4857 sayılı İş Kanunu Madde 108

İş Kanunu 108. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 108 – (Değişik:10/7/2025-7553/10 md.) Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. 101 inci ve 106 ncı maddeler uyarınca birden fazla ilde işyeri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezaları işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. 101 inci ve 106 ncı maddelere göre verilen idari para cezaları genel hükümlere göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek idari para cezası için 25/6/2003 tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20 nci maddesindeki tutarlar esas alınır. DOKUZUNCU BÖLÜM Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler Yazılı veya elektronik bildirim

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

11 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2016/1514 E., 2016/11085 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
İş Kanunu'nun 102/a maddesi gereğince verilen idari para cezalarının 6187 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsilin mümkün olmadığı ve bu konuda genel esaslar çerçevesinde ilamsız icra takibi yapılması gerektiği 4857 Sayılı Yasanın 108. maddesinde açıkça belirtildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
12. Hukuk Dairesi         2016/1514 E.  ,  2016/11085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz istemi, vekalet ücretine ilişkindir. İİK.nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1.maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı kanunun ek 1.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu değerin 5.980,00 TL.yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 2- Borçlunun temyiz itirazlarına gelince; Alacaklı ... tarafından 4857 Sayılı İş Kanun'un 102/a maddesi gereğince verilen idari para cezası nedeniyle genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, sair şikayetlerinin yanında idari para cezasının 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilebileceğini, idari para cezası alacaklısının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olduğunu bu nedenle takip alacaklısının takip yapma hakkı bulunmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; İş Kurumu Müdürlüğünce 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 102/a maddesi gereğince verilen idari para cezalarının 6187 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsilin mümkün olmadığı ve bu konuda genel esaslar çerçevesinde ilamsız icra takibi yapılması gerektiği 4857 Sayılı Yasanın 108. maddesinde açıkça belirtildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106. maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101. ve 106. maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106. maddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904 Sayılı Kanunun 20. maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemeye ilişkin kanun gerekçesinde; 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı İle Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4857 Sayılı Kanunun 108.maddesinin tahsil usulünün de belirlendiği ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye istinaden kesilen idari para cezalarının tahsili usulünün belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu; 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idari para cezalarının, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunacağının hüküm altına alındığı; Türkiye İş Kurumunun 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığı ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığı, 4857 Sayılı Yasanın 30. maddesine aykırı davranan işverenler hakkında aynı Yasanın 101. maddesine göre kesilen idari para cezalarının tahsilinde hukuki sorunun ortadan kaldırılması için ... tarafından kesilen idari para cezalarının genel esaslara göre tahsil edileceğine ilişkin yasal değişiklik yapılması gerektiği belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 108.maddesine göre, aynı Yasanın 101 ve 106.maddeleri kapsamındaki idari para cezaları hariç diğer para cezalarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verileceği belirtilmiştir. 02/11/2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 665 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname” ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlükleri lağvedilerek, illerde bulunan İş Kur İl Müdürlüklerinin ismi Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olarak değiştirildiğinden bakanlık bölge müdürlükleri tarafından yürütülen iş ve işlemler de dahil bakanlığın mevzuattan kaynaklanan ve taşrada yürütülmesi gereken görevlerini artık bu il müdürlükleri yürütecektir. Dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen para cezalarının tümü Türkiye İş Kurumu ilgili müdürlüklerince verilecek ve madde gerekçesinde belirtildiği üzere Türkiye İş Kurumu 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığından ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığından verilen idari para cezaları genel esaslara göre tahsil edilecektir. Somut olayda, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 102/a maddesine aykırılık nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Denizli Böle Müdürlüğü tarafından 11.09.2013 tarihinde borçlu hakkında idari para cezası uygulanmış ve aynı Yasanın 108. maddesi gereğince de para cezasının genel esaslara göre tahsili için ... tarafından genel haciz yoluyla icra takibi yapılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre tahsili mümkün olmadığından alacaklı kurumun genel esaslar çerçevesinde genel haciz yoluyla icra takibi yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. O halde mahkemece, istemin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 29,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2012/24434 E., 2013/79 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Borçlu, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108.maddesi gereğince hakkında idare tarafından kesilen idari para cezasının ilamsız icra takibi ile tahsil edilmeye çalışıldığını, oysa idari para cezalarının 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre tahsilinin mümkün olduğunu beyanla takibin iptalini tale
12. Hukuk Dairesi         2012/24434 E.  ,  2013/79 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/05/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108.maddesi gereğince hakkında idare tarafından kesilen idari para cezasının ilamsız icra takibi ile tahsil edilmeye çalışıldığını, oysa idari para cezalarının 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre tahsilinin mümkün olduğunu beyanla takibin iptalini talep etmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncı maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904 Sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemeye ilişkin kanun gerekçesinde; 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı İle Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4857 Sayılı Kanunun 108.maddesinin tahsil usulünün de belirlendiği ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye istinaden kesilen idari para cezalarının tahsili usulünün belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu,Türkiye İş Kurumunun 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığı ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığı,4857 Sayılı Yasanın 30. maddesine aykırı davranan işverenler hakkında aynı yasanın 101. maddesine göre kesilen idari para cezalarının tahsilinde hukuki sorunun ortadan kaldırılması için İŞKUR tarafından kesilen idari para cezalarının genel esaslara göre tahsil edileceğine ilişkin yasal değişiklik yapılması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda borçlu işveren tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 30.maddesine göre (özürlü işçi çalıştırılmaması nedeni ile) aynı yasanın 101. maddesi gereğince İŞKUR İstanbul İl Müdürlüğü tarafından idari para cezası uygulanmış ve aynı yasanın 108.maddesi gereğince de para cezasının genel esaslara göre tahsili için ilamsız icra takibi yapılmıştır. Az yukarıda da belirtildiği üzere İŞKUR tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 101. maddesi gereğince verilen idari para cezalarının 6183  Sayılı  Amme  Alacaklarının  Tahsili  Usulü  Hakkında  Kanuna  göre tahsilinin mümkün olmadığı ve bu konuda genel esaslar çerçevesinde ilamsız icra takibi yapılması gerektiği 4857 Sayılı Yasanın 108. maddesinde açıkça belirtildiğinden mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi  isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/01/2013 günündeoybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2013/15025 E., 2013/23897 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde;
12. Hukuk Dairesi         2013/15025 E.  ,  2013/23897 K. "İçtihat Metni" ESAS NO : 2013/15025 KARAR NO : 2013/23897 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi  tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından idari para cezası nedeniyle genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, idari para cezasının 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilebileceği ve takibe konu edilen idari para cezasının kesinleşmediğini belirterek ödeme emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncı maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904 Sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemeye ilişkin kanun gerekçesinde; 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı İle Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4857 Sayılı Kanunun 108.maddesinin tahsil usulünün de belirlendiği ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye istinaden kesilen idari para cezalarının tahsili usulünün belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu; 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idari para cezalarının, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunacağının hüküm altına alındığı; Türkiye İş Kurumunun 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığı ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığı,4857 Sayılı Yasanın 30. maddesine aykırı davranan işverenler hakkında aynı yasanın 101. maddesine göre kesilen idari para cezalarının tahsilinde hukuki sorunun ortadan kaldırılması için İŞKUR tarafından kesilen idari para cezalarının genel esaslara göre tahsil edileceğine ilişkin yasal değişiklik yapılması gerektiği belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 108.maddesine göre, aynı yasanın 101 ve 106.maddeleri kapsamındaki idari para cezaları hariç diğer para cezalarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verileceği belirtilmiştir. 02/11/2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 665 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname”ile  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlükleri lağvedilerek, illerde bulunan İş Kur İl Müdürlüklerinin ismi Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olarak değiştirildiğinden bakanlık bölge müdürlükleri tarafından yürütülen iş ve işlemler de dahil bakanlığın mevzuattan kaynaklanan ve taşrada yürütülmesi gereken görevlerini artık bu il müdürlükleri yürütecektir. Dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen para cezalarının tümü  Türkiye İş Kurumu ilgili müdürlüklerince verilecek ve madde gerekçesinde belirtildiği üzere  Türkiye İş Kurumu 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığından ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığından verilen idari para cezaları genel esaslara göre tahsil edilecektir. Somut olayda, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 32.maddesine aykırılık nedeniyle aynı yasanın 102/a. maddesi gereğince Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Kütahya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından 11/04/2012 tarihinde borçlu hakkında idari para cezası uygulanmış ve aynı yasanın 108.maddesi gereğince de para cezasının genel esaslara göre tahsili için genel haciz yoluyla icra takibi yapılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Türkiye İş Kurumunun ilgili müdürlükleri tarafından 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının 6183  Sayılı  Amme  Alacaklarının  Tahsili  Usulü  Hakkında  Kanuna  göre tahsili mümkün olmadığından alacaklı kurumun genel esaslar çerçevesinde genel haciz yoluyla icra takibi yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. O halde, mahkemece, idari para cezasının kesinleşmediği yönündeki iddia da, borca itiraz niteliğinde olup, takip şekline göre İİK.nun 62/1.maddesi gereğince icra müdürlüğüne yapılması gerekeceğinden, borçlunun isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile borçlu tarafından başvuru dilekçesinde ödeme emrinin iptali istendiği halde HMK.nun 26.maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle takibin iptaline hükmedilmesi isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklının  temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2013/31634 E., 2013/38443 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde;
12. Hukuk Dairesi         2013/31634 E.  ,  2013/38443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/09/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından idari para cezası nedeniyle genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, idari para cezasının 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilebileceğini, idari para cezası alacaklısının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olduğunu bu nedenle takip alacaklısının takip yapma hakkı bulunmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106. maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101. ve 106. maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106. maddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904 Sayılı Kanunun 20. maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemeye ilişkin kanun gerekçesinde; 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı İle Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4857 Sayılı Kanunun 108.maddesinin tahsil usulünün de belirlendiği ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye istinaden kesilen idari para cezalarının tahsili usulünün belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu; 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idari para cezalarının, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunacağının hüküm altına alındığı; Türkiye İş Kurumunun 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığı ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığı,4857 Sayılı Yasanın 30. maddesine aykırı davranan işverenler hakkında aynı yasanın 101. maddesine göre kesilen idari para cezalarının tahsilinde hukuki sorunun ortadan kaldırılması için İŞKUR tarafından kesilen idari para cezalarının genel esaslara göre tahsil edileceğine ilişkin yasal değişiklik yapılması gerektiği belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 108.maddesine göre, aynı yasanın 101 ve 106.maddeleri kapsamındaki idari para cezaları hariç diğer para cezalarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verileceği belirtilmiştir. 02/11/2011 tarihli Resmi Gazetede  yayınlanan 665 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname”ile  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlükleri lağvedilerek, illerde bulunan İş Kur İl Müdürlüklerinin ismi Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olarak değiştirildiğinden bakanlık bölge müdürlükleri tarafından yürütülen iş ve işlemler de dahil bakanlığın mevzuattan kaynaklanan ve taşrada yürütülmesi gereken görevlerini artık bu il müdürlükleri yürütecektir. Dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen para cezalarının tümü  Türkiye İş Kurumu ilgili müdürlüklerince verilecek ve madde gerekçesinde belirtildiği üzere  Türkiye İş Kurumu 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığından ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığından verilen idari para cezaları genel esaslara göre tahsil edilecektir. Somut olayda, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 92/2.maddesine aykırılık nedeniyle aynı yasanın 107/a. maddesi gereğince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü    tarafından  22.06.2011 tarihinde borçlu hakkında idari para cezası uygulanmış ve aynı yasanın 108. maddesi gereğince de para cezasının genel esaslara göre tahsili için    Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından   genel haciz yoluyla icra takibi yapılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının 6183  Sayılı  Amme  Alacaklarının  Tahsili  Usulü  Hakkında  Kanuna  göre tahsili mümkün olmadığından alacaklı kurumun genel esaslar çerçevesinde genel haciz yoluyla icra takibi yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. O halde, Mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi  isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- İDARİ PARA CEZASINA İTİRAZ**- 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 108 ]
9. Ceza Dairesi 2009/8779 E., 2011/2243 K. 9. Ceza Dairesi 2009/8779 E., 2011/2243 K. - GÖREVLİ MAHKEME - İDARİ PARA CEZASINA İTİRAZ- 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 108 ] - 5326 S. KABAHATLER KANUNU [ Madde 27 ] - 5326 S. KABAHATLER KANUNU [ Madde 3 ] "İçtihat Metni" Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde, hükümden sonra 26.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5763 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle yapılan değişiklikle bu Kanun'a göre verilen idari para cezalarının itiraz yerinin İdare Mahkemesi olduğuna ilişkin hükmün kaldırılması ve bir itiraz merciinin de gösterilmemesi karşısında; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesi uyarınca verilen para cezalarına yönelik itirazın inceleme merciinin Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27. maddeleri uyarınca Sulh Ceza Mahkemesi olması ve mahkemece davaya devam edilerek itirazın sonuca bağlanmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 12.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.