5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 165

Türk Ceza Kanunu 165. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 165 - (Değişik: 26/6/2009 – 5918/3 md.) (1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bilgi vermeme

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

204 karar eşleşti
2. Ceza Dairesi, 2022/10942 E., 2023/4580 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
5237 sayılı Kanun’un 165, 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve aynı Kanun'un 52/2.
2. Ceza Dairesi         2022/10942 E.  ,  2023/4580 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/579 E., 2021/309 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.01.2012 tarihli ve 2012/207 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında; ...'a ait aynı bölgede bulunan 3 ayrı kabloyu geceleyin keserek çalması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143, 53/1. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2012 tarihli ve 2012/25 Esas, 2012/840 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165, 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve aynı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 07.01.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/989 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165, 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. 4. Yukarıda anılan kararın sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/17824 Esas, 2020/10468 Karar sayılı kararı ile 'suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle beraat kararının verilemeyeceği gözetilmeden; sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı halde, yargılama sonucunda suç vasfının değiştiği belirtilerek, 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanığın mahkûmiyetine, hırsızlık suçundan beraatine karar verilip, aynı fiile ilişkin olarak sanık hakkında iki kez hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması ve sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,' gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/579 Esas, 2021/309 Karar sayılı kararı ile suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 165, 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 1000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, verilen ceza tamamen eksik inceleme ve delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu verildiği, hukuka aykırı olduğu, çöplük alanında bulunan kabloların çalıntı olduğunu sanığın biliyor olmasını düşünmek ve bunun sonucunda cezalandırmak hukuk mantığına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz istemi, katılan vekili olarak lehimize vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Kepez Jandarma görevlilerine gelen ihbar üzerine ... mevkiinde sanık ve dava dışı sanıkların yakalandığı ve araçlarının bagajında ...'a ait yaklaşık 400 metre 50 kg civarında kablonun yakılmış vaziyette ele geçirildiği, ayrıca araçta 1 adet pense, 1 adet halat ve 1 adet projektörün de ele geçirildiği, sanık ile daha önce haklarında karar verilen dava dışı sanıkların alınan beyanlarında avlanmaya gittiklerini ve yolda gördükleri yanmış kabloları jandarmaya teslim etmek amacıyla aldıklarını savunmaları, sanık ...'ın kullandığı telefonların kabloların çalındığı köylerdeki baz istasyonlarından hizmet almadıklarının tespit edildiği, bu itibarla sanığın söz konusu kabloları kesip çaldığı hususunda şüpheden uzak deliller bulunmadığı, ancak sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık savunmaları, müşteki ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, olay yeri fotoğrafları, olay tutanakları, HTS raporları dosya içeriğinde mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.Sanık alınan savunmalarında, temyiz dışı sanık ...,... mevkiinde 01.01.2012 günü saat 21.30'da ...'a ait kabloları yakan 2 kişiyi gördüklerini, bağırınca şahısların kaçtığını, jandarmaya teslim etmek üzere yanan kabloları araca aldıklarını beyan etmiş ise de; ...'a ait kablolarla ilgili kaçan 2 kişiyi görmelerinin akabinde bu konuyla ilgili olarak jandarmaya bilgi vermeleri veya olay günü bu kabloların bulunduğu yere giderek bu kabloları almamaları gerektiği halde jandarmaya haber vermeksizin suç ürünü olduğunu bilebilecek durumda buldukları yanmış haldeki kablolar ile seyir halindeyken Kepez Jandarma görevlilerine gelen ihbar üzerine ... mevkiinde sanıkların yakalanması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinin uygulanmasında bir hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de; aynı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunlukları uygulanmasının 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) nolu paragrafında açıklanan nedenle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/579 Esas, 2021/309 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği “hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” karar verilmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Ceza Dairesi, 2021/8585 E., 2023/1842 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmıştır.
2. Ceza Dairesi         2021/8585 E.  ,  2023/1842 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/56 E., 2016/202 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, resmî belgeyi bozma, yok etme veya gizleme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, üst Cumhuriyet savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2015 tarihli ve 2015/16 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık,mala zarar verme, resmî belgeyi bozma yok etme veya gizleme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 205/1-1.cümle, 142/1-e, 151/1, 53, 58. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmıştır. B.Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1.Hırsızlık, mala zarar verme, resmî belgeyi bozma yok etme veya gizleme suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 2. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 62, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz isteği; aldığı cezayı temyiz etmek istediğine ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri; tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olması nedeniyle hırsızlık, mala zarar verme ve resmî belgeyi bozma yok etme veya gizleme suçlarından mahkûmiyeti gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Şikâyetçinin, suç tarihinde site içerisinde bulunan ikametinin bahçesine park ettiği motosikletinin belirlenemeyen bir saatte çalındığı, bundan 11 gün sonrası olan 15.11.2014 tarihinde sanık tarafından E.S. isimli şahsa bir motosiklet satılmak istendiği sırada görevli kolluk güçlerinin geldiğini gören sanığın motosikleti bırakıp kaçması üzerine bıraktığı motosikletin başka bir mağdura ait çalıntı motosiklet olduğunun tespit edildiği, kolluk tarafından yapılan araştırma sonucunda sanık tarafından Ö.D. isimli kişiye de plakasız bir motosiklet satıldığının öğrenilmesi üzerine Ö.D. isimli kişiden alınan motosiklet üzerinde yapılan inceleme neticesinde motosikletin plakasız ve düz kontak halde olduğu, plastik aksamının asıl rengi olan gri renginin üzerinin fırça yardımıyla siyaha boyandığı, motor numarasının ve şase numarasının taşlanmak suretiyle tahrip edildiğinin belirlendiği, şase numarasının fotoğrafının çekilerek bilgisayar ortamında büyütülmesi sonucu belli belirsiz olarak numarasının okunabildiği ve bu numaranın da şikâyetçiye ait çalınan motosiklet olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, sanığın bu motosikleti satın aldığını beyan ettiği G.D. isimli kişinin bu satım işlemini kabul etmemesi ve sanığın bu motosikleti satın alıp boyayıp başkasına sattığını kabul etmesi nedeniyle motosikletin sanığın elinden geçtiği sabit olsa da, sanığın bu motosikleti çaldığına ve motorunu kazıyarak resmi belgeyi bozduğuna ve mala zarar verdiğine ilişkin hiçbir delil elde edilemediğinden bu suçlardan beraatine karar verilmiş, sanığın alım satımının belli bir prosedüre bağlı olan motosikleti resmî işlemlerini yapmadan piyasa fiyatının yaklaşık yarısına satın alması nedeniyle eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Sanık suçlamaları kabul etmemiştir. 3.Olay yeri kroki, görgü ve tespit tutanağı, araştırma ve değer tespit tutanağı, şikâyetçi beyanı ve tanıklar Ö.D. ile G.D.'nin beyanları dosya içerisinde bulunmaktadır. 4.Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Şikâyetçinin motosikletinin çalınması esnasında ve sonrasında ayrıca motosiklete de zarar verilmesi durumunda hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilip, sanık hakkında suçun unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca ''beraat'' kararı verilmesi yerine aynı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi netice değişmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Hırsızlık, Resmî Belgeyi Bozma, Yok Etme Veya Gizleme, Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan davada, mahkemece eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi olarak kabul edilmesi hâlinde, hırsızlık suçunun suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna dönüşeceği nazara alınarak ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması olanaklı görüldüğünden tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ; 1.Şikâyetçiye ait motosikletin ikametinin önündeki bahçeden çalınması şeklinde gerçekleşen olay ile ilgili olarak, kolluk ekibinin olaydan on bir gün sonra ilçede yaptığı kontroller esnasında, sanık tarafından başka bir hırsızlığa konu olan motosiklet satılmak istendiği sırada görevli kolluk güçlerinin geldiğini gören sanığın motosikleti bırakıp kaçması üzerine yapılan araştırmada sanık tarafından Ö.D. isimli kişiye de plakasız bir motosiklet satıldığının öğrenildiği ve Ö.D. isimli kişiden alınan motosikletin şikâyetçiye ait çalınan motosiklet olduğunun anlaşıldığı, sanığın aşamalardaki ifadelerinde suça konu motosikleti G.D. isimli şahıstan satın aldığını belirttiği, ancak şahsın bu satışı kabul etmediği, sanığın suça konu motosikletin orijinal renginden farklı bir renge boyadığına yönelik beyanda bulunduğu, yine motosikletin düz kontak yapılmış vaziyette çalıştırılarak kullanıldığının tespit olunduğu, motor ve şase numaralarının kazınmak suretiyle okunamayacak hale getirildiği, sanığın hırsızlık olayından kısa bir süre sonra yakalandığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu ve olay yeri basit krokisine göre motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığı hususunda oluşan şüphenin giderilmesi bakımından, şikâyetçiden sorularak, gerekirse olay yerinde keşif de yapılarak, motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi veya aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesi uyarınca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması, 2.Şikâyetçiye ait çalınan motosikletin plakasız ve düz kontak halde bulunması üzerine motor numarasının ve şase numarasının taşlanmak suretiyle tahrip edildiğinin belirlendiği, şase numarasının fotoğrafının çekilerek bilgisayar ortamında büyütülmesi sonucu belli belirsiz olarak numarasının okunabildiği ve bu tespit edilen bilgilerden de aracın plaka ve tescil bilgilerine ulaşıldığı anlaşılmış ise de, motor numarasının tamamen kazınmış olması karşısında, belgeden yararlanma olanağının bulunmadığı ve belgenin hukukî geçerliliğini korumadığının anlaşılması karşısında resmi belgeyi yok etmek, bozmak veya gizlemek suçunun tamamlandığının gözetilmesi suretiyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 205/1. maddesinde düzenlenen resmî belgeyi yok etmek, bozmak veya gizlemek suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 3.Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/51 Esas ve 2010/91 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması, ve anılan ilamda da 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın 2. kez mükerrer sayılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Kabule göre de; 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, V. KARAR A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, B. Hırsızlık, Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme Veya Gizleme, Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın, o yer Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2019/11589 E., 2019/13637 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
1- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde "altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası" yaptırımlarının birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun'un 52/1.
2. Ceza Dairesi         2019/11589 E.  ,  2019/13637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde "altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası" yaptırımlarının birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda hapis cezası kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği ve hükmün gerekçesinde de temel cezanın alt sınırdan kurulduğu belirtildiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 30 gün olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 165/1 ve 52/1. maddelerine aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi, 2- TCK'nin 165/1, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 5 ay hapis cezasının TCK'nın 50/1-a. ve 52. maddeleri uyarınca takdiren günlüğü 20,00 TL'den olmak üzere 3.000,00 TL adli para cezası yerine hesap hatası sonucu 3.600,00 TL adli para cezası olarak hükmedilmesi suretiyle fazla adli para cezası tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; “5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesi uyarınca hükmolunan temel adli para cezasının 5 gün olarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim ile belirlenen 4 gün adli para cezasının aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca mahkemenin takdiri gözetilerek bir gün karşılığı 20,00TL kabul edilerek sonuç adli para cezasının 80,00 TL olarak belirlenmesi ile; “TCK'nın 165/1, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 5 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a. ve 52. maddeleri uyarınca mahkemenin takdiri de gözetilerek bir gün karşılığı 20,00 TL kabul edilerek 3.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine ve tayin olunan hapisten çevrili 3.000,00 TL adli para cezasının mahkemenin takdiri gözetilerek birer ay ara ile 18 eşit taksit halinde tahsiline” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2018/5462 E., 2018/12228 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1, 43/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.600,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6.
2. Ceza Dairesi         2018/5462 E.  ,  2018/12228 K. "İçtihat Metni" Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1, 43/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.600,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair KONYA 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/09/2014 tarihli ve 2014/419 esas, 2014/521 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/05/2018 gün ve 94660652-105-42-4298-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2018 gün ve 2018/49568 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, 1-Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis ve 60 gün adli para cezasından, aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılırken, 75 gün karşılığı adli para cezası yerine 80 gün karşılığı adli para cezasına, 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesine göre hükmolunan hapis cezasının günlüğü 20 Türk lirasından paraya çevrilirken 1,500 Türk lirası yerine 1.600 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2-Tekerrür uygulamasına esas alınan Konya (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/06/2009 tarihli ve 2011/714 esas, 2012/74 sayılı kararına dair mahkûmiyetin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması, hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca ve anılan madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis ve 60 gün adli para cezasından, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasında aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılırken, 75 gün karşılığı adli para cezası yerine 80 gün karşılığı adli para cezasına, hükmolunan adli para cezasının aynı Kanun’un 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL'den paraya çevrilirken 1,500 TL yerine 1.600 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2- Tekerrüre esas alınan Konya (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.02.2012 gün ve 2011/714 Esas – 2012/74 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin uyuşturucu madde kullanma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi uyarınca ve anılan madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilamın da olmaması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KONYA) 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09.09.2014 gün ve 2014/419 E., 2014/521 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 165/1 maddesi gereğince tayin olunan 1 yıl hapis ve 60 gün adli para cezasından, yasada hapisle birlikte öngörülen ve mahkemece 60 gün olarak belirlenen adli para cezasının TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım ile 75 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine ve aynı Kanun’un 52/2. maddesine göre hükmolunan adli para cezasının -mahkemenin takdiri de gözetilerek- günlüğü 20 TL'den paraya çevrilerek sonuç adli para cezasının 1.500 TL olarak belirlenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına ve yine sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından tekerrürle ilgili "TCK'nın 58. maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ilişkin kısmın ÇIKARILMASINA, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 30/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2013/9934 E., 2014/10422 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Sanığa atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt
2. Ceza Dairesi         2013/9934 E.  ,  2014/10422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığa atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanunun 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda hükmün gerekçesinde sanıklar hakkında yüklenen suçtan dolayı temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karar verildiği belirtilerek ve bu karar doğrultusunda hapis cezası kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 120 gün olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 165/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; “5237 sayılı TCK'nn 165/1. maddesi uyarınca hükmolunan temel adli para cezasının 5 gün olarak belirlenmesine, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca takdire göre 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/2. maddesi uyarınca mahkemenin takdiri gözetilerek bir gün karşılığı 20 TL kabul edilerek sonuç adli para cezasının 80 TL olarak belirlenmesine” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığa atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanunun 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda hükmün gerekçesinde sanıklar hakkında yüklenen suçtan dolayı temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karar verildiği belirtilerek ve bu karar doğrultusunda hapis cezası kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 120 gün olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 165/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca yalnızca hapis cezalarının ertelenebileceği, adli para cezalarının ertelenemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında sonuç olarak hükmedilen adli para cezasının ertelenmesi, Bozmayı gerektirmiş,o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 15/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen "Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Bu suç sadece hırsızlık konusu mallar için geçerlidir.
B) Yağma suçu sonucunda elde edilen bir malı, suçtan elde edildiğini bilerek satın alan kişi bu suçtan sorumlu olur.
C) Bu suçta etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz.
D) Suç eşyasını satın alan kişi hakkında hiçbir durumda şahsi cezasızlık sebebi uygulanamaz.
E) Bu suçun oluşması için malın değerinin mutlaka çok yüksek olması gerekir.