5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 245

Türk Ceza Kanunu 245. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) (1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

167 karar eşleşti
8. Ceza Dairesi, 2022/1304 E., 2024/3039 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Ceza Dairesinin 2018/6273 Esas, 2018/9472 Karar sayılı kararı ile "Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, TCK.nun 245/4. madde ve fıkrası sadece aynı Kanunun 1.
8. Ceza Dairesi         2022/1304 E.  ,  2024/3039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/149 E., 2021/857 K. SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 09.03.2009 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartını rıza dışı kullanma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2009/145 Esas ve 2014/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, başkasına ait banka veya kredi kartını rıza dışı kullanma suçundan, kartın eşine ait olması ve olayda şahsi cezasızlık sebebi bulunması sebebiyle, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3. İlgili kararın, sanık müdafii ve tevdi kararı üzerine duruşmadan haberdar edilen Yapı Kredi Bankası vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2016/10595 Esas, 2017/2172 Karar sayılı kararı ile "Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK.nun 233 ve 234. maddelerine aykırı davranıldığı" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma sonrası, yapılan yargılamada; Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2017/361 Esas ve 2018/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, aynı şekilde başkasına ait banka veya kredi kartını rıza dışı kullanma suçundan, kartın eşine ait olması ve olayda şahsi cezasızlık sebebi bulunması sebebiyle, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 5. İlgili kararın, katılan Yapı Kredi Bankası vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2018/6273 Esas, 2018/9472 Karar sayılı kararı ile "Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, TCK.nun 245/4. madde ve fıkrası sadece aynı Kanunun 1. fıkrasında düzenlenen eyleme uygulanabileceği, TCK.nun 245/3. maddesi kapsamındaki sahte oluşturulan kartı kullanmak suçu yönünden uygulama alanı bulunmadığı anlaşılmakla, toplanan deliller mahkemece değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma sonrası, Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2018/798 Esas ve 2019/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak yarar sağlama suçundan, 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 7. Kararın, bu kez de sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2020/5286 Esas, 2021/1927 Karar sayılı kararı ile, a. "Sanık hakkında katılan ... ... adına sahte belgelerle üretilen kredi kartını kullandığından bahisle açılan davada: suça konu kredi kartıyla yapılan harcamaların şifre kullanılarak mı yoksa imza karşılığı mı yapıldığı, şifre kullanılarak yapılmış ise bankasından sorulmak suretiyle şifrenin nasıl oluşturulduğu, harcamalar imza karşılığı yapılmış ise varsa fatura ve sliplerin temin edilerek üzerlerinde atılı bulunan imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının saptanması, mümkün olması halinde harcamaların yapıldığı işyeri sahipleri belirlenerek tanık sıfatıyla beyanlarının alınıp varsa güvenlik kamera görüntülerinin temin edilerek görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesinin, b. Kabule göre de; TCK.nın 245/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan davada sanığa ek savunma hakkı verilmeden, TCK.nın 245/3. maddesi uyarınca ceza verilmesi suretiyle CMK.nın 226. maddesine aykırı davranılmasının," Hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 8. Bozma sonrası Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli, 2021/149 Esas ve 2021/857 Karar sayılı kararı ile sanığın, sahte banka veya kredi kartını kullanarak yarar sağlama suçundan, 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suça konu kart sahte olmamasına ve atılı suç sanık tarafından işlememesine rağmen, eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, eşi adına sahte kart başvurusunda bulunduğu ve akabinde tahsis edilen kartı teslim alarak kullandığı iddiasına ilişkindir. 2.Yapılan başvuru üzerine, ...adına Yapı Kredi Bankası 4506 \*\*\*\* \*\*\*\* 0280 numaralı kredi kartının tahsis edildiğine, 09.01.2008 tarihinde kart kayıp başvurusuna bulunulması sonucu kredi kartı hesabının, 4506 \*\*\*\* \*\*\*\* 1477 numaralı kartı üzerinden devam edildiğine, her iki kartın da adreste ...in eşi olan sanığa teslim edildiğine ve kart ile 07.10.2006 ve 06.03.2008 tarihleri arasında bir çok harcama yapıldığına, kart ekstrelerinin 01.06.2008'e kadar ... Mahallesi adresine gönderildiğine dair banka yazı cevapları ve hesap özeti dökümleri dosyada mevcuttur. 3. Bankacılık Hizmetleri ve Kredi Kartı Sözleşmesi ile teslim belgesindeki imzaların ...'a ait olmadığı, sanığa ait olmasının ise muhtemel olduğu İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 24.12.2008 ve 25.10.2013 tarihli raporları ile tespit edilmiştir. 4. Sanık adına kayıtlı 0537\*\*\*\*\* 67 numaralı hattan 28.05.2008 ve 31.05.2008 tarihleri arasında ilgili bankanın arandığı HTS raporu ile sabittir. 5. Adli Tıp Kurumu'nun 02.12.2012 tarihli raporu ile, sahte olduğu iddia edilen diğer suça konu kart ile ilgili HSBC Bankası ile yapılan görüşmelerdeki sesin katılana ait olduğunun kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu belirlenmiştir. 6. Bozma sonrası banka ile yapılan yazışma neticesinde, bahsi geçen harcamaların ne şekilde yapıldığının belirlenemediği konusunda bilgi verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın, olay tarihinde eşi olan katılan ... adına Yapı Kredi Bankasına kredi kartı başvurusunda bulunarak, tahsis ettirdiği kredi kartını teslim almak suretiyle farklı tarihlerde kullandığı iddiasına dayanan olayda; Sanığın savunmasında "Yeliz ...'ın eski eşi olduğunu, evlilik süresinde beraber kullandıkları kartlar olduğunu, eşinin kimlik kartını alarak bankaya kredi kartı talebinde bulunmadığını, Yeliz ... ile boşandıktan sonra, eşinin kendisi hakkında şikayetçi olduğunu, oysa ki kartı birlikte kullandıklarını" beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, suça konu kartın sanık tarafından teslim alındığı sabit ise de, kartın ortak ikamette olay tarihinde eş olan sanığa teslim edilmesinin yasal mevzuata uygun olması, suça konu kart ile 07.10.2006 ve 06.03.2008 tarihleri arasında yaklaşık iki yıl süre ile bir çok harcama yapılması ve kart ekstrelerinin tarafların ortak ikameti olan, ... Mahallesi adresine gönderilmesi karşısında, katılanın bu süre boyunca karttan bilgisi olmamasının mümkün olamayacağı, ayrıca dosyada bahsi geçen ancak temyiz dışı olan, katılan adına yine sanık tarafından yapılan başvuru sonucu HSBC Bankasından kredi kartı tahsis edildiği iddiasına ilişkin yapılan araştırmalar neticesinde; Adli Tıp Kurumunun 02.12.2012 tarihli raporu ile HSBC Bankası müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmelerdeki sesin, kuvvetle mümkün ve muhtemel derecesinde katılana ait olduğunun, dolayısıyla aynı iddiaya konu HSBC Bankası kredi kartından katılanın bilgisi olduğunun belirlenmesi, yine suça konu kart ile ilgili Ocak 2008'de kayıp başvurusunda bulunan katılanın, 02.06.2008 tarihinde şikayetçi olmasının çelişki oluşturması ve bozma ilamında belirtildiği üzere, suça konu kart ile yapılan harcamaların, aradan geçen süre itibariyle ne şekilde ve kim tarafından yapıldığının da tespit edilememesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, dosya içinde sanığın atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksini kanıtlar kesin ve somut herhangi bir delil olmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli, 2021/149 Esas ve 2021/857 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi. ...

