4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 721

Türk Medeni Kanunu 721. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 721- İki taşınmazı birbirinden ayırmaya yarayan duvar, parmaklık, çit gibi sınırlıklar, aksi ispat edilmedikçe, her iki komşunun paylı malı sayılır. III. Arazideki yapılar 1. Arazi ve yapı malzemesi a. Mülkiyet ilişkisi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2023/10167 E., 2024/2291 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 326 ncı maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2023/10167 E.  ,  2024/2291 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1215 E., 2023/1316 K. DAVACI- DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI- DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/604 E., 2023/378 K. Taraflar arasındaki Çocukla Kişisel İlişki Kurulması ve Kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince babanın davasının kabulüne ve annenin davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı anne vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı anne vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Davalı-davacı anne vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-davalı baba vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesinin 2020/110 Esas, 2020/190 Karar sayılı 12.03.2020 tarihli kararı ile anlaşmalı boşandıklarını, ortak çocukları 05.04.2017 doğumlu ...'in velâyetinin anneye verildiğini, davacı baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulduğunu, kararın kesinleştiği tarihlerde 3 yaşını dolduran küçük ile baba arasında kişisel ilişkinin Temmuz ayı başına kadar karara uygun şekilde sürdürülebildiğini, sonrasında davalı annenin gerek davacı babacıya gerek ailesine yönelik düşmanca tavırları nedeniyle uzaklaştırma kararı alması sonucunda görüşmesinin engellendiğini, daha sonra annenin ikametini Sivas'a aldırdığını, çocukla oraya gittiğini, davacı çocuğu görmeye gittiğinde sadece 1 gün gösterdiğini, davalı annenin kötü niyetli olduğunu, Ağustas'ta tekrar Sivas'a dönüp çocuğu İstanbul'da özel okula kaydettiğini, annenin çocuk teslimi anında halen düşmanca tavırlar sürdürdüğünü, çocuğun yaşı itibariyle babayla daha çok vakit geçirmesi ve gece yatılı kalmasının önemli olduğunu belirterek boşanma kararında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılarak baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin her ayın 1. ve 3. Cuma günü saat 18.00 ile Pazar günü 18.00 arasında, dini bayramların ikinci günü saat 10.00 ile ertesi gün saat 18.00 arasında, her yıl Ağustos ayının 1. günü saat 10.00 ile 31. günü saat 18.00, okul tatilleri ve sömestr tatillerinin yarısını baba ile geçirecek şekilde düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı anne vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle boşanma kararında kurulan kişisel ilişkiye rağmen tarafların kendi arasında çocuk çok küçük olduğu için Ağustos ayında yatılı kalma sürecinde farklı bir uygulama yapacakları konusunda anlaştıklarını, sürekli davalı kadına mesaj atarak rahatsızlık verdiğini, bu nedenle davalı kadının davacı erkeğe karşı koruma kararı aldığını, ayrıca çocuğa yönelik rahatsızlık verici tavır ve davranışları istismar niteliğinde olmakla babaanne, dede ve hala aleyhine de çocuk yönünden koruma kararı verildiğini, çocuk baba yanına gittiğinde dede, hala ve babaanne ile de vakit geçirdiğini, onların çocuğu sıkıştırarak sevmeleri, poposuna, pipisine dokunmaları, dudaktan öpmeleri, dedenin anne ile ilgili olumsuz ve öldüreceğine dair söylemeleri neticesinde çocuğun babadan geldiğinde stresli ve gergin olduğunu, yine babaannesinin çok öptüğünü, kendisinin babaannesine tokat atması olaylarını anlatması nedeniyle çocuğun psikolojisinin bozulması nedeniyle koruma kararı istediğini, koruma kararı olmasına rağmen babanın çocuğu alınca ailesinin yanına götürdüğünü, bu şekilde çocuğun psikolojisinin bozulduğunu, Sivas'a gelip almasından sonra çocuğun aşırı ağlaması nedeniyle geri getirip teslim ettiğini, o gün çocuğun yüksek ateş, ses kısıklığı ve kabusla bağırarak uyandığını, baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin yatısız ve erkeğin ailesi olmaksızın düzenlenmesi gerektiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile boşanmada belirlenen kişisel ilişkinin kaldırılarak baba ile çocuk arasında her ayın 1. ve 3. Cumartesi saat 13.00 ile 17.00 arasında dışarıda görüşülmesine, dini bayramların 2.günü saat 13.00 ile 17.00 arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pedagog, psikolog, sosyal hizmet uzmanı bilirkişilerden oluşan heyet tarafından hazırlanan sosyal inceleme raporu, rapor içeriğindeki tespitler, çocuğun eriştiği yaş ve tüm dosya kapsamı gözetilerek çocuğun üstün yararı doğrultusunda çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin yatılı olacak şekilde genişletildiğini, kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını gerektirir bir durumun mevcut olmadığını, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişkinin sınırlandırılması halinde aralarındaki bağın zayıflaması gibi çocuğun menfaatine uygun olmayan bir sonucun ortaya çıkabileceğini belirterek erkeğin davasının kabulü ile, ortak çocuk ... ve baba arasında İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesinin 2020/110 Esas 2020/190 Karar sayılı ilamı ile düzenlenen kişisel ilişkinin yeniden düzenlenerek; velâyeti annede olan ortak çocuk ile baba arasında her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günü saat 10.00'dan Pazar günü saat 18.00'e kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan 3. günü saat 18.00'e kadar, her yıl sömestr tatilinin başladığı ilk Pazartesi günü saat 10.00'dan takip eden Pazartesi günü saat 10.00'a kadar ve her yıl 1 Ağustos saat 10.00'dan 31 Ağustos saat 18.00'e kadar şahsi ilişki tesisine şeklinde değiştirilmesine, kişisel ilişki tesisinin bu şekilde sağlanmasına, kadının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı anne vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-davacı anne vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, her iki dava yönünden de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davalı-davacı anne vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı anne vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-davacı anne vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, her iki dava yönünden de kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, baba ile tarafların ortak çocuğu arasında Mahkemelerce kurulan kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı ve kadının davasının reddi noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 182 nci, 323 üncü, 324 üncü, 326 ncı maddeleri; 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- davacı anne vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ...

