4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 785

Türk Medeni Kanunu 785. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 785- Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir. Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir. C. Hükümleri I. Kapsamı 1. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi, 2006/8036 E., 2006/10113 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (TMK.m.785) bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2006/8036 E.  ,  2006/10113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.7.2004 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini, bu istem kabul edilmezse intifa bedelinin uyarlanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; intifa bedelinin artırılması isteminin kısmen kabulüne dair verilen 9.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, intifa hakkının terkini, ikinci kademedeki istem ise intifa bedelinin artırılması taleplerine ilişkindir. Mahkemece, davacının intifa hakkının terkini isteminin reddine sözleşmede 5.000 TL olarak kararlaştırılan intifa bedelinin yıllık 4.milyar TL ye yükseltilmesine karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir. 1-Davacının terkinini istediği 6.1.1965 tarihli intifa sözleşmesi davacı ile davalılardan ... Anonim Ortaklığı arasındadır. Davalılardan .... A.Ş. ve davanın ihbar edildiği ... İnşaat Ltd.Şti. sözleşmenin eki olan 22.5.1964 tarihli “anlaşma protokolü” başlıklı sözleşmenin 5/2 maddesi uyarınca taşınmaz malikinin intifa hakkı sahibine verdiği yetkiye dayanarak taşınmazları işletici olarak kullanan tüzel kişilerdir. Başka bir anlatımla, tapu sicilinden terkini istenen intifa hakkının akit tarafları olmadıklarından haklarında dava açılarak terkin talebinde bulunulamaz. Davalılardan...A.Ş. hakkındaki davanın aktif davalı ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken davalı... A.Ş.yi de sözleşmenin tarafı imişcesine hüküm altına intifa bedelinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Karar ...A.Ş. yararına açıklanan nedenle bozulmalıdır. 2- Davanın diğer taraflarının temyiz itirazlarına gelince; Türk Medeni Kanunun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınır ve taşınmaz hatta haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. Taşınmaz mallar üzerindeki intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı, hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle tesis edilir. (TMK.m.795) İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü yada tüzelkişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer (TMK.m.796). Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırılabilir. Şayet, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse, malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa bedelinin artırılmasını ve hatta kendisi için çekilmez hale gelmişse bu hakkın terkinini isteyebilir. Böylesine durumlarda intifa hakkı sahibinin bu hakkı kullanmakta direnmesi hakkın kötüye kullanılması sayılacağından korunamaz. Her ne kadar intifa hakkının sona erme sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796 vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (TMK.m.785) bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Doktirindeki hakim görüş de bu doğrultudadır. (Bkz.Prof. Dr.Şeref Ertaş. Eşya Hukuku Ankara 2004. shf.463). Bütün bu açıklamalardan sonra somut olayın yukardan beri ortaya konan hukuki saptamalar doğrultusunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Gerçekten olayda; intifa hakkı 6.1.1965 tarihinde tesis edilmiş intifa bedeli ise yıllık 5.000 TL olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye göre intifa süresi 49 yıldır. Burada öncelikle belirtmek gerekirki tarafların özgür iradeleri ile yaptıkları sözleşmelere uymaları sözleşme hukukunun sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) kuralının bir sonucudur. Kural olarak da sözleşme hükümlerine sözleşmenin yapıldığı andaki gibi aynen uyulması gerekir. Çünkü taraflar sözleşmenin yapıldığı tarihte çıkarlarını gözetmiş, sözleşme hükümlerini bu çıkarlarını dikkate alarak yapmış kabul edilir. Ancak, uzun süreli sözleşmelerde zaman içerisinde