Diğer kararlar (4)

8. Ceza Dairesi, 2024/17730 E., 2024/5563 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
bul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., ve yasak cihaz ve program bulundurmak suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 245 inci maddesinin A-1 bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılm
8. Ceza Dairesi         2024/17730 E.  ,  2024/5563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4244 E., 2019/2455 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., yasak cihaz ve program bulundurmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hükmü değiştirme niteliğinde olduğundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., ve yasak cihaz ve program bulundurmak suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 245 inci maddesinin A-1 bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.İstanbul Anadolu 49.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., ve yasak cihaz ve program bulundurmak suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin A-1 bendi, 50 inci maddesinin (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6.000,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Ziraat Bankası vekilinin temyiz isteği; suçun sübut bulduğuna ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; 06.02.2017 günü saat 21:00 sıralarında Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince rutin uygulama sırasında Doğu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Huzur Çay Ocağı’nda uygulama sırasında bulunan şüpheli ...’un panik hareketlerinin dikkat çektiği, çantasından cisim attığının kolluk görevlilerinin tespiti üzerine yakalanan şüphelinin üzerindeki eşyaların yapılan incelemesinde toplam 19 adet çeşitli bankalara ait kredi kartlarının olduğunun tespit edildiği, beraberinde Wbth-2172 VER:3.1 S/N 1512260029 marka kart kopyalama aparatı, ayrıca 20 adet “White Plastic” yani kopyalamaya hazır manyetik şeritli kart ile 1 adet Tansaş, 1 adet Mudo, 1 adet Carrefoursa kartları ile flash bellekler, laptop ve diğer malzemelerinin ele geçirildiği, White Plastic'lerin yapılan incelemesinde kartın ön yüzünde kart numaralarının yer aldığı fakat manyetik şeritlerinin yapılan incelemesinde farklı bankalara ait kartların bu beyaz plastiklere kopyalandığının tespit edildiği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın beraberinde ele geçen cihaza ilişkin olarak düzenlenen rapor içeriklerine bakıldığında; WBE marka Encoder cihazının mevcut hali ile banka kartı kopyalamaya elverişli bir cihaz olduğu görülmüştür. Bu itibarla sanığa yüklenen bir bilişim sistemine giriş yapılmasını sağlayacak manyetik kartları kopyalayabilen cihaz bulundurup kullanmak suretiyle, yüklenen bu suçu da ayrıca işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın eylemi ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verdiğinden, bunlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerektiği halde, sanık hakkında yukarıda incelenen Türk Ceza Kanunu’nun 245/2. maddesi yanında, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 245/A-1 maddesine göre hüküm kurulması kanuna aykırı, sanık müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bu aykırılık aynı madde gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan: 1-Hükmün Yasak Cihaz ve Program Bulundurma suçu hakkındaki 2 numaralı bendinin kaldırılmasına, 2-Sanık hakkında üzerine atılı yasak cihaz ve program bulundurma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına 3-Sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden yapılan incelemede; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden yapılan incelemede; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; 06.02.2017 günü saat 21:00 sıralarında Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince rutin uygulama sırasında Doğu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Huzur Çay Ocağı’nda uygulama sırasında bulunan şüpheli ...’un panik hareketlerinin dikkat çektiği, çantasından cisim attığının kolluk görevlilerinin tespiti üzerine yakalanan şüphelinin üzerinde ki eşyaların yapılan incelemesinde toplam 19 adet çeşitli bankalara ait kredi kartlarının olduğunun tespit edildiği, beraberinde Wbth-2172 VER:3.1 S/N 1512260029 marka kart kopyalama aparatı, ayrıca 20 adet “White Plastic” yani kopyalamaya hazır manyetik şeritli kart ile 1 adet Tansaş, 1 adet Mudo, 1 adet Carrefoursa kartları ile flashbellekler, laptop ve diğer malzemelerinin ele geçirildiği olayda; Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin A fıkrasının (1) bendine göre "Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.", Somut olayda işlenen fiil birden fazladır. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu'nun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” hükmünün somut olayda uygulanma imkanı mevcut değildir. Sanığın beraberinde ele geçen cihaza ilişkin olarak düzenlenen rapor içeriklerinde, WBE marka Encoder Cihaz'ın mevcut hali ile banka kartı kopyalamaya elverişli bir cihaz olduğu görülmekle; bir bilişim sistemine giriş yapılmasını sağlayacak manyetik kartları kopyalayabilen cihaz bulundurup kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla; sanığın söz edilen suçtan ayrıca mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb suçu yönünden; gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafine gerekçeli kararın 06.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.11.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak yapılan ihtarlı tebligata rağmen de aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında yasak cihaz ve program bulundurmak suçu yönünden; gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/4244 Esas, 2019/2455 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/4244 Esas, 2019/2455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2024/22689 E., 2024/8902 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun ise anılan maddenin 3.