Diğer kararlar (2)

2. Hukuk Dairesi, 2022/9405 E., 2023/2443 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi.
2. Hukuk Dairesi         2022/9405 E.  ,  2023/2443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1145 E., 2022/1269 K. KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/87 E., 2021/198 K. Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 ... maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılardan Mehmet vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir. Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, aile konutu olan ve davalı eşi Cevat adına kayıtlı taşınmazda yıllardır oturduklarını, davalı ...' in taşınmaza 04.04.2011 tarihinde 150.000,00 TL tutarında ipotek koydurduğunu, bu ipotek işlemlerine müvekkilinin rızasının olmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek söz konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına ve taşınmaz kaydına aile konutu şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılardan Mehmet vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, davalının parasını aldığını, işini görüp, sıkıntısını giderdiğini, borcunu ödememek için her türlü yolu denediğini, kocası ile birlikte olarak muvazaalı takipler açtırdığını, bu yolla da tebligat noktasında satışın iptalini sağladıklarını, 2011 yılından beri borçlarını ödemeyerek davalı müvekkili uğraştırdıklarını, konutun tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığından tapuda eşin rızasının aranmadığını, taşınmazın ipotek edilmesine borçlu eşi ile birlikte yaşayan davacının açık rızasının bulunduğunu, imzasının bulunmamasını fırsat bilerek yıllar sonra borçtan kurtulmaya çalıştığını, ... niyetli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılardan Cevat süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2018 tarih ve 2018/345 Esas, 2018/862 Karar sayılı kararı ile davacının adli yardım talebinin reddine, kesin süre içerisinde harç ve avans giderini yatırmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından adli yardım talebinin reddi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yönünden; davalı ... vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2019 tarih ve 2019/114 Esas, 2019/144 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de eklemek suretiyle 01.10.2018 tarihli dilekçesi ile yeniden adli yardım talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği, adli yardım talebin reddedilmesi halinde, davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması, harcın yatırılması halinde, bu seferde gider avansını yatırması için yasal sürenin verilmesi, harç ve gider avansının yatırılması halinde yargılamaya devam edilmesi ve delillerin değerlendirilip hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi, davacı tarafından harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılıp yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi, gider avansının yatırılmaması halinde ise, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine hükmedilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu, ipotek işlemi sırasında malik olmayan eşin açık rızasının alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına ve taşınmaz kaydına aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım talebiyle birlekte davanın reddi gerektiği yönünden istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ipotek işleminden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ... niyetli olduğunu, konutun aile konutu olduğunu bilmediğini ve tapuya güvendiğini, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 334 üncü, 336 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi, 2008/13026 E., 2008/14425 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanununun 721.maddesi gereğince, iki taşınmazı birbirinden ayırmaya yarayan duvar her iki komşunun paylı malı sayılır.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/13026 E.  ,  2008/14425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.06.2007 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davalının idari mercilere başvurarak 3091 sayılı yasa uyarınca alınan men kararı üzerine açılmış, davacı haksız men edildiğini, bu bölümün kendi taşınmazı içinde kaldığını, idari men kararı alınmakla oluşan muarazanın giderilmesini istemiştir. Davalı, savunmada bulunmamıştır. Mahkemece dava reddedilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 14.06.2007 tarihli idari men kararında, şikayetçi ...’e ait taşınmazın sınır kazığının sökülerek 1.20 m’lik bölümüne tecavüz edildiği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu teknik bilirkişilerce düzenlenen 28.04.2008 tarihli raporda dava konusu yer bahçe duvarı olarak gösterilmiş, bu duvarın tamamının taraflara ait taşınmazların sınırında olduğu, herhangi bir tecavüzün bulunmadığı tespit edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 721.maddesi gereğince, iki taşınmazı birbirinden ayırmaya yarayan duvar her iki komşunun paylı malı sayılır. O halde, bu duvarda idari kararla men edilen davacı ...’ın da hakkı bulunduğundan, mahkemece bu yere davalının idari men kararı aldırarak oluşturduğu muarazanın men’ine kadar vermek yerine, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.