İş Kanunu 34. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 34 - Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.
Ücretin saklı kısmı
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
124 karar eşleşti
22. Hukuk Dairesi, 2014/35628 E., 2015/1883 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
4857 sayılı İş Kanunu'nun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanunu'nun 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
22. Hukuk Dairesi 2014/35628 E. , 2015/1883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
AVUKAT ...
AVUKAT ...
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında ... İş Mahkemesinden verilen 14.03.2013 tarihli ve ...sayılı kararın taraflar avukatlarınca temyizi üzerine Dairemizce 04.10.2013 tarihli ve... sayılı ilamı ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiş, davalı vekili kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 gün ve...sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtay'ca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve ... ve 09.05.1960 gün ve ... sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Davacını...ülkesine çalışmak üzere işe alındığı ve yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre... olduğu sürelerin de çalışma süresinden sayıldığı, ancak... geçen dönem yönünden araştırma yapılmadığı anlaşıldığından Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili, eksik ve hiç ödenmeyen ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
./..
-2-
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı temyizi yönünden; ücret alacağında ve ihbar tazminatında uygulanması gereken faizin türü konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanunu'nun 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler ile ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemeler ve fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanun'un 34. maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır.
Öte yandan, ihbar tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz oranı değişen oranlara göre kanuni faiz olmalıdır. Bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde faklı bir faiz türü öngörülmüşse, kanuni faizin altında olmamak kaydıyla kararlaştırılan faiz uygulanır.
Somut olayda; davacı, ödenmeyen ücret alacağı yönünden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesini talep etmesine rağmen, mahkemece kanuni faize karar verilmesi; ayrıca, davacı, ihbar tazminatı yönünden kanuni faizin işletilmesini talep etmesine rağmen mahkemece, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Davalı temyizine gelince; davacının hizmet süresi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı işçi ile davalı işveren arasında düzenlenen iş sözleşmesinde işyerinin, “İşverenin Romanya Devleti sınırları içerisinde kurulmuş olan veya ileride kurulacak muhtelif şantiyeleri ile bu şantiyelerin ek, eklenti ve tüm teferruatı bu sözleşme kapsamında işyeri olarak değerlendirilecektir.” şeklinde tanımlandığı ve davacının bu kapsamda davalı işveren işyerinde çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş sözleşmesinin imzalandığı tarihle uyumlu olarak davacının yurt dışına çıkış tarihi işe başlama tarihi ve en son yurda giriş tarihi de işten ayrılma tarihi olarak kabul edilmiş ve bu iki tarih arasındaki dönemde kesintisiz çalışma yapılmış gibi hesaplama yapılmıştır. Dosyadaki davacıya ait yurt dışı giriş çıkış kayıtlarının incelmesinde; ilk tarih ve son tarih arasında giriş çıkışlar olduğu, bazı giriş çıkışlarda ...e kalınan sürenin uzun olduğu görülmüş olup; mahkemece davacının ... olduğu dönemlerde davalıya ait bir işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmamış ise bu dönemde işverence ücretinin ödenmeye devam edilip edilmediği hususları yeterince aydınlatılmamıştır. Giriş çıkış kayıtlarına göre ...de olunan dönemler yönünden; davacının, davalının ...'deki başka bir işyerinde çalışıp çalışmadığı belirlenmeli, çalışmanın tespiti halinde şimdiki gibi karar verilmeli, çalışmamış ise bu sürede ücretinin ödenip ödenmediği hususları araştırılmalı; bu dönemlerde ücretin ödendiğinin anlaşılması halinde ücretli izinde kabul edilmeli, ücretin ödenmediğinin anlaşılması halinde ise ...e olunan dönemler hizmet süresinden dışlanmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
./..
-3-
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 02.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Diğer kararlar (4)
22. Hukuk Dairesi, 2013/22205 E., 2014/37411 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara 12. İş Mahkemesi
tam metni aç
4857 sayılı Kanun'un çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
22. Hukuk Dairesi 2013/22205 E. , 2014/37411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara 12. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2013
NUMARASI : 2010/989-2013/290
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı kanuni süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıyla ödenir. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, bu halde sadece kalan yüzde elli zamlı kısmı ödenir.
Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı, nispi emredici bir nitelik taşır. Tarafların bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, sözleşmelerle daha yüksek bir oran tespiti mümkündür.
Fazla çalışma ücreti ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanır. Son ücrete göre hesaplama yapılması doğru olmaz. Yargıtay kararları da bu yöndedir. Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönem içinde işçi ücretlerinin miktarı da belirlenmelidir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak bilinmeyen ücretin buna göre tespiti de Dairemiz tarafından kabul görmektedir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanması gibi durumlarda, bilinen son ücretin asgari ücrete oranının geçmiş dönemler yönünden dikkate alınmasının doğru olması doğru olmaz. Bu gibi hallerde ilgili meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler ücretleri sorulmalı ve dosyadaki diğer deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir.
İşçinin normal çalışma ücretinin sözleşmelerle haftalık kırkbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları, fazla sürelerle çalışma olarak adlandırılır. Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde normal çalışma saat ücreti yüzde yirmibeş yükseltilerek ödenir.
4857 sayılı İş Kanunu işçiye isterse ücreti yerine serbest zaman kullanma hakkı tanımıştır. Bu süre, fazla çalışma için her saat karşılığı bir saat otuz dakika, fazla süreli çalışmada ise bir saat onbeş dakika olarak belirlenmiştir. Bu sürelerin de sözleşmelerle attırılması mümkündür.
Parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, fazla çalışma süresince işçinin ürettiği parça veya iş tutarının hesaplanmasında zorluk çekilmeyen hallerde, her bir fazla saat içinde yapılan parçayı veya iş tutarını karşılayan ücret esas alınarak fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma ücreti hesaplanır. Bu usulün uygulanmasında zorluk çekilen hallerde, parça başına veya yapılan iş tutarına ait ödeme döneminde meydana getirilen parça veya iş tutarları, o dönem içinde çalışılmış olan normal ve fazla çalışma saatleri sayısına bölünerek bir saate düşen parça veya iş tutarı bulunur. Bu şekilde bulunan bir saatlik parça veya iş tutarına düşecek bir saatlik normal ücretin yüzde elli fazlası fazla çalışma ücreti, yüzde yirmibeş fazlası ise fazla sürelerle çalışma ücretidir. İşçinin parça başı ücreti içinde zamsız kısmı ödenmiş olmakla, fazla çalışma ücreti sadece yüzde elli zam miktarına göre belirlenmelidir.
Otel, lokanta, eğlence yerleri gibi işyerlerinde müşterilerin hesap pusulalarında belirli bir yüzde olarak eklenen paraların işverence toplanarak işçilerin katkılarına göre belli bir oranda dağıtımı şeklinde uygulanan ücret sistemine “yüzde usulü ücret” denilmektedir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde fazla çalışma ücreti, 4857 sayılı Kanun'un 51. maddesinde öngörülen yönetmelik hükümlerine göre ödenir. İşveren, yüzde usulü toplanan paraları işyerinde çalışan işçiler arasında, Yüzdelerden Toplanan Paraların İşçilere Dağıtılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre eksiksiz olarak dağıtmak zorundadır. Fazla çalışma yapan işçilerin fazla çalışma saatlerine ait puanları normal çalışma puanlarına eklenir. Yüzdelerden ödenen fazla saatlerde çalışmanın zamsız karşılığı ile zamlı olarak ödenmesi gereken ücret arasındaki fark işverence ödenir. Zira yüzde usulü ödenen ücret içinde fazla çalışmaların zamsız tutarı ödenmiş olmaktadır.
Yapılan bu açıklamalara göre yüzde usulü ya da parça başı ücret ödemesinin öngörüldüğü çalışma biçiminde fazla çalışmalar, saat ücretinin % 150 zamlı miktarına göre değil, sadece % 50 zam nispetine göre hesaplanmalıdır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda hükme esas alınan 18.02.2013 tarihli bilirkişi ek raporunda davacıya satış primi ödenmesi sebebiyle parça başı, yüzde ve bahşişle çalışanların bu ücretin aslını aldıkları belirtilerek saat ücreti %150 zamlı değil, %50 zamlı olarak belirlenen ücrete göre hesaplama yapması isabetsiz olmuştur. Davacının sabit brüt 1.900,00 TL ücretle çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli yükseltilmesiyle fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerekir.
3-Fazla çalışma ücreti alacağında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler ile ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemeler ve fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok 4 aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanun'un 34. maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır.
Somut olayda davacı tarafından dava ve ıslah dilekçesinde fazla çalışma ücreti alacağı için temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilmesine rağmen mahkemece fazla çalışma ücreti için için temerrüt tarihinden itibaren kanuni faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2013/7865 E., 2013/5458 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece 4857 sayılı Yasa'nın 34/1. maddesinde ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir neden dışında ücreti ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir düzenlemesi nedeniyle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemenin sayısal olarak
7. Hukuk Dairesi 2013/7865 E. , 2013/5458 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, feshin geçersiz olduğunu belirterek feshin geçersizlğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme feshin geçersiz olduğunu belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde ihtarname verme, kesme ve bağlama işçisi olarak çalıştığını, davalı ...’ın kesme, bağlama işini muvazaalı olarak alt işverene verdiğini, aralarında müvekkilinin de olduğu bazı işçilere 3 aylık ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin BÇM ye müracaat ettiğini, bu defa 16.02.2012 tarihinde iş akdinin feshedildiğini bu nedenle feshin geçersizliğine müvekkilinin işe iadesine işe iade karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili verdiği dilekçe ile 6100 sayılı Yasa'nın 124. maddesine dayanarak taraf değişikliği ile ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin davalı olması yönünde talepte bulunmuştur.
Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili, davacının asıl işverenin davacı ile hizmet akdi imzalayan Net Enerji Tem. ve Sos.Hiz.Tic.Ltd.Şti. ile Taç Elk.Tur.Tic.Ltd.
Şti. Ortaklığı olduğunu bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından iddia edilen davalı kurum ile davalı şirketler arasında muvazaa olduğu iddiasının asılsız olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü vekili, 01.03.2005 tarihinden beri bölgede tüzel kişiliğe sahip ... Elektrik Dağıtım A.Ş’nin faaliyet gösterdiğini bu nedenle davanın bu şirkete karşı açılması gerektiğini beyanla davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 4857 sayılı Yasa'nın 34/1. maddesinde ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir neden dışında ücreti ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir düzenlemesi nedeniyle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemenin sayısal olarak toplu nitelik taşısa dahi grev olarak nitelendirilemeyeceği, davacının 20 günden daha önceki sürelere ait ücretleri mücbir sebep olmaksızın davalı tarafından ödenmediği, dinlenen tanık anlatımlarından davacı ve arkadaşlarının iş yerine gittikleri ancak kesme-açma işi yapmadıkları, işçilerin birlikte hareket etmedikleri,ücret alacakları ödenmediği için iş görme edimini yerine getirmedikleri,davacının kanunsuz grev oluşturabilecek bir eylemi ve diğer işçilerle birlikte hareket ettiği hususunun ıspatlanamadığı, davacının İş Kanunu'nun 34/2. maddesi uyarınca iş akdinin bu nedenle feshedilemeyeceği ve yerine başka işçi alınamayacağı gerekçesiyle dava kabul edilerek feshin geçersizliğine, davacının davalılar Taç Elektrik Turizm ve Tic.Ltd.Şti.-Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti. Ortak Girişimi işyerine işe iadesine, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü hakkında açılan dava konusunda karar verilmesine yer olmadığına, süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde davacıya 4 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine, süresinde işe iade için başvurulması halinde 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesine karar vermiştir.
Somut olayda davacı, davalı ...Ş. işyerinde hiç çalışmamıştır, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. kurulduğu tarihten sonra 15/03/2008 tarihinde işe girmiştir. Bu nedenle davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması ve bu davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumetten REDDİNE, 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
3-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalılar ... Elektrik Dağıtım AŞ, Taç Elektrik Turizm ve Ticaret Ltd. Şti-Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti ortak girişimi işyerine İŞE İADESİNE,
4-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş., Taç Elektrik Tur. ve Tic.Ltd.Şti. ve Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Tic.Ltd.Şti. Ortak Girişmi müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
5-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş., Taç Elektrik Tur. ve Tic.Ltd.Şti. ve Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti. Ortak Girişiminden müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğine,
6-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın tenzili ile bakiye 3,15 TL harcın davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş., Taç Elektrik Turizm ve Tic.Ltd.Şti. ve Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Tic.Ltd.Şti. Ortak Girişiminden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından peşin yatırılan 42,30 TL harcın davalılar ... Elektrik Dağıtım AŞ, Taç Elektrik Turizm ve Ticaret Ltd. Şti-Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti ortak girişiminden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı yararına takdir edilen 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş., Taç Elektrik Turizm ve Ticaret Ltd.Şti-Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti. Ortak Girişiminden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-215,00 TL bilirkişi ve tanık ücreti, 98,00 TL tebligat gideri ve 66,10 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 379,10 TL yargılama giderinin davalılar ... Elektrik Dağıtım AŞ, Taç Elektrik Turizm ve Ticaret Ltd. Şti-Net Enerji Temizlik ve Sofra Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.
Ortak Girişiminden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu davalıların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
10-Artan gider ve delil avansının istek halinde ilgilisine iadesine,
11-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalı ...'a iadesine,
02.04.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2011/33727 E., 2013/25400 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİŞ MAHKEMESİ ( 2.İŞ)
tam metni aç
4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yasanın 34 üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
9. Hukuk Dairesi 2011/33727 E. , 2013/25400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ ( 2.İŞ)
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı iş yerinde Aralık 2000 tarihinden Mayıs 2007 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, 01/02/2006 tarihinde askere giden müvekkilinin kıdem, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarını istediğinde davalı tarafın alacaklarını vermediğini, devamlı oyalama yoluna gittiğini, 2007 yılı Mayıs ayından askerden dönen müvekkilinin iş yerine gelerek alacaklarını istediğinde işe devam etmesi alacaklarının da en kısa zamanda ödeneceğinin söylendiğini, müvekkilinin 29/05/2007 tarihinde tekrar işbaşı yaptığını müvekkilinin çalışma saatlerinin 10.00-23.00 arası olduğunu 3-4 günde bir de 24.00 'ü bulduğunu, Cumartesi- Pazar tatili olmadığı gibi 15 günde 1 kez izin verildiğini, müvekkilinin çalıştığı süreler içerisinde sadece 1 kez 2 gün olmak üzere kurban bayramında izin kullandığını onun dışında dini ve milli bayramlarda ve resmi tatillerde çalıştığını, müvekkiline yıllık izin kullandırılmadığını ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalılar vekili; davacının 2004 yılında müvekkillerine ait işyerinde çalışmaya başladığını, sigortasının yapıldığını ve primlerinin ödendiğini, hatta o dönem itibari ile davacının askere gitme durumunun biliniyor olmasına rağmen sigortasının yine de yapıldığını, iyilik yapmak istendiğini, ardından davacının askere gittiğini, döndüğünde yeniden müvekkillerine ait işyerinde çalışmaya başladığını, 4 yıl süre ile sigortasız çalıştırıldığını iddia eden alacaklarını talep ettiğinde oyalama ve menfi cevaplarla karşılaşan birinin yine aynı işyerinde çalışmaya başlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davacının işten ayrılmasına sebebinin aynı işyerinde çalışan ...'a yönelik cinsel tacizi olduğunu, olayın yaşanması üzerine müvekkillerinin davacı ile konuştuğunu ve davacıyı yaptığı davranışın yanlışlığı konusunda uyardıklarını, bu uyarılar karşısında davacının sessiz kaldığını ve kendi isteği ile işten ayrıldığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yasanın 34 üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra, çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir.Ücret alacağının 1475 sayılı Yasa döneminde doğmuş olması durumunda, 10.6.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. İşçinin faiz konusundaki talebini “yasal faiz” olarak adlandırmış olması 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinin uygulanmasına engel olmayıp, işçinin bu talebinin bahsi geçen özel faize yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekir.Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 300 TL'lik fazla mesai alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili talebinde bulunduktan sonra 03.02.2011 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesinde fazla çalışma ücreti alacağını miktar ve faiz türü olarak ıslah ederek 21.597 TL'lik fazla mesai ücreti alacağının dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile tahsilini talep etmiştir. Yukarıdaki ilkeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda mahkemece dava ve ıslah tarihinde talep edilen miktarlar bakımından ayrıma gidilerek faize hükmedilmesi yerinde ise de; bu miktarlar yönünden yasal faize hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi olmasına karşın bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK'nun geçici 3/1 maddesinin yollaması ile HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Temyize konu kararın hüküm fıkrasının 1. fıkrasının tamamen çıkartılarak, yerlerine;
"1- 14.398,07 TL fazla çalışma alacağının 300,00 TL'sinin dava tarihinden geriye kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," fıkrası yazılarak, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 5.90 TL'nin davacıya arta kalanın davalılara yükletilmesine, 08.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2024/5539 E., 2024/7593 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 ve 34 üncü maddeleri.
9. Hukuk Dairesi 2024/5539 E. , 2024/7593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/303 E., 2022/527 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 18.10.2022 tarihli ek karar ile süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmadığı gerekçesi ile kararın davalı tarafça temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
İlk Derece Mahkemesince, 21.07.2022 tarihli gerekçeli kararın davalı Kurum vekiline 31.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince 19.09.2022 tarihinde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve bu surette süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ne var ki Dairemizin 01.11.2023 tarihli geri çevirme kararı sonrası davalı Kurumun 04.01.2024 tarihli cevabi yazısında; Bakanlığa ait tek bir UETS adresi olduğu, tebligat yapılan adresin ise Kurum vekili Avukat ... adına kayıtlı UETS adresi olduğu belirtilmekle, yapılan tebligat işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 18.10.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
İlk Derece Mahkemesinin asıl kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı 9. Bölge Müdürlüğünde çalıştığını, 01.01.1997-31.12.1998 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin "Ücret zammı" başlıklı 40 ıncı maddesinin yanlış uygulanması sonucu eksik ücret belirlemesi yapıldığını ve bunun üzerinden eksik ücret ödendiğini, 11, 12, 13 ve 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin ücret artışlarının davacının ücretine tam olarak yansıtılmadığını, davalı ile bağıtlanan çerçeve anlaşma protokolleri ve bireysel iş sözleşmeleri ile yollama yapılan düzenleyici hükümlerin yanlış uygulandığını ve davacının ücretinin eksik ödendiğini, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun 6 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sözleşmenin devamı ilkesi gereğince 01.01.2015 tarihinden sonrası için de son dönem toplu iş sözleşmesinin 40 ıncı maddesinin (E) bendi gereğince zam oranlarının uygulanması ve kıdem terfilerinin ücretlerine eklenmesi gerektiğini, Bakanlık İç Anadolu Bölge Müdürlüğünün 10.12.1998 tarihli yazısı ile davacının ücretine 15.12.1998 tarihinden itibaren zam yapılmasına karar verildiğini, davacının fark ücret alacağının buna göre hesaplanması gerekirken eksik uygulamalar nedeniyle davacının fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, alacağın tamamının belirli olup kısmi dava açılamayacağını, davacı taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine ve mevzuata uygun belirlendiğini ve eksik ödeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli kararı ile; Ankara 3. İş Mahkemesinin dava dosyasında; 1l, 12, 13 ve 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ücret artışlarının ve iyileştirmelerin tam olarak uygulanmadığı iddia edilerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının tahsilinin talep edildiği, 21.02.2019 tarihinde verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu kararda itibar edilen bilirkişi ek raporunda, davacının 14.12.2008 itibarıyla ödenmesi gereken yevmiyesinin 49,12 TL olduğu ve ödenen 38,80 TL yevmiyesine göre 10,32 TL fark ücretinin tespit edildiği ve buna göre dava konusu dönemlerin fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının hesaplandığı, işyeri kayıtlarına ve yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacının hak ettiği ancak ödendiği ispatlanamayan alacak kalemlerinin bilirkişi raporunda hesaplandığı, ıslah tarihine göre zamanaşımına uğrayan bir alacağının bulunmadığı, dosya içeriğine uygun, denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 02.11.2021 tarihli kararıyla; işyeri kayıtlarına ve yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacının hak ettiği ancak ödendiği ispatlanamayan alacak kalemlerinin bilirkişi raporunda hesaplandığı, raporun dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 14.03.2022 tarihli kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, aynı hükmün ikinci fıkrası uyarınca da arabulucuya başvurulmadan dava açılması hâlinde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta; arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 04.10.2019 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek dava açıldığı, hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporundaki hesaplamaların ise 25.10.2019 olan dava tarihi esas alınarak yapıldığı, arabuluculuk faaliyetinin tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirildiği ve son tutanak tarihinden sonraki dönem yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda resen hesaplama yapıldığı, taraflar arasında imzalanan arabuluculuk son tutanak tarihi olan 04.10.2019 tarihinden önce muaccel olan talep edilebilecek fark ücret alacağının belirlendiği ve bu miktar fark ücret alacağının hüküm altına alındığı, bu tarihe göre muaccel olmayan fark ücret alacağı yönünden 7036 sayılı Kanunu'nun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; karara yönelik olarak temyiz başvurusunun yasal süre içerisinde yapıldığını, Mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, cevap ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin incelenmediğini, gerek zamanaşımı gerek kıdem terfinin 2002 yılından sonra uygulanma kuralı uyarınca hesaplamanın daimi işçi olduğu 2001 tarihinden itibaren yapılmasının makul olmadığı gibi hukuka da uygun olmadığını, kabule ilişkin kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, zira Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 03.05.2005 tarihli ve 15606 sayılı yazısı ile toplu iş sözleşmelerinin kapsamında olsun ya da olmasın zamların ancak ileriye dönük uygulanabileceğinin belirtildiğini, işçinin ücret zammının uygulanmasının gecikmesi değil, haksız bir ödeme olmaması yönünde düzenlemelerin uygulandığını, bunun aksine olan bilirkişi raporuna dayalı şekilde karar verilmesi hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, 01.01.2013–31.12.2014 yürürlük süreli 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2 nci maddesinde "Geçmiş yıllarda ödenen ücretin fazla olduğunun tespiti halinde TİS ile yapılacak zamlarla olması gereken ücreti ile eşitleninceye kadar bu ücretler dondurulmuştur." hükmünün uygulanarak yevmiye tespit çizelgesi hazırlandığını ve taraf sendikaca itiraza uğramadığını, buna dayalı olarak yapılan ödemelerin hatalı olduğu yönünde verilen kararın, hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki dönem için arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 ve 34 üncü maddeleri.
3. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39 ve 53 üncü maddeleri.
4. 7036 sayılı Kanunu'nun 3 üncü maddesi.
5. 7201 sayılı Kanun'un "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesi, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 5 inci ve 9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. İlk Derece Mahkemesince verilen 18.10.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İş Hukuku
Bir tekstil fabrikasında çalışan bir grup işçi, ücretlerinin ödeme gününden itibaren yirmi gün geçmesine rağmen mücbir bir sebep olmaksızın ödenmemesi üzerine, iş görme edimini ifadan topluca imtina etmiştir. İşveren vekili, işçilerin bu eyleminin 6356 sayılı Kanun kapsamında bir grev teşkil ettiğini ve iş sözleşmelerinin haklı nedenle feshedilebileceğini ileri sürmektedir. Bu hukuki uyuşmazlıkta, 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İşçilerin, aralarında anlaşarak topluca çalışmamak suretiyle işyerindeki faaliyeti durdurmaları, 6356 sayılı Kanun uyarınca kanun dışı grev niteliğindedir ve işveren için haklı fesih sebebi oluşturur.
B) İşçiler iş görme borcundan kaçındıkları süre boyunca ücrete hak kazanamazlar, zira iş sözleşmeleri 6356 sayılı Kanun'un 67. maddesi uyarınca askıya alınmış sayılır.
C) İşçilerin eylemi, ücretin kanunda belirtilen sürede ödenmemesinden kaynaklanan iş görmekten kaçınma hakkının kullanılması olup, toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez ve bu nedenle iş sözleşmeleri feshedilemez.
D) İşverenin, üretimin devamlılığını sağlamak amacıyla bu işleri alt işverene devretmesi veya bu işler için yeni işçi istihdam etmesi hukuken mümkündür.
E) İşçilerin bu hakkı bireysel olarak kullanmaları mümkün olmayıp, eylemin hukuki bir sonuç doğurması için toplu bir nitelik taşıması ve önceden işverene bildirilmesi zorunludur.
Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.