8. Ceza Dairesi         2024/22689 E.  ,  2024/8902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3198 E., 2021/2243 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, temyizin reddine dair ek karar onama 1. 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında, ilk derece mahkemesince, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb., suçundan verilen 4 yıl hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair kararlara yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen, sanığın, zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb., suçundan verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair, hapis cezasını azaltan kararın temyiz incelemesine tabi olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiştir. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince, "sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama" suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ise; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı , Hususları yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 06/07/2017 tarihli iddianamesi ile sanığın, sahte oluşturulan kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine yarar sağlama suçundan, cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2018 gün ve 2017/435 Esas, 2018/837 Karar sayılı kararı ile sanığın, zincirleme şekilde sahte oluşturulan kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine yarar sağlama suçundan, 6 yıl 3 ay hapis ve 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İlgili kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02/11/2021 tarihli ve 2018/3198 E., 2021/2243 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile, sanığın aynı suçtan, takdiri indirim hükümleri de uygulanmak suretiyle, 4 yıl 2 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 08.05.2024 tarihli kararı ile "Sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunun mağduru muhatap banka olup, iddianamede belirtilen kredi kartının ING Bankası A.Ş’ye ait olması karşısında, yüklenen suçtan zarar görme ihtimali bulunan ve duruşmadan da haberdar edilmeyen ING BANK A.Ş.’nin yokluğunda verilen kararın usule uygun şekilde bankaya tebliğ edilmesi gerektiği" gerekçesi ile tevdii kararı verilmiştir. 4. Tevdii kararı üzerine, mahkeme tarafından eksiklik giderilmiş, ancak bankanın herhangi bir temyiz talebi olmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, üst yazı ile dosya sanık müdafinin temyizine hasren incelenmek üzere yeniden dairemize tevzi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri 1. Atılı suçu işlediği sabit olmayan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin, 2. Sanığın iki ayrı suçtan cezalandırılmasının ve koşulları oluşmadığı halde hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının, Hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, katılan adına yaptığı başvuru üzerine ING bankasından tahsis ettirdiği kredi kartını kullanarak farklı tarihlerde birçok harcama yaptığı iddiasına ilişkindir. 2. ... adına ING Banka yapılan başvuru üzerine, 5324 \*\*\*\* \*\*\*\* 8745 numaralı kredi kartının tahsis edildiğine, kartın sahibi adına teslim edildiğine, akabinde bu kart ile bir çok harcama yapıldığına, borcun ödenmemesi üzerine kart sahibinin durumdan haberdar olduğuna dair banka yazıları dosyada mevcuttur. 3. Harcamalara ait ATM görüntüleri incelendiğinde görüntülerdeki kişinin sanık olduğu, ... tarafından teşhis edilmiştir. 4. Başvuru esnasında iletişim bilgisi olarak verilen 0 542 \*\*\* \*\* 58 nolu hattın sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. 5. Yapılan araştırmalar ve yazışmalar neticesinde, kart ile yapılan harcamaların bir kısmının sanık ve kızı adına kayıtlı 0 532 \*\*\* \*\* 13, 0 532 \*\*\* \*\* 68 numaralı telefon faturalarının ödenmesine, sanık ve kızı adına uçak bileti alımına ve sanık tarafından kiralanan 34 \*\* 8442 nolu plakalı araca benzin alımına ilişkin olduğu belirlenmiştir. 6. Sahte olarak üretilen kredi kartına ilişkin sözleşmedeki yazı ve imzalar ve kartın teslime dair kurye tutanağı üzerindeki yazı ve imzalar üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporu ile, yazı ve imzaların katılan ...'in elinden çıkmadığı, sözleşmedeki bir kısım yazılar ile sanığın el yazıları arasında uygunluk bulunduğu ve bu yazının sanığın elinden çıkmış olduğu, imzaların sanığa ait olmasının ise muhtemel olduğu belirlenmiştir. 7. Sanık savunmasında "Kartı kullandığını ancak kart sahibinin bilgisi olduğunu" beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık müdafinin sübuta ilişkin temyiz sebebi yönünden; Dosyadaki olgular itibari ile, katılanın kimlik bilgilerini bir şekilde ele geçiren sanığın, ING Bank A.Ş'ye başvurarak, ... adına 5324 \*\*\*\* \*\*\*\* 8745 numaralı kredi kartının tahsis edilmesini sağladığı ve akabinde bu kart ile farklı tarihlerde bir çok harcama yaptığı, sanık her ne kadar savunmasında "Kartı, ...'in bilgisi dahilinde şirket işleri için kullandığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporu ile "Sahte olarak üretilen kredi kartına ilişkin sözleşmedeki yazı ve imzalar ve kartın teslime dair kurye tutanağı üzerindeki yazı ve imzaların ...'in elinden çıkmadığı, sözleşmedeki bir kısım yazılar ile sanığın el yazıları arasında uygunluk bulunduğu ve bu yazının sanığın elinden çıkmış olduğu, imzaların sanığa ait olmasının ise muhtemel olduğu" belirlendiği gibi, sanık savunmasının aksine, harcamaların bir kısmının sanık ve kızı adına kayıtlı telefon faturalarının ödenmesine ve yine sanık ve kızı adına uçak bileti alımına ilişkin kişisel harcamalar olduğunun tespit edilmesi karşısında, ...'in kartın varlığından ve yapılan harcamalardan bilgisi olduğundan bahsedilemeyeceği, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ilişkin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık müdafinin suç vasfına ve zincirleme suç hükümlerine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun ise anılan maddenin 3. fıkrasında düzenlenerek, birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, bankalara ait kredi kartlarını elde edilen kart bilgileri ile sahte kartları üretip yarar sağlanması halinde suçtan zarar gören ilgili bankalar olup, kartları sahte üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245/2. maddesi ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda üretilmesi halinde aynı Kanun'un 43. maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245/3. maddesi ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiği, Hususları dikkate alınarak somut olay incelendiğinde; Başkasına ait kimlik bilgileri ile yaptığı başvuru sonucu ING Bnakasına ait suça konu sahte kartın üretilmesini sağlayan ve bu kartı farklı tarihlerde kullanarak menfaat elde eden sanığın, eylemlerinden ötürü, 5237 sayılı Kanun'un 245/2 maddesi yanında ayrıca aynı Kanun'un 245/3, 43 maddeleri gereğince cezalandırılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmememiştir. V. KARAR A.Sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan kurulan hükme ilişkin Ön inceleme bölümünün 1 numaralı bendinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ ile ek kararın ONANMASINA, B.Sanık hakkında sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama suçlarından kurulan hükme ilişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2018/3198 Esas, 2021/2243 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2022/1534 E., 2024/3075 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre etkin pişmanlık hükümlerinin yalnızca gerçek bir banka veya kredi kartının sahibinin bilgisi ve rızası dışından kullanılması halinde uygulanabileceğinin belirtilmesi, sahte banka veya kredi kartının üretilmesi veya k
8. Ceza Dairesi         2022/1534 E.  ,  2024/3075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/114 E, 2019/582 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarları yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanıklar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2009 tarihli iddianamesi ile; başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından cezalandırılmaları istemi dava açılmıştır. B. Sanıklar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2010 tarihli iddianamesi ile; başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma ve sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılmaları istemi ile Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2011 tarihli kararın dosyanın Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/114 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. C. Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2009 tarihli kararı ile; 1. Sanık ...'ın; a. Halkbank'a yönelik başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan beraatine, b. 20.09.2008 tarihli eylemi nedeniyle başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan beraatine, c. İş Bankasına yönelik 20.09.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, d. İş Bankasına yönelik 19.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, e. Yapı Kredi Bankası'na yönelik zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, f. Türkiye İş Bankası'na yönelik 15.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, g. Türkiye İş Bankası'na yönelik 17.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, h. İNG Bank'a yönelik zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ı. Suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetme suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2. Sanık ...'un; a. Yapı Kredi Bankası'na yönelik başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan beraatine, b. Türkiye İş Bankası'na yönelik 01.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, c. Türkiye İş Bankasına yönelik 15.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, d. Türkiye İş Bankası'na yönelik 19.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, e. Türkiye İş Bankası'na yönelik 17.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, f. Yapı Kredi Bankası'na yönelik zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, g. İNG Bank'a yönelik zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, h. Suç işlemek amacıyla örgüt yönetme suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3. Sanık ...'ın; İNG Bank'a yönelik zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'ın temyiz isteği; Mükerrer cezalandırma yapıldığına, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; 1. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından verilmiş usulüne uygun iletişimin tespiti kararı bulunmadığına, 2. Yetkisiz mahkeme tarafından yargılamanın yapıldığına, 3. Teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, aynı eylem nedeni ile daha önce ceza verilmiş olmasına mükerrer cezalandırma yapıldığına ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. C. Sanık ...'un temyiz isteği; 1. Atılı suçlar yönünden iletişim tespiti tedbirinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna, 2. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 3. Atılı suçları işlemediğine ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve resen nazara alınacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanıkların, örgüt halinde hareket ederek bankaların ATM ve pos cihazlarına kopyalama cihazı yerleştirerek banka ve kredi kartlarını kopyaladıkları ve bu sahte kartları kullanarak haksız menfaat sağladıkları iddiasına ilişkindir. 2. Şikayetçilerin, banka veya kredi kartlarının kopyalandığından ve kartlarından rızaları dışında çekim yapıldığından bahisle şikayetçi olmaları üzerine soruşturma başlatılmıştır. 3. Soruşturma kapsamında sanıklar hakkında teknik araçlarla izleme ve iletişimin dinlenilmesi tedbirleri uygulanmıştır. 4. 01.11.2008 tarihinde İş Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıkların görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıkların İş Bankası ATM'sine kart kopyalama düzeneği kurdukları tespit edilmiştir. Sanıkları izleyen kolluk güçleri tarafından İş Bankasına ait ATM cihazında kredi kartı ve banka kartlarını kopyalamaya yarayan düzenek görülmüş ve ATM cihazında bulunan düzenek çıkarttırılarak cihaza el konulmuştur. Sanıklar ... ve ...'ın ATM cihazına kredi kartı ve banka kartlarını kopyalamaya yarayan düzeneği yerleştirdikleri anın görüntüleri dosya arasına alınmıştır. 5. 19.11.2008 tarihinde İş Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıkların kendi aralarında ve temyiz dışı sanıklar ... ...ile yaptıkları görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıkların İş Bankası ATM'sine kart kopyalama cihazı yerleştirdikleri ve bu kart kopyalama düzeneğini temyiz dışı sanık ........,'dan aldıkları tespit edilmiştir. Sanıkları izleyen kolluk güçleri tarafından İş Bankasına ait ATM cihazında ATM cihazı rengine ve kart giriş yuvası şekline uygun olan kredi kartı kopyalamaya yarayan düzenek görülmüş ve ATM cihazında bulunan düzenek çıkarttırılarak cihaza el konulmuştur. 6. 25.11.2008 tarihinde Yapı Kredi Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıkların görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıkların Yapı Kredi Bankası ATM'sine kart kopyalama düzeneği kurdukları tespit edilmiştir. Sanıkları izleyen kolluk güçleri tarafından Yapı Kredi Bankasına ait ATM cihazında kredi kartı kopyalamaya cihazı ve kamera düzeneği görülmüş ve ATM cihazında bulunan düzenek çıkarttırılarak cihaza el konulmuştur. Sanıklar ... ve ...'ın ATM cihazına kredi kartı kopyalamaya cihazını ve kamera düzeneğini yerleştirdikleri anın görüntüleri dosya arasına alınmıştır. 7. 15.11.2008 tarihinde İş Bankasına ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıklar ... ile ...'ın aralarında yaptıkları görüşmelerinin çözümü neticesinde sanık ... ile ...'ın İş Bankası ATM'sine ATM cihazı rengine ve kart giriş yuvası şekline uygun olan kart kopyalama cihazı yerleştirdikleri ve kısa bir süre sonra düzeneği aldıkları tespit edilmiştir. İş Bankasının cevabi yazısına göre; kopyalama cihazının ATM cihazında takılı kaldığı 17.30 ile 18.00 saatleri arasında bu ATM cihazından işlem yapan kart sahipleri ....., ..., ... ve ........,nin kartlarının kopyalandığı ve kopyalanan bu kartlar ile İş Bankasına ait değişik ATM cihazlarında 15.11.2008 günü saat 23.30 sıralarında tekrar işlem yapılarak para çekildiği tespit edilmiştir. 8. 17.11.2008 tarihinde İş Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıklar ... ile ...'ın aralarında yaptıkları görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıklar ... ile ...'ın İş Bankası ATM'sine kart kopyalama cihazı yerleştirdikleri tespit edilmiştir. İş Bankasının cevabi yazısına göre; kopyalama cihazının ATM cihazında takılı kaldığı saat 16.45'te ATM cihazında işlem yapan .......,ın kartının kopyalandığı ve kopyalanan bu kart ile İş Bankası'na ait değişik ATM cihazlarından 17.11.2008 günü saat 23.51 ve 18.11.2008 günü saat 00.02'de para çekildiği tespit edilmiştir. Sanıklar ... ile ...'ın kopyaladıkları kart ile çekim yaptıkları anın görüntüleri dosya arasına alınmıştır. 9. Bankalararası Kart Merkezi'nin 25.02.2009 tarihli ekspertiz raporunda; sanıkların ATM cihazlarına yerleştirdikleri cihazların kartların manyetik şerit bilgilerini okumaya yarayan ve bağlantısı olduğu belirtilen bilgisayarın hard diskine okunan kart bilgilerinin transferini sağlayan cihazlar olduğu belirtilmiştir. 10. Katılan ...; Türkiye İş Bankası'na ait kredi kartının kopyalanarak para çekilmeye çalışıldığını Türkiye İş Bankası yetkililerinin kendisini araması üzerine öğrendiğini, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 11. Şikayetçi ..., Türkiye İş Bankası ATM'sinden para çektiğini, kartının kopyalanması sebebiyle hesabında bulunan 70,00 TL'nin çekildiğini beyan etmiştir. 12. Şikayetçi ..., Türkiye İş Bankası'na ait ........,numaralı bankamatik kartının kopyalandığını, hesapta para olmadığından dolayı herhangi bir zarara uğramadığı beyan etmiştir. 13. Şikayetçi ......, Türkiye İş Bankası ATM'sinden para çektiğini ve hesabında para olmaması sebebiyle kopyalanan kartı ile ilgili olarak zararının olmadığını beyan etmiştir. 14. Şikayetçi ..., kopyalanan kartı ile 700,00 TL'nin çekildiğini beyan etmiştir. 15. Şikayetçi ........, maaşını Onkoloji Hastanesi önünde bulunan İş Bankasına ait ATM cihazından çektiğini ve burada kartının bilgilerinin kopyalandığını, sahte kart çıkartıldığını ve 1.230,00 TL parasının çekildiğini beyan etmiştir. 16. Sanık ... savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, ......., ... ve ...'ı tanıdığını, kredi kart kopyalama cihazı ve micro kamera monte işi ile uğraşmadığını, suç tarihinde Antalya'da olduğunu, Ankara'da olmadığını beyan etmiştir. 17. Sanık ..., ......, ..., ........, ........,........,......, ........, isimli şahsıları tanıdığını, bu şahısları ticari işleri sebebiyle tanıdığını, müsnet suçlamaları kabul etmediğini, sanıklarla yapılan teknik takip sonucu elde edilen görüşmeleri hatırlamadığını, atılı suçu işlemediğini savunmuştur. 18. Sanık ... savunmasında özetle; ...nun örgütün başı ve kopyalama cihazlarını hazırlayan kişi olduğunu, örgütün ikinci şahsının ...olduğunu ve cihazları nasıl kullanacağını ve bilgileri nasıl toplanacağını öğrettiğini, kendisinin ATM cihazlarına kopyalama aletlerini yerleştirme işleminde gözcülük yaptığını, 1000'e yakın kart bilgisi elde ettiklerini ancak bu bilgiler ile ne kadar kart kopyalandığını bilmediğini, bu kartlarla ilgili bilgilerden örgütün karargahı olarak tabir edilen yerde karta dönüştürüldüğünü, çok yüklü miktarlarda para kazandıklarını ancak bu paralardan kendisine sadece 50,00 TL, 100,00 TL gibi harçlık verildiğini, bu duruma isyan etmesi sonrasında kendisi ile irtibatı kestiklerini ve bu suçların ortaya çıkmasında Emniyet Birimlerine yardımcı olduğunu beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ... ve ...'ın olay tarihlerinde suç işlemek amacıyla kurulan örgüt içerisinde hareket ederek 25.11.2018 tarihinde katılan ...Ş'ye ait ATM'ye kart kopyalama düzeneği yerleştirdikleri, 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde suçtan zarar gören Türkiye ...ye ait ATM cihazlarına kart kopyalama düzenekleri yerleştirdikleri; 15.11.2008 ve 17.11.2008 tarihlerinde ise ATM cihazlarına kart kopyalama düzeneğinin yerleştirilip aynı tarihlerde bu ATM'lerden işlem yapmaya gelen mağdurlara ait kart bilgileri ele geçirildikten sonra değişik ATM'lerden mağdurlara ait hesaplardan para çekme işlemleri gerçekleştirildiği; 29.12.2008 tarihinde mağdur ...'ye ait ATM cihazına kart kopyalama düzeneği yerleştirdikleri, ATM'ye işlem yapmaya gelen mağdur ...'ya ait kart bilgilerinin kopyalandığı ve oluşturulan sahte kredi kartı ile farklı ATM'lerden para çekilmek istendiği ve bu şekilde atılı suçları işledikleri iddia olunan olayda; A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur İNG Bank A.Ş'ye karşı sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılan ...'nın aşamalarda Türkiye ...den verilme 5437 .....6766 nolu kredi kartının ING Bank A.Ş Ankara ......... Sitesi ATM'sinden kopyalandığı ve kopyalanan bu kredi kartı ile para çekilmek istendiğinin Türkiye İş Bankası yetkililerinin kendisini araması üzerine haberdar olduğunu beyan etmesi, dosya kapsamında mağdur ...'den verilme herhangi bir banka kartı veya kredi kartının kopyalanıp kopyalanmadığının, kopyalanmış ise para çekim işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmemesi, hükmün gerekçesinde katılan ...'ya ait 3 adet banka ve 8 adet kredi kartının kopyalandığı belirtilmesine rağmen bu kartların hangi bankalara ait olduğunun araştırılmaması karşısında; Sanıklar tarafından kopyalandığı belirtilen banka veya kredi kartının hangi bankaya ait olduğu ve karttan nakit çekim işlemleri yapılıp yapılmadığının Türkiye İş Bankası ve ING Bank'tan sorulması, kartın ya da kartların ING Bank A.Ş'ye ait olduğunun tespit edilmesi, sahte banka veya kredi kartı ile çekim işlemi gerçekleşmesi halinde mağdurun ING Bank A.Ş olacağı; katılan ...'nın şikayetini doğrular ve destekler nitelikte Türkiye ...ye ait olması halinde ise mağdurun Türkiye ...olacağı ve bu haliyle işbu suçun sanıklara atılı Türkiye ...ye yönelik 15.11.2008 ve 17.11.2008 tarihli eylemlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılan .......'ye yönelik 25.11.2008 tarihinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Sanık ... müdafii ve sanık ...'un (1) nolu temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüt yöneticisi olma suçundan suç tarihinde yürürlükte bulunan 5353 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin altıncı fıkrasının sekizinci bendi uyarınca usulüne uygun verilmiş iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı bulunduğu anlaşılmakla sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz itirazları reddedilmiştir. 2. Sanık ... müdafiinin (2) nolu temyiz sebebi yönünden yapılan değerlendirmede; Mağdur ... katılanlara ait banka veya kredi kartının Ankara ilindeki farklı mağdur ... katılan bankalara ait ATM'lerde kopyalandığı ve kopyalanmak istendiği, kopyalanan kredi veya banka kartlarından yapılan nakit çekimlerin de Ankara ilinde gerçekleştiği ve yetkili Mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğu anlaşılmakla sanık ... müdafiinin (2) nolu temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanık ... müdafii ve sanık ...'un (3) nolu temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre etkin pişmanlık hükümlerinin yalnızca gerçek bir banka veya kredi kartının sahibinin bilgisi ve rızası dışından kullanılması halinde uygulanabileceğinin belirtilmesi, sahte banka veya kredi kartının üretilmesi veya kullanılması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı, teşebbüs hükümlerinin de Mahkemece yeterli ve yasal gerekçesi gösterilmesi suretiyle uygulandığı veya uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla sanık............., müdafii ve sanık ...'un (3) no'lu temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Tebliğname yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezada sırasıyla 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs nedeniyle indirim sebebinin uygulanmasından sonra 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suça ilişkin arttırım nedeninin uygulanması gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki (2) nolu bentte yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5. Sanık ... müdafiinin ve sanık ...'un diğer temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; a. Sanıkların 01.11.2008 tarihinde Ankara............, Mahallesi ........, 2 isimli büfenin önünde bulunan Türkiye İş Bankası ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, sanıklar ... ile ...'ın büfe önünde işlem yapıyor gibi davranarak ATM cihazını izledikleri, sanık ...'ın ise ATM cihazının yakınında bulunan iş merkezinin üst katından sanıklar... ve İlyas ile ATM cihazını gözetlediği ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince kopya kart cihazı ve bu cihaza takılı haldeki kameranın ele geçirildiğinin; 01.11.2008 tarihli tutanak, 02.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ...'un kopyalama anına ait görüntüleri içerir fotoğraflar, sanıklar ... ve ... arasındaki 01.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''kamerayı kapatsın söyle de takarken açar'' şeklinde; sanık ... ve ... arasındaki 01.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ise; ''benim gördüğüm bir şu anda,biz taktıktan sonra arkamızdan gelenimi gördün ...'' şeklinde ATM'yi kullanan şahısların sayısı ve ATM çevresinde kimlerin olduğuna dair telefon görüşmesi gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması ile sabit görülmüştür. b. Sanıkların 19.11.2008 tarihinde Ankara ........, Caddesi Türk Telekom önünde bulunan Türkiye İş Bankası ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, sanıklar ... ile ...'ın ATM cihazında işlem yapıyor gibi davranarak cihaz önünde bekledikleri ve daha sonra ayrılarak sanık ...'un kamyon arkasına gizlenerek sanık ...'ın ise sanık ...'ın yanına giderek caddede bulunan köprü üzerinden ATM cihazını gözetledikleri ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince kopya kart cihazı ve bu cihaza takılı haldeki kameranın ele geçirildiğinin; 19.11.2008 tarihli tutanak ve aynı tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ... arasındaki 19.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''köprünün üzerinde duruyonuz demi, tamam abi tamam uzaklaş...'' şeklinde ATM çevresinde kimlerin olduğuna dair telefon görüşmeleri gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması ile sabit görülmüştür. c. Sanıkların 25.11.2008 tarihinde Ankara .......,Caddesi üzerinde bulunan katılan ... ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, sanıklar ... ile ...'ın ATM cihazının karşısındaki kaldırımda dolaşarak ATM cihazını gözetledikleri ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince kopya kart cihazının ele geçirildiğinin; 25.11.2008 tarihli tutanak ve 26.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ...'a ait görüntüleri içerir fotoğraflar, sanıklar ... ve ... arasındaki iletişim tespitinde ''abi dediğinizi yaptım da daha bismillahı yok ...'' şeklinde ATM cihazına yerleştirilen aparatan sonra henüz kimsenin ATM'de işlem yapmaya gelmediğine dair telefon görüşmeleri gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması ile sabit görülmüştür. Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, bankaya ait gerçek bir kredi kartının manyetik şerit bilgilerinin kopyalanarak sahte bir kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması durumunda 43 üncü maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması, harcama yapılmadan kartların bloke olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrasına teşebbüs suçundan uygulama yapılması gerektiği, mağdurlara ait kart bilgileri kopyalanarak bir kart oluşturulmaması halinde ise ele geçirilen kopyalama cihazında bilgi bulunması halinde eyleminin mağdur sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, bulunmaması halinde ise kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı cihetle; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların 01.11.2008, 19.11.2008 ve 25.11.2008 tarihlerinde farklı ATM'lere kart kopyalama cihazları yerleştirdikleri, ATM'lere ait güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesi, iletişim tespiti kararları ve kolluk görevlilerince yapılan araştırma üzerine sanıkların cihazlara yerleştirdikleri aparatların ATM'lerde takılı halde bulunması, sanıklardan...'in savunması karşısında; Türkiye ...ve Yapı Kredi Bankası A.Ş'ye yazı yazılarak sanıkların 01.11.2008, 19.11.2008 ve 25.11.2008 tarihlerinde kart kopyalama düzeneklerinin yerleştirilmesinden sökülmesi anına kadar ATM'de Türkiye İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası kart hamillerine ait banka veya kredi kartı bilgilerini kopyalama suretiyle elde edip etmedikleri konusunda Bankalararası Kart Merkezi tarafından rapor aldırılıp sonucuna göre; mağdurlara ait kart bilgileri kopyalanarak bir kart oluşturulmaması ve ele geçirilen kopyalama cihazlarında kartlara ait bilgi bulunması halinde eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, bulunmaması halinde ise kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Sanıkların mağdur ... ...ye karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde sahte banka veya kredi kartını üretmeye teşebbüs ettikleri ve bu nedenle sanıkların her iki eyleminin zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla cezalar tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 15.11.2008 tarihinde zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama ve 17.11.2008 tarihli sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıkların 15.11.2008 tarihinde Ankara ........ Mahallesi Türk Telekom önünde bulunan Türkiye İş Bankası ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, aynı gün saat 17.30-18.00 saatleri arasında ATM'ye işlem yapmaya gelen mağdurlar ..., ..., ... ve ...'nin banka kartlarının kopyalandığı, kopyalanan kartlar ile Türkiye İş Bankası'na ait farklı ATM'lerden sırasıyla ...'ın hesabından 700,00 TL, ...'nın hesabından 70,00 TL'nin çekildiği, ... ve ...'in hesaplarından ise sahte kartlar ile para çekilmek istendiği ancak gerçekleştirilmediğinin; 18.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ... arasındaki 15.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''4 ü yaz,abiciğim 5,abiciğim sağol 6 abiciğim'' şeklinde ATM'yi kullanan şahısların sayısı ve kopyalanan kart sayısı üzerine telefon görüşmesi gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması da dikkate alındığında sanıkların 15.11.2008 tarihli mağdur bankaya yönelik zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu sabit görülmüştür. 17.11.2008 tarihli eylem yönünden yapılan değerlendirmede ise; Ankara Yenimahalle ilçesi Demetevler semtinde Onkoloji Hastanesi bahçesinde bulunan Türkiye İş Bankası ATM cihazına kopya kart cihazı yerleştirdikleri, bu ATM'ye 17.11.2008 günü saat 16.45 sıralarında işlem yapmaya gelen katılan ...'ın para çekim işlemi gerçekleştirdikten sonra katılanın banka kartının kopyalandığı, kopya kart ile farklı zaman dilimlerinde katılan ...'ın hesabından sırasıyla 450,00 TL ve 780,00 TL olmak üzere toplam 1.230,00 TL para çekildiğinin 18.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ... arasındaki 17.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''iyi bekle bizde geziyoruz o taraf olmadı da,2,3,4,5....?,gelen hemen geçti,çıktı geri,arızaya geçmiş'' şeklinde ATM'yi kullanan şahıslara dair telefon görüşmesi gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması da dikkate alındığında sanıkların 17.11.2008 tarihli mağdur bankaya yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu sabit görülmüştür. 1. Tebliğname yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezada sırasıyla 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs nedeniyle indirim sebebinin uygulanmasından sonra 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suça ilişkin arttırım nedeninin uygulanması gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki sanık hakkında verilen cezada önce zincirleme suç hükümleri nedeniyle arttırım yapılması gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2. Sanık ... müdafiinin ve sanık ...'un diğer temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Ancak sanıkların mağdur ... ...ye karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 15.11.2008 ve 17.11.2008 tarihlerinde sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işledikleri ve bu nedenle sanıkların her iki eyleminin zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla cezalar tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. D. Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgütü yönetme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinde tanımlanan "örgütün" varlığının kabul edilebilmesi için de hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket edilmesi ve bu amaçlar doğrultusunda gevşekte olsa hiyerarşik bir şekilde faaliyette bulunulması ve buna yönelik eylemlerin "devamlılık" göstermesi gerekir. Amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün içinde yer alan faillerle örgüt arasında, örgütün idaresini kolaylaştıran ve örgütü ayakta tutup iş bölümü, süreklilik, disiplin gibi olguların sağlayıcısı olan hiyerarşik ilişkinin varlığının zorunlu olduğu, faillerin örgütteki konumlarına göre, yönetici veya üye olarak nitelendirilerek, örgütü sevk ve idare eden failin yönetici, örgütün amaçları doğrultusunda gevşekte olsa hiyerarşik yapısına dahil olan failin ise doğrudan örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerekecektir. Somut olayda ise; sanıkların savunmaları, iletişimin tespiti kayıtları, şikâyetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanıkların örgüt hiyerarşisi içerisinde sevk ve idare eden konumunda bulunmadığı, hakkında banka ATM'lerine düzenek yerleştirip, ATM yanında veya çevresinde cihazı gözetleyen ve daha sonra bu cihazları söken ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı kesinleşen sanık ...'la aynı hukuki konumda bulundukları, örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlerin bir kısmında iştiraklerinin olduğu ve bu haliyle suç işlemek amacıyla kurulan örgütün üyesi konumunda bulunduğu ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, yetersiz ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanıkların suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticisi oldukları kabul edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur İNG Bank A.Ş'ye karşı sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılan ...'ye yönelik 25.11.2008 tarihinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (B-5) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 15.11.2008 tarihinde zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama ve 17.11.2008 tarihli sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (C-2) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, D. Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgütü yönetme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi. ...
8. Ceza Dairesi, 2024/22745 E., 2024/8932 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
nka veya kredi kartının ele geçirilip harcama yapılması eyleminin mağdurunun, hesap sahibi kişiler olduğu, bankalar tarafından farklı kişilere ait tahsis edilmiş birden fazla banka veya kredi kartının kullanılması halinde, mağdur sayısınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği;
8. Ceza Dairesi         2024/22745 E.  ,  2024/8932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/944 E., 2024/1283 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma ilamı üzerine verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.12.2018 tarihli İddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır. 2.Ankara 23.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan ayrı ayrı üç kez 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 24.05.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan zincirleme şekilde 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 4. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 21.02.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma ilamı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 04.06.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan zincirleme şekilde 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanığın azami hadden cezalandırılması gerektiğine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanığın temyiz istemi; uzlaşma hükümlerinden faydalanmak istediğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü İncelemeye konu olay; katılan ...'in olay günü Ankara Adliyesi'ne giriş yaptığı sırada X-Ray kapısından geçerken cüzdanını sehpa üzerine bıraktığı, sanığın da bir dakika sonra aynı X-Ray kapısından geçerken katılan ...'ın cüzdanını fark edip eline alarak inceleyip Adliye içine giriş yaptığı, katılan ...'ın durumu fark edip güvenlik görevlilerine bildirdiği ve kamera kaydının incelenmesi neticesinde sanığın tespit edilerek telefonla ulaşıldığı, sanığın "on dakika içinde yanınıza geleceğim" şeklinde söylemesine rağmen gelmeyerek, katılan ...'ın cüzdanında bulunan; ... adına kayıtlı TEB Bankası kredi kartını, ...'ın eşi katılan ... adına kayıtlı TEB Bankası bankamatik kartını ve ...'ın sahibi olduğunu belirttiği şirket olan, 3 D Estetik Güzellik Eğitim ve Sağlık Şirketi adına kayıtlı İş Bankası bankamatik kartını ele geçirmiştir. Bu üç karta ait hesap ekstreleri incelendiğinde; katılan ... adına kayıtlı TEB Bankası kredi kartı ile Ankara adliyesi ATM'sinden art ... 3 kez toplamda 3.500,00 nakit avans çektiği; katılan ... adına kayıtlı TEB Bankası bankamatik kartı ile Ankara ATM'sinden art ... 2 kez toplamda 2.000,00 nakit avans çektiği; katılan ...'ın sahibi olduğunu belirttiği şirket olan, 3 D Estetik Güzellik Eğitim ve Sağlık Şirketi adına kayıtlı İş bankası bankamatik kartı ile Çankaya-Sıhhiye ATM'sinden art ... 2 kez toplamda 2.000,00 nakit avans çektiği, bu nedenle sanık hakkında, her bir mağdura yönelik ayrı ayrı 3 kez mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; sanığın üç ayrı banka kartından da aynı şifreyi kullanarak para çekmesi, üç adet banka kartının katılan ...'in kaybettiği cüzdanın içinde kendi uhdesinde ve tasarrufunda bulunması, para çekme işlemlerinin aynı suç işleme kararı altında farklı yerlerdeki bankamatiklerden aynı şifre girilerek yapılması nedeniyle, sanığın, katılan ...'ın cüzdanındaki üç ayrı banka kartını değişik zamanlarda kullanarak yarar sağlamaktan ibaret eyleminin tek suçu oluşturacağı cihetiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ... vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak; 1.Banka müşterilerine ait banka veya kredi kartının ele geçirilip harcama yapılması eyleminin mağdurunun, hesap sahibi kişiler olduğu, bankalar tarafından farklı kişilere ait tahsis edilmiş birden fazla banka veya kredi kartının kullanılması halinde, mağdur sayısınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği; aynı kişiye ait bankalar tarafından tahsis edilmiş birden fazla banka veya kredi kartının değişik tarihlerde kullanılması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddelerinin uygulanacağı cihetiyle; sanığın, katılan ... adına kayıtlı TEB Bankası kredi kartı ile ...'ın sahibi olduğunu belirttiği şirketi olan 3 D Estetik Güzellik Eğitim ve Sağlık Şirketi adına kayıtlı İş Bankası bankamatik kartını, ayrıca katılan ... adına kayıtlı TEB Bankası bankamatik kartını ele geçirerek nakit avans çektiği anlaşılmakla; sanığın, kart sahibi olan mağdur ...'e yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca; sanığın, kart sahibi olan mağdur ...'e yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığın, 04.06.2024 tarihli duruşma celsesinde, mağdur ...'in zararını giderdiğini belirterek buna ilişkin PTT makbuzunu ibraz ettiği, katılan ... vekilinin ise aynı duruşmada "...'i telefonla aradığını, ödemenin kendisine ulaşmadığını" beyan etmesi karşısında; mağdurdan ve banka ile kredi kartlarının bağlı olduğu TEB ve İş Bankası'ndan zararın sanık tarafından giderilip giderilmediği sorularak, giderilmişse, sanığın zararı ne zaman giderdiği tespit edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245/5. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 2024/944 E., 2024/1283 K. ve 04.06.2024 tarihli kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı sanık tarafından istinaf edildiğinden, sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi. ...

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.