5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 262

Türk Ceza Kanunu 262. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 262- (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Kanuna aykırı eğitim kurumu

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
9. Ceza Dairesi, 2023/12065 E., 2023/7738 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 tarihli ve 2012/787 Esas, 2014/130 Karar sayılı kararı ile sanığın kamu görevinin usulsüz olarak gösterilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 262 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2023/12065 E.  ,  2023/7738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/384 E., 2022/241 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2012 tarihli ve 2012/7414 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 tarihli ve 2012/787 Esas, 2014/130 Karar sayılı kararı ile sanığın kamu görevinin usulsüz olarak gösterilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 262 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 tarihli ve 2012/787 Esas, 2014/130 Karar sayılı kararının sanık ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.10.2016 tarihli ve 2016/10457 Esas, 2016/7290 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Kanunu'nun 14 üncü maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 26.02.2016 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.03.2016 tarihinde yürürlüğe giren 12.02.2016 günlü, 2016/1 sayılı iş bölümü kararına göre temyiz incelemesini yapma görevinin Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairenin görevsizliğine karar verilmiştir. 4. Görevsizlik kararı sonrası Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 15.04.2020 tarihli ve 2016/10292 Esas, 2021/1873 Karar sayılı kararı ile özetle, sanığın polisim diyerek katılan mağdureye rozetini gösterip ''bu binada ... diye biri oturuyor, sizin gibi çocuklara uyuşturucu satıyor, senin üstünü arayacağım" demek suretiyle mağdurenin üstünü eliyle araması şeklinde gerçekleşen eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç niteliğinde hataya düşülerek hüküm kurulması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 5. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 6. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/8032 Esas, 2022/5564 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Kanunu'nun 14 üncü maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2020 günlü, 2020/1 sayılı iş bölümü kararına göre temyiz incelemesini yapma görevinin Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairenin görevsizliğine karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesince de 19.12.2022 tarihli ve 2022/5461 Esas, 2022/14603 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapma görevinin Yargıtay 9. Ceza Dairesine ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 2023/7 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 5. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı isabetli bulunduğundan, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. II. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanun'un 12 ve 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (2)

5. Ceza Dairesi, 2017/2571 E., 2021/3995 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
is rozeti yapıştırılmış cüzdanını göstererek mağdurlardan nüfus cüzdanlarını istediği, telefonla mağdurlara ait kimlik bilgilerini sorgulama yapıyormuş intibaı uyandırarak polis gibi davrandığı iddia ve kabul edilen somut olayda; eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 262/1. maddesinde düzenlenen ve basit yargılama usulüne tabi olan kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunu oluşturduğu gözetilmeksi
5. Ceza Dairesi         2017/2571 E.  ,  2021/3995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma ... Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın lokanta önünde beklemekte olan mağdurların yanına giderek kendisini sivil polis memuru olarak tanıttığı ve üzerine polis rozeti yapıştırılmış cüzdanını göstererek mağdurlardan nüfus cüzdanlarını istediği, telefonla mağdurlara ait kimlik bilgilerini sorgulama yapıyormuş intibaı uyandırarak polis gibi davrandığı iddia ve kabul edilen somut olayda; eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 262/1. maddesinde düzenlenen ve basit yargılama usulüne tabi olan kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nin 75. maddesi uyarınca sanığa yüklenen özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunun temas ettiği 5237 sayılı Kanun'un 264/1. maddesinde düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı nazara alınarak sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi zorunluluğu, Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı TCK'nin 264/1. maddesi kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesi ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16/03/2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/01/2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı iptal Kararı ile yargılama aşamasında olup "henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa'nın 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, TCK'nin 7/2 ve CMK’nin 251. maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 23/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ... ... ... Yz İşl. Md. ...
5. Ceza Dairesi, 2019/8110 E., 2019/10740 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
ve ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 262/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2'şer ay 15'er gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine, cezalarının anılan Kanunun 51.
5. Ceza Dairesi         2019/8110 E.  ,  2019/10740 K. "İçtihat Metni" Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 262/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2'şer ay 15'er gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine, cezalarının anılan Kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmalarına dair Ankara (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/02/2008 tarihli ve 2007/819 esas, 2008/52 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanık ....'ün talebi üzerine dosyanın tekrar ele alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine ilişkin Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2019 tarihli ve 2007/25 esas, 2008/34 sayılı ek kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan suç yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin uygulanmasının mümkün hale geldiği ve dosyanın ele alınarak bu konuda yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle anılan kararın kaldırılmasına dair merci Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2019 tarihli ve 2019/167 Değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından bahisle sanık ... Yaşargül hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli ve 2019/294 esas, 2019/278 sayılı Kararının; 1. Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/278 sayılı Kararı bakımından yapılan incelemede; Sanık ... hakkında kararının verildiği 07/02/2008 tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yasal düzenlemenin yürürlükte olduğu, yargılamaya konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olan suçlar arasında yer aldığı ve nitekim mahkemece anılan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili olarak uyarlama yargılamasını gerektirir nitelikte yasal bir değişiklik bulunmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine ilişkin Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2019 tarihli ve 2007/25 esas, 2008/34 sayılı ek kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan suç yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin uygulanmasının mümkün hale geldiği ve dosyanın ele alınarak bu konuda yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle anılan kararın kaldırılmasına dair merci Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2019 tarihli ve 2019/167 Değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından bahisle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli ve 2019/294 esas, 2019/278 sayılı kararının verilmesinde, 2. Ankara (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/02/2008 tarihli ve 2007/819 Esas, 2008/52 sayılı Kararı bakımından yapılan incelemede; Suç tarihinde engel adli sicil kayıtları bulunmayan sanıklar hakkında, sanıkların geçmişteki haline, verilen cezanın ertelenmesi halinde aynı mahiyette başka bir suç işlemeyecekleri yolunda mahkemede hasıl olan vicdani kanaate binaen verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği halde, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılamamış olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek çelişki oluşturulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 10/10/2019 gün ve 94660652-105-06-5474-2019-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte gönderilmekle gereği düşünüldü: (1) numaralı KYB talebinin sanık ... hakkında, (2) numaralı KYB talebinin ise sanıklar hakkında olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Hüküm tarihinde CMK'nın 231. maddesinin "Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarla ilgili olarak uygulanabilir." şeklinde olduğu, anılan hükmün uygulanması için atılı suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olma koşulunun hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile kaldırıldığı, bu itibarla hüküm tarihinde sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde kanunen engel bulunduğu, her ne kadar mahkemece sanıklar hakkında yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılamadığı gerekçesi ile CMK'nın 231. maddesi hükümleri uygulanmamış ise de verilen kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, suç tarihinde engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık ... hakkında geçmişteki haline, verilen cezanın ertelenmesi halinde aynı mahiyette başka bir suç işlemeyeceği yolunda mahkemede hasıl olan vicdani kanaate binaen verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği halde, yapılan uyarlama yargılaması sonunda yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunduğu anlaşılmakla (1) numaralı kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28/03/2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/278 sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin mercince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 18/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.