edimler arasındaki dengeyi bozan olağanüstü hallerin meydana gelmesinden ötürü mevcut sözleşme hükümlerinin taraflardan herhangi biri açısından çekilmez hale gelmesi mümkündür. Bu gibi durumlarda sözleşmenin o tarafını sözleşme hükümlerine uymasını beklemek adaletsizliğe yol açabilir. Uygulama ve doktirinde böylesine bir durum ortaya çıkmışsa hakimin sözleşmeye müdahale edebileceği, ortaya çıkan dengesizliğin bu yolla giderilebileceği, açıkçası sözleşmenin o hükmünü hakimin müdahalesi yoluyla günün koşullarına uygun hale getirmesi kabul edilmektedir. Az yukarıda sözü edildiği üzere Sözleşme Hukukunda eğemen olan sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) kuralı uyarınca intifa süresi taraflarca başlangıçta özgür iradeleri ile kararlaştırıldığından taşınmaz maliki Türk Medeni Kanunun 796 maddesinde sayılan intifa hakkının terkini nedenleri ortaya çıkmadan intifa süresinden önce intifa hakkının terkinini isteyemez. Yine az yukarıda söylendiği üzere, 6.1.1965 tarihli sözleşmede yıllık intifa bedel 5.000 TL olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme uzun sürelidir ve sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra ülkemizde birden çok ekonomik kriz meydana gelmiş para değerinde çok önemli düşüşler olmuştur. Böylelikle taşınmazlar malikinin sağladığı faydalara nazaran intifa hakkı sahibinin ödediği bedel pek önemsiz kalmış, edimler arasında ağır bir nispetsizlik meydana gelmiştir. Sözleşmede bozulan çıkar dengelerine bakarak sözleşmenin bedele ilişkin hükmünün günün koşullarına uygun hale getirilmesindeki zorunluluk ortadadır. Bu nedenle hakimin sözleşmenin bedeline ilişkin hükmüne müdahale etmesi yerinde buna ilişkin tarafların temyiz itirazları yersizdir. Ancak; Bu gibi durumlarda taraflar arasında sözleşmenin bozulan dengesi dürüstlük ve hakkaniyete uygun hale getirilirken sözleşmenin kurulduğu tarihteki intifa bedelinin dava tarihine göre ne miktara ulaşacağı yabancı para cinsi karşısında Türk parasının uğradığı değer kaybı mukayese edilerek bulunmalı, bu hesaplama yapılırken de intifa hakkına konu taşınmazların niteliği, bulunduğu yer, bölgedeki kira parasını etkileyecek ticari gelişmeler, dava konusu hakkın kapsamında kalan taşınmazlar rayicine uygun kiraya verilseydi getireceği emsal kira gibi… unsurlarda dikkate alınmalıdır. Oysa mahkemenin hükme dayanak yaptığı bilirkişiler raporu açıklananlardan uzak ve soyuttur. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; yerinde yeniden keşif yapılarak konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişilere yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dava tarihindeki intifa hakkı konusu taşınmazların gelişen durumlara göre olası intifa bedelini hesaplatmak, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, sonucu doğrultusunda bir hüküm kurmak olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... A.Ş. (2) bentte açıklanan nedenlerle diğer taraflar yararına BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatıralara iadesine, 29.9.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (2)

5. Hukuk Dairesi, 2023/1349 E., 2023/6400 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
tam metni aç
avaya konu taşınmazlarda ve bölünen diğer tüm taşınmazlarda enerji nakil hattı bulunmadığını, mevcut durum itibarıyla irtifaka neden olan ihtiyaç ortadan kalktığından kullanılma ihtimali de bulunmadığını, özel hukuk kuralları uygulanacaksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun (4721 sayılı Kanun) 785 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca davalı lehine kurulan irtifakın bedelsiz terkini ge
5. Hukuk Dairesi         2023/1349 E.  ,  2023/6400 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kamulaştırılarak üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazdaki enerji nakil hattının sökülmesi üzerine, taşınmazın tapu kaydındaki irtifak hakkı şerhinin terkini karşılığında idarece takdir edilen ve davacı tarafından ödenen bedelin fazla olduğunun tespiti ile davalıya fazla ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı yönünden esastan reddine, davalı idare yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 612 ada 1,2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı üzerinde mevcut olan irtifak haklarının terkini için davalı ... Genel Müdürlüğüne müracaat ettiklerini, ... tarafından verilen cevaba göre söz konusu parseller üzerinden 154 kw lık ... 1. Enerji Nakil Hattı geçmekte iken 13.03.2008 tarihli ve 7-66 sayılı yönetim kurulu kararı ile nakil hattının sökülmesine karar verildiğini ve enerji nakil hattı için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 'nun (2942 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği kıymet takdir edildiğini, 612 ada 1 parsel için 34.977,00 TL, 2 parsel için 35.763,00 TL, 3 parsel için 60.522,00 TL takdir edildiğini, bu bedellerin yatırılması halinde irtifak hakkının tapudan terkin edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin bu bedeli ödemeyi kabul ettiğini ve davalı idarenin ... Bankası ... şubesine 1 parsel için 34.977,00 TL, 2 parsel için 35.763,00 TL, 3 parsel için 60.522,00 TL bedelleri itirazı kayıtla yatırdığını, irtifak hakkının tapuda ... lehine tesis edildiğini, irtifak hakkının ...'tan ... geçip geçmediğinin belli olmadığını, fiilen ve hukuken kalkmamış olan irtifak hakkının terkini için davalının bedel talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından haksız ve hukuka aykırı olara alınmış olan toplam bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açıldığını, söz konusu parseller üzerinden 154 kw lık ... 1. Enerji Nakil Hattı geçmekte iken 13.03.2008 tarihli ve 7-66 sayılı yönetim kurulu kararı ile nakil hattının sökülmesine karar verildiğini ve enerji nakil hattı için 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği kıymet takdir edildiğini, 612 ada 1 parsel için 34.977,00 TL, 2.parsel için 35.763,00 TL, 3 parsel için 60.522,00 TL takdir edildiğini, davacının irtifak hakkının terkinine ilişkin bedeli müvekkili kurumun hesabına yatırdığını, müvekkilinin de taşınmazın bağlı olduğu tapu müdürlüğüne yazı yazarak irtifak hakkını terkin ettiğini, bu bedellerin irtifak hakkının terkini için ödendiğini, bedelin iadesinin haksız olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacıların idareye ödedikleri 40.830,00TLbedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; irtifak tesis edilen taşınmazlar ifraz ve imar uygulaması sonucunda parsellere bölündüğünü, genel kural uyarınca irtifakın yeni parsellerde devam etmesi gerekmekte ise de davaya konu taşınmazlarda ve bölünen diğer tüm taşınmazlarda enerji nakil hattı bulunmadığını, mevcut durum itibarıyla irtifaka neden olan ihtiyaç ortadan kalktığından kullanılma ihtimali de bulunmadığını, özel hukuk kuralları uygulanacaksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun (4721 sayılı Kanun) 785 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca davalı lehine kurulan irtifakın bedelsiz terkini gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde 2942 sayılı Kanun'un 11inci maddesi hükümleri değil, 22 nci maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin ileri sürülmüştür. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı, davaya konu taşınmaz ediniminde tapu kayıtlarındaki irtifak hakkını bilmekle ve terkine ilişkin bedeli ödemekle zaten kabulünde olan bedele ilişkin hak talep etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, bilirkişi raporunda incelenen emsal hatalı olduğu gibi dava konusu taşınmaz üzerindeki hattın 42 yıl boyunca kaldığını ve bu hattın taşınmazı kısıtlaması nedeniyle toplam takdir edilen 180.864,00 TL irtifak bedelinden %50 oranında indirim yapılması gerektiğinden bahisle irtifak terkin bedelinin 90.432,00 TL tespitinin hatalı olduğunun ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık dava konusu taşınmazdan geçen enerji nakil hattının deplase edilmesi nedeniyle söz konusu irtifak hakkının bedeli karşılığında terkini, yani Borçlar Hukuku anlamında bir icap ve kabul ilişkisi temeline dayandığı, Bu durumda ise irtifak hakkı bedelinin; 2942 sayılı Kanun'un değer biçmeye ilişkin 11 inci maddesinin hükümleri kıyasen uygulanarak arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın emsal incelemesi yapılarak değeri belirlendikten sonra dava konusu taşınmazın tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattının taşınmazdan geçiş güzergahı dikkate alınıp söz konusu enerji nakil hakkı nedeniyle taşınmazın tamamında meydana gelecek olan değer düşüklüğü oranı belirlenip taşınmazın tamamının değeri ile bu oranın çarpılması sonucu irtifak tesisi nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer kaybı hesaplanmasında yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı gibi dava konusu taşınmaza yakın ve benzer özellikler gösteren ... Mahallesi 1032 ve1027 parsel sayılı taşınmazların 2016 değerlendirme yılı itibarıyla belirlenen 2850 TL/m² birim fiyatının davalı temyiziyle Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/5562 Esas, 14146 Karar sayılı kararıyla onandığı gözetildiğinde metrekare birim fiyatını uygun olduğu, ne var ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yöntemine uygun olarak belirlenen 180.864,00 TL irtifak kamulaştırma bedeline itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu bedel üzerinden tekrar %50 oranında indirim yapılmak suretiyle 90.432,00 TL irtifak hakkı karşılığı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca İlk Derece Mahkemesini ilk ya da ikinci kararı gibi karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazdaki enerji nakil hattının sökülmesi üzerine, taşınmazın tapu kaydındaki irtifak hakkı şerhinin terkini karşılığında idarece takdir edilen ve davacı tarafından ödenen bedelin fazla olduğunun tespiti ile davalıya fazla ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazlar üzerindeki enerji nakil hattının davalı idare tarafından deplase edilmesi üzerine, davacının taşınmazların tapu kaydındaki irtifak haklarının da terkini istemiyle davalı idareye başvurduğu, idarece irtifak haklarının terkini karşılığı olarak toplam 131.622,00 TL belirlendiği, davacı tarafça bu bedeller ödenerek, tapu kayıtlarındaki irtifak haklarının terkin edildiği anlaşılmıştır. 3.Dava konusu taşınmazlardan geçen enerji nakil hattının deplase edilmesi nedeniyle söz konusu irtifak hakkının bedeli karşılığı terkini, Borçlar Hukuku anlamında bir icap ve kabul ilişkisi temeline dayandığından ve bunun sonucu her iki tarafın edimlerini yerine getirdiği anlaşıldığından iş bu davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi sonucu itibarıyla doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2023/4842 E., 2023/11328 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
avaya konu taşınmazlarda ve bölünen diğer tüm taşınmazlarda enerji nakil hattı bulunmadığını, mevcut durum itibarıyla irtifaka neden olan ihtiyaç ortadan kalktığından kullanılma ihtimali de bulunmadığını, özel hukuk kuralları uygulanacaksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun (4721 sayılı Kanun) 785 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca davalı lehine kurulan irtifakın bedelsiz terkini ge
5. Hukuk Dairesi         2023/4842 E.  ,  2023/11328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/135 Esas, 2023/470 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/190 Esas, 2022/412 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırılarak üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazdaki enerji nakil hattının sökülmesi üzerine, taşınmazın tapu kaydındaki irtifak hakkı şerhinin terkini karşılığında idarece takdir edilen ve davacı tarafından ödenen bedelin fazla olduğunun tespiti ile davalıya fazla ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili, Esenler ilçesi, ... Mahallesi, 351 ada 4,5,6,7,20,21,22 parsel (eski 243 parsel) sayılı taşınmazların tapu kaydı üzerinde mevcut olan irtifak haklarının terkini için davalı ... Genel Müdürlüğüne müracaat ettiklerini, ... tarafından verilen cevaba göre söz konusu parseller üzerinden 154 kw lık Ambarlı Yıldıztepe 1. ve 2. Enerji Nakil Hattı geçmekte iken 28.02.2018 tarihli ve 84061 sayılı yönetim kurulu kararı ile nakil hattının sökülmesine karar verildiğini ve enerji nakil hattı için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 'nun (2942 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği kıymet takdir edildiğini, dava konusu taşınmazlar için toplam 941.604,23 TL takdir edildiğini, bu bedellerin yatırılması halinde irtifak hakkının tapudan terkin edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin bu bedeli ödemeyi kabul ederek davalı idare adına bankaya yatırdığını, irtifak hakkının terkini için idareye ödenen bedelden bilirkişi raporu ile belirlenecek bedelin mahsup edilerek fazla ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açıldığını, söz konusu parseller üzerinden 154 kw lık Ambarlı Yıldıztepe 1. ve 2. Enerji Nakil Hattı geçmekte iken nakil hattının sökülmesine karar verildiğini ve enerji nakil hattı için 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği kıymet takdir edildiğini, davacının irtifak hakkının terkinine ilişkin bedeli müvekkili kurumun hesabına yatırdığını, müvekkilinin de taşınmazın bağlı olduğu tapu müdürlüğüne yazı yazarak irtifak hakkını terkin ettiğini, bu bedellerin irtifak hakkının terkini için ödendiğini, bedelin iadesinin haksız olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını ispat edemediği, idarenin kıymet takdir raporu ile belirlediği bedelin isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kök 243 parselden geldiği ve malikinin Hasan Atagan olduğu, idare tarafından bir ödeme yapılmış ise eski malik tarafından alınmış olacağını, enerji nakil hattı geçmediği halde yaklaşık 50 yıldır irtifak şerhi nedeniyle kısıtlanan taşınmazdaki irtifak hakkının bedelsiz terkin edilmesi gerektiğini, irtifak tesis edilen taşınmazlar ifraz ve imar uygulaması sonucunda parsellere bölündüğünü, genel kural uyarınca irtifakın yeni parsellerde devam etmesi gerekmekte ise de davaya konu taşınmazlarda ve bölünen diğer tüm taşınmazlarda enerji nakil hattı bulunmadığını, mevcut durum itibarıyla irtifaka neden olan ihtiyaç ortadan kalktığından kullanılma ihtimali de bulunmadığını, özel hukuk kuralları uygulanacaksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun (4721 sayılı Kanun) 785 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca davalı lehine kurulan irtifakın bedelsiz terkini gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde 2942 sayılı Kanun'un 11inci maddesi hükümleri değil, 22 nci maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlık 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi uyarınca tarafların anlaşmasıyla vazgeçme ve devir değil, dava konusu taşınmazdan geçen enerji nakil hattının deplase edilmesi nedeniyle söz konusu irtifak hakkının bedeli karşılığı terkini, yani Borçlar Hukuku anlamında bir icap ve kabul ilişkisi temeline dayanmakta olup arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal incelemesi yapılarak değeri belirlendikten sonra dava konusu taşınmazların tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattının taşınmazdan geçiş güzergahı dikkate alınıp söz konusu enerji nakil hakkı nedeniyle taşınmazın tamamında meydana gelecek olan değer düşüklüğü oranı belirlenip taşınmazın tamamının değeri ile bu oranın çarpılması sonucu taşınmazlarda meydana gelen değer kaybı hesaplanmak sureti ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazdaki enerji nakil hattının sökülmesi üzerine, taşınmazın tapu kaydındaki irtifak hakkı şerhinin terkini karşılığında idarece takdir edilen ve davacı tarafından ödenen bedelin fazla olduğunun tespiti ile davalıya fazla ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazlar üzerindeki enerji nakil hattının davalı idare tarafından deplase edilmesi üzerine, davacının taşınmazların tapu kaydındaki irtifak haklarının da terkini istemiyle davalı idareye başvurduğu, idarece irtifak haklarının terkini karşılığı olarak toplam 941.604,23 TL belirlendiği, davacı tarafça bu bedel ödenerek, tapu kayıtlarındaki irtifak haklarının terkin edildiği anlaşılmıştır. 3.Dava konusu taşınmazlardan geçen enerji nakil hattının deplase edilmesi nedeniyle söz konusu irtifak hakkının bedeli karşılığı terkini, Borçlar Hukuku anlamında bir icap ve kabul ilişkisi temeline dayandığından ve bunun sonucu her iki tarafın edimlerini yerine getirdiği anlaşıldığından iş bu davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi sonucu itibarıyla doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.