4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 613

Türk Medeni Kanunu 613. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 613- Altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde, bunların payı sağ kalan eşe geçer. 3. Sonra gelen mirasçılar yararına ret

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2024/3220 E., 2024/4708 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Türk Medeni Kanunu'nun "Mirasın sağ kalan eşe geçmesi" kenar başlıklı 613 üncü maddesinde;
7. Hukuk Dairesi         2024/3220 E.  ,  2024/4708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/951 E., 2022/2492 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVALILAR : ...vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 02.11.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/371 E., 2018/407 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 1922 yılında ölen kök muris ... oğlu...'ın mirasçıları olduklarını, davalıların almış olduğu Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.03.2014 tarihli ve 2014/81 Esas, 2014/447 Karar sayılı mirasçılık belgesinde müvekkillerinin mirasçı olarak yer almadığını, ellerindeki belgelere göre müvekkillerinin mirasçı olduklarının sabit olduğunu, nüfus müdürlüğü kayıtlarının yanması üzerine, davalıların yanıltıcı beyanları ile dava konusu veraset ilamının oluşturduğunu ileri sürerek, dava konusu mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu mirasçılık belgesinin doğru ve geçerli olduğunu, iptali istenilen mirasçılık belgesinde 1925 yılında ilçede yangın çıkması nedeniyle tüm kayıtların yandığı, yersel yazım nüfus kayıtlarına göre ... Sarpel'in kardeş kaydının bulunmadığı hususunun yazılı olduğunu, ilamın düzenlenmesinde müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, davacılarca sunulan belgelerin iddialarını ispata yeter nitelikte olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2015/371 Esas, 2018/407 Karar sayılı kararında "... davanın kabulü ile dava konusu mirasçılık belgesinin iptaline, yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde cevap ve beyan dilekçelerindeki nedenleri tekrarla; davacılar ile kök muris arasındaki irs ilişkisinin kanıtlanamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, yargılama sırasında mirasçılardan İsmet Turan'ın vefat ettiğini ve İsmet mirasçılarının Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/968 Esas sayılı ilamı ile mirası reddettiklerini, bu nedenle İsmet mirasçılarına pay verilmemesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2020/951 Esas, 2022/2492 Karar sayılı kararı ile "...mahkemece yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/540 Esas-2016/611 Karar sayılı dosyası, Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/81 Esas-2014/447 Karar sayılı dosyası, murislerin ve mirasçıların verasete esas nüfus kayıt örnekleri ile taraf delilleri dosya arasına alınarak dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, asıl mirasbırakan ve nüfusta kaydı bulunmayan ... oğlu...'ın 1922 yılında dul ve alt soyu mevcut vefat ettiği, vefatında geride kalan mirasçılarının belirlenmesinde; dosyada mevcut nüfus kayıtlarının yanı sıra bizzat torunu Feriha’nın davacı sıfatıyla aldığı Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 1980/591 Esas, 1980/947 Karar sayılı... mirasçılarının gösterildiği, bu veraset ilamının ve bilirkişi raporununda dikkate alındığı, dosya içeriğine uygun, hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir hata bulunmadığı... " gerekçeleriyle "...davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak, hatalı şekilde verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinin birinci fıkrası hükmünde; başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirastan çıkarma ve yoksunluk sebepleri gerçekleşen veya mirası reddeden ya da mirastan feragat eden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Türk Medeni Kanunu'nun "Mirasın sağ kalan eşe geçmesi" kenar başlıklı 613 üncü maddesinde; "altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde, bunların payı sağ kalan eşe geçer." hükmü yer almakatadır. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; davalı ...'nın alt soyu tarafından mirasının reddedilmesi halinde Türk Medeni Kanunu'nun 613 üncü maddesi gereği bu mirasın sağ kalan eşi ...'ya geçeceği, mirasçı ...'nın kararı temyiz etmediği, temyiz eden bir kısım davalılara ait miras paylarının bu durumdan etkilenmediği, bir kısım davalıların bu yönden temyizde hukuki yararlarının da bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 613 ]
2. Hukuk Dairesi 2009/8176 E., 2009/11128 K. 2. Hukuk Dairesi 2009/8176 E., 2009/11128 K. - İFLAS USULÜ İLE TASFİYE - MİRASIN İFLAS HÜKÜMLERİNE GÖRE TAFSİYESİ - MİRASIN KAZANILMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 612 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 613 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 633 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 636 ] "İçtihat Metni" Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. M..... Y...... Y..... 10.12.2007 tarihinde ölmüş, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından miras reddolunmuştur. Bu durumda mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi, borç ödendikten sonra da geriye kalan kısmın, ret vaki olmamış gibi hak sahiplerine ödenmesi gerekir. İstek Türk Medeni Kanununun 612. ve 613. maddelerinin atfı nedeniyle aynı yasanın 636 maddesi hükmü uyarınca terekenin iflas kaidelerine göre tasfiyesine ilişkindir. Buradaki tasfiye süreye de bağlı değildir. Türk Medeni Kanununun 633. madde hükmünün uygulama yeri yoktur. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.08.06.2009 (Pzt.)
7. Hukuk Dairesi, 2022/6015 E., 2024/10 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve TMK'nın 605-618 inci maddeleri gereğince reddine karar verilmesini istemiştir.
7. Hukuk Dairesi         2022/6015 E.  ,  2024/10 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2456 E., 2022/1144 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü, kararın kaldırılması ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2019/36 K. Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin kardeşi muris ...'ın 18.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, murisin borcunun olduğunu ve aktiflerinde son derece değeri düşük bir tane evinin olduğunu belirterek, murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve TMK'nın 605-618 inci maddeleri gereğince reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı Nar Evleri Site Yönetimi adına ... vekili cevap dilekçesinde; davanın üç aylık sürede açılmadığını ve mirasın hükmen reddine ilişkin şartların gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; terekenin borca batık olduğunu ve İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/12167 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin aktif ve pasifleri karşılaştırıldığında terekenin borca batık olduğunun tespit edildiği ve davalılardan Vakıflar Bankası AŞ.'nin dava açıldıktan sonra alacağını murisin terekesinden icrai satış neticesinde aldığı gerekçesiyle davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile terekenin borca batık olduğu anlaşıldığından, davacıların mirası hükmen reddetmiş olduklarının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı Vakıfbank T.A.O.'ya olan borcun murisin terekesinden icrai satış ile ödendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi gereğince yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davanın açıldığı tarihteki duruma göre sorumlu olacağını, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini ve banka lehine hükmedilen yargılama giderleri yönünden hükmün kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç aylık yasal süre içerisinde açılmadığını, mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 4. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, davanın reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 5. Davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, murisin ölüm tarihi itibariyle terekenin borca batık olduğunun etraflıca araştırılmadığını, bilirkişi raporunda mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunulup bulunulmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılardan alınmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki bilgi ve belgelerden murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, terekesinin borca batık olduğunun sabit olduğu, bankadan çekilen 430,00 TL'nin önemsiz bir miktar olduğundan yargılamada eksiklik olarak değerlendirilmediği, kabule göre dava açıldığında davalı ... Bankasına açılan davada davacı haklı olduğundan lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Ecza Deposu vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz dilekçesinde; davanın 3 ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, ancak pasifinde yüksek meblağda farklı yerlere borcunun bulunduğu, yani terekesinin resmen borca batık olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesine göre açılan mirasın reddi davalarında süre sınırlamasının bulunmadığı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ve mirasçılık belgesi çıkartılmasının mirası kabul anlamına gelecek bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmış olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar doğru görülmüştür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar SGK Başkanlığı vekili, ... Ecza Deposu vekili ve Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Davalı SGK harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2015/2374 E., 2015/8653 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL(KAPATILAN) 35. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
TMK'nın 612, 613 maddelerine göre mirasın Sulh Mahkemesi'nce iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğinin nazara alınması gerekir.
11. Hukuk Dairesi         2015/2374 E.  ,  2015/8653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 35. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/02/2012 NUMARASI : 2011/16-2012/38 Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/02/2012 gün ve 2011/16-2012/38 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-temlik alan vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dosyanın yapılan ilk incelemesinde, yargılama sırasında davalı S.. Ş..'ın vefat ettiği ve mirasçıları D.. Ş.., T.. Ş.. ve N.. Ş..'ın mirası reddettiği anlaşılmakla, bunun üzerine artık, mirası reddeden mirasçılara husumet yöneltilemez. TMK'nın 612, 613 maddelerine göre mirasın Sulh Mahkemesi'nce iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğinin nazara alınması gerekir. Tasfiye sonuçlandırıldığında mirası reddedilen S.. Ş.. terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır. (YHGK'nın 2002/15-572 Esas-2002/577 Karar ve 03.07.2002 tarihli kararı). Mahkeme kararı henüz temsilciye tebliğ edilmemiş, S.. Ş.. terekesi yönünden karar kesinleşmemiştir. Bu nedenle, mahkemece mirası red durumunun Sulh Mahkemesi'ne bildirilerek, davalı S.. Ş..'ın terekesine tasfiye memuru ve temsilci tayininin istenmesi, atama yapıldığında gerekçeli kararın atanan kişiye tebliği, yasal temyiz süresinin beklenmesi, kararın tereke temsilcisi yahut tasfiye memuru tarafından temyiz edilmesi halinde her halükarda davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin verilen karara yönelik temyiz itirazları ile birlikte incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dava dosyasının yerel mahkemeye geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 23/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi, 2010/11286 E., 2012/7283 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (İş) Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanunu'nun 605-618. madde hükümleriyle mirasın reddi, 605-609.madde hükümleriyle ret beyanı düzenleme konusu yapılmıştır.
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2010/11286 E.  ,  2012/7283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 28/03/2005-24/03/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili ile ... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum ile davalı ...'nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalılar ...,... ve ... temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacının 28.03.2005-24.03.2006 tarihleri arasında davalıların murisine ait otobüs işletmesi işyerinde şoför ve muavin olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasın reddi Yeni Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesine göre “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır” Türk Medeni Kanunu'nun 605-618. madde hükümleriyle mirasın reddi, 605-609.madde hükümleriyle ret beyanı düzenleme konusu yapılmıştır. Ret hakkı ise, Türk Medeni Kanunu'nun 605.maddesi hükmüyle düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 605.maddesinin 1. paragrafı gereğince yasal ve atanmış mirasçılar mirası yine Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Bu üç aylık süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin 2. paragrafında ise mirasın hükmen reddi düzenlenmiştir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu olgunun saptanması için her zaman dava açılabilir. Somut olayda, davalılar ..., ... ve ..., miras bırakan ...'nin terekesi borca batık olduğundan ve kendileri de mirası kayıtsız şartsız reddettiklerinden davanın reddini istemişlerdir. Dosyaya sunulan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.09.2008 tarih ve 2008/413 Esas, 2008/425 Karar sayılı ilamında, davalılar üç aylık yasal süre içerisinde mirası kayıtsız, şartsız reddettiğinden, mirasçılar ...,... ve ... mirasın reddine ilişkin talebinin tespitine ve tespit kararının miras ret kütüğüne işlenmesine karar verilmiştir. Hal böyle olunca, bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar ...,...lay ve ... bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ... mirasçılarına iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.