TMK Madde 738

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

MK 738, malikin kendi taşınmazında yaptığı kazı ve yapı işleri nedeniyle komşu taşınmazlara zarar vermekten kaçınma yükümlülüğünü düzenler; ikinci fıkrasıyla, komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar bakımından taşkın yapılara ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörür. Hüküm, taşınmaz malikleri arasındaki komşuluk ilişkisinde ve kazı ya da yapı işini yürüten malik bakımından uygulanır. Hüküm, genel taşkınlık yasağını düzenleyen MK 737'nin yerini almaz, onu tamamlar.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır.

Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır.

b. Özel kurallar

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

  • Yapı
  • Kazı
  • Komşu taşınmaz
  • Taşkın yapı
  • Zarar verme yasağı

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

9 karar arasından seçildi
  1. 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/4133 · K. 2023/3461 · T. 20.06.2023
    Daire kararıBozma
    2. 4721 sayılı Kanun'un 738 inci maddesinin birinci fıkrasına göre malik, kazı ve yapı yaparken, komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek yoluyla zarar vermekten kaçınmak zorundadır.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Genel

Malik (A), mülkiyeti kendisine ait arsa üzerindeki, komşusu (B)’nin taşınmazına gölge yapan ve mimari açıdan eski bir yapıyı, yerine daha modern ve işlevsel bir yapı inşa etmek amacıyla yıkmak istemektedir. Bu durumu öğrenen komşu (B), yıkım sırasında oluşacak gürültü ve toz gibi kaçınılmaz taşkınlıkların yanı sıra, eski yapının sağladığı gölgelikten mahrum kalacağını ve mülkiyet hakkından doğan huzurunun bozulacağını ileri sürerek, yıkımın tedbiren durdurulması ve önlenmesi için dava açmıştır. Bu olayda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde malik (A)’nın hukuki durumuyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Malik (A), mülkiyet hakkının bir gereği olan tasarruf yetkisi kapsamında, hukuk düzeninin sınırları içinde kalmak kaydıyla yapıyı yıkma hakkına sahiptir ve bu hak, komşunun menfaatleri karşısında kural olarak üstündür.
  2. B) Komşu (B)’nin mülkiyet hakkı, komşuluk hukukundan doğan yasal bir kısıtlama teşkil ettiğinden, (B)’ye zarar verecek veya zarar tehlikesi yaratacak her türlü eylemden kaçınma yükümlülüğü altında olan (A), yapıyı yıkamaz.
  3. C) Yapının (B)’nin taşınmazına gölge sağlaması, (B) lehine fiili bir yararlanma durumu oluşturduğundan, bu durumun ortadan kaldırılması TMK m. 683 anlamında haksız bir elatma teşkil eder ve (B) elatmanın önlenmesini talep edebilir.
  4. D) TMK m. 718 uyarınca yapılar arazinin bütünleyici parçası olduğundan, malik (A) yapı üzerinde ancak kullanma ve yararlanma yetkilerine sahip olup, yapının özüne dokunan yıkım gibi tasarruflarda bulunabilmesi için komşusunun rızasını alması gerekir.
  5. E) Yıkım eylemi, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklara yol açacak olsa dahi, TMK m. 730 uyarınca hâkimin uygun bir bedelle denkleştirmeye karar verebileceği zararlar doğuracağından, (B) yıkımın tamamen durdurulmasını isteyebilir.