İş Kanunu 24. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 24 - Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
I. Sağlık sebepleri:
a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.
II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.
III. Zorlayıcı sebepler:
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
178 karar eşleşti
9. Hukuk Dairesi, 2023/8636 E., 2023/8637 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Mahkemesi
ını, iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmiş ise de; dosyadaki delillere ve bu kapsamda duyuma dayalı tanık anlatımlarına göre söz konusu iddianın kanıtlanmadığı, dava dilekçesi içeriği de nazara alındığında, davacının fesih iradesinin 4857 sayılı ... Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendinde düzenlenen fesih sebebi yönünde olduğu, Kanun'un ilgili
9. Hukuk Dairesi 2023/8636 E. , 2023/8637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.05.2007-19.12.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, son aylık ücretinin net 755,00 TL olduğunu, haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalışıp civciv yüklemesi yapılan tarihlerde de daha geç saatlere kadar çalıştığını, ... ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, temizlik işini kimyasal maddelerle yaptığını, koruyucu malzeme verilmediği için kimyasal maddelere maruz kaldığını, sağlık sorunları yaşadığını, bu sağlık sorunları ve fazla çalışma, ... ... ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle ... sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ... ... ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının istifa ettiğini, bu nedenle alacak talep edemeyeceğini, herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığını, istifa ettikten sonra 6 günlük yıllık izin hakkının ödendiğini, fazla çalışma, ... ... ve genel tatil ücretlerinin ücret bordrolarına yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20...2016 tarihli ve 2014/1099 Esas, 2016/798 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı işyerinde 15...2007-19.12.2013 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalıştığı, "İbraname ve feragatname" başlıklı yazıyı imzaladığı, bunun içeriğine göre 780,43 TL net ücret ile 155,00 TL yıllık izin alacağının ödendiği, 19.12.2013 tarihli istifa dilekçesinin el yazısı ile yazıldığı, içeriğinde "Sağlık problemim sebebiyle kendime daha hafif bir ... bulduğumdan kendi isteğimle işten ayrılmak istiyorum." ifadelerinin yer aldığı, davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığı, dava dilekçesinde de ... sözleşmesine davacının son verdiği hususunun yer aldığı, davacı sağlık sorunları yaşadığını iddia etmiş ise de bu konuda alınmış bir doktor raporunun bulunmadığı, bir hastalığı varsa dahi bunun davalı işyerindeki kimyasaldan kaynaklandığına dair ne işverene ne de sağlık kuruluşuna başvurmadığı, kendi el yazısı ile daha hafif bir ... bulduğunu ve istifa ettiğini bildirdiği, bu yazının baskı, cebir ve tehditle alındığı gibi herhangi bir iddia ileri sürülmediğinden davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığı, davacının fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının bulunmadığı, ... ... ve genel tatil günlerindeki çalışma karşılıklarının bordrolara yansıtılırak ödendiği, ödenmeyen kısmın 151,65 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2016/29032 Esas, 2020/2006 Karar sayılı ilâmı ile; dosyada yer ... davacının imzasını taşıyan 19.12.2013 tarihli fesih bildiriminde; davacının, sağlık problemi nedeni ile kendine daha hafif bir ... bulması sebebiyle işten ayrılmak istediğini belirttiği, dava dilekçesinde ise buna ek olarak, fazla çalışma ile ... ... ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesinin de fesih sebebi olarak ileri sürüldüğü, davacının fesih bildiriminde dayandığı fesih nedenleri ile bağlı bulunduğu, fesih bildiriminde dayanılmayan nedenlerin yargılamada fesih nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, somut olayda davacı, davalıya ait kuluçkahanede temizlik görevlisi olarak çalışmış olup dosya kapsamına göre işçi sağlığı ve yaşayışı yönünden zor şartlarda çalıştığının tereddütsüz olduğu, davacı vekili yukarıda belirtilen 19.12.2013 tarihli dilekçenin işyeri müdürü tarafından yazıldığını, müvekkiline imzalaması hâlinde kanuni haklarının ödeneceğinin söylendiğini ve kendisinin bu dilekçeyi okumadan imzaladığını, iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmiş ise de; dosyadaki delillere ve bu kapsamda duyuma dayalı tanık anlatımlarına göre söz konusu iddianın kanıtlanmadığı, dava dilekçesi içeriği de nazara alındığında, davacının fesih iradesinin 4857 sayılı ... Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendinde düzenlenen fesih sebebi yönünde olduğu, Kanun'un ilgili maddesine göre ... sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden ... bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı vermekte ise de dava konusu olayda fesih hakkının doğup doğmadığının dosyadan tespit edilemediği, 4857 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendi kapsamında gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak davacının yaptığı ... de gözetilerek heyet raporu alınması ve bu rapora göre sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılamada davacının ileri sürdüğü rahatsızlıkları nedeni ile üniversite ve tam teşekküllü devlet hastanelerine sevk edilerek heyet raporları alındığı, dava dilekçesinde, davacının işyeri olan tavuk çiftliğinde çalışırken kimyasal malzemeler kullanarak temizlik yapması sonucunda cildinde yaralar ve döküntülerin meydana geldiği, boğazının şiştiği, ağzından kan geldiği ve tazyikli motor kullandığı için kollarında ödem, ... ve bel fıtığının oluştuğunun iddia edildiği, davacının iddiaları bakımından, Gazi Üniversitesi Hastanesinden alınan raporlar ile davacının yaptığı işin niteliği gereği kendisinin sağlığı ve yaşayışı bakımından tehlikeli olduğuna dair herhangi bir kanaate rastlanmadığı, davacı ... Şehir Hastanesine sevk edilerek 21.11.2022 tarihli heyet raporu alındığı, FTR muayenesi bakımından bir kısım tespitler yapılmış ise de fesih tarihinde davacının meydana gelen maruziyetlere ilişkin resmî kaydının bulunmadığının belirtildiği, dermatolojik muayenesi bakımından patolojik bulgunun olmadığının ifade edildiği, bu hâlde davacının fesih tarihinde sağlık sorunlarının varlığına dair iddiasını ispat edemediği ve haklı fesih iddiasını kanıtlayamadığı, Mahkemece keşif yapılmasının sonuca etkili olmayacağının anlaşıldığı ve kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 4857 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendinde belirtilen koşulların davacı yönünden oluştuğunu, davacının ... sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve kıdem tazminatına hak kazanması gerektiğini, heyet raporlarında davacının sağlığının bozulmasına dair bazı tespitlerin yapıldığını, temizlik elemanı olarak işe alınan davacıya civciv ve yumurta kolileri taşıttırıldığını, kimyasalla hortum tabancası ve tazyikli motor kullandırılarak temizlik yaptırılırken koruyucu önlemler alınmadığını, işverenin işçiyi gözetme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle davacının yaptığı işten kaynaklanan ciddi sağlık sorunlarının daha da ağırlaştığını, nitekim ... sözleşmesinin haklı nedenle feshi tarihinden itibaren 9 yıl gibi ... bir süre geçtiği gözetilerek davacının davalı işyerinde yaptığı işten kaynaklanan ciddi sağlık sorunlarında kısmi iyileşmelerin olmasının göz ardı edilmemesi ve her davanın açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerindeki çalışma koşullarının sağlığını ne ölçüde etkilediği ve bunun sonucu olarak 4857 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendi kapsamında gerçekleştirdiği fesih işleminde davacının haklı olup olmadığı ve kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4857 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (I) numaralı (a) alt bendi, 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte olan mülga 1475 sayılı ... Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05...2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
9. Hukuk Dairesi, 2023/2206 E., 2023/5063 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Mahkemesi
tam metni aç
rihinde davacının kullandığı şekli ile özelliklerinın tespiti, tarafların bu konuda beyanlarının alınması, gerekirse tanıkların yeniden dinlenmesi, davacının mevcut tüm doktor raporlarının taraflardan sorularak temin edilmesi, bundan sonra 4857 sayılı ... Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinde yazılı koşulların fesih tarihi olan 21.10.2013 tarihinde oluşup oluşmadığı hakkında detaylı sa
9. Hukuk Dairesi 2023/2206 E. , 2023/5063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... operatörü olarak çalıştığını, ... süre ayakta kalması ve ağır ... yapması sebebiyle 2005 yılında ameliyat olduğunu, davalının davacının çalıştığı bölümü değiştirmediğini, müvekkilinin 2010 yılında yeniden ameliyat olduğunu, ilerleyen süreçte bel, ..., kol, ..., ayak eklemlerinde ağrılarının arttığını, 03.09.2013 tarihli sağlık kurulu raporunda ayakta kalmasının ve ağır işlerde çalışmasının sakıncalı olduğunun belirtildiğini, davacının oturarak çalışabileceği bir ... talebinde bulunduğunu, davalı tarafça bu hususun yerine getirilmediğini, bu nedenle ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, doğum ücreti ile Ekim ayına ilişkin ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... operatörlüğünün davalı işyerinde en hafif ... olduğunu, davacıdan ... ... ... Kazaları ve Meslek Hastalıkları Hastanesinden ayrıntılı rapor istendiğini, ... sözleşmesinin davacının işe gelmemesi sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.11.2014 tarihli ve 2013/764 Esas, 2014/435 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı Şirkette 24.10.2003 tarihinden itibaren ... operatörü olarak çalıştığı, 10.10.2013 tarihinde davacının davalı işverene ihtarname göndererek Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen 03.09.2013 tarihli 2198 sayılı raporun bir suretini eklediği ve üç ... içerisinde bu rapor gereği oturarak yapılması gerekli bir işte çalıştırılmasını talep ettiği, davalının bu talebi karşılamaması sebebiyle davacının ... sözleşmesini 21.10.2013 tarihinde haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.05.2018 tarihli ve 2015/19043 Esas, 2018/11718 Karar sayılı ilâmı ile; davalının diğer temyiz nedenlerinin reddine karar verilerek, davacının ... sözleşmesini feshettiği tarih itibarıyla işyerinde fiilen çalışmakta olduğu işin, ne kadar süre ayakta kaldığının, oturduğunun ya da hangi hareketi ne kadar süre yaptığının, varsa fesih tarihinde kullandığı araç/alet gibi gereçlerin fiilen fesih tarihinde davacının kullandığı şekli ile özelliklerinın tespiti, tarafların bu konuda beyanlarının alınması, gerekirse tanıkların yeniden dinlenmesi, davacının mevcut tüm doktor raporlarının taraflardan sorularak temin edilmesi, bundan sonra 4857 sayılı ... Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinde yazılı koşulların fesih tarihi olan 21.10.2013 tarihinde oluşup oluşmadığı hakkında detaylı sağlık kurulu raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek yapılan araştırma neticesinde 4857 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendinde belirtilen koşulların 21.10.2013 tarihinde mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece alınan raporlarda yer ... 2015 ve 2016 yıllarında ortaya çıkan diz ve bel problemlerinin davalı Şirkette geçen çalışma ile ilgisinin olmadığını, alınan raporların Yargıtayın aradığı kriterlere ve denetime elverişli olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının ... sözleşmesini feshinin 4857 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendi kapsamında haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4857 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
....04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Hukuk Genel Kurulu, 2016/2702 E., 2020/1018 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Buna göre İş Kanunu 24/1-a maddesi işçi açısından, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı vermekte ise de;
Hukuk Genel Kurulu 2016/2702 E. , 2020/1018 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Diyarbakır 1. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket bünyesindeki Doğu Anadolu Bölge Müdürlüğü Diyarbakır Dolum Tesisinde 2002 yılı Şubat ayından itibaren dolum işçisi olarak çalıştığını, işyerinde çalışan işçilerin büyük çoğunluğunun ağır olmakla birlikte bel ve boyun fıtığı hastalığına yakalandığını, müvekkilinin de son 4 yılda ağır çalışma koşullarına bağlı olarak önce boyun son bir yıl içinde de bel fıtığı teşhisiyle tedavi görmeye başladığını, 23.05.2012 tarihinde aldığı sağlık raporunun işveren tarafından kabul edilmemesi üzerine 24.05.2012 tarihinde iş sözleşmesini sağlık sebepleri ile feshettiğini feshin haklı nedene dayandığını belirterek kıdem tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işten çıkmak amacıyla sağlık raporlarını bahane olarak kullandığını, diğer çalışanların da mevcut rahatsızlığa yakalandığı iddialarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, işten ayrılmadan önce işyerinde mevcut başka bir işte çalışma talebi de bulunmadığını, işyerinde davacının yaptığı işten daha az bedeni çalışma gerektiren işlerin de mevcut olduğunu, fesihte haklı bir sebebin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin İlk Kararı:
6. Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 27.03.2013 tarihli ve 2012/769 E., 2013/237 K. sayılı kararı ile; davacının iş sözleşmesini sağlık nedenleriyle feshettiği, davalı tarafından mevcut işyerinde bir başka işte çalışma talebinin bulunmadığı belirtilmiş ise de benzer bir teklifin davalı tarafından da yapılmadığı, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen 23.05.2012 tarihli raporda davacıya boyun ve bel fıtığı teşhisi konulduğu, bu hastalığın davacının işiyle bağdaşmadığı, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı:
7. Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 08.05.2014 tarihli ve 2013/10008 E., 2014/12215 K. sayılı kararı ile; “…Dosyada bulunan sağlık raporunun davacının rahatsızlığının çalıştığı işin niteliği ile karşılaştırılarak hazırlanmadığı, çalışma alanının ve sınırının belirtilmediği görülmüştür. Buna göre İş Kanunu 24/1-a maddesi işçi açısından, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı vermekte ise de; dava konusu olayda fesih hakkının doğup doğmadığı dosya kapsamından tespit edilememiştir. İş Kanunu 24/1-a maddesi kapsamında araştırılma yapılması, tam teşekküllü hastaneden davacının yapmış olduğu iş gözetilerek heyet raporu alınması ve bu rapora göre sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin İkinci Kararı:
9. Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli ve 2014/1341 E., 2015/1144 K. sayılı kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyulup önceki raporlar dikkate alınmak suretiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/1-a maddesi uyarınca dolum işçisi olarak çalışan davacının tespit edilecek hastalığının davacının işiyle bağdaşır nitelikte olup olmadığı hususunda rapor tanzimi istendikten sonra düzenlenen sağlık raporuna göre; bozma kararı doğrultusunda hastaneye sevk edilen davacı hakkında düzenlenen 21.05.2015 tarihli raporda davacının mevcut problemlerinin yaptığı iş ile ilişkili olabileceğinin belirtildiği, İş Kanunu’nun 24/1-a maddesine göre iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli hâle gelmesi durumunda işçi için haklı nedenle derhal fesih hakkının oluştuğu, bu nedenle kanuni tanımlama ile davacının hastalığının örtüştüğü, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı:
10. Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
11. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/22188 E., 2015/25795 K. sayılı kararı ile; “…Mahkemce bozmaya uyularak alınan rapora göre karar verilmiştir. Ancak alınan raporda sağlık sorunlarının daha önce yapılan iş ile ilişkili olma ihtimalinden bahsedildiği işin devamı halinde hastanın nelerle karşılacağı ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Yapılan işin davacının sağlığı bakımından nasıl bir risk oluşturduğu, hayati bir tehlike arz edip etmediği hususu değerlendirilmemişti. Bu doğrultuda alınacak bir rapor çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Direnme Kararı:
12. Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 01.02.2016 tarihli ve 2015/1807 E., 2016/110 K. sayılı kararı ile; 4857 sayılı kanunun 24/I-a maddesinde, sağlık sebebiyle yapılacak fesihlerde işin niteliğinden doğan bir sebebin işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olmasının yeterli görüldüğü, bu durumun sözleşme sırasında bilinmemesi koşulunun kaldırıldığı, sözleşme yapılırken bilinsin veya bilinmesin işçinin yaptığı iş, işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olursa işçi sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilebileceği, işçinin sağlığı için büyük zarar ihtimali olan durumun işin mahiyetinden doğması gerektiği, bu durumun devamlı olmasının gerekmediği, işin tehlikeli olup olmadığının sadece objektif kriterlere göre değil, işçinin yaşı, beden ve ruh sağlığı gibi subjektif kriterlere göre de belirleneceği, sağlık kurulu raporunda davacıya fıtık teşhisi konulduğu, söz konusu raporda hastanın mevcut problemlerinin daha önce yaptığı iş ile ilgili olabileceğinin bildirildiği, işe girerken alınan 31.10.2008 tarihli sağlık raporunda davacının hiç bir sağlık probleminin bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla davacının dolum işçisi olarak çalıştığı dönemde fıtık olduğu, hastalığın nitelik ve özelliğinin herkesçe bilindiği, bu nedenle yaptığı iş dikkate alındığında söz konusu işte çalışmasının davacının sağlığı açısından büyük zarar doğurma ihtimalinin bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
13. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
14. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı işçinin sağlık nedenine dayalı olarak yaptığı feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti yönünden bozma sonrasında alınan raporun yeterli olup olmadığı, hastalığının işine devamı hâlinde nasıl bir risk oluşturacağı yaşayışı için tehlike arz edip etmeyeceği hususlarında bir değerlendirmenin gerekip gerekmediği yönünde yeniden sağlık kurulu raporu aldırılmasının gerekli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
15. İş sözleşmesini sona erdiren en önemli sebeplerden biri fesihtir. Fesih, sürekli (belirli ya da belirsiz süreli) bir iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesi ile sona erdiren, tek taraflı ve karşı tarafa ulaşması gerekli bozucu yenilik doğuran bir haktır. Dolayısıyla fesih karşı tarafa ulaştığı andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuran, karşı tarafın kabulünü gerektirmeyen bir irade açıklamasıdır (Senyen Kaplan, E. Tuncay: Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Haksız Feshinin Hüküm ve Sonuçları, Sicil İş Hukuku Dergisi, 2016, Sayı: 36, s. 23).
16. İş sözleşmesi işçi ile işveren arasında kurulan ve her iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, işçi ile işveren arasında karşılıklı güvene dayanan kişisel ve sürekli bir ilişki yaratır. Bu nedenle işçi veya işveren taraflarından birinin davranışı ile bu güveni sarsması hâlinde güveni sarsılan tarafın objektif iyi niyet kurallarına göre artık bu ilişkiyi sürdürmesinin kendisinden beklenemeyeceği durumlarda iş sözleşmesi ile bağlı kalamayacağı gerçeğinden hareket eden kanun koyucu, yaptığı düzenleme ile taraflara iş sözleşmesini haklı nedenle tazminatsız fesih hakkı tanımıştır.
17. Hukukumuzda "olağanüstü fesih", "bildirimsiz fesih", "süresiz fesih", "önelsiz fesih", "derhal fesih", "muhik sebeple fesih" gibi terimlerle ifade edilen haklı nedenle fesih Türk Borçlar K. md. 435, İş K. md. 24 ve 25; Deniz İş K. md. 14, 16; Basın İş K. md. 11'de düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu nedenle, haklı nedenle fesih kanunla tanınmış bir haktır. Bir tarafın işte bu haklı nedenle fesih hakkına dayanarak, karşı tarafa yöneltilmesi gereken irade beyanıyla iş sözleşmesine geçmişe etkili olmaksızın derhal son vermesi, haklı nedenle fesih olarak tanımlanmaktadır. Bu itibarla İş Kanunu, haklı nedenle fesih hakkını "Haklı nedenle derhal fesih" başlığı altında düzenlemektedir (Mollamahmutoğlu, H./ Astarlı, M. / Baysal, U.: İş Hukuku, 6. Bası, Ankara 2014, s. 794).
18. 4857 sayılı İş Kanunu'nda haklı nedenle fesih tanımı yapılmamış, ancak işçi ve işveren açısından haklı nedenler ayrı ayrı sayılmıştır (m.24,25).
19. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin (1) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer verilen “iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa” düzenlemesi işçi yönünden haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır.
20. Somut olaya gelince, davacının sağlık sebepleriyle yaptığı feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında mahkemece hükme esas alınan sağlık raporları, davacının çalışma alanı ve işin niteliği göz önüne alınarak hazırlanmadığı gibi rahatsızlığın işin devamı halinde sağlık ve yaşayış için tehlikeli arz edip etmeyeceği hususlarını da kapsamamaktadır. Bunun yanı sıra dosya kapsamından davacının dolum işçisi olarak çalıştığı anlaşılmakta ise de yaptığı işin nitelik ve sınırları net olarak tespit edilememektedir.
21. Öyle ise, mahkemece bozma kararında belirtildiği gibi sadece sağlık kurulu raporu alınması yeterli olmayıp, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarıyla konusunda uzman doktordan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetiyle iş yerinde keşif yapılarak öncelikle davacının yaptığı işin tespiti ile iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının davacının sağlığı ve yaşayışı için tehlike oluşturup oluşturmadığı hususunda rapor alınmalı ve sonucuna göre feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
22. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, davacının işe başlamadan önce alınan sağlık raporuna göre hiçbir hastalığının bulunmadığı, dolum işçisi olarak çalıştığı dönemde fıtık olduğu, bozma sonrasında alınan sağlık kurulu raporunda da hastanın mevcut problemlerinin daha önce yaptığı iş ile ilişkili olabileceği tespit edildiğinden feshin haklı nedene dayandığı bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş, kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
23. O hâlde, direnme kararı yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmalıdır.
IV. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.12.2020 tarihinde oy çokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
1. Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki temel uyuşmazlık; “ davalıya ait işyeri olan dolum tesisinde bedeni çalışma gerektiren dolum işçisi olarak çalışan davacı işçinin sağlık nedenine dayalı olarak yaptığı feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti yönünden Özel Dairenin bozma sonrasında alınan raporun yeterli olup olmadığı, hastalığının işine devamı hâlinde nasıl bir risk oluşturacağı hayati tehlike arz edip etmeyeceği hususlarında bir değerlendirmenin gerekip gerekmediği yönünde yeniden sağlık kurulu raporu aldırılmasının gerekli olup olmadığı” noktasında toplanmaktadır.
2. Özel Daire yerel mahkemenin ilk kararını “davacının rahatsızlığının çalıştığı işin niteliği ile karşılaştırılarak hazırlanmadığı, çalışma alanının ve sınırının belirtilmediği, İş Kanunu 24/1-a maddesi işçi açısından, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı vermekte ise de; dava konusu olayda fesih hakkının doğup doğmadığı dosya kapsamından tespit edilemediği, Kanunun 24/1-a maddesi kapsamında araştırılma yapılması, tam teşekküllü hastaneden davacının yapmış olduğu iş gözetilerek heyet raporu alınması ve bu rapora göre sonuca gidilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozmuştur.
3. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra “davacının alınan raporunun mevcut boyun ve bel fıtığının yaptığı iş ile ilişkili olabileceğinin belirtildiği” gerekçesi ile davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/I.a maddesi uyarınca haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Özel Daire tarafından bu kez “alınan raporda sağlık sorunlarının daha önce yapılan iş ile ilişkili olma ihtimalinden bahsedildiği işin devamı hâlinde hastanın nelerle karşılaşacağı ile ilgili bilgi bulunmadığı, yapılan işin davacının sağlığı bakımından nasıl bir risk oluşturduğu, hayati bir tehlike arz edip etmediği hususu değerlendirilmediği, bu doğrultuda alınacak bir rapor çerçevesinde hüküm kurulması gerektiği” gerekçesi ile ikinci kez bozulmuştur.
5. Mahkemece, “4857 sayılı Kanunun 24/I-a maddesinde; sağlık sebebiyle yapılacak fesihlerde işin niteliğinden doğan bir sebebin işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olmasının yeterli görüldüğü, bu durumun sözleşme sırasında bilinmemesi koşulunun kaldırıldığı, sözleşme yapılırken bilinsin veya bilinmesin işçinin yaptığı iş, işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olursa iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilebileceği, işçinin sağlığı için büyük zarar ihtimali olan durumun işin mahiyetinden doğması gerektiği, bu durumun devamlı olmasının gerekmediği, işin tehlikeli olup olmadığının, sadece objektif kriterlere göre değil, işçinin yaşı, beden ve ruh sağlığı gibi sübjektif kriterlere göre de belirleneceği, sağlık kurulu raporuyla davacıya fıtık teşhisi konulduğu, söz konusu raporda hastanın mevcut problemlerinin daha önce yaptığı iş ile ilgili olabileceğinin bildirildiği, 31/10/2008 tarihli sağlık raporunda davacının hiç bir hastalık veya ruhsal bozukluğunun olmadığının gözlemlendiği, davacının dolum işçisi olarak çalıştığı dönemde fıtık olduğu, hastalığın nitelik ve özelliğinin herkesçe bilindiği, çalışmaya etkileri, davacının yaptığı iş dikkate alındığında söz konusu işte çalışmasının davacının sağlığı açısından büyük zarar doğurma ihtimalinin bulunduğunun anlaşıldığı” gerekçesiyle direnme karar verilmiştir.
6. Verilen direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine, çoğunluk görüşü ile Özel Dairenin bozmasında belirttiği “hayati tehlike arz edip etmediği” konusunda rapor alınması kısmına katılınmasa da, “davacının ileri sürdüğü rahatsızlığının iş sözleşmesinin konusu olan işi yapmasının sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı hususunda alınan raporun yeterli olmadığı, bu nedenle iş güvenliği uzmanı bilirkişi ile iş ve işçi sağlığı hususunda uzman doktordan oluşan bilirkişi heyetinden işyerinde keşif yapılarak davacının ileri sürdüğü rahatsızlığının, iş sözleşmesinin konusu olan işi yapmasının sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı hususunda rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma gerekçesine aşağıda açıklanan nedenlerle ve özellikle bozma sonrası alınan rapor, daha önce dosyaya sunulan raporların içeriği ve davalı savunması dikkate alınarak katılınmamıştır. Aynı zamanda bozma kararı iş yargılamasına özgü çabukluk, basitlik ilkesine, dolayısı ile usul ekonomisi ilkesine uygun düşmemektedir.
8. İşçinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/I.a maddesi uyarınca haklı nedenle feshetmesi için “iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması” gerekir. Burada veya kullanıldığından, işin niteliğinden doğan sebebin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması yeterlidir. Madde de hayati tehlikeden bahsetmemiştir. İşin niteliğinden doğan nedenin sağlık ve yaşayış için tehlikeli olması konusunda sağlık kurulu raporu bir delildir. Taraflar bu delile başvurabilir. Ancak yapılan işin niteliğinden, alınan raporlar tam olarak bu unsurları taşımamakla birlikte rapor içeriğinden ve taraf beyanlarından da bu anlaşılıyor ise tekrar rapor alınmasına gerek yoktur.
9. Diğer taraftan yargılamanın makul emek harcanarak ve masraf yapılarak, makul sürede tamamlanması anlamına gelen usul ekonomisi ilkesi(HMK. Mad. 30) temelini Anayasası’nın 141. maddesinin 4. fıkrasında almakta olup, bütün yargılama kollarını bağlayıcı şekilde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” şeklinde düzenlenmektedir Usul ekonomisi bakımından belirtilen ve iş yargılamasına özgü olan “çabukluk” unsurunun amacı adaletin, hakkın bir an önce yerinin bulunmasının sağlanmasıdır. Bir uyuşmazlık bir dava ile mahkeme önüne getirildikten sonra artık kamu yararı alanına girmiş sayılır. Davanın çabuk bir şekilde görülmesinde tarafların olduğu kadar toplumun da yararı vardır. Bu nedenle hakim, davayı mümkün olduğu kadar çabuk, düzenli ve ekonomik bir şekilde sonuçlandırmakla yükümlüdür.
10. Davacının davalıya ait dolum tesisinde dolum işçisi olarak çalıştığı ve çalışmasının bedeni çalışmaya dayandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının şahsi sicil dosyasındaki raporuna göre 2004 yılında işe girdiğinde ve devamında 2008 yılında alınan raporlara göre herhangi bir sağlık sorunu bulunmamaktadır. Davacı iş sözleşmesini 24.05.2012 tarihinde feshetmiştir. İşten ayrılmadan bir gün önce alınan sağlık kurulu raporuna göre davacının sürekli hale gelen “servikaldiskopati ve Lomberdiskopatı” tıbbi kavramları ile bilinen bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı bulunduğu saptanmıştır.
11. Davacının işten ayrılma bildirgesinde istifa kodu ile işten ayrıldığını bildiren davalı işverenin vekili ise açıkça, “davacının sağlık nedenlerini göstererek iş sözleşmesini feshettiğini, sağlık raporlarını bahane ettiğini, davacının yapmış olduğu işten başka daha az bedeni çalışma gerektiren işler mevcut olduğunu, davacının bunu talep etmediğini” cevap dilekçesinde beyan etmiştir.
12. Bozma sonrası mahkemece fesihten yaklaşık 3 yıl sonra alınan Üniversite Sağlık Kurulu raporunda ise açıkça, “servikal eklem ve lomber hareket açıklığı muayenesi ağrılı ve açık” olduğu belirlenmiş ve bunun daha önce yaptığı iş ile ilgili olabileceği tespit edilmiştir.
13. İşyerinde dolum tesisinde bedeni çalışma gerektiren dolum işçisi olarak çalışan davacının, davalı tarafın savunması, alınan her iki sağlık kurulu rapor içeriğinden yaşadığı ve süreklilik arz eden bel ve boyun fıtığına dayalı sağlık nedeninin yaptığı işin niteliğinden kaynaklandığı açıktır. Sağlık nedeni sürekli olduğuna göre aynı yerde bedeni çalışma yapması sağlığı için tehlike yaratmaktadır. Belirtildiği gibi davacının sağlık nedeni ile iş sözleşmesini fesih nedeni, işin niteliğinden kaynaklandığı ve sağlığı için tehlikeli olduğu anlaşılmaktadır. Tekrar aynı konuda rapor alınması, sonuca etkili olmayacağı gibi yaklaşık 8 yıldır devam eden yargılamanın uzamasına ve bu nedenle usul ekonomisi ilkesine aykırı olacaktır. Yerel mahkemenin direnme kararını isabetli bulduğumuzdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılınmamıştır.
22. Hukuk Dairesi, 2016/29903 E., 2020/2152 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24'üncü maddesinde düzenlenmiştir.
22. Hukuk Dairesi 2016/29903 E. , 2020/2152 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin hastane konusunda faaliyet gösteren davalı işyerinde 01.01.2007 tarihinden itibaren tıbbi sekreter sıfatı ile çalışmaya başladığını, davacının, çalışma şartlarının ağırlaşması, psikolojik baskı anlamında mobbing uygulanması, işyerinde eşit işlem yükümlülüğüne aykırı davranılması (müvekkilinin raporlu olmasına rağmen aynı iş yükünde çalıştırılması) hususunda davacının bu durumun düzeltilmesini istemiş ise de herhangi bir değişikliğe gidilmemiş olduğu, bu sebeplerle 01.07.2015 tarihinde haklı nedenle iş akdini feshettiğini, davacının haftada 5 gün sabah 08.00-17.00 saatleri arasında ve ayda bir gün nöbet sistemi ile çalıştırıldığını, yemeğin işverence karşılandığını belirterek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili husumet itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunarak alacaklarından çalıştığı firmanın sorumlu tutulması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia eden davacının haklı fesih durumunu ispat etmesi gerektiğini, davacının haklı fesih nedenine ilişkin dinlettiği tanıkların davacının epilepsi hastası olduğunu, çalıştığı hastanenin branş hastanesi olması nedeni ile Türkiye'nin her tarafından hasta başvurusunun bulunduğunu ve çok yoğun çalışıldığını, davacının rahatsızlığına uygun başka yerde çalıştırılma talebinde bulunup bulunmadığını bilmediklerini ancak iş yoğunluğu nedeni ile hastanenin başka bölümünde de çalışamayacağını bildirdikleri, davacının rahatsızlığına ilişkin rapor dayanak tutularak işverene yapılmış iş değişikliği bildiriminin de bulunmadığı bu nedenle davacının feshin haklı olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmekte haklı olup olmadığı ve kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24'üncü maddesinde düzenlenmiştir.
4857 sayılı Kanunun 24. maddesine göre süresi belirli olsun veya olmasın işçi, sağlık sebebi ile iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir. Sağlık sebebi ile fesih açısından işçi için iki haklı fesih sebebi düzenlenmiştir. Bunlardan birincisi “İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması ikincisi ise “İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması.”dır.
24.maddeden kendisinden kaynaklı sebeplerle sözleşmeyi feshettiğini ispat yükü işçi üzerindedir. İşçi sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin bulunduğunu ve bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ispatlamalıdır.
İş Kanununun 24/1 maddesinde öngörülen unsurlar işyerinin özellikleri, davacının çalışma koşulları, yaptığı işi, yaşı ve hizmet süresi bir bütün halinde dikkate alınıp davacının çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesi, Adli Tıp veya Üniversite Hastanelerinden heyet raporu alınmalıdır.
Somut olayda, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından feshinin haklı olup olmadığı tartışmalı olup, davacı ... nedeni ile işten ayrılmış ise de mahkemece bu konuda rapor aldırılmamıştır. Hastalık olgusu işçiye tek başına haklı fesih imkanı tanımaz. Mahkemece, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/I-a maddesinde tanımlanan koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından uzman bir bilirkişiden rapor alınarak yasal düzenlemede tanımlanan “iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli” olup olmadığı belirlenmeden, davacının hastalığının haklı fesih imkanı yaratıp yaratmayacağı değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı ve Uzman Tıp Doktorundan rapor alınarak davacının dosyada mevcut rapor ile belgelenen “epilepsi günlük aktivitelerini engeleyen seyrek nöbet, % 20 malül” tanı ve teşhisi nedeniyle işyerinde nöbet geçirdiği de beyan edildiğinden mevcut sağlık durumunun iş yerinin yoğunluğu gözetilerek ve işverenin işçiyi gözetme borcu da dikkate alınarak, işyerinin özellikleri, çalışma koşulları, yapılan işin özellikleri bir bütün halinde değerlendirilip bu koşulların işçi yönünden oluşup oluşmadığı, işçinin yaptığı işin sağlığını doğrudan etkileyip etkilemediği ve davacının sağlık sorunlarının işyerinde çalışmaya engel olup olmadığı, işçinin sağlığı ve yaşayışı için risk oluşturup oluşturmadığı ,işçi yönünden davalıya ait işyerinde çalışmasında bir sakınca bulunup bulunmadığı belirlenmeli, yazılı başvuruya gerek olmadığından davacıya sağlık durumuna uygun verilebilecek başka işler olup olmadığı davalı işyerinde keşif yapılmak suretiyle tespit edilerek ve tüm deliller bir arada yeniden değerlendirilerek oluşacak sonuca ve dosya kapsamına göre kıdem tazminatı yönünden bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2017/21706 E., 2019/8959 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiştir.4857 sayılı İş Kanunu’nun 24.
22. Hukuk Dairesi 2017/21706 E. , 2019/8959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının işyerinde ağır şartlarda ve sürekli ayakta çalışması nedeniyle ayakta çalışamayacak derecede rahatsızlandığını, davacının sağlık sorunları nedeniyle iş akdini feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ederek iş akdini sonlandırdığını, ücret alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle kıdem tazminatı alacağının kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesini, İş Kanunu’nun 24/1-a alt bendi kapsamında haklı sebeple feshedip etmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiştir.4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin ‘Sağlık Sebepleri’ başlığını taşıyan 1. fıkrasının (a) bendinde, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilebileceği hususu düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi ... Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nce düzenlenen rapor ile kendisine LDH teşhisi konulduğunu, raporda ayakta durmasını ve ağır kaldırmasını gerektiren işlerde çalışmasının sakıncalı olduğunun bildirildiğini, bu sebeple iş sözleşmesini sağlık sebeplerine dayanarak feshettiğini ileri sürmüştür.Mahkemece düzenlenen rapora itibar edilerek, davacının sağlık sebebi ile iş sözleşmesini feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı kanaatine varılmış ise de, bu konuda yapılan araştırma yeterli değildir.Dosya kapsamına göre davacının ayakta durmasını ve ağır kaldırmasını gerektiren işlerde çalışmasında sakınca bulunduğuna dair durum bildirir rapor mevcut ise de; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/1-a maddesinde öngörülen şartlar yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacının rahatsızlığının çalışmasına engel olup olmayacağı yönünden mahkeme tarafından aldırılmış bir sağlık kurulu raporu bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 24/1.-(a) maddesinde öngörülen unsurlar işyerinin özellikleri, çalışma şartları, yapılan işin özellikleri bir bütün halinde dikkate alınarak davacının ileri sürdüğü sağlık sebepleri bakımından araştırma yapılmalı ve Mahkemece, davacı için tam teşekküllü meslek hastalıkları yahut devlet hastanesinden sağlık kurulu raporu aldırılarak iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının, işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı belirlenerek, buna göre işçi feshinin haklı olup olmadığı hususu değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İş Hukuku
Bir pazarlama şirketinde uzman olarak çalışan (A), ekip lideri olan (B) tarafından sürekli olarak cinsel içerikli imalara ve istenmeyen fiziksel temaslara maruz kalmaktadır. (A), durumu somut delillerle birlikte İnsan Kaynakları departmanına resmi olarak bildirmiştir. Departman, yüzeysel bir incelemenin ardından (A)'ya, konuyu “kişisel bir yanlış anlaşılma” olarak değerlendirdiklerini bildirmiş ve (B) hakkında herhangi bir somut işlem yapmayarak yalnızca (A)’ya “daha anlayışlı olmasını” tavsiye etmiştir. Bu cevabı alan (A), iş sözleşmesini derhal feshetmiştir. Bu olay ve (A)’nın feshi hakkında 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İşverenin, Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi uyarınca işçiyi gözetme borcu kapsamında bir iç soruşturma yapmış olması nedeniyle, (A)’nın feshi haksız istifa niteliğindedir ve kıdem tazminatı talep edemez.
B) İşçinin, işyerinde başka bir çalışan tarafından cinsel tacize uğradığını işverene bildirmesine rağmen işverenin gerekli tedbirleri almaması, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçiye ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı verir.
C) (A)’nın haklı nedenle fesih hakkının doğması için öncelikle işverenin, tacizde bulunan (B)’nin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca feshetmesi gerekirdi; bu yola gidilmediğinden (A)’nın feshi askıda hükümsüzdür.
D) Cinsel taciz, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçiye haklı nedenle fesih imkânı tanıması için bizzat işveren veya işveren vekili tarafından gerçekleştirilmiş olmalıdır; diğer çalışanların eylemleri, işverenin sadece tazminat sorumluluğunu doğurur.
E) (A), işverenin ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek yalnızca 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca dört aya kadar ücreti tutarında tazminat talep edebilir, ancak bu durum tek başına fesih hakkı vermez.
Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.