5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 108

Türk Ceza Kanunu 108. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 108- (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

40 karar eşleşti
6. Ceza Dairesi, 2023/2095 E., 2023/11795 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
-Sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58 ve 5275 sayılı yasanın 108/3. maddeleri gereğince bu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
6. Ceza Dairesi         2023/2095 E.  ,  2023/11795 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1529 E., 2022/2797 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararlarının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.12.2021 tarihli ve 2021/59685 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 54 üncü maddesi, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/894 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mala zarar verme suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 151 nci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 168 nci maddesinin ikinci maddesi, 58 nci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/894 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/1529 Esas, 2022/2797 Karar sayılı kararıyla; "...A) ... 6. Asliye Ceza Mahkemesince 25.01.2022 tarih 2021/894 Esas 2022/28 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a, 29 maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün A fıkrası) ilişkin, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan TCK'nın 151/1, 29, 168/2 maddeleri gereğince neticeten 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün B fıkrası) ilişkin kararlara yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile, CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B) 1- Sanık ...'nin üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan TCK'nın 106/2-a maddesi gereğince TCK'nın 61. Maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar, eylemin özellikleri dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2- Sanığın eylemini aynı kasıt altında birden fazla kez işlediği anlaşılmakla verilen cezadan TCK'nun 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 2 YIL 13 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3- Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasının TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın neticeten 2 YIL 7 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 4- Sanığın kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle verilen hapis cezasına mahkûmiyeti kanuni sonucu olarak 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.12.2015 tarih 2014/140 Esas 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, sanık hakkında 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK 53/1-2-3 md lerinin tatbikine 5- Sanığın üzerine atılı bulunan suçu hükümlülük kaydında gözüken ve MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE karar verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/1498 Esas 2019/1367 Karar sayılı ilamı ile verilen 8 ay 10 Gün hapis cezasına ilişkin suçunun kesinleşmesinden sonra işlediği ve sanığın bu sabıkasının tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK nın 58/6-7. maddesi uyarınca 2. KEZ mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58 ve 5275 sayılı yasanın 108/3. maddeleri gereğince bu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, C) 1- Sanık ...'nin üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan TCK'nın 106/3 maddesi delaletiyle Aynı Yasanın 151/1 maddesi gereğince TCK'nın 61. Maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar, eylemin özellikleri ve TCK'nın 58/3 maddesi de gözetilerek tercihen ve teşdiden 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2- Sanığın kovuşturma aşamasında zararı gidermek suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla verilen cezadan TCK'nın 168/2 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA 3- Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasının TCK'nın 62/1. Maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın neticeten 2 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 4- Şartları oluşmadığından başkaca yasal ve taktiri indirim ve artırım maddesi uygulanmasına taktiren YER OLMADIĞINA, 5- Sanığın sabıkası hakkında açılan davalar ve suça yatkın kişiliği birlikte değerlendirildiğinde, süregelen şekilde suç işlemesi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından CMK'nın 231. maddesi ile TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, 6- Sanığın kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle verilen hapis cezasına mahkumiyeti kanuni sonucu olarak 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.12.2015 tarih 2014/140 Esas 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, sanık hakkında 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK 53/1-2-3 md lerinin tatbikine 6-Sanığın üzerine atılı bulunan suçu hükümlülük kaydında gözüken ve MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE karar verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/1498 Esas 2019/1367 Karar sayılı ilamı ile verilen 8 ay 10 Gün hapis cezasına ilişkin suçunun kesinleşmesinden sonra işlediği ve sanığın bu sabıkasının tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK nın 58/6-7. maddesi uyarınca 2. KEZ mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58 ve 5275 sayılı yasanın 108/3. maddeleri gereğince bu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, ORTAK HÜKÜMLER D)1-... Adli Emanetin 2021/101 sırasında kayıtlı suçta kullanılan katlanır dipçikli seri nosu bulunmayan siyah renkli av tüfeğinin TCK'nın 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE, -Aynı emanette kayıtlı 12 kalibre zuber marka 7 adet dolu av fişeğinin SAHİBİNE İADESİNE, 2- ... Adli Emanetin 2021/8253 sırasında kayıtlı sanıktan alınan el ve yanak svaplarının dosyada delil olarak saklanmasına, -Aynı emanette kayıtlı GFS 12 ibareli kartuş , 2 adet deforme tapa'nın TCK'nın 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE 3- Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63 maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA, 4- Katılan kendisini vekille temsil ettiğinden ilk derece mahkemesince karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hükmedilen 5.100 TL vekalet ücretine ilaveten istinaf aşamasında da birden fazla duruşma yapıldığından karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 11.000 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine, 5- Bu dava nedeniyle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yapılan; 2 adet tebligat gideri 62,00 TL, 6 adet elektronik tebligat gideri 39,00 TL, olmak üzere toplam 101,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına," Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olmasına, 2. Sanık lehine başvurulan istinaf incelemesinde sanık aleyhine kararın bozulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, 3. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmış olmasına, 4. Haksız tahrik indirimi uygulanmamış olmasına, 5. Alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulmasına, 6. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılan ve sanığın daha önce evli oldukları, olay tarihinde katılan ile sanık arasında husumet bulunduğu, sanığın tüfekle katılanın ikametinin önüne giderek, kapısına ateş ettiği, katılan alınan beyanında özetle; eski eşi olan sanığın olay günü kendisine mesaj attığını, müşterek çocuğunu görmek istediğini belirttiğini ancak sanığa evde olmadığını, kafasına göre çocuk alamayacağını yazdığını, sanığın ise bunun üzerine kendisine "Allah belanı versin, geber inşallah, bir gün çileden çıkacağım, anam avradım olsun sülaleni vuracağım, delik deşik edeceğim seni, bu memlekette o kadar cinayet var biri de sen olacaksın, öldürürsem namussuz şerefsizim seni sakat bırakacağım" şeklinde beddua ve tehdit içerikli mesaj yazdığını, sanığın aradan bir saat geçmeden ikamet ettiği siteye geldiğini, ikamet ettiği ikinci kata çıkarak kapıyı yumruklamaya başladığını "seni öldüreceğim, son duanı et" diyerek 3-4 defa pompalı tüfekle ateş ettiğini belirterek sanık hakkında şikâyetçi olduğu, sanığın mahkemece alınan savunmasında, olay tarihinden evvel katılanın çocuğunu kendisine göstermemesi nedeniyle aralarında konuşmalar geçtiğini, katılanın sürekli çocuğunu kendisine göstermek istemediğini, ailesine ve kendisine hakaretler ettiğini, "çingene kız kardeşin bir daha kapıma gelmesin" şeklinde konuştuğunu, böyle yaparak çok tahrik ettiğini, olay tarihinde cuma günü çocuğunu görmek istediğini, cumartesi, pazar zaten çocuğu alma hakkının olduğunu, cuma günü de çocuğu görüp ödevini yaptıracağını, cumartesi, pazarda kendisinde kalacağını, yine çocuğu göstermediğini, evde olmadığını söylediğini, çok sinirlendiğini, eve gittiğini, yanında ruhsatsız tüfek olduğunu, tüfekle kapıya 3 el ateş ettiğini, tüfekte 10 fişek olduğunu, hepsini kullanmadığını, onların evde olmadığını da bildiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği, tanık O. P.'nin beyanında; olay tarihinde sitede görevli olarak çalıştığını, normalde güvenlik görevlisi olmadığını, ancak güvenlik olmadığı için orada durduğunu, olay tarihinde sanık ...'nin geldiğini ancak elinde silah görmediğini, ...'nin hafta içi veya hafta sonu gelip gelmediğini hatırlamadığını, ancak ara sıra geldiğini hatırladığını, daha sonra silah sesleri duyunca polis ekiplerini aradığını, mağdurun ve oğlunun evde olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği görülmüştür. Olay yeri inceleme raporunda belirtildiği şekilde ikamet kapısında 3 adet isabet izi olduğunun, 2 adet kartuş ile 2 adet plastik tapa olduğunun tutanağa bağlandığı, sanığın eylemine uyan silahla tehdit suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanığın olaydan önce katılanın ablasına ve kendisine hakaret ettiğine ilişkin savunması ve mesaj tutanakları karşısında, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanığın silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarını tahrik altında işlediği kabul edilerek cezasından indirim yapıldığı mala zarar verme suçu bakımından kovuşturma aşamasında zararı gidermek suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği sabit olduğundan hükmolunan cezasından indirim yapıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir. 3. Katılanın aşamalarda tutarlı birbirleri ile örtüşen beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. 