5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 15

Türk Ceza Kanunu 15. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır. Cezadan mahsup

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

106 karar eşleşti
4. Ceza Dairesi, 2021/35677 E., 2021/28140 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
13/11/2014 tarihli ilamı ile sanığın TCK'nun 184/1, 62, 53/1-a-b-c-d-e-2-3, 3621 SY 15/5 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğu kararı verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2021/35677 E.  ,  2021/28140 K. "İçtihat Metni" KARAR İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda; sanığın mahkumiyetine dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14/01/2020 gün ve 2018/379 Esas 2020/82 Karar sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 23/06/2021 tarih ve 2020/26330 Esas, 2021/20518 Karar sayılı kararıyla; “Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ... müdafisinin ileri sürdüğü temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,” 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle” karar verilmiştir. İTİRAZ NEDENLERİ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29/09/2021 tarih ve 2021/114373 sayılı yazısı ile; “Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından imara aykırı imalat yaptığı iddiası ile TCK 184/1, 53 kamu davası açılmıştır. ... 2. Asliye ceza mahkemesinin 2014/298-669 esas ve karar sayılı 13/11/2014 tarihli ilamı ile sanığın TCK'nun 184/1, 62, 53/1-a-b-c-d-e-2-3, 3621 SY 15/5 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğu kararı verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza dairesinin 2016/10729 esas 2018/9269 karar sayılı 11/06/2018 tarihli ilamı ile "Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile bozulmuştur. ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılama sonrasında 14/01/2020 tarih 2018/379 esas 2020/82 karar sayılı ilamı ile, TCK'nun 184/1, 62, 53/1-2-3, 51, 51/3, 3621 SY 15/5 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğu erteleme ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza dairesinin 23/06/2021 tarih 2020/26330 esas 2021/20518 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. İTİRAZ NEDENLERİ : Sanık binanın Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne ait ...'ta bulunan ÖRSEM (öğrenci rehabilitasyon merkezi ve spor eğitim merkezi) tapu kaydı kapsamında kalması nedeniyle yıkım işlemleri için Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'ne Ankara 47. Noterliğinin 5726 yevmiye numaralı 28/02/2020 tarihli ihtarnamesini keşide etmiştir. Dosya içinde bulunan 06/06/2020 tarihli tutanak içeriği ve eklenen fotoğraflara göre de imara aykırılığın yıkım suretiyle giderildiği anlaşılmaktadır. Sanık müdafii avukat ... dosyaya 19/06/2020 tarihinde gönderildiği anlaşılan esas hakkındaki beyan dilekçesinde söz konusu imara aykırı yapının yıktırıldığını TCK'nun 184/5 maddesinin uygulanması gerektiğini beyan ederek, yıkım tutanağı ile fotoğrafları UYAP üzerinden gönderdiği anlaşılmaktadır. TCK'nun 184/5 maddesinde "Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." hükmü bulunmaktadır. Sanık müdafii temyiz incelemesi öncesinde 19/06/2020 tarihinde binanın yıkıldığına ilişkin belgeleri dosyaya sunmuş olmasına rağmen karar kesinleşmeden temyiz incelemesi sırasında 23/06/2021 tarihli onama ilamında değerlendirilmemiştir. Esas hakkındaki beyanda ileri sürülen iddia ve belgeler değerlendirilse idi hüküm TCK 184/5 maddesinin uygulanabilmesi için kesinleşmeden bozulması gerekirken belgeler temyiz incelemesinde değerlendirme dışı kalmış ve hüküm onanmıştır. SONUÇ VE İSTEM : 1-Sanığın cezalandırılmasına konu olan; ... 2. Asliye Mahkemesinin 2018/379 Esas ve 2020/82 Karar sayılı 14/01/2020 tarihli ilamı ile sanığın TCK 84/1, 62, 53/1-2-3, 51, 51/3, 3621 SY 15/5 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğu erteleme ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesi ile ilgili ilam hakkındaki hükmün onanmasına, ilişkin Yargıtay 4. Ceza dairesinin 23/06/2021 gün ve 2020/26330 Esas, 2021/20518 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASI, 2-... 2. Asliye Mahkemesinin 2018/379 Esas ve 2020/82 Karar sayılı 14/01/2020 tarihli ilamı ile sanığın TCK 84/1, 62, 53/1-2-3, 51, 51/3, 3621 SY 15/5 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğu erteleme ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesi ile ilgili ilamı ile ilgili yıkım belgeleri değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve ifası için TCK 184/5 maddesi uyarınca değerlendirme yapılması için hükmün CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASI, 3- İtirazımız yerinde görülmez ise dosyanın YARGITAY CEZA GENEL KURULU'NA gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” denilerek, itirazda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 23/06/2021 tarih ve 2020/26330 Esas, 2021/20518 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/01/2020 gün ve 2018/379 Esas 2020/82 Karar sayılı hükmünün yeniden incelenmesi sonucu; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK’nın 184/5. maddesinde yer alan “kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsata uygun getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar” biçimindeki düzenlemeye göre; ... Belediye Başkanlığı tarafından yıkılan binada,sanığın TCK’nın 184/5. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için, yıkım masraflarını karşılayıp karşılamadığı ve sanığa yıkım masrafları açısından katılan ... tarafından bildirimde bulunulup bulunulmadığı belirlenmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Ceza Dairesi, 2022/7571 E., 2022/19280 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme, yasak silah taşıma ve yaralama suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 116/4, 86/2 ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 15/4. maddeleri uyarınca 4 ay hapis, 2 yıl hapis, 4 ay hapis ve 6 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayı
2. Ceza Dairesi         2022/7571 E.  ,  2022/19280 K. "İçtihat Metni" Mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme, yasak silah taşıma ve yaralama suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 116/4, 86/2 ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 15/4. maddeleri uyarınca 4 ay hapis, 2 yıl hapis, 4 ay hapis ve 6 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin Pendik (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2012 tarihli ve 2010/595 esas, 2012/214 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 22/05/2013 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 116/4, 86/2 ve 6136 sayılı Kanun'un 15/4. maddeleri uyarınca 4 ay hapis, 2 yıl hapis, 4 ay hapis ve 6 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve hükmün aynen infazına ilişkin ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/406 esas, 2015/702 sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2021 tarihli ve 2021/1141 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2022 gün ve 10205-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2022 gün ve 2022/98764 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, 1-5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesindeki "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, cezası ertelenen sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin sabit olması halinde, anılan madde uyarınca ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasında, 2-5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi uyarınca ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine İnfaz Hakimliğince karar verileceği yönündeki düzenleme karşısında, Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İnfaz Hakimliğine gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hükümlü ...’ın mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun’un 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan aynı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve saldırı amacıyla silah taşıma suçundan 5237 sayılı 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 15/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Pendik(Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2012 tarihli ve 2010/595 Esas – 2012/214 Karar sayılı kararının 23/11/2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/406 Esas – 2015/702 Karar sayılı kararı ile anılan erteli cezaların tamamen infazına karar verildiği belirtilerek yeniden anılan maddeler uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 1- 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesinde yer alan “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki hükme göre, cezası ertelenen hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin sabit olması halinde ertelenen cezaların kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yeniden hüküm kurulması, 2- 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesinin “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.” şeklinde yeniden düzenlendiği, buna göre erteli hapis cezasının aynen infazına infaz hâkimliğince karar verilebileceği gözetilmeden, anılan erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin karara karşı hükümlü tarafından yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi sebebiyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden (...) 17. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 29/11/2021 tarihli ve 2021/1141 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2012/4018 E., 2012/6684 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
b) 5237 Sayılı Yasanın 9 ile 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında tehlike ve zararın ağırlığı birlikte gözönüne alındığında, cezanın üst sınıra yakın tayini yerine 10 yıl olarak belirlenmesi;
1. Ceza Dairesi         2012/4018 E.  ,  2012/6684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 29, 62, 53, 6136 sayılı Yasanın 13/1 maddeleri uyarınca ; a) Sanık ... hakkında, 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Sanık ... hakkında, 4 yıl 2 ay hapis, 10 ay hapis ve 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına TÜRK MİLLETİ ADINA 1- Sanıklar müdafiilerinin, verilen cezaların süreleri itibari ile yetkileri bulunmadığından, duruşmalı inceleme istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 2-A) Sanık ...'nin mağdur ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Oluş ve dosya içeriğine; Ürekil ailesine mensup olan mağdur ...'in kardeşi ... ailesinin başkası ile nişanlı olan kızı ...(...)'a kendisi ile kaçması için haber göndermesi üzerine, aynı köyde yaşayan iki aile arasında husumet oluştuğu ve ailelerin ...'in köye dönmemesi kaydıyla geçici olarak uzlaştıkları, olay günü ise sanık ...'nin de içinde bulunduğu ... ailesine mensup birçok kişinin mağdurun kardeşi olan ...'ın evinin önüne geldikleri, iki ailenin mensupları arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, sanığın, mağdur ...'e kaleşnikof marka tüfekle bir el ateş etmesi sonucunda mağdurun batın sol alt kadrandan vurulduğu, bu şekilde mide ve kolonunda hasar oluşan mağdurun yaşamsal tehlike geçirerek ince bağırsak perforasyonu nedeniyle organının bir kısmının alındığı olayda; a) Kavga olayına neden olan ilk haksız hareketin, sanığın da içinde bulunduğu gruptan kaynaklandığı gözetilmeksizin, sanık hakkında 1/4 ile 3/4 oranları arasında indirim öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, indirim oranının alt sınırdan belirlenmesi yerine, yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini, b) 5237 Sayılı Yasanın 9 ile 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında tehlike ve zararın ağırlığı birlikte gözönüne alındığında, cezanın üst sınıra yakın tayini yerine 10 yıl olarak belirlenmesi; B) Sanık ...'ın mağdur Ferzende'ye karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Sanığın, mağdura av tüfeği ile ateş etmesi sonucu, sağ kol ve dirsek bölgesinden isabet alan mağdurda, organ işlevinin sürekli zayıflamasına yol açan ve yaşamsal fonksiyonları ağır (5.) derecede etkileyen parçalı fraktür, dirsek çıkığı, ulna sinir hasarına bağlı duyu kaybı ve ileri derecede hareket kısıtlılığı ile komplikasyon neticesinde gelişen ve yaşamsal tehlikeye neden olan beyin ödeminin meydana geldiği olayda, tehlikenin ve zararın ağırlığı birlikte gözönüne alındığında, 5237 Sayılı Yasanın 9 ile 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında cezanın üst sınıra yakın tayini yerine 12 yıl olarak belirlenmesi, Aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. 3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nin, 6136 sayılı Yasaya Aykırılık ve mağdur ...'e karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçları ile sanık ...'ın mağdur Ferzende'ye karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve kavuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ve kasten insan öldürmeye teşebbüs suçları yönünden eleştiri nedenleri saklı kalmak kaydıyla tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan; sanık ... müdafiinin eksik incelemeye, yasak delillerin hükme esas alındığına, yetersiz ve çelişkili gerekçeye, sübuta, vasfa, yasal savunmanın varlığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; Hak yoksunlarının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarında, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1-c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartlı tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı ise de, Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; Hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından, "5237 sayılı TCK 53/3 maddesi gereğince ... " şeklinde başlayan kısımların çıkarılması ile yerlerine; "sanığın, kasten işlediği suçtan ötürü hapis cezasına mahkum edilmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1-c bendinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartlı salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 19.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2009/9128 E., 2011/3493 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
öbek üzerinden ve sağ omuzundan ateşli silah mermi girişine bağlı olarak, siyatik sinir ve dalak yaralanması sonucu hayati tehlike geçirecek ve dalağın alınması nedeniyle organlardan birinin işlevini yitirecek nitelikte yaralandığı olayda, 5237 sayılı Yasanın 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında
1. Ceza Dairesi         2009/9128 E.  ,  2011/3493 K. "İçtihat Metni" TEBLİĞNAME : 1-B/09/232045 ... ile ...'ü kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (KASTAMONU) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/07/2009 gün ve 28/167 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1.a)Katılan ... adına, sanık ...'ın cezalandırılmasına yönelik temyiz başvurusunda bulunan Av. ...'a katılan tarafından verilmiş bir vekaletname veya katılanın istemi üzerine baro görevlendirmesi bulunmadığından, katılan adına ismi geçen avukat tarafından yapılan temyiz isteminin, b)Katılan ...'in, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 2.6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçu nedeniyle kurulan hükümde, sanık ... hakkında CMK 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ve sanık müdafii tarafından hükmün temyiz edilmiş olması karşısında, tebliğnamede bu suçtan kurulan hükmün CMK 231/12 madde gereğince itiraza tabi olduğundan bahisle inceleme dışı bırakılmasına dair görüş benimsenmemiştir. 3.Sanık ... hakkında katılan ...'u öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; a)Sanığın, katılan ...'a silahla ateşi sonucu, katılanın sol elinden, göbek üzerinden ve sağ omuzundan ateşli silah mermi girişine bağlı olarak, siyatik sinir ve dalak yaralanması sonucu hayati tehlike geçirecek ve dalağın alınması nedeniyle organlardan birinin işlevini yitirecek nitelikte yaralandığı olayda, 5237 sayılı Yasanın 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında .../... TEBLİĞNAME : 1-B/09/232045 zararın ağırlığı dikkate alınarak, cezanın üst sınıra yakın tayini yerine 13 yıl olarak belirlenerek eksik ceza tayini, b)Sanığın köy yerinde gereksiz şekilde katılan ...'un kız kardeşi ...'ın namusu ile ilgili dedikodu çıkarması nedeniyle katılanın sanığı tehdit etmesi, olay tarihinde üzerine yürümesi ve olay yerinden kaçan sanığı takip etmesinden ibaret olan ve haksız tahrik oluşturan eylemleri nedeniyle, davranışların boyutu ve daha vahim olaylar dikkate alınarak; 1/4 ila 3/4 oranları arasında cezadan indirim öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda cezadan indirim yapılması yerine azami hadden indirim yapılarak eksik ceza tayini, Aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, bu suç yönünden tebliğnamedeki haksız tahrik indiriminin fazla yapıldığına ilişkin bozma düşüncesi de açıklanan nedenle benimsenmemiştir. 4.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın katılanlar ... ve ...'ı öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, eleştiri ve bozma nedeni dışında tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; A)Sanık ... hakkında katılan ...'u öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin (ONANMASINA), B)Sanık ... hakkında katılan ...'i öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; Katılan ... ve sanık ...'ın aynı köyde ikamet ettikleri, taraflar arasında sanığın köyde katılan ...'in kızı ...'ın namusu ile ilgili dedikodu çıkarmasından kaynaklanan husumet bulunduğu, sanığın 08/05/2008 tarihinde katılan ... ve oğlu diğer katılan ...'un kendisini tehdit ettiklerinden bahisle Tosya Cumhuriyet Başsacılığına müracaatta bulunduğu, olay tarihinde cami çıkışında katılanlar ... ve ... ile karşılaşan sanığa ...'un "ablama küfür etmişsin, gel şimdi bana da küfür et de görelim" diyerek köy meydanında sanığın üzerine yürüdükleri, köylülerin araya girmesi nedeniyle sanığın aracı ile köyden ayrıldığı, katılan ...'un babası katılan ... ile birlikte kendilerine ait traktörle sanığın peşinden gittikleri, köy çıkışında aracı ile bekleyen sanığın mağdurları görmesi üzerine traktör üzerinde bulunan katılanlara silahla ateşi sonucu katılan ...'in sağ .../... TEBLİĞNAME : 1-B/09/232045 meme 5 cm altından ve sol omuz üstünden ateşli silah mermi girişine bağlı olarak karaciğer laserasyonu sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, a)5237 sayılı TCK.nun 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zararın ağırlığına göre, alt ve üst sınırlar arasında üst sınıra yakın ceza tayini yerine, yazılı şekilde 13 yıl ceza tayin edilmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, b)Sanığın katılan ...'in kızı ... hakkında gereksiz şekilde köy yerinde namusu ile ilgili dedikodu çıkarmasından kaynaklanan husumet nedeniyle katılanın sanığı tehdit etmesi, üzerine yürümesi, olaydan sonra peşinden gitmesinden ibaret olan ve haksız tahrik oluşturan eylemler nedeniyle, davranışların boyutu ve daha vahim olaylar dikkate alındığında; 1/4 ile 3/4 oranları arasında cezadan indirim öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulaması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda cezadan indirim yapılması yerine azami hadden indirim yapılarak eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 31/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi. Karara Uygundur, Yazı İşleri Müdürü ...
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
lgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı olayda; 5237 sayılı Yasanın 9-15 yıl arasında ceza öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar ara
Ceza Genel Kurulu         2010/1-55 E.  ,  2010/116 K. "İçtihat Metni" İtirazname : 2009/211054 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Sanık A. Z..’nın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCY’nın 81/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.05.2007 gün ve 442-173 sayılı hüküm sanık mü¬dafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 18.11.2008 gün ve 3648-7350 sayı ile; “Tanıklar H. T.. ve F.T..’ın ifadelerinin alındığı 20.12.2006 tarihli talimat tutanaklarının ilk sayfasının hakim tarafından imzalanmaması ve bu eksikliğin mahkemece tamamlattırılmaması suretiyle CMK’nun 219. maddesine aykırı davranılması” isabetsizliğinden bozulmuştur. Bozmaya uyan yerel mahkemece 10.03.2009 gün ve 427-105 sayı ile; bu kez sanığın 5237 sayılı TCY’nın 81/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalan¬dırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.02.2010 gün ve 8948-555 sayı ile; “Sanık A.Z..’nın, mağdura tüfek ile ateş ederek, sol kosta frenik bölgesinde sıyrık, sağ ayak dorsalde giriş ve planter bölgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı olayda; 5237 sayılı Yasanın 9-15 yıl arasında ceza öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini gerektiği gözetilmeden, 15 yıla hükmedilerek fazla ceza tayini” isabetsizliğinden hüküm bozulmuştur. Yargıtay C. Başsavcılığı ise 03.03.2010 gün ve 211054 sayı ile; “Sanık A. Z..'nın mağdura tabanca ile 4 el ateş ettiği, 4 atışta da isabet sağlayarak mağduru sol ayak, sağ ayak, sol uyluk ve boyun arka kısımlarından yaraladığı, alınan raporda sol kosta frenik bölgesinde sıyrık, sağ ayak dorsalde giriş ve planter bölgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığının anlaşıldığı, hayati nahiyeler olan sol uyluk ve boyun bölgesine ateş edildiği halde şans eseri mağdurun ağır yaralanmayıp hayati tehlike geçirmediği, ancak meydana gelen tehlikenin büyük olduğu, olayda kullanılan silah, atış sayısı, meydana gelen zarar ve tehlike dikkate alınarak mahkemece teşebbüs nedeni ile 5237 sayılı Yasanın 9-15 yıl arasında ceza öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza olan 12 yıl hapis cezasına hükmedildiği halde, Yüksek Yargıtay 1.Ceza Dairesince sanığın olayda tüfek kullandığı ve daha az bir ceza verilmesi gerektiği gerekçesine dayanan bozma kararının yasaya aykırı olduğu” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendi¬ril¬miş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCY’nın 81/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen somut olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın cezasından teşebbüs nedeniyle yapılması gereken indirim miktarının belirlenmesine ilişkindir. 5237 sayılı TCY’nın 35/2. maddesi; “Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir” şeklindedir. Dosyanın incelenmesinde; Olay öncesinde sanık A.Z.. ile mağdurun ailesi arasında çeşitli sorunlardan dolayı anlaşmazlık bulunduğu, ailesine karşı uygunsuz sözler söylemesi üzerine kendisiyle konuşmak üzere gelen mağdura, sanığın yakın mesafeden tabanca ile ateş ederek, sol kosta frenik bölgesinde sıyrık, sağ ayak arka giriş ve planter bölgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı, olayın bu şekilde gerçekleştiği konusunda yerel mahkeme, Özel Daire ve Yargıtay C. Başsavcılığı arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, her ne kadar Özel Daire bozma kararında, sanığın mağdura tüfekle ateş ettiği belirtilmekte ise de, dosya içeriğinde bulunan 24.07.2006 tarihli olay yeri inceleme raporu ve tutanağı, muhafaza alma tutanağı, silah taşıma ruhsat fotokopisi, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarının 17.08.2006 gün ve 2524 ile 21.11.2006 gün ve 1498 sayılı raporları, emanet kayıtları, Malatya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 29.09.2006 gün ve 3788 sayılı raporu, sanık, mağdur ve tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği karşısında sanığın olay tarihinde üzerinde bulunan taşıma ruhsatlı Unique marka 7.65 mm çaplı 770609 seri nolu tabanca ile yakın mesafeden ateş ederek mağdurun yaralanmasına neden olduğu Özel Daire ilamındaki tüfek ibaresinin yazım yanılgısından kaynaklandığı, bu yazım yanılgısının oluş ve kabule her hangi bir etkisinin bulunmadığı görülmektedir. Yerel mahkeme 03.03.2007 tarihli ilk hükmünde, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle en az oranda indirim uygulayarak sanığın cezasını 15 yıl olarak belirlemiş, bu hükmün Özel Daire tarafından usule ilişen bir nedenden dolayı bozulması üzerine ise bu kez daha fazla oranda indirim uygulamak suretiyle 12 yıl hapis cezası belirlemiştir. Yerel mahkeme, Özel Daire ve Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından kabul edilip, dosya içeriği ile de uyum sağlayan oluş ve meydana gelen  zararın ağırlığı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, yerel mahkemenin sanık hakkında TCY’nın 81/1. maddesi uyarınca  hükmettiği müebbet hapis cezasını, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 35/2. maddesi uyarınca 12 yıla indirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta, bu nedenle   Özel Dairenin; “TCY’nın 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini gerektiği gözetil¬meden, 15 yıla hükmedilerek fazla ceza tayini” şeklindeki bozma kararı Yerel Mahkeme uygulaması ile de  örtüşmemektedir. Bu itibarla, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin bozma kararı¬nın kaldırılmasına, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.02.2010 gün ve 8948-555 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2009 gün ve 427-105 sayılı kararının ONANMASINA, 4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Genel Hükümler

Cezanın, soruşturma koşulu (örneğin alt sınırın 1 yıldan az olmaması gibi) olarak belirlendiği hallerde, bu sürenin hesaplanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurulur.
B) Soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin yukarı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin aşağı sınırı göz önünde bulundurulur.
C) Sadece suçun temel şekli için öngörülen cezanın alt sınırı dikkate alınır.
D) Kanuni ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler dikkate alınmaz, sadece temel ceza esas alınır.
E) Soruşturma evresinde iddia edilen tüm nitelikli hallerin üst sınırları toplanarak hesaplama yapılır.