4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 947

Türk Medeni Kanunu 947. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 947- Rehin, taşınırı eklentileriyle birlikte kapsar. Aksi kararlaştırılmış olmadıkça alacaklı, rehinli taşınırın doğal ürünlerini, bütünleyici parçası olmaktan çıkınca malike vermekle yükümlüdür. Rehin, paraya çevirme sırasında bütünleyici parça niteliğindeki doğal ürünleri de kapsar. 3. Rehnin sırası

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2014/3477 E., 2014/6608 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi
Taşınır üzerine konulan rehinler, onun bütünleyici parçalarını (mütemmim cüzlerini) ve eklentilerini (teferruatını) kapsar (TMK.m.947/I).
23. Hukuk Dairesi         2014/3477 E.  ,  2014/6608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/06/2013 NUMARASI : 2013/104-2013/314 Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayetin sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 Esas, 8208 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi vekilinin istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçluya ait ticari plakalı aracın, (S) plakasının satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkiline yer verilmediğini, oysa müvekkilinin araç üzerinde bulunan rehin hakkı nedeniyle Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/371 E sayılı dosyası ile, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, rehnin (S) plaka ve aracı birlikte kapsadığını, müvekkil alacağının öncelikli bulunduğunu ileri sürerek, satış parasının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, rehin sözleşmesinin, ticari plakayı kapsamadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece şikayetin reddine dair verilen karar, şikayetçi vekilinin temyiz itirazı üzerine Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 E., 8208 K. sayılı ilamıyla değişik gerekçe ile onanmıştır. Bu kez, şikayetçi vekili kararın düzeltilmesini istemiştir. Ticari plakalar özel satış şekillerine tâbi olsalar ve ayrıca kayıt altına alınsalar da esasen trafik sicilinde kayıtlıdırlar. Bu nedenle bunların rehni de tıpkı diğer taşınırlar gibi Türk Medeni Kanunu’nun 942/II. maddesi uyarınca trafik siciline şerh verilmek suretiyle mümkündür. Taşınır üzerine konulan rehinler, onun bütünleyici parçalarını (mütemmim cüzlerini) ve eklentilerini (teferruatını) kapsar (TMK.m.947/I). Bunların rehin kapsamına alınması için ayrıca anlaşmaya veya açıkça belirlemeye gerek olmayıp, bunların rehin kapsamından çıkartılması açık anlaşma ile mümkündür (Ayrıntılı bilgi için bkz., Wieland, C., Kanunu Medenîde Ayni Haklar, Ankara 1946, çev.: İ.H. Karafakı, s.728 vd., Cansel, E.: Türk Menkul Rehni Hukuku, C.I, Teslim Şartlı Menkul Rehni, Ankara 1967, s.158 vd., Oğuzman, M.K./Seliçi, Ö.: Eşya Hukuku, 5.b., İstanbul 1988, s.823). Somut olayda taşıma işinde kullanıldığı için ticari sayılan ve bu vasfının bir uzantısı olarak (S) plakası bulunan otobüs, kasko değerinin 41.800,00 TL. olarak belirtilmesi suretiyle ve 100.000,00 TL bedelle sigorta edilmiştir. Nitekim sıra cetveline esas plaka satışına ilişkin muhammen bedel 130.000,00 TL olarak hesaplanmış ve ihale 86.000,00 TL üzerinden gerçekleşmiştir. Gerek yukarıda açıklanan ilkeler ve gerek taraflarca ve icra müdürlüğünce belirlenen değerler hem yasal olarak ve hem de tarafların iradelerinin yorumlanması bakımından rehnin plakayı da kapsadığını göstermektedir. Açıklanan nedenle yerel mahkemenin hem rehnin plakayı kapsadığına dair bir açıklık bulunmadığı ve hem de plakanın tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle rehnin tesis edilmediği yolundaki kararı hatalı olup, bunun onanmasına ilişkin Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 E., 8208 K. sayılı kararı da yanılgıya dayalı olmuştur. Öte yandan yine Dairemiz kararında dar yetkili icra mahkemesinin rehnin geçerliğine ilişkin inceleme yapamayacağı belirtilmiş ise de rehin, alacağa değil sıralamaya ilişkin bir özellik olup, icra mahkemesince değerlendirme konusu yapılabileceğinden (bkz., Deynekli, A./Kısa, S.: Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 3.b., s.163 ve Dairemizin 04.10.2013 gün ve 6192 E., 6102 K. sayılı kararı), Dairemizin bu yöndeki görüşünün de doğru olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle şikayetçi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda belirtilen onama kararının ve karar içinde vurgulanan eleştirisinin kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 E., 8208 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile karar düzeltme peşin harcının istek halinde şikayetçiye iadesine, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

23. Hukuk Dairesi, 2012/5102 E., 2012/7498 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle TMK'nın 947. maddesi uyarınca rehnin, taşınırı eklentileriyle birlikte kapsayacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
23. Hukuk Dairesi         2012/5102 E.  ,  2012/7498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, sıra cetveline konu ... plakalı araç üzerinde dava dışı ... T.İş Bankası A.Ş'nin 12.04.2004 tarihli rehninin bulunduğunu, bu rehnin banka tarafından davalı ...'a temlik edildiğini, ilk sırada bu rehin alacağının bulunması sebebiyle ihale bedelinin tamamının davalıya ödenmesine karar verildiğini, ancak davalının ihale bedeli kadar bir alacağının bulunmadığını ve dava dışı banka tarafından araç rehninin ne miktar alacağın teminatını oluşturduğunun bildirilmediğini, buradan da rehinli temlik alacaklısının neye göre satış bedelinin tamamını aldığının anlaşılamadığını ileri sürerek, hukuka aykırı olarak düzenlenen sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, satışı yapılan aracın tüm kredilerden kaynaklanan toplam 149.846,00 TL'lik alacağın teminatını oluşturduğunun temliknamede açıkça kabul edildiğini, aracın bu miktar için temlik edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, Dairemizin genel mahkemelerin görevli olduğuna işaret eden uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı borçlu ... ile dava dışı kredi veren ve davalıya alacağını temlik eden banka şubesi arasında yapılan ... plakalı araca ilişkin taşıt kredisi rehin sözleşmesinin 19. maddesinde sadece anılan araçtan doğan borçların rehin kapsamında olmadığı, ayrıca kredi çeken...'ın banka ile imzalamış olduğu başka sözleşmelerden ve/veya herhangi bir nedenden doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını oluşturmak üzere rehin ettiği, bu kişinin anılan bankaya sadece bu araçtan doğan borcunun olmadığı, genel nakti ve gayri nakti kredi sözleşmesi ile bilirkişi raporunda belirtilen 149.970,00 TL miktarında borçlu olduğu, bu açıdan alacak ve anılan temlikin muvaazalı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle TMK'nın 947. maddesi uyarınca rehnin, taşınırı eklentileriyle birlikte kapsayacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.