4. Tanık O.P.'nin oluşa uygun beyanının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. 5. Olay yeri inceleme raporu, kroki, kamera kayıtları ile mesaj tespit kayıtlarının dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İnceleme konusu suçlar bakımından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda koşulları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmış olması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamış olması ve ayrıca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamış olması yönlerinden kararlar isabetsiz görülerek buna göre yazılı şekilde uygulamalar yapıldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Katılana Yönelik İnceleme Dışı Konut Donulmazlığının İhlali Eylemi Yönünden Sanığın, katılanın rızası bulunmaksızın, katılana ait konutun daire kapısı önüne kadar girmesi yönünden sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. 2. Suçların Tarihleri Yönünden Sanığın eylemlerini 22.10.2021 günü gerçekleştirmiş olmasına karşın suçların tarihinin yazılı şekilde 23.10.2021 olarak belirtilmiş olması mahallinden düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 3. Beraat Kararları Verilmesi ve Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanmaması Gerektiği Yönünden Sanığın ikrar içeren savunması, katılan beyanı, örtüşen kamera görüntü kayıtları, mesaj tutanakları, olay yeri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı hep birilikte dikkate alındığında sanık ile katılanın boşandığı, olay günü sanığın müşterek çocuğunu belirlenen tarih dışında görmek istemesi sebebiyle çıkan tartışmada sanığın katılanı önce telefonda konuşurken ve ayrıca mesaj yolu ile öldürmekle tehdit ettiği, yaklaşık yarım ile bir saat sonrasında ise bu kez katılanın ikametinin bulunduğu siteye girdiği, apartman kapısının camını kırmak suretiyle içeri girdiği, bu şekilde katılana ait daire kapısı önüne elinde pompalı tüfek ile geldiği, içeride katılan ve müşterek çocuğu bulunduğu sırada önce kapıyı yumrukladığı, katılanı ölümle tehdit ettiği ve sonrasında kapıya pompalı tüfek ile ateş ettiği, daha sonra belirtilen daire kapısından içeri giremeden olay yerinden ayrıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı silahla nitelikli tehdit ve 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yollaması ile de mala zarar verme eylemlerini gerçekleştirdiği, zincirleme suç hükümleri yönünden ise sanığın belirtilen tehdit eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanda aynı katılana yönelik birden fazla gerçekleştirdiği dikkate alındığında sanığın mala zarar verme ve zincirleme silahla nitelikli tehdit suçlarını yazılı şekilde işlendiğine dair kabul içeren hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Cezaların Alt Sınırdan Verilmesi Gerektiği Yönünden Sanığın kastı, suçları işleme şekli, suçları işlediği yer ve zaman, mala zarar verme yönünden ayrıca suç sonrası oluşan zarar göz önüne alındığında temel cezaların alt sınırdan ayrılması suretiyle belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden Her haksız hareketin 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi koşullarını, tek başına oluşturamayacağı, haksız hareketin aynı zamanda hiddet ve şiddetli eleme yol açabilecek nitelikte olması gerektiği gibi ilk haksız harekette bulunanın kim olduğu hususlarının da ayrıca önem taşıdığı somut olayımızda dosyada mevcut mesaj içerikleri ve bu mesajların gönderilme saatleri ile örtüşen katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı ile hep birlikte değerlendirildiğinde, ilk haksız hareketin tereddütsüz sanıktan kaynaklandığı, temyiz istemine konu hususların bu sebeple yerinde görülmediği anlaşıldığından, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer verilmeyen hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/1529 Esas, 2022/2797 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

3. Ceza Dairesi, 2021/2160 E., 2022/249 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
yönünden TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 63, 58/6-7, 63 CGTİK 108/4 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
3. Ceza Dairesi         2021/2160 E.  ,  2022/249 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2017 tarih ve 2016/492 - 2017/334 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme Sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanunun 232/2-c maddesi uyarınca verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır. Hüküm : 1- Sanık ... yönünden TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 63, 58/6-7, 63 CGTİK 108/4 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, 2- Sanıklar ..., ... ve ... yönünden TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 63, 58/6-7, CGTİK 108/4 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 3- Sanıklar ... ve ... yönünden TCK'nın 220/7 ve 314/3 maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7-son, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 4- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e uyarınca beraatine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ...'ın duruşmalı inceleme talebinin takdiren, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin şartları bulunmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine ancak; Sanıklar hakkında ceza hükmü tesis edilirken tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasından 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uygulanarak ½ oranında artırım yapılması suretiyle 1 yıl 18 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 2 yıl 6 ay hapis cezasına; keza TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasında 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin 3. maddesinde yer alan "2 yıl 6 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 18 ay" ibaresinin yazılması, hükümlerin 4. maddesinde yer alan "2 yıl 1 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 13 ay" yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümüne yönelik temyiz incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine ancak; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde doğrudan ve yalnızca TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre ilişkin bölümün çıkartılarak yerine ''sanık hakkında TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' ibaresi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanık ... hakkında beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; 1-Sanık ... yönünden; Sanık ...'ın UYAP'tan alınan ve dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğine göre 07.05.2021 tarihinde vefat ettiği görülmekle, sanığın vefatına ilişkin kayıt araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, 2- Sanık ... yönünden; Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; A) TCK'nın 62. maddesinde takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiş olup; dosya kapsamına göre geçmişte suç işlediği tespit edilemeyen ve duruşma tutanaklarına olumsuz hali yansıtılamayan, kovuşturma aşamasında kısmen de olsa suçun açığa çıkmasına yardımcı olacak şekilde ifade veren, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak yok ise de; dosya kapsamına uygun bulunmayan yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, C) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde doğrudan ve yalnızca TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi, 3- Sanık ... yönünden; A-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu veya vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde alanında uzman bağımsız bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasında zorunluluk bulunması, B- UYAP'ta bulunan Örgütlü Suçlar Bilgi havuzunun kontrol edilip sanık hakkında bilgi veya beyan olup olmadığı araştırılarak, var ise beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilip CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse tanık olarak dinlenildikten sonra yargılamaya devamla sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, C- Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde doğrudan ve yalnızca TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi, 4- Sanık ... yönünden; Dosyanın tefrik edilen sanığı ...'in beyanında örgüte müzahir Eskişehir Eğitimciler Derneğinde yapılan örgütsel sohbet toplantılarında 2014 Haziran ayına kadar sanığı gördüğü yönündeki beyanı, dosyanın tefrik edilen sanığı ...'ün beyanında örgüte müzahir Eskişehir Eğitimciler Derneğinde yapılan örgütsel sohbet toplantılarında 2015 Şubat ayına kadar sanığı gördüğünü, sanığın örgütün ev sohbetlerine de katıldığını, 2015 Şubat Ayından sonra sanıkla görüştüklerinde sanığın cemaata haksızlık yapıldığını beyan ettiğini, sanığa "Yanlış yapıyorsunuz" dediğinde sanığın "Sen niye yapmıyorsun?" şeklinde yanıt vererek kendisini eleştirdiğini beyan etmesi karşısında İlk Derece Mahkemesi kararından sonra dosyaya sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin beyanda bulunan ...'un beyanları ile UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin, duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık ... ve sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, sanık ...'ın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanunda öngürülen ceza miktarı gözetilerek tahliye talebinin REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2020/4802 E., 2021/10240 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 06/03/2008 tarihli, 2006/120 Esas ve 2008/45 karar sayılı ilamı ile ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddeleri gereği (2.
1. Ceza Dairesi         2020/4802 E.  ,  2021/10240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit ve bu suçlara yardım SUÇ TARİHLERİ : 25/03/2013, 27/03/2013 HÜKÜMLER : 1) Sanık ... hakkında; a) Katılan ... ’a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b,87/2-son, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyet, b) Mağdur ...’e karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı TCK’nin 106/2-a, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyet, 2) Sanık ... hakkında; a) Katılan ... ’a karşı kasten yaralama suçuna yardım nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 86/1,86/3-e, 87/2-b, 87/2-son, 39, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyet, b) Mağdur ...’e karşı tehdit suçuna yardım nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 106/2-a, 39, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyet, TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri, katılan Kurum vekili TÜRK MİLLETİ ADINA Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan Kurum’un suçtan zarar görme ve kamu davasına katılma hakkı ile temyiz isteminin, her iki sanık hakkında, katılan ... ’a karşı gerçekleştirdikleri eylemler ile sınırlı olduğunun tespiti ile yapılan incelemede; 1) Sanık ... hakkında, mağdur ...’e karşı “tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Güncel adli sicil kaydına göre, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 06/03/2008 tarihli, 2006/120 Esas ve 2008/45 karar sayılı ilamı ile ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddeleri gereği (2. kez)tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından; Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan delillerin karar yerinde incelenmesiyle, suç vasfının tayininde, suçun sübutunun kabulünde ve takdiri indirim sebeplerine dayalı cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecelerinin takdiriyle ulaşılan vicdani kanaatin dosya kapsamına uygun şekilde gerekçelendirilmesi suretiyle kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin, suçun unsurlarının oluşmadığına ve haksız tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında, katılan ... ’a karşı “kasten yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Katılan ...’ün, sanık ...’in vefat eden babasının ikinci eşi olup, tarafların bu evlilikten, ... adında bir kızlarının bulunduğu, Katılan ... ile sanık ... arasında, ...’dan kaynaklı sebebi tespit edilemeyen bir anlaşmazlık bulunduğu, olay günü olan 25/03/2013 tarihinde sanık ...’in, yanına aldığı pompalı av tüfeğiyle birlikte, diğer sanık ...’nin sevk ve idaresinde bulunan araçla birlikte sabah saatlerinde ...’ün ikametinin önüne gittikleri; bu sırada katılan ...’ün, yanında kız kardeşi tanık ... da olduğu halde araçla hareket etmek üzere oldukları; havanın kapalı ve yağmurlu olduğu, geri vitesteki aracın arka sensörünün alarm vermesi üzerine katılanın, aracının arkasında bir başka aracın durduğunu gördüğü, ancak camların da filtreli olması sebebiyle ne olduğunu görebilmek için aracın camını açtığı, bu sırada sanık ...’in, elindeki av tüfeğini doldurup, parmağını da tetiğe yerleştirmiş vaziyette, hiçbir şey söylemeden ...’ün göğsüne silahı yasladığı; katılan ...’ün, bir anlık refleksle eli ile silahı ittirdiği, bu sırada patlayan silah ile ...’ün, dosyada mevcut adli muayene raporlarına göre sol femur alt lateralde yaklaşık 15 cm.lik parçalı cilt-ciltaltı kas kesisi, diz postero-lateralde yaklaşık 10 cm.lik parçalı cilt-ciltaltı kas kesisi, sol femur distal uçta parçalı fraktür nedeniyle, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı; bu yaralanma nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (5) derecede olacak şekilde kemik kırığı oluştuğu ve sol bacağındaki hareket kısıtlılıkları sebebiyle organ işlevinin sürekli kaybının meydana geldiği, bu şekilde sol bacağını parçalayan merminin, şoför koltuğunun sağ tarafından girip, taban sacını ve egzoz muhafaza sacını delerek egzoza çarpıp dışarı çıktığı, katılan ...’ün acı nedeniyle bağırmaya başlaması ve kornaya basması üzerine sanık ...’in, elindeki tüfekle birlikte diğer sanık ...’nin sevk ve idaresinde bulunan araç ile olay yerinden kaçtığı olayda, a) Sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 81/1. maddesinin tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde “kasten yaralama” suçuna ilişkin hükümlerin tatbiki ile hüküm kurulması, Kabule ve uygulamaya göre de; b) Güncel adli sicil kaydına göre, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 06/03/2008 tarihli, 2006/120 Esas ve 2008/45 karar sayılı ilamı ile ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddeleri gereği (2. kez)tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c) Sanığın eylemi neticesinde katılanın hayati tehlike geçirdiği ve vücudunda hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (5) derecede kemik kırığı ile hükme esas alınan rapora göre organ işlevinin sürekli kaybının meydana geldiği gözetilerek, birden fazla nitelikli hal ihlaline (TCK’nin 87/1-d, 87/3, 87/2-a. maddeleri) neden olacak şekilde eylemini gerçekleştiren sanık hakkında, TCK’nin 86/1. maddesine göre temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesinde belirtilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi cezanın bireyselleştirilmesine yönelik kriterler ile TCK'nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, d) Uludağ Üniversitesi Tıp FakültesiAdli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan, 25/12/2014 tarihli adli muayene raporunda “fleksiyon aktif-pasif 50 derece kısıtlı olduğu, ayak bilek aktif dorfleksiyon yapamadığı, pasif 10 derece olduğu, plantar fleksiyon aktif 20 derece ve pasif 40 derece olduğu, sol kruris ve ayak anestezik olduğu, diz çevresi hipoestezik olduğu, sol bacak boyunda (sias-medial malleol) 5 cm kısalık olduğu, sol ayak dorsifleksiyon ve plantar fleksiyon plejik olduğu, sol kuriris ve ayağı anestezik olduğu, diz çevresinin hipoestezik olduğu, sol siyatik sinirin peronal dalının tam, tibial dalının parsiyal etkilendiği, ağır parsiyal siyatik sinir lezyonu olduğu, sol femoral sinirde hafif, sol siyatik sinir peroneal dalında total, posterior tibal dalında hafif dereceli aksonal dejenarasyon nedeniyle sonuç olarak ateş silah yaralanmasına bağlı yaralanmanın organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu” belirtilmiş ise de Adli Tıp kriterleri açısından, uzuvlarda husule gelen hareket kısıtlılığının 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b maddesi kapsamında “organ işlevinin sürekli kaybı” niteliğinde olmadığı gözetilerek, bahse konu arazların, TCK’nin 87/1-a maddesi kapsamında “organ işlevinin sürekli zayıflaması” niteliğinde olup olmadığın ilişkin Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğünden rapor temini ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla hüküm kurulması, e) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmiş olması gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, f) Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/(1) maddesinde; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, sanık aleyhine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 3) Sanık ... hakkında, katılan ... ’a karşı “kasten yaralama suçuna yardım” eyleminden kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin; mağdur ...’e karşı “tehdit suçuna yardım” eyleminden kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; a) Her iki suç yönünden; sanık hakkında yerel mahkemece, 25/03/2015 tarihli, 2013/332 Esas ve 2015/94 Karar sayılı karar ile her iki suç yönünden beraat kararları verildiği; sanık ... hakkındaki her iki hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından; katılan ...’e karşı eylemi sebebiyle verilen beraat kararının ise katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 23/10/2018 tarih, 2018/973 Esas ve 2018/4273 Karar sayılı ilamı ile “Sanık ... hakkında; üvey annesi mağdure ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında ise, sanık ...'in kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği; mahkemece bozma üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde sanık ...’nin eylemleri sabit görülerek her iki suçtan mahkumiyet kararları verilerek inceleme konusu hükümler tesis edilmiş ise de 1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesi uyarınca sanığın bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, b) Katılan ...’e karşı eylemi yönünden; Sanığın eyleminin “kasten öldürme suçuna yardım” niteliğinde olduğu anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 81/1. maddesinin tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde “kasten yaralama suçuna yardım” olarak kabulü ile hüküm tesisi, Kabule ve uygulamaya göre de; c) Sanığın yardımı ile gerçekleşen eylem neticesinde katılanın hayati tehlike geçirdiği ve vücudunda hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (5) derecede kemik kırığı ile hükme esas alınan rapora göre organ işlevinin sürekli kaybının meydana geldiği gözetilerek, birden fazla nitelikli hal ihlaline (TCK’nin 87/1-d, 87/3, 87/2-a. maddeleri) neden olacak şekilde eylemini gerçekleştiren sanık hakkında, TCK’nin 86/1. maddesine göre temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesinde belirtilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi cezanın bireyselleştirilmesine yönelik kriterler ile TCK'nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, d) Uludağ Üniversitesi Tıp FakültesiAdli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan, 25/12/2014 tarihli adli muayene raporunda “fleksiyon aktif-pasif 50 derece kısıtlı olduğu, ayak bilek aktif dorfleksiyon yapamadığı, pasif 10 derece olduğu, plantar fleksiyon aktif 20 derece ve pasif 40 derece olduğu, sol kruris ve ayak anestezik olduğu, diz çevresi hipoestezik olduğu, sol bacak boyunda (sias-medial malleol) 5 cm kısalık olduğu, sol ayak dorsifleksiyon ve plantar fleksiyon plejik olduğu, sol kuriris ve ayağı anestezik olduğu, diz çevresinin hipoestezik olduğu, sol siyatik sinirin peronal dalının tam, tibial dalının parsiyal etkilendiği, ağır parsiyal siyatik sinir lezyonu olduğu, sol femoral sinirde hafif, sol siyatik sinir peroneal dalında total, posterior tibal dalında hafif dereceli aksonal dejenarasyon nedeniyle sonuç olarak ateş silah yaralanmasına bağlı yaralanmanın organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu” belirtilmiş ise de Adli Tıp kriterleri açısından, uzuvlarda husule gelen hareket kısıtlılığının 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b maddesi kapsamında “organ işlevinin sürekli kaybı” niteliğinde olmadığı gözetilerek, bahse konu arazların, TCK’nin 87/1-a maddesi kapsamında “organ işlevinin sürekli zayıflaması” niteliğinde olup olmadığın ilişkin Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğünden rapor temini ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla hüküm kurulması, e) Sanık hakkında kasti suçlardan hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmiş olması gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, f) Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/(1) maddesinde; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, sanık aleyhine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, tehdit suçu yönünden sanık müdafiinin; kasten yaralama suçu yönünden sanık müdafii ve katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
4. Ceza Dairesi, 2015/22393 E., 2015/36888 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varDenizli 8. Asliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Ceza Mahkemesince verilen, 04.04.2007 tarihinde kesinleşen, 5237 sayılı Kanun’a göre tekerrür hükümleri uygulanan 24.01.2007 tarih ve 563/18 sayılı ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu, TCK’nın 58, 5275 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlik kararı verilmesi gerekirken tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
4. Ceza Dairesi         2015/22393 E.  ,  2015/36888 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 5 - 2013/241077 MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 28/02/2013 NUMARASI : 2012/751 (E) ve 2013/123 (K) SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret, mala zarar verme Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sanık Y.. K.. hakkında tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı davalar açıldığı kabul edilerek dosya görüşüldü: 1-Temyiz edilebilirlik koşulları yönünden yapılan incelemede; a)Suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece yasaya aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, K.. K..’a bu niteliği ve dolayısıyla Yasa yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı, b)Katılan sanık Y.. K.. hakkında mağdurlar K.. Y.. ve D.. Ş..’a yönelik hakaret eyleminden açılan davalarda katılan sanıklar S.. G.., B.. K.., S.. Ç.. ve H.. Ö..’in suçtan zarar görmediği, müdafilerinin de bu hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca K.. K.. vekili ile katılan sanıklar S.. G.., B.. K.., S.. Ç.. ve H.. Ö.. müdafiinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE, 2-Diğer Hükümlere gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Bozma kararının 3 numaralı kısmının (C) bendinde açıklanan gerekçelerle infaz koruma memurları Sami Sercan Ercan, Özcan Akyol, Niyazi Kaçar hakkında mahallinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması mümkün görülmüştür. a)Sanıklar H.. Ö.. ve S.. Ç..’nin yaralama suçlarından beraati ile katılan sanık Y.. K..’ın görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraati yönünden; Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan sanık Y.. K.. müdafi ile katılan sanıklar S.. G.., B.. K.., S.. Ç.. ve H.. Ö.. müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, b)Sanık Y.. K..’ın, mağdurlar K.. Y.. ve D.. Ş..’u tehdit etme eylemleri yönünden; Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Sanık hakkında İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen, 04.04.2007 tarihinde kesinleşen, 5237 sayılı Kanun’a göre tekerrür hükümleri uygulanan 24.01.2007 tarih ve 563/18 sayılı ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu, TCK’nın 58, 5275 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlik kararı verilmesi gerekirken tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından sanık Y.. K.. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, c)Sanık Y.. K.. hakkındaki mahkumiyet hükümlerine gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık Y.. K..’ın, 12.08.2009 tarihinde mağdurlar K.. Y.. ve D.. Ş..’u jiletle tehdit edip, mağdur K.. Y.. tarafından dövülmesi üzerine 14.08.2009 tarihinde infaz koruma memuru B.. K.. tarafından adli rapor düzenlenmesi amacıyla götürüldüğü revirde, muayene için üzerindeki elbiseleri çıkardığında B.. K..’in kendisine gülmesi nedeniyle “ne gülüyorsun lan” diyerek sinkaflı sözler söyleyip hakaret ettiği, B.. K.. ve sağlık görevlisi S.. G..’ün kendisine vurduğu, muayeneyi yapan hekim tanık Z.. A..’ın dışarı çıkarak acil müdahale ekibine haber verdiği, bir grup infaz koruma memurunun sanık Y.. K..’ı revirden alarak, gözetim odasına götürdüğü, sanığın, maruz kaldığı haksızlığın etkisi altında infaz koruma memurlarına sinkaflı küfürler edip öldürmekle tehdit ettiği, kamera kayıtlarına göre; saat 10.47.20 ila 10.50.09 arasında gözetim odasında tutulduğu, bu zaman dilimi içinde gözetim odasına, haklarında mahkumiyet hükmü kurulup açıklanması geri bırakıldığı için temyiz incelemesi dışında olan sanıklar infaz koruma memuru Ö.. E.., infaz koruma memuru B.. K.. ve sağlık görevlisi S.. G..’ün yanı sıra haklarında dava açılmayan tanıklar S.. S.. E.., Ö.. A.., N.. K..’ın girdiği, burada birlikte Yunus’a vurdukları, dışarıya çıkıp kapıyı kapatmalarının ardından aynaya bakan sanık Yunus’un, yüzündeki morlukları, ağzından ve burnundan kan geldiğini görerek, içlerinde sağlık görevlisinin de bulunduğu bir grup infaz koruma memuru tarafından dövülmesine içerleyerek maddi değeri 22 TL olan camı kırdığı, kendisini dövenleri öldürmekle tehdit ettiği, kabulün de bu yönde olduğu anlaşılmakla; a)Sanığın önceden koğuşta meydana gelen yaralama suçundan dolayı revirde muayenesinin yapıldığı sırada infaz koruma memuru B.. K..’in gülmesi, devamında sağlık görevlisi S.. G.. ile birden fazla infaz koruma memuru ile gözetim odasına kapatılarak 3 dakika kadar dövülmesi ve sanığı yaralamaları şeklinde haksız eylemlerle başlayan, gözetim odasında yaralama eylemine devam edilmesi şeklinde seyreden olayda; sanığın cezaevine ait aynaya baktığında yüzündeki korlukları ve kanı görüp öfke ile 22 TL değerindeki aynayı kırması karşısında sanık yönünden ağır haksız tahrik hali oluştuğu gözetilmeden hakaret eyleminde TCK’nın 129, tehdit ve mala zarar vermek eylemlerinde ise 29. maddelerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, b)Sanık hakkında İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen, 04.04.2007 tarihinde kesinleşen, 5237 sayılı Kanun’a göre tekerrür hükümlerinin uygulanan 24.01.2007 tarih ve 563/18 sayılı ilam nedeni ile ikinci kez mükerrir olduğu, TCK’nın 58, 5275 sayılı Kanun’un 108 maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık Y.. K.. müdafii ile katılanlar S.. G.., B.. K.., S.. Ç.. ve H.. Ö.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
3. Ceza Dairesi, 2013/29168 E., 2014/16506 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
5237 sayılı TCK’nin 58/7 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. maddeleri hükmü uyarınca, sanığın adli sicil kaydındaki önceki mahkumiyetlerinden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gibi sanığın çocukken işlediği mahkumiyet ilamının tekerrüre esas alınamayacağı hususları gözetilmeden, yazılı şekilde sa
3. Ceza Dairesi         2013/29168 E.  ,  2014/16506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanık hakkında şikayetçi ...'i yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun REDDİNE, 2) Sanık hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde : Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluğu uygulanmamış ise de; hak yoksunluğunun kasti suçlarda hapis cezasının kanuni sonucu olup, infaz aşamasında gözetilebileceğinden tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK’nin 58/7 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. maddeleri hükmü uyarınca, sanığın adli sicil kaydındaki önceki mahkumiyetlerinden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gibi sanığın çocukken işlediği mahkumiyet ilamının tekerrüre esas alınamayacağı hususları gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın 3 ayrı hükümlülüğünün birlikte tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmının karar metninden çıkarılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydında bulunan Pendik 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2007 tarihinde kesinleşmiş, 21/02/2007tarih ve 2004/572 esas -2007/9 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 142/1-b,143maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3) Sanık hakkında şikayetçi ...'nu yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluğu uygulanmamış ise de; hak yoksunluğunun kasti suçlarda hapis cezasının kanuni sonucu olup, infaz aşamasında gözetilebileceğinden tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/1,86/3-e maddeleri gereğince tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapıldığında 1 yıl 9 ay hapis cezası yerine 1 yıl 11 ay hapis cezasına hükmolunması ve buna bağlı olarak 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin tatbikinde sonuç cezanın 1 yıl 5 ay 15 gün hapis yerine 1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2) 5237 sayılı TCK’nin 58/7 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. maddeleri hükmü uyarınca, sanığın adli sicil kaydındaki önceki mahkumiyetlerinden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gibi çocukken işlediği mahkumiyet ilamının tekerrüre esas alınamayacağı hususları gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın 3 ayrı hükümlülüğünün birlikte tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince,hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmındaki "...1 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine "1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmındaki "... 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine "1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi ile yine hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmının karar metninden çıkarılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydında bulunan Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2007 tarihinde kesinleşmiş, 21/02/2007 tarih ve 2004/572 esas-2007/9 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 142/1-b,143 maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/04/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Özel Hükümler

Aşağıdaki suçlardan hangisi "Hürriyete Karşı Suçlar" bölümünde yer almaz?

A) Tehdit
B) Şantaj
C) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
D) Cebir
E) Hakaret