hastası olduğu, ölümünden yaklaşık 15 gün kadar önce bu vasiyetnameleri noterde bizzat düzenlediği, vasiyetnamenin düzenlenmesinden önce de hastanede yattığı ve vasiyetname günü olan 10/04/2012 tarihinden önce hastanede yattığı, çeşitli tedaviler gördüğü ve 10/04/2012 tarihinde hastaneden izin alınarak çıkış yapılıp tekrar aynı gün hastaneye dönüldüğü hususları dosyadaki belge ve bilgilerden anlaşılmaktadır. 5-Bozmadan önceki safhada alınan raporlar itibariyle mirasbırakanın yatmış olduğu hastane dışında başka bir birimden sağlık raporunun alındığı (Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi) bu rapor kullanılarak vasiyetnamelerin tanzim edildiği ve bütün tıbbi belgeler itibariyle adli tıp kurumundan alınan raporlarda da mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğu fiil ehliyetine haiz olduğu tespiti sonrasında vasiyetnamenin iptali sebeplerinden birisinin bu şekilde aşıldığı görülmüştür. 6-Mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunduğu tespitine dair ilk karar, Yargıtay denetiminden geçmiş ve yerinde bulunmuş ise de, esasen raporun alındığı tarihte mirasbırakanın hastanede yattığı ağır hasta olduğu ve vasiyetnameler düzenlendikten sonra tekrar tedavi gördüğü hastaneye geri döndüğü hususlarının yeterince tartışılmadığı, mirasbırakanın ağrı kesicilerle zorlukla durabildiği hususunun dikkate alınmadığı, mirasbırakanın İstanbul’un Avrupa yakasında yatmış olduğu hastaneye noter getirilebilecek iken veya avrupa yakasındaki bir notere gidilebilecek iken, hangi gerekçe ile meşakat içeren bir yolculuğun tercih edilip asya yakasına geçilmesi, oradaki bir hastaneden rapor alınması ve bir notere gidilmesi hususlarının tartışılmadığı, bu hususun davalılarca ayrı ayrı gerekçelendirilmediği vb. hususlarının hiçbir şekilde mahkemece tartışılmadığı dikkate alındığında esasen, ATK raporlarının sağlıklı verilere dayanılarak düzenlenmediği kanaati tarafımızda oluşmuştur. Bundan dolayı mirasbırakanın ehliyeti hususunun bizce yeniden araştırılması ve bütün dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesinin gerekeceği kanaatindeyiz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bozma ilamında fiil ehliyeti dışında kalan hususlarla ilgili iddiaların değerlendirilmesi hususuna işaret etmiş olmakla, tarafların delillerinin toplandığı, özellikle tanıkların dinlendiği ve tanık anlatımlarına göre davanın sonuçlandığı görülmektedir. 7-Özellikle davalı tanıklarının, mirasbırakanın son yıllarında davalılar ile yakınlıklarını açıkladıkları, onunla ilgilendiklerini belirttikleri anlaşılmakta ise de, esas konunun davalıların ayrı ayrı mirasbırakanın son yıllarında ve son anlarında onunla ilgilenip ilgilenmedikleri değil; mirasbırakanı etkileyerek, çevresini sararak, maddi ve manevi olarak baskı altına alıp, mal varlığı yönünden, istemediği bir sonuca ulaştırmak olup olmadığı noktasında toplamaktadır. 8-Bizzat bazı davalı tanıklarının da belirttiği gibi, mirasbırakanın mirasçı olan davacı yakınları ile olan görüşmesinin engellendiği, sürekli başında bulunmak suretiyle yalnız kalması yani serbestçe çevre ile diyalog kurmasının önlendiği ve hatta vasiyetnamelerin düzenlenmesinin başlangıcında, yapılması aşamasında bizzat mirasbırakanın yanında yer aldıkları açıktır. Yukarıda açıklandığı üzere noterde işlem yapılmak üzere mirasbırakan, hasta vaziyette vücudunda iki ayrı torba bulunduğu, sürekli ağrı kesici alarak durabildiği bir ortamdan aynı gün içinde İstanbul gibi metropol bir şehirde bir kıtadan bir kıtaya taşınması, notere gidilmesi, talep üzerine ilgisiz bir hastaneden rapor alınması ve birbirini takip eden iki vasiyetnamede çapraz olacak şekilde davalıların yakınlarının tanık olarak vasiyetnamelerde yer alması hususları ve nihayetinde tekrar avrupa yakasına geçilerek mirasbırakanın tedavi gördüğü hastaneye tekrar yatırılması eylemleri bir bütün olarak düşünüldüğünde bunların akıla, mantığa ve hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır. 9-Bu açıklamalar gereğince mirasbırakanın hasta vaziyette iken bu durumundan faydalanarak hastane dışına çıkartılması ve tekrar geri getirilmesi sürecinde, saatler itibariyle büyük bir baskı altında olduğu, iradesinin örselendiği, vasiyetname yapmaya mecbur edildiği açık bulunmakla öncelikle vasiyetnamenin iptali sebepleri itibariyle yanıltıldığı, zorlandığı, tasarruf ehliyetinin baskı altına alındığı ve böylece TMK’nın 557. maddesi hükümleri gereğince iptal davası şartlarının oluştuğu hususu sabit olmakla, öncelikle bu yönden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi yanlış olmuştur. 10-TMK’nın 557. maddesinin son fıkrası itibariyle “Kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılması” yönünden de vasiyetnameler tartışmalıdır. Özellikle TMK’nın 536. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen konunun olayımızda yeterince tartışılmadığı ve bu yönden de vasiyetnamenin geçerli olmadığı hususu da açıktır. Çünkü ikinci fıkrada “bu kişilerin eşlerine” ibaresinin Yargıtay uygulamasında ve doktrinde farklı değerlendirildiği, bazı hallerde dar yorumlandığı bazen de geniş olarak yorumlandığı açıktır. Özellikle Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bu davalara baktığı sırada istikrar kazanmış içtihatlarında bu maddenin önceki ve yeni metinlerinin karşılaştırıldığı ve eşler tabirinin kardeşlerinin eşlerine şeklinde anlaşıldığı ve bundan dolayı bu tür vasiyetnamelerin geçersiz olduğunun açıklandığı belirtilmiş olup; buna göre davalılardan ... ... lehine düzenlenen vasiyetnamede tanık olan ...’ın alacaklının kardeşi olan ...’ın eşi olduğu açık olup nüfus kayıtları ile belirgin olup bu durumda vasiyetnamenin bu kısmının iptalinin gerekeceği TMK’nın 558/2 maddesi gereğince açık olmakla bu hususun dikkate alınmaması da bozma sebebidir. 11- Yukarıda belirtildiği şekilde ortada iki ayrı kişiye iki ayrı mal varlığının vasiyet edilmesi şeklinde sanki birbirinden bağımsız vasiyetnameler varmış gibi bir durum yaratılmaya çalışılmış ise de, gerek ayrı ayrı açılan davaların birlikte dinlenmesi ve gerekse tanıkların davalılar itibariyle ortak olarak gösterilmesi ve dinlenilmesi eylemleri yanında, yukarıda belirtilen çok sayıdaki hakkaniyete aykırı eylemler sebebi ile davalıların esasen fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları açıktır. Doktrinde doktor ... ...’ın Türk Hukukunda Resmi Vasiyetname isimli, 2020 tarihli doktora tezinin 301. maddesinde belirtildiği gibi “fakat aynı anda kanuna karşı hilenin de önüne geçilmesi zorunludur. Şöyle ki, her ne kadar fıkra lafzında sadece mirasbırakanın, vasiyetnameye iştirak eden memur ve tanığa yine aynı vasiyetname ile kazandırmada bulunmasını yasak getirilmiş ise de, aynı nitelikteki sonuca kanunun açıkça dolanılması yöntemiyle varılmasına mani olmak gerekmektedir. Örneğin mirasbırakan M’nin, N noterliğinde aynı tarihte ve ard ... veya çok yakın yevmiye numaralarıyla düzenlediği, TMK md. 544/1 uyarınca birbirlerini tamamlayan ve aynı anda geçerli kalabilecek içerikte iki resmi vasiyetnameden ilkinde, ikinci resmi vasiyetnamenin tanıklarına ve ikincisinde ise ilk resmi vasiyetnameye katılan tanıklara kazandırma yapması halinde, şekli yorumla bir kazandırma yasağından bahsedilmemekle birlikte, kanun koyucunun muradı ve fıkrasının muhafazasına çalıştığı normun konuma amacı bir bütün olarak gözetildiğinde, somut olayın özellikleri irdelenmek suretiyle söz konusu kazandırmaların da TMK md. 536/2 kapsamında kaldığı kabul edilerek vasiyetnamelerin bu kısımlarının iptalinden bahsedilebilir... Bu noktada şeklen bir aykırılık bulunmadığından vasiyetname içi olgularla bir sonuca varılması mümkün olamayacağından, yapılan kazandırmaların FIKRA KAPSAMINDA KALDIĞI HUSUSU KANIMIZCA VASİYETNAME DIŞI OLGULARLA İDDİA VE İSPAT EDİLEBİLİR.” denilerek yapılan açıklamaların esasen olayımızla tam bir örtüşme gösterdiği görülmektedir. Bundan dolayı hilenin her türlü delil ile ispatı mümkündür. 12- Vasiyetnameler hususunda doktrinde genel olarak favor testamenti ilkesi doğrultusunda tercihin, maddi anlamda ölüme bağlı tasarrufun ayakta tutulmasından yana kullanılması gerekeceği açıklanmakta ise de, yukarıda belirtilen görüş doğrultusunda açık olan kanuna karşı hilenin korunmaması gerekeceği kanaatini bizde taşımaktayız. 13- Vasiyetnameler incelendiğinde alacaklı ... ... ...’ın eşi olan ...’ın, diğer vasiyetname alacaklısı ...’e ait vasiyette şahit olduğu; vasiyet alacaklısı ...’in kardeşinin eşi olan ... ... ...’ın ise diğer alacaklı ...’e ait vasiyetnamede eşi ile birlikte yer aldığı ve böylece her iki alacaklının yakınlarının çapraz olarak birbirini takip eden vasiyetnamelerde şahit olarak yer aldıkları nüfus kayıtları ile sabittir. Alacaklılar arasındaki el ve işbirliği bu eylemden sabit olduğu gibi, alacaklıların, başkaca tarafsız tanık bulamadıkları, birbirlerinin yakınlarını vasiyetnamelerde tanık olarak kullandıkları ve hatta yukarıda belirtildiği gibi vasiyetname düzenlenirken alacaklıların bizzat bu sırada hazır bulundukları hususları dikkate alındığında her iki vasiyetnamenin TMK’nın 536/2 maddesi gereğince şekle aykırılıktan dolayı ayrı ayrı iptalinin gerekeceği açıktır. 14-Bütün bu açıklamalar gereğince ağır hasta, çaresiz ve ağrılar içinde bulunan mirasbırakanın hastaneden davalılar tarafından çıkartılıp İstanbul’da çok uzak bir mesafeye götürülüp, hastalığından bahsedilmeksizin sanki normal bir insan gibi rapor almak, bu raporla birlikte yine uzakta bulunan bir notere gidilip, davalıların yakınları ile birlikte vasiyetnameler düzenlenmesi açıkça kanuna karşı hile niteliğinde, hukuka, ahlak ve adaba aykırı zincirleme bir eylem niteliğinde bulunmakla, davalıların haksız kazanç elde ettiğine yönelik fikir ve eylem birliklerinin hukukça korunamayacağı ilkesi esas alınarak vasiyetnamelerin iptali gerekirken, buna yönelik açılan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesi açık bir yanlışlık olmakla hükmün bozulması gerektiği kanaati ile, sayın çoğunluğun kararına muhalifim.

Diğer kararlar (2)

7. Hukuk Dairesi, 2023/4143 E., 2024/1307 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534, 536, 557 inci maddeleri
7. Hukuk Dairesi         2023/4143 E.  ,  2024/1307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1229 E., 2023/1092 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/229 E., 2021/727 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili ile ihbar olunanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin 07.11.2018 tarihinde ölen ... 'ın mirasçıları olduklarını, muris tarafından tanzim edilen vasiyetnamenin İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1382 Esas sayılı dosyasından okunduğunu, murisin bu vasiyetname ile tüm mal varlığını davalılara bıraktığını ancak vasiyetnamenin düzenlenirken murisin akli dengesinin yerinde olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu alınmayarak tek hekim raporu ile yetinildiğini, diğer yandan vasiyetnamenin şekil yönünden de geçerli olmadığını, düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin ilk sayfasında noter ...'ün ismi olmasına rağmen ikinci ve üçüncü sayfalarında noter ... vekili baş katibi ...'ın isminin geçtiğini, bu nedenle vasiyetnameyi düzenleyen kişinin kimliği hakkında tereddüt oluştuğunu belirterek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin hiç evlenmediğini, yaşamını 2001 yılında annesinin vefatından sonra müvekkilleri ile geçirdiğini, buna karşın davacıların murisle beşeri ilişki kurmadıklarını ve murisin cenazesine dahi katılmadıklarını, vasiyetnamenin murisin gerçek iradesini yansıttığını, murisin vefatına kadar akli melekelerinin yerinde olduğunu, vasiyetnamenin TMK'nın 523. ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlendiğini, noter yetkisine sahip yazı işleri müdürünün de resmi vasiyetname düzenleyebileceğinin uygulama ve doktrinde kabul edildiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli ve 2019/229 Esas, 2021/721 Karar sayılı kararı ile "...vasiyetname düzenlenmesinin TMK'nın 532. ve devamı maddelerinde sıkı şekil koşullarına bağlandığı, kanunumuzdaki düzenlemeye göre vasiyetnamenin baştan sonra noter ya da vekili tarafından düzenlenmesinin zorunlu olduğu ve kimin tarafından düzenlendiği konusunda tereddüt olmaması gerektiği... her ne kadar ihbar olunanlar tarafından 5. Noter ... isminin, noterliğin ismi olması nedeniyle geçtiği ve katibin noterlik adına işlem yaptığını bildirilmiş ise de vasiyetnamenin 1. sayfasında açıkça 5. Noter ... tarafından vasiyetname düzenleyecek kişinin yanına geldiği ve kimliğini ibraz ettiğinin belirtildiği, bu ibareden de vasiyetçinin müracaat ettiği ve kimlik kontrolü yapan kişinin Üsküdar 5. Noteri ...'ün anlaşılması gerektiği..." gerekçeleriyle "...davanın kabulü ile...vasiyetnamenin iptaline... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile ihbar olunanlar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olduğunu, vasiyetnamenin vasiyetnamenin baştan sona baş katibe ... tarafından düzenlendiğini, imzası ve noterlik mührü olduğunu, vasiyetname yapanın kimliği hususunda tereddüt olmadığını, delil takdirinde mahkemece hataya düşüldüğünü, birinci sayfada yer alan "Üsküdar 5. Noterliği ... ... adresimdeki dairemde görev yaparken..." ibaresinin başkatibin çalıştığı yeri tarif ettiğini, cümlenin ben ... olarak başlamadığını, işlemi yapanın baş katip olduğu hususunda tereddüt olmadığını, aksi kanaat olsa dahi başta geçen ifadelerin matbu metinde kalmış olacağının düşünülmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. İhbar olunanlar vekilinin istinaf dilekçesinde ise özetle; vasiyetnamenin yasanın öngördüğü şekle uygun düzenlendiğini, noterlik evraklarının yetki verilmiş memurca yapılabileceğini, vasiyetnamenin baş katibe ...'ca düzenlendiğini, imzası ve noterlik mührü olduğunu, düzenleyen kişi bakımından tereddüt olmadığını, murisin iradesine değer verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/1229 Esas, 2023/1092 Karar sayılı kararı ile "...resmi vasiyetnamenin tanziminde işlemde birlik prensibi uyarınca, vasiyetçinin vasiyetnameyi okumasından sonraki aşamalarında araya fasıla girmeksizin tamamlanması gerektiği, resmi memurun yaptığı işlemlerin tevsik işlemi olduğu için baştan itibaren aynı memur tarafından yapılması ve son imza işleminin de tahriri alan, okuyan ve vasiyetçi ile tanık sözlerini dinleyen, yazdıran memur tarafından yapılmasının zorunlu olduğu... vasiyetname düzenlendikten sonra altına 'Üsküdar 5. Noterliği ...' şeklinde isim açıldığı ancak 'Üsküdar 5. Noteri ... vekili Baş Katibe ...' şeklinde kaşe basılarak imzalandığı...ilk derece mahkemesince TMK'nun 532-534. maddelerinde öngörülen şekil şartlarına aykırı olarak düzenlenen vasiyetnamenin iptali hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçeleriyle "... istinaf başvurularının esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; şekil hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534, 536, 557 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2022/3864 E., 2023/4696 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
542'de yer alan mirasbırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir hükmü uyarınca iptaline, asıl dava yönünden vakıf çalışanları TMK'nın 536 ncı maddesinde sayılan kişilerden olmadıklarından ve dosya arasına alınan adli sicil kayıtlarından herhangi bir yasaklılık durumlarının tespit edilmemesi n
7. Hukuk Dairesi         2022/3864 E.  ,  2023/4696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1560 E., 2022/669 K. KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/495 E., 2020/49 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşi ...'in 23.06.2017 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak müvekkilinin ve diğer kardeşinin çocuklarının kaldığını, başkaca mirasçısının bulunmadığını, murisin ölümünden sonra 02.05.2007 tarihinde hazırlamış olduğu vasiyetnamenin açılıp okunması için İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/720 Esas ... dosyası ile dava açıldığını, vasiyetnamede murisin tüm malvarlığını davalı ...'na vasiyet ettiğinin anlaşıldığını, murisin hazırlamış olduğu vasiyetnamenin ... Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin öngördüğü şekil şartlarına uyulmadan yapıldığı için iptal edilmesi gerektiğini, ayrıca vasiyetnamede şahit olan ... ile ...'ın davalı vakfın yöneticisi veya çalışanları olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyetnamenin tarih yönünden de usul ve yasaya uygun olmadığını, vasiyet eden tarafından cenazesinin ... tarafından kaldırılması, Türkiye'ye getirilmesini ve Adana-Buruk mezarlığında bulunan aile mezarlığına defnedilmesinin, mezarlığın bakımlarının vakıf tarafından yapılmasının istendiği ancak ...'nın bu yükümlülüklerini yerine getirmediğinden vasiyatnamenin bu yönüyle de geçersiz olduğunu, bu nedenle Beyoğlu 31. Noterliği'nin 02/05/2007 tarihli ve 20624 yevmiye No.lu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşi ...'in 19.01.2001 tarihinde hazırlamış olduğu vasiyetnamenin açılıp okunması için İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/816 Esas ... dosyası ile dava açıldığını, Bakırköy 12. Noterliği'nce 19.01.2001 tarih ve 02686 yevmiye no ile düzenlenen vasiyetnamenin ... Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin öngördüğü şekil şartlarına uyulmadan yapıldığı için iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ölüme bağlı tasarrufların hangi şartlar altında iptal edilebileceğinin kanunda açık bir şekilde düzenlendiğini, somut olayda söz konusu vasiyetnamenin iptalini gerektiren bir neden bulunmadığını, TMK'nın aradığı şekil ve şartlarına uygun düzenlendiğini, iptalini gerektiren bir neden bulunmadığını, bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. 2. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; miras bırakanın, vasiyetname ile resmi bir şekilde noterde açık ve net olarak vasiyetini bırakdığını ve bu son arzusunun yerine getirilmesi için resmi şekilde tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açıkça vasiyetinin düzenlenmesini sağladığını, usul ve esasen yasalara aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleştirilen davada davalı ... herhangi bir cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dava yönünden 2007 yılında düzenlenen vasiyetnamenin içeriğinde terekenin tamamının ...'na intikal edeceği vasiyet edilmekle önceki vasiyetnameden rücu edildiği anlaşıldığından Bakırköy 12. Noterliği'nin 19.01.2001 tarihli 02686 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin TMK md. 542'de yer alan mirasbırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir hükmü uyarınca iptaline, asıl dava yönünden vakıf çalışanları TMK'nın 536 ncı maddesinde sayılan kişilerden olmadıklarından ve dosya arasına alınan adli sicil kayıtlarından herhangi bir yasaklılık durumlarının tespit edilmemesi nedenleriyle davacının geçersizliğe ilişkin ileri sürdüğü bu nedene itibar edilmeyeceğinden düzenlenen vasiyetnamede yasaya aykırı bir işlem ve şekil eksikliği bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; asıl davanın da kabulü gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; vasiyetnamenin iptali nedenlerinin yasada sınırlı biçimde sayılması nedeniyle kararın kaldırılmasını ve birleştirilen davanın da reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnamelerin yasanın öngördüğü şekle uygun yapıldığının anlaşılmasına, tanıklar için vasiyetname düzenlenirken rapor aldırılması konusunda zorunluluk bulunmamasına, yine vasiyetname tanıklarının siyasi ya da medeni haklardan mahrum olduklarına dair soyut iddiadan öte bilgi bulunmamasına, koşulların varlığı halinde vasiyetnamenin noterlerce yetki verilen noterlik başkatibince yapılmasına yasal engel bulunmamasına, düzenlenme tarihinin vasiyetnameden açıkça anlaşılıyor olmasına, sözü edilen cenaze nakil ve defin işlemine kayıtsız kalındığı iddiasının vasiyetnamenin iptali davasında dinlenemeyecek olmasına göre, yerel mahkemece asıl davanın yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği ve miras bırakan tarafından birleşen davaya konu vasiyetnameden daha sonra dönüldüğü sabit ise de, TMK'nın 542 vd. maddeleri gereğince vasiyetten rücu edildiğine dair hususların vasiyetnamenin tenfizi davası açılması halinde ileri sürülebileceği gözetilmeksizin, yerel mahkemece yazılı gerekçeyle birleşen davanın kabulüne ve birleştirilen davaya konu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi doğru olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; "davaya konu vasiyetnameden daha sonra dönüldüğü sabit ise de," denilmesine rağmen murisin iradesi yok sayılarak yerel mahkemenin Bakırköy 12. Noterliği'nin 19.01.2001 tarihli ve 02686 yevmiye No.lu vasiyetnamenin iptaline yönelik isabetli kararının kaldırılmasının hatalı olduğunu, vasiyetnamenin düzenlenme tarihi olan 02.05.2007 tarihinde Beyoğlu 31. Noteri olan Sakin Seymen'nin raporlu, izinli veya mazeretli olması gibi bir durumunun söz konusu olmadığı halde noter başkatibinin noter yerine işlem yapmasının açıkça kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, vasiyetnamenin hazırlanmasında tanık olan kişiler ... ile ...’ın lehine vasiyet yapılan vakfın yöneticisi ve/veya çalışanları olmasının vasiyetnamemin iptali sebebi olduğunu, vasiyetnamenin 02.05.2007 tarihinde yapıldığı halde mayıs ayının ikinci çarşamba günü yapıldığının yazılmasının iptal sebebi olduğunu, vasiyetnamenin şarta bağlandığı ve davalı tarafından şartların hiçbirinin yerine getirilmediği gibi, bu şartların çoğunu takip etmek denetlemek olanağı da olmadığından vasiyetnamenin baştan geçersiz olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada noterde düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 ... ... Medeni Kanununun 557 ve devamı maddeleri. 557 nci maddede "1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, 2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, 3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, 4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa" bu sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabileceği düzenlemesi yer almaktadır. 3. 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 558 nci maddesinde; " İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir." denilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; hüküm usul ve kanuna uygun olup temyiz eden davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Resmi vasiyetname düzenlenirken, memurun (noter, hakim vb.) önünde işlemin yapılmasına iki tanığın katılması zorunludur. Aşağıdakilerden hangisi resmi vasiyetnamede tanık olabilme ehliyetine sahiptir?

A) Fiil ehliyeti bulunmayanlar
B) Kamu hizmetinden yasaklı olanlar
C) Okur yazar olmayanlar
D) Mirasbırakanın eşi
E) Mirasbırakanın iş arkadaşı

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol