4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 940

Türk Medeni Kanunu 940. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 940- Yetkili makamlar tarafından izin verilen kuruluşlar ile kooperatiflerin alacaklarının güvence altına alınması için, zilyetlik devredilmeden de, icra dairesinde tutulacak özel sicile yazılmak suretiyle hayvanlar üzerinde rehin kurulabilir. Bu amaçla tutulacak sicil Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. 3. Art rehin

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

10 karar eşleşti
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2010/7133 E., 2010/11210 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Davalı vekili rehnin Türk Medeni Kanunu’nun 940/II nci maddesine uygun olarak trafik siciline konulan şerhle tesis edildiğini, rehnin doğmuş ve doğacak borçlar için kurulduğunu ve kredi kartı, tüketici kredisi ve sigorta prim alacakları toplamı 17.932,17 TL.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2010/7133 E.  ,  2010/11210 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının rehninin, teslim şartına uyulmaması nedeniyle geçersiz olduğunu; borçlunun davalı yanca temerrüde düşürülmediğinden faiz istenmesine yasal olanak bulunmadığını ve farklı tarihlerde bildirilen alacak tutarlarının çelişki içerdiğini iddia ederek paranın tamamının, olmadığı takdirde davalı alacağının hesaplanarak kalanının müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya isabetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili rehnin Türk Medeni Kanunu’nun 940/II nci maddesine uygun olarak trafik siciline konulan şerhle tesis edildiğini, rehnin doğmuş ve doğacak borçlar için kurulduğunu ve kredi kartı, tüketici kredisi ve sigorta prim alacakları toplamı 17.932,17 TL. alacaklı olduklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece motorlu taşıt araçlarının trafik siciline şerh verilmek suretiyle rehninde yasaya aykırı yön bulunmadığı, rehnin doğmuş ve doğacak borçların teminatı olmak üzere tesis edildiği ve paylaşım sırasında bildirilen alacak tutarının sıra cetveline esas alınmasının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle rehnin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 940/II nci maddesine uygun biçimde kurulmuş bulunmasına göre davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı yan dilekçesinde davalının alacağının net biçimde belirlenmediğini ve temerrüt gerçekleşmediğinden faiz isteminde de bulunulamayacağını iddia ettiğine göre, bu hususlarda gerekirse konusunda uzman bir bilirkişiden alınacak rapor çerçevesinde karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 940 ]
19. Hukuk Dairesi 2009/1006 E., 2009/1282 K. 19. Hukuk Dairesi 2009/1006 E., 2009/1282 K. - TAŞINIR REHNİ - ZİLYETLİK DEVRİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 853 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 857 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 940 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, davalı borçlu Mehmet'e ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, diğer davalı alacaklı Müslüm'ün rehin sahibi olduğu gerekçesiyle üst sıraya alındığını, oysa rehnin usulüne uygun biçimde yapılmadığını ve aracın da borçlu elinde iken haczedildiğini, zilyetliği yedinde bulundurmayan davalı alacaklının rehin hakkından yararlanamayacağını iddia ederek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Müslüm vekili, rehinli aracın geçici olarak teslim edilmesi halinde rehin hakkının sona ermeyeceğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İcra Mahkemesince Türk Medeni Kanunu'nun 853. maddesi uyarınca, yasadaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla taşınırların ancak teslimle rehne-dilebileceği, 857. maddesine göre rehin verenin, rehin alanın rızası ile zilyetliği kazanması halinde rehnin askıda kalacağı, somut olayda taraflar arasında akdedilmiş bir rehin sözleşmesi bulunmadığı gibi, zilyetliğin de rehin alana geçirildiğine ilişkin açıklık bulunmadığı; zilyetliğin iadesinin, borçlunun ekonomik durumunu korumaya yönelik iyiniyetli bir davranış olarak yorum-lanamayacağı; rehin konusu aracın rehin alanın rızası ile borçlunun zilyetliğinde bulunduğu sırada diğer alacaklıların yaptığı hacizlere karşı önceliği bulunamayacağı, davalı yanın rehinli aracın ne sebeple borçlunun elinde bulunduğunu ispata yönelik bir delil sunamadığı gibi, rehne dayalı bir takip de yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılardan Müslüm tarafından temyiz edilmiştir. Rehnin tesis tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 940/11. maddesine göre, bir sicile tescili zorunlu bulunan taşınırların, zilyetlik devredilmeden, sicil üzerine şerh verilmek suretiyle rehne-dilmesine de imkan tanınmıştır. Mahkemece, anılan yasa hükmü gözetilmeden rehne konu aracın zilyetliğinin devredilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 940 ]
12. Hukuk Dairesi 2008/22953 E., 2009/4625 K. 12. Hukuk Dairesi 2008/22953 E., 2009/4625 K. - HAPİS HAKKI - İSTİHKAK İDDİASI - REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 96 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 99 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 145 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 150 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 23 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 940 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı alacaklılar, kira alacağından dolayı hapis hakkına dayanarak kiralanan işyerindeki menkul malların tespitini talep etmişler, 16.04.2008 tarihli tespit sırasında; kiracı şirket yetkilisi Pınar, satışa sunulan araçların A... Otomotiv San. Tic. A.Ş.'ye ait olduğunu ileri sürmüştür. Söz konusu menkullerin tespitinden sonra alacaklılar vekili, 29.04.2008 tarihinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmiştir. Hapis hakkı, kanundan doğan bir tür rehin hakkıdır. İİK'nın 23/2. maddesine göre menkul rehni "... alacak vs. haklar üzerindeki rehinleri de" ifade eder. Taşınır rehni tabiri, teslime bağlı rehinleri, TMK'nın 940. maddesinde öngörülen rehinleri, ticari işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri de kapsar. Bu nedenle alacaklı, kendisine tanınan hakkı kullanarak taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin yolla İİK'nın 145 ve devamı maddeleri uyarınca takip yapabilir. Nitekim alacaklı, borçluya karşı hapis uygulanan menkuller için menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla 29.04.2008 tarihinde takibe geçmiştir. İstihkak iddiası, hacizli mala istihkak davası hakkındaki hükümlere tabidir (İİK m. 96-99, 150/g). Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, haciz aşaması olmadığı için, istihkak iddiaları paraya çevirme aşamasında (rehinli malın satışının istenmesinden sonra) incelenir (İİK m. 150/g). Somut olayda şikayet tarihi (24.04.2008) itibariyle henüz rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlamamış, dolayısıyla paraya çevirme aşamasına da geçilmediği için bu aşamada istihkak iddiasının incelenmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle mahkemece şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabul şekline göre de; borçlu kiracıya ait menkuller (bilgisayar, TV, masa, sandalye vs.) üzerindeki hapis hakkının da kaldırılması doğru görülmemiştir. Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2016/2292 E., 2016/3308 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanunu'nun 940. maddesi uyarınca geçerli bir rehin hakkı olduğu, zilyetlik devredilmeden de taşınır malın kayıtlı bulunduğu, sicile şerh düşülmek suretiyle rehin kurulabileceğinin hüküm altına alındığı ve satışa konu aracın trafik tescil kaydına rehin şerhinin iş
23. Hukuk Dairesi         2016/2292 E.  ,  2016/3308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçiler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçiler vekili, şikayet dışı borçluya ait..... plakalı aracın satış bedelinin paylaştırılması için.... İcra Müdürlüğü'nün 2005/3257 E. sayılı dosyasında düzenlenen 11.06.2014 sıra cetvelinde, müvekkili ...'nun 4. sırada, ...'nun 2. sırada yer aldığını, şikayet olunan ... A.Ş.'nin alacağının rehinli alacak olması nedeniyle 1. sırada yer aldığını, ancak söz konusu rehnin, rehin konusu aracın rehnedenin zilyetliğinde bulunması nedeniyle geçerli olmadığını, ayrıca şikayet olunan ... A.Ş.'nin alacağının da sıra cetvelinde 3. sırada yer aldığını, ancak adı geçen şikayet olunanın söz konusu araç üzerindeki haczinin, süresinde satış istememesi nedeniyle düştüğünü, bu nedenle sıra cetvelinde 3. sırada yer alamayacağını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan..... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin borçludan halen alacaklı olduğunu, sıra cetvelinin hazırlanmasında herhangi bir katkılarının olmadığını, icra dairesi tarafından hazırlandığını, müvekkili şirketin şikayete sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin şikayetçi üzerinde bırakılması gerektiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan.... A.Ş., şikayete cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetin sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin ve süresinde olduğu, .... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2004/5538 E. sayılı dosyasında şikayet olunan .... Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. tarafından şikayet dışı borçluya ait .... plakalı araç üzerine 22.11.2004 tarihinde haciz şerhi konulduğu, söz konusu aracının 12.07.2006 tarihinde satışının gerçekleştiği, adı geçen şikayet olunan tarafından bir yıllık yasal süre içinde satış istenmemesi sebebiyle konulan haczin düştüğü, bu nedenle şikayet olunan .... Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.'ye sıra cetvelinde 3. sırada yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu yönden iptali gerektiği, sıra cetvelinin icra müdürlüğünce düzenlendiği, bu hususta adı geçen şikayet olunana sorumluluk yüklenemeyeceği, bu nedenle aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği, sıra cetvelinde 1. sırada yer alan şikayet olunan .... A.Ş.'nin rehin hakkının ise, Türk Medeni Kanunu'nun 940. maddesi uyarınca geçerli bir rehin hakkı olduğu, zilyetlik devredilmeden de taşınır malın kayıtlı bulunduğu, sicile şerh düşülmek suretiyle rehin kurulabileceğinin hüküm altına alındığı ve satışa konu aracın trafik tescil kaydına rehin şerhinin işlenmiş olduğu, bu nedenle sıra cetveline bu yönden yapılan şikayetin reddi gerektiği belirtilerek, şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile sıra cetvelinin şikayet olunan ..... A.Ş. yönünden iptali ile şikayet olunanın alacağının sıra cetvelinden çıkarılmasına, şikayet olunan ... Varlık Yönetim A.Ş. yönünden ise şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçiler vekili temyiz etmiştir. Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. İİK'nın 142/1. maddesi hükmüne göre, "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir." Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan ve kendisine pay ayrılan alacaklıları ifade eder. Şikayet, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara, diğer anlatımla kendine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılara yöneltilmelidir. Dosya kapsamından, şikayete konu sıra cetvelinde şikayet olunan .... Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.'nin alacaklısı olduğu .... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2004/5538 E. sayılı takip dosyasına pay ayrılmadığı anlaşılmış olup, şikayetçilerin adı geçen aleyhine şikayette bulunmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Buna göre, mahkemece, adı geçen şikayet olunana yönelik şikayetin HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen şikayet olunan yönünden şikayetin kabulü doğru olmamış ise de, hüküm şikayet olunan .... Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. yönünden temyiz edilmediğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Öte yandan, HMK'nın 326/1. maddesi gereğince "Yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." Sıra cetveline yönelik şikayetlerde İİK'nın 142. maddesi uyarınca sıra cetvelinde üst sırada ya da aynı sırada pay ayrılmış olan alacaklılara husumet yöneltilmesi gerektiğine göre, aynı hüküm geçerlidir. Somut olayda, şikayet olunan .... Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. yönünden şikayetçilerin haklı çıkması ve HMK'nın 312/2. maddesinin koşulları oluşmamış olmasına rağmen adı geçen şikayet olunan yönünden yargılama giderlerinin şikayetçiler üzerinde bırakılması ve şikayetçiler lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ise de, hüküm şikayetçiler vekilince bu yönden temyiz edilmediğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçiler vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Sıra cetveline yönelik şikayetlerde İcra Mahkemesi, önüne gelen şikayetleri sonuçlandırmak ve icra müdürüne bu yönde talimat vermekle görevli olup, gerekçede yeni sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirlemesi, diğer bir anlatımla alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğini saptaması, cetvelin hukuka uygun olmayan kısımlarının gösterilmesi, bu çerçevede işlem yapılması için İcra Müdürüne (İİK'nın 17. maddesine kıyasen) talimat vermesi gerektiğinden, iptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında gerekçe tekrar edilmeden sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinilmesi ve eda hükmü kurulmaması gerekir. Mahkemece, gerekçede yer alması gereken hususlara hüküm fıkrasında yer verilmesi, özel olarak İİK'nın 17/1. maddesine ve genel olarak da hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait bir sözün tekrar edilmemesine ilişkin HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olduğundan doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, hüküm fıkrasında sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinilmesi gerekirken, sıra cetvelinin "iptali ile işbu davalının alacağının sıra cetvelinden çıkartılmasına" şeklinde karar verilmesi doğru olmamış ise de, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçiler vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasındaki "iptali ile işbu davalının alacağının sıra cetvelinden çıkartılmasına" ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine "iptaline" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, şikayetçi ... yönünden karar düzeltme yolu kapalı, diğer şikayetçi ... yönünden kararın tebliğinden itibaren 10 içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2014/11061 E., 2015/3557 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Davalı vekili, TMK'nın 940/2. maddesi uyarınca "kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle" rehin kurulabileceğini, müvekkilinin borçluya sattığı ...
23. Hukuk Dairesi         2014/11061 E.  ,  2015/3557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıra itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/1483 sayılı dosyası ile borçlu ... hakkında icra takibi yapıldığını, davalı alacaklı tarafından da aynı borçlu aleyhine icra takibi yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/1197 sayılı dosyasında borçluya ait ... plakalı aracın satışının gerçekleştirildiğini, satış bedelinin düzenlenen sıra cetveline göre 1. sıradaki rehin alacaklısı olan davalıya ödenmesine karar verildiğini, ancak TMK'nın 938. maddesinin taşınırların ancak zilyetliğin devri suretiyle rehnedilebileceklerini öngördüğünü, sıra cetveli yapılan 2011/1197 sayılı takip dosyanın alacaklısı ile rehin alacaklının aynı şahıs olduğunu, rehinli aracın trafikten men edildiği ve dolayısıyla da rehin alacaklısının zilyetliğinde bulunmadığının haciz zaptı ile tespit edildiğini, rehin alacaklısı olan davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinden çıkartılarak satış bedelinin müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TMK'nın 940/2. maddesi uyarınca "kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle" rehin kurulabileceğini, müvekkilinin borçluya sattığı ... plakalı aracın satışı nedeniyle bakiye kalan 8.000,00 TL alacağı için satım konusu araca rehin konulduğunu, alacağının muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kanun hükmü uyarınca devir ve teslim yapılmadan da rehin imkanının tanındığı, davalı ile borçlu arasında araç satışının gerçekleştiği, araç bedelinin bir kısmının borçlu tarafından ödendiği, aracın borçlu adına kayıt ve tescilinin yapılması ile araç satış bedelinden kalan borca istinaden rehnin konulduğu, davacının iddiasını ispatlıyamadığı başkaca somut delil sunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.