4857 sayılı İş Kanunu Madde 107

İş Kanunu 107. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 107 – (Değişik: 23/1/2008-5728/500 md.) Bu Kanunun; a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen, b) 96 ncı maddesindeki yasaklara uymayan, işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her çeşit teftiş, denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine getirilmesi sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan kimselere, fiil suç oluşturmadığı takdirde, sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1 karar eşleşti
4. Hukuk Dairesi, 2019/1779 E., 2021/3266 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92 ve 107/a maddelerine muhalefetten davalı şirkete idari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının 05/04/2012 tarihinde davalı şirketin daimi işçisi ...’a tebliğ edildiği, idari para cezanın iptali için Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulunulmadığı v
4. Hukuk Dairesi         2019/1779 E.  ,  2021/3266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, 4857 sayılı yasa hükümleri uyarınca verilen idari para cezasının tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekili, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu idari para cezasının 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak tebliğ edildiği, bu nedenle usulüne uygun tebligat yapılmadığı ve idari para cezasının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92 ve 107/a maddelerine muhalefetten davalı şirkete idari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının 05/04/2012 tarihinde davalı şirketin daimi işçisi ...’a tebliğ edildiği, idari para cezanın iptali için Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulunulmadığı ve süresinde ödenmemesi üzerine tahsili için davacı tarafından 13/01/2014 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava ve takip konusu alacak, idari para cezasının süresinde ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. Davalı tarafından idari para cezanın yasal olmadığına ve tebliğinin usulsüz bulunduğuna ilişkin olarak Sulh Ceza Hakimliğine süresinde yazılmış bir itiraz bulunmadığından idari para cezası kesinleşmiştir. Kesinleşen idari para cezasının, geçerli olup olmadığı veya tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı konusunda mahkemece değerlendirme yapılamaz (YHGK'nın 2000/21-135 E, 2000/149 K.). İdari para cezasının muhatabına usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususu itiraz merci olan Sulh Ceza Hakimliğinde çözüme kavuşturulacak husustur. Bu nedenle davalı kesinleşen idari para cezasından sorumludur. Bununla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. Maddesinde hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi deliline başvurabileceğinin belirtilmesine karşın Tebligat Kanunu maddeleri doğrultusunda yapılan tebliğin usulüne uygun olup olmadığı hususunda bilirkişiye başvurulmuş olması da doğru olmamıştır. Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 17/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İş Hukuku

Bir tekstil fabrikasında fazla çalışma ücretlerinin ödenip ödenmediğine ilişkin bir denetim yürüten iş müfettişi, işverenden son altı aya ait ücret bordrolarını ve puantaj kayıtlarını ibraz etmesini talep etmiştir. İşveren vekili olan avukat, bu belgelerin hem şirketin ticari sırlarını hem de çalışanların kişisel verilerini içerdiğini, bu nedenle ancak bir mahkeme kararıyla ibraz edilebileceğini ileri sürerek talebi reddetmiştir. İş müfettişi ise bu belgelerin denetim için zorunlu olduğunu belirterek talebinde ısrar etmiştir. Bu durumda, işverenin yükümlülükleri ve iş müfettişinin yetkileri bakımından 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

A) İşveren, ticari sır niteliğindeki belgeleri koruma hakkına sahip olduğundan, müfettişin talebini reddetmekte haklıdır; ancak bu durumda müfettiş, sulh hukuk mahkemesinden belgelerin ibrazı için karar almalıdır.
B) İş müfettişinin belge isteme yetkisi olmakla birlikte, işverenin itirazı üzerine öncelikle Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğünden yazılı izin alarak denetime devam etmesi gerekir.
C) Müfettişin düzenleyeceği tutanak, işverenin ticari sır gerekçesiyle belge sunmadığını kayıt altına alır ve bu tutanak, aksi ispatlanana kadar geçerli olmakla birlikte, tek başına idari para cezası uygulanması için yeterli olmayıp, iş mahkemesinde dava açılması zorunludur.
D) 5510 sayılı Kanun uyarınca Kurumun denetim memurları geniş yetkilere sahipken, 4857 sayılı Kanun kapsamındaki iş müfettişlerinin yetkisi daha sınırlı olduğundan, işverenin kişisel verileri koruma ve ticari sır gerekçesiyle direnişi hukuka uygundur.
E) İşveren veya işveren vekili, denetimle ilgili her türlü belgeyi müfettişe göstermek ve vermekle yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırı davranarak denetimi engellemesi, 4857 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası yaptırımını gerektirir.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol