5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 162

Türk Ceza Kanunu 162. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 162- (1) Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Karşılıksız yararlanma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

17 karar eşleşti
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 162 ]
Ceza Genel Kurulu 2006/6-328 E., 2006/323 K. Ceza Genel Kurulu 2006/6-328 E., 2006/323 K. - LEHE KANUN UYGULAMASI - TAKSİRATLI İFLAS SUÇU- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 50 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 7 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 162 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 2 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 507 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 522 ] "İçtihat Metni" Sanık A… … E… …'nin taksiratlı iflas suçundan 765 sayılı TCY'nın 507 ve 522. maddeleri uyarınca 1 ay 5 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.11.2002 gün ve 323-1277 sayılı hüküm sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.11.2005 gün ve 17497-10872 sayılı kararı ile onanmıştır. İ... C.Başsavcılığı İnfaz Bürosunun yasa yoluna başvurulmasını istemesi üzerine Yargıtay C.Başsavcılığı 11.12.2006 gün ve 285720 sayı ile; "Suçtan sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 50/3. maddesi uyarınca 'suç tarihinde 65 yaşın üzerinde olan sanıkların 1 yıl ve daha aşağı süreli hapis cezalarının 50. maddede yazılı tedbirlerden birine çevrilmesinde zorunluluk bulunmasına' göre, suç tarihinde 65 yaşın üzerinde olan, geçmiş mahkûmiyeti bulunmayan ve 1 ay 15 gün hapis cezası ile hükümlendirilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 162 ve 50/3. maddeleri uyarınca yapılacak uygulamanın sanığın daha lehine olacağı" görüşüyle itiraz ederek, Özel Daire onama kararının kaldırılmasını, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir. Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği görüşülüp düşünüldü. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık A… … E… …'nin taksiratlı iflas suçundan dolayı 765 sayılı TCY'nın 507 ve 522. maddeleri uyarınca 1 ay 5 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Özel Daire, mahkemenin 765 sayılı Yasaya göre gerçekleştirdiği uygulamanın, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 162. maddesiyle karşılaştırıldığında daha lehe sonuç verdiğini kabul ederek hükmü onamıştır. Yargıtay C.Başsavcılığı ise, 5237 sayılı Yasaya göre gerçekleştirilecek uygulamanın 765 sayılı Yasaya oranla daha lehe sonuç vereceğini belirterek itiraz etmiştir. Ceza Hukukumuza hakim olan genel prensip, suç tarihinde yürürlükte olan ceza yasasının uygulanmasıdır. Ancak gerek 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 2/2., gerek 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7/2. maddesinde bu genel prensibe istisna getirilmiş ve suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hükümlerinin farklı olması halinde, failin lehine olanın uygulanması kabul edilmiştir. Sanığa yüklenen taksiratlı iflas suçu, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 162. maddesinde düzenlenmiş ve ceza yaptırımı olarak 2 aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Yasanın 50. maddesinin 3. fıkrası ise, geçmişte hapis cezasına mahkûm olmayan ve suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş bulunanlara verilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, adlî para cezasına veya maddede öngörülen tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunu getirmiştir. Bu durumda, 17.04.1931 tarihinde doğmuş olup, suç tarihi olan taksiratlı iflas kararının verildiği 31.05.2000 tarihinde 69 yaşında olduğu belirlenen ve geçmiş mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 162 ve 50. maddeleri uygulanarak saptanacak adlî para cezası veya güvenlik tedbirinin, mahkemenin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 507 ve 522. maddelerini uygulayarak hükmettiği 1 ay 5 gün hapis cezasına nazaran daha lehe bir yaptırım olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.11.2005 gün ve 17497-10872 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- İ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2002 gün ve 323-1277 sayılı kararının BOZULMASINA, 4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Ceza Dairesi, 2021/3276 E., 2021/8949 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
1- TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde" cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerinde, tacirlerin b
2. Ceza Dairesi         2021/3276 E.  ,  2021/8949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirli iflas HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde" cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerinde, tacirlerin bir kısım defterleri tutmak zorunda olduğu kabul edilse de, 5237 sayılı TCK.nın 162. maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve usulüne uygun tutulmamasının borçlunun iflasına neden olması halinde önem arz edeceği, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri usulüne uygun tutmaması şeklindeki eyleminin, şirketin iflasına sebebiyet verecek şekilde illiyet bağının kurulmasına yönelik olarak yapılmış olmasının gerekmesi, mahkemece sanıkların eylemlerine yönelik denetime elverişli bilirkişi incelemesi yapılmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle ticaret sicil müdürlüğünden sanıkların sorumluluklarını gösterir şekilde ticaret sicil belgelerinin celp edilmesi, iflasına karar verilen sanıkların yetkilisi bulunduğu şirkete ait defter ve belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ile Mali Müşavirlik konularında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK.nın 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, taksirli suçların unsurlarından olan bu eylemlerin sanıkların yetkilisi bulunduğu şirketin iflasına sebebiyet verip vermediği, başka bir değişle taksirli iflas suçunda iflas olgusu ile sanıkların tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermemesi şeklindeki eylemleri arasında uygun bir illiyet bağının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, sanıkların taksirli iflas suçundan yazılı gerekçe ile mahkumiyetlerine hükmedilmesi, Kabule göre de; 2- 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan hükme bağlanmış ibaresinin aynı bentte yer alan, "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 162/1. maddesinde düzenlenen taksirli iflas suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2019/27063 E., 2020/36 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde" cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerinde, tacirlerin b
8. Ceza Dairesi         2019/27063 E.  ,  2020/36 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirli iflas HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde" cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerinde, tacirlerin bir kısım defterleri tutmak zorunda olduğu kabul edilse de, 5237 sayılı TCK.nın 162. maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ya da usulüne uygun tutulmamasının borçlunun iflasına neden olması halinde önem arz edeceği, borçlunun ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin istenildiği halde verilmemesinin taksirli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri usulüne uygun tutmaması şeklindeki eyleminin, şirketin iflasına sebebiyet verecek şekilde illiyet bağının kurulmasına yönelik olarak yapılmış olmasının gerekmesi, mahkemece sanıkların eylemlerine yönelik denetime elverişli bilirkişi incelemesi yapılmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle ticaret sicil müdürlüğünden sanıkların sorumluluklarını gösterir şekilde ticaret sicil belgelerinin celp edilmesi, iflasına karar verilen sanıkların yetkilisi bulunduğu şirkete ait defter ve belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas ve Mali Müşavirden oluşan uzman üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK.nın 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, taksirli suçların unsurlarından olan bu eylemlerin sanıkların yetkilisi bulunduğu şirketin iflasına sebebiyet verip vermediği, başka bir değişle taksirli iflas suçunda iflas olgusu ile sanıkların tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermemesi şeklindeki eylemleri arasında uygun bir illiyet bağının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, sanıkların taksirli iflas suçundan yazılı gerekçe ile mahkumiyetlerine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2018/3989 E., 2018/11694 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde" cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66.
8. Ceza Dairesi         2018/3989 E.  ,  2018/11694 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirli iflas HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Katılan vekilinin hak ve yetkisi bulunmadığından, duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, Sanığın yetkilisi olduğu ... İnşaat Turizm Taşımacılık .... TİC. LTD. ŞTİ.'nin iflasına karar verildikten sonra iflas müdürlüğü tarafından şirkete ait defter ve belgelerin ibrazı istenilmesi üzerine yapılan muhtıra içerikli tebligata rağmen defter ve belgeleri ibraz etmeyen sanığın, bu şekilde tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermeyerek 2004 sayılı İİK.nun 310/7. maddesi gereğince taksirli iflas suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde" cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66. ve devamı maddelerinde, tacirlerin bir kısım defterleri tutmak zorunda olduğu kabul edilse de, 5237 sayılı TCK.nun 162. maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ya da usulüne uygun tutulmamasının borçlunun iflasına neden olması halinde önem arz edeceği, borçlunun ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin istenildiği halde verilmemesinin taksirli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri usulüne uygun tutmaması şeklindeki eyleminin, şirketin iflasına sebebiyet verecek şekilde illiyet bağının kurulmasına yönelik olarak yapılmış olmasının gerekmesi, sanığın eylemlerine yönelik bilirkişi incelemesi yapılmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle iflasına karar verilen sanığın yetkilisi bulunduğu şirkete ait defter ve belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas ve Mali Müşavirden oluşan uzman üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK.nun 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, taksirli suçların unsurlarından olan bu eylemlerin sanığın yetkilisi bulunduğu şirketin iflasına sebebiyet verip vermediği, başka bir deyişle taksirli iflas suçunda iflas olgusu ile sanığın tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermemesi şeklindeki eylemleri arasında uygun bir illiyet bağının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2018/3993 E., 2018/12828 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde’’ cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerinde, tacirlerin
8. Ceza Dairesi         2018/3993 E.  ,  2018/12828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirli iflas HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın yetkilisi olduğu ... Madencilik Enerji Tarım Ürünleri Tersane İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin iflasına karar verildikten sonra ... tarafından şirkete ait defter ve belgeler üzerinde Mali Müşavire yaptırılan incelemede; işyerine ait 2009 yılına ait defterlerin mevcut olmadığı, 2008 ve 2010 yılına ait defterlerin tasdiklerinin yapılmamış olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermeyerek 2004 sayılı İİK.nun 310/5 maddesi gereğince taksirli iflas suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; TCK.nun 162. maddesinde “Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması hâlinde’’ cezalandırılacağının öngörüldüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerinde, tacirlerin bir kısım defterleri tutmak zorunda olduğu kabul edilse de, 5237 sayılı TCK.nun 162. maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ya da usulüne uygun tutulmamasının borçlunun iflasına neden olması halinde önem arz edeceği, borçlunun ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmamış olmasının taksirli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri usulüne uygun tutmaması şeklindeki eyleminin, şirketin iflasına sebebiyet verecek şekilde illiyet bağının kurulmasına yönelik olarak yapılmış olmasının gerekmesi, ayrıca mahkemece sanığın eylemlerine yönelik bilirkişi incelemesi de yaptırılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, iflasına karar verilen sanığın yetkilisi bulunduğu şirkete ait defter ve belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku Öğretim üyesi ile Mali Müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK.nun 162. maddesinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, taksirli iflas suçunun unsurlarından olan bu eylemlerin sanığın yetkilisi bulunduğu şirketin iflasına sebebiyet verip vermediği, başka bir deyişle taksirli iflas suçunda iflas olgusu ile sanığın tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özeni göstermemesi şeklindeki eylemleri arasında uygun bir illiyet bağının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, hukuk yargılaması sırasında iflas dairesince konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan mevcut bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Özel Hükümler

Atlas Tekstil Ltd. Şti.'nin mali durumunun son derece hassas olduğu bir dönemde, şirketin müdürü ve hakim ortağı olan (A), şirketin ticari faaliyetleriyle ilgisiz bir şekilde, kişisel kazanç elde etme umuduyla şirket hesaplarından önemli miktarda para çekerek yüksek riskli spekülatif kripto para yatırımları yapmış ve bu yatırımlar sonucunda tüm parayı kaybetmiştir. Bu işlemlerin ardından şirketin borçlarını ödeyemez duruma gelmesi üzerine iflasına karar verilmiştir. Yapılan incelemelerde, (A)'nın ticari defterlerde herhangi bir sahtecilik yapmadığı veya mal kaçırma amacı güden muvazaalı bir işlem gerçekleştirmediği anlaşılmıştır. Bu olayda (A)’nın cezai sorumluluğu hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) (A)'nın eylemi, alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetindeki malların değerinin azalmasına neden olduğundan, TCK m. 161 uyarınca hileli iflas suçunu oluşturur.
B) Tacir olmanın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak şirketin iflasına sebebiyet verdiği için (A), TCK m. 162'de düzenlenen taksirli iflas suçundan sorumlu tutulur.
C) (A)’nın kumar ve baht oyunlarına benzer nitelikteki işlemleri, İcra ve İflas Kanunu m. 310 kapsamında kaldığından, bu özel hüküm gereğince cezai sorumluluğu bulunmamaktadır.
D) (A)'nın amacı alacaklıları zarara uğratmak değil, kişisel kazanç sağlamak olduğundan suçun manevi unsuru olan kast mevcut değildir ve bu nedenle iflas suçları bakımından cezalandırılamaz.
E) (A)’nın eylemi, TCK’da düzenlenen iflas suçları kapsamında olmayıp, yalnızca İİK m. 333/a’da düzenlenen 'şirket yöneticilerinin sorumluluğu' hükmü kapsamında şikâyete bağlı olarak değerlendirilebilir.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol