TCK Madde 199Kıymetli damgada sahtecilik
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
5237 sayılı Kanun'un 199. maddesi, kıymetli damgada sahtecilik suçunu ve bu suçun fiil tiplerini düzenler. Sahte kıymetli damgayı üretme, ülkeye sokma, nakletme, muhafaza etme ve tedavüle koyma eylemleri ile sahte damgayı bilerek kabul etme ve sahteliğini bilmeden aldığını sonradan bilerek tedavüle koyma hallerini kapsar. Madde, damgalı kağıt, damga ve posta pulları ile vergi veya harç ödendiğini belgeleyen pulların kıymetli damga sayılacağını da belirtir.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2)Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3)Sahteliğini bilmeden kabul ettiği kıymetli damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4)Damgalı kağıtlar, damga ve posta pulları ve muayyen bir miktar vergi veya harcın ödendiğini belgelemek amacıyla kullanılan pullar, kıymetli damga sayılır.
Madde gerekçesi
Madde metninde kıymetli damgalarda sahtecilik suçu tanımlanmıştır. Kıymetli damga esasta, bir vasıtalı verginin veya harcın ödendiğini gösteren belgedir. Özel kanunlar bir takım işlemlerin bu gibi damgaları içeren kâğıtlar üzerine yazılmasını veya bu işlemlerin onaylanması için belirli değerde damga pulunun işlemler üzerine yapıştırılıp imha olunmasını yahut posta hizmetlerinden yararlanmak isteyen kimsenin, idarece saptanan değerde posta pulunu hizmetin konusunu teşkil eden mektup veya paket üzerine yapıştırmasını zorunlu kılar. Böylece sözü edilen kâğıtlarla pullar, bir vergi veya harcın ödendiğini belgeler; bununla beraber kıymetli damgaların, üzerlerinde taşıdıkları nominal değerle alınıp satıldıkları ve çok kere, bir ödeme vasıtası olarak tedavül ettikleri, ayrıca bu gibi damgaları basmak veya piyasaya sürmek tekelinin de Devlete ait olduğu bilinmektedir. İşte bu iki vasıf, kıymetli damgaları bir vergi veya harcın ödendiğini gösteren bir makbuz olmaktan çıkarmakta ve paraya yaklaştırmaktadır. Bu nedenle, kıymetli damgalarda sahtecilik fiilleri, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Suç konusu kıymetli damganın, suç tarihinde kullanılabilir olması gerekir. Kıymetli damganın millî olması koşulu aranmamış, yabancı kıymetli damgalar da, tıpkı paralar gibi korunmuştur. Söz konusu suçu oluşturan seçimlik hareketler, sahte olarak üretme, ülkeye sokma, nakletme, muhafaza etme ve tedavüle koyma olarak belirlenmiştir. Sahte kıymetli damgayı tedavüle koymak, bunu kullanmayı, sarfetmeyi ifade eder. Sahte damga pulunu bir makbuza veya sahte posta pulunu bir zarfa yapıştıran kimse, bu pulu elinden çıkarmış yani tedavüle koymuş olur. Daha önce kullanılmış olan bir kıymetli damganın, üzerindeki kullanıldığına dair işaret silinerek tekrar kullanılması hâlinde de, sahte damgayı tedavüle koymak söz konusudur. İkinci fıkrada sahte kıymetli damgayı kabul etmek, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bu suçun oluşabilmesi için, kabul edilen kıymetli damganın sahte olduğunun bilinmesi gerekir; yani bu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Üçüncü fıkrada ise, sahteliği bilinmeden kabul edilen kıymetli damganın bu niteliğinin öğrenilmesine rağmen tedavüle konulması, birinci fıkraya göre daha az cezayı gerektiren bir durum olarak kabul edilmiştir. Bu durumda, kişi sahteliğini bilmeden kabul ettiği kıymetli damgayı, bu özelliğini öğrendikten sonra elinden çıkarmaya çalışmaktadır. Maddenin son fıkrasında kıymetli damga sayılacak damgalı kâğıt ve pullar belirlenmiştir. Bir değerin pullara eşit tutulabilmesi için, hem aynı işlevi yapması hem de özel bir kanunun bu gibi değerlerin çıkarılmasına izin vermiş bulunması gerekir. Bu itibarla, posta kartı, pula eşit bir değerdir. Ancak, posta pulunun fonksiyonunu yapmayan ve çeşitli kuruluşlarca çıkartılıp da, posta pulları yanında zarflara yapıştırılan ve esasta pulu çıkaran kuruluşa bir teberru niteliğinde bulunan pullar bu tanıma girmez; meğer ki özel kanun bu gibi pulları içermeyen zarf veya paketlerin posta hizmetlerinden yararlanamayacaklarını veya bu gibi pulların Devletçe çıkarılan pullara eşit tutulduğunu belirtmiş olsun.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.
Atıflar(1)
Bu maddeye atıf yapanlar
Bu maddedeki kavramlar
- Kabul etme
- Kıymetli damga
- Posta pulu ve damgalı kağıt
- Sahte olarak üretme
- Tedavüle koyma
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
8 karar arasından seçildi- 11. Ceza Dairesi · E. 2020/3610 · K. 2023/929 · T. 23.02.2023Daire kararıBozma
a) Kıymetli damgada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 199 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 200 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
- 11. Ceza Dairesi · E. 2021/17374 · K. 2023/330 · T. 25.01.2023Daire kararıBozma
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca, 3 yıl 9 ay hapis ve 11.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kıymetli damgada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 199 uncu maddesinin dördüncü fıkrası yollamasıyla 199 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,
- 8. Ceza Dairesi · E. 2019/1929 · K. 2021/491 · T. 18.01.2021Daire kararıBozma
II-) Kıymetli damgada sahtecilik suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Yasanın 199. maddesinin gerekçesinde, "kıymetli damgaların bir vasıtalı verginin veya harcın ödendiğini belgelemekle birlikte üzerlerinde taşıdıkları nominal değerle alınıp satıldıkları ve çok kere bir ödeme vasıtası olarak tedavül ettikleri, bu özelliklerinin de kıymetli damgaları bir vergi veya harcın ödendiğini gösteren bir makbuz olmaktan çıkardığı ve paraya yaklaştırdığı, bu nedenle de kıymetli damgalarda sahtecilik fiilerinin ayrı bir suç olarak tanımlandığının" belirtildiği cihetle,
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Matbaacı (J), Hazine ve Maliye Bakanlığı ile herhangi bir anlaşması olmamasına rağmen, tütün mamullerinde vergi ödendiğini belgelemek ve vergi güvenliğini sağlamak amacıyla 4733 sayılı Kanun uyarınca kullanılması zorunlu olan bandrolleri, ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde sahte olarak basmıştır. (J) daha sonra, bu sahte bandrolleri piyasaya sürmek üzere hazırladığı kaçak sigara paketlerinin üzerine yapıştırmıştır. (J)'nin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) açısından hukuki nitelendirmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) J'nin fiili, özel kanun niteliğindeki 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda daha ağır cezayı gerektiren özel bir kaçakçılık suçu olarak ayrıca düzenlendiğinden, TCK'da yer alan genel nitelikteki sahtecilik hükümleri bu olaya uygulanamaz.
- B) TCK'nın 199. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca verginin ödendiğini belgelemek amacıyla kullanılan pullar kıymetli damga sayıldığından, (J)'nin sahte bandrol üretmesi ve kullanmaya hazırlaması, bu maddede düzenlenen kıymetli damgada sahtecilik suçunu oluşturur.
- C) Sahte bandrollerin kullanılmasıyla vergi ziyaı henüz kesin olarak gerçekleşmediği için, (J)'nin fiili TCK kapsamında tamamlanmış bir suç değil, ancak vergi kaçakçılığı suçuna teşebbüs olarak cezalandırılabilir.
- D) Söz konusu bandroller, para gibi bir ödeme aracı olmadığından ve yalnızca bir denetim aracını taklit ettiğinden, eylem TCK kapsamında sahtecilik suçlarının konusunu oluşturmaz.
- E) J, eyleminin resmi makamlarca haber alınmasından önce durumu bildirirse, TCK m. 201'de düzenlenen etkin pişmanlık hükmünden yararlanarak cezasızlık sonucuna ulaşabilir.