TCK Madde 278Suçu bildirmeme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 25.04.2013Kısmi iptal (yürürlükte)

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

5237 sayılı Kanun'un 278. maddesi, işlenmekte olan veya işlenmiş bir suça ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesini suç olarak düzenlemektedir. Madde; işlenmekte olan suçu bildirmeme (1. fıkra), sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün olan işlenmiş suçu bildirmeme (2. fıkra), mağdurun niteliğine bağlı ağırlatıcı hal (3. fıkra) ve tanıklıktan çekinebilecek kişiler bakımından cezasızlık ile suçu önleme yükümlülüğü saklılığını (4. fıkra) düzenler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)

(1)İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2)İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3)Mağdurun onbeşyaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.1

(4)Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.

  1. 1.(3. fıkra)25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “özürlü” ibaresi “engelli” olarak değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.

Barış esasına dayalı Hukuk Toplumunda yaşama hakkına sahip olan herkes, toplum barışını bozucu nitelik taşıması dolayısıyla devletten suç işlenmesinin önlenmesini ve suçluların cezalandırılmasını talep hakkına sahiptir. Suç teşkil eden bir fiilin işlendiğini öğrenen bireyin, bununla ilgili olarak yetkili makamlar nezdinde bildirimde bulunma hakkı vardır. Bu bakımdan, belli bir suç vakıasıyla ilgili olarak bildirimde bulunmak, hukuka uygunluk nedeni olarak bir hakkın kullanılmasından ibarettir. Suçluların cezalandırılmasını devletten istemek, kişi açısından bir hak olduğu gibi; herhangi bir suç olgusunun gerçekleştiğini öğrenen kişinin durumu suçu takibe yetkili makamlara bildirmesi, aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu itibarla, herhangi bir suç olgusunun gerçekleştiğini öğrenmesine rağmen durumun suçu takibe yetkili makamlara bildirilmemesi, genel olarak haksız bir davranıştır. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince sadece belli suçların bildirilmemesi veya sadece belli kişilerin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, suç olarak tanımlanmıştır. Madde metninde belli suçlar açısından bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, suç olarak tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için henüz icrası devam etmekte olan bir suçun varlığı gereklidir. Örneğin, bir kimsenin kaçırılarak belli bir yerde tutulduğunun bilinmesine rağmen, durumdan yetkili makamların haberdar edilmemesi; keza, mütemadi suç niteliği taşıyan elektrik hırsızlığının işlendiğinden haberdar olunmasına rağmen, durumun yetkili makamlara bildirilmemesi, bu suçu oluşturacaktır. İcrası tamamlanmış olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesi hâlinde de bu suç oluşur. Örneğin icrası tamamlanmış olan bir hırsızlık sonucunda elde edilmiş olan malların bir depoda saklandığının bilinmesine rağmen, durumdan yetkili makamların haberdar edilmemesi, bu suçu oluşturacaktır. Maddenin üçüncü fıkrasına göre; bir ve ikinci fıkralar kapsamına giren suçun mağdurunun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması hâlinde, ceza belli oranda artırılacaktır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.

Değişiklik geçmişi(3)
  1. 25.04.20133. fıkra 25.04.2013 tarihinde 6462 sayılı Kanunla değiştirildi
  2. 02.07.2012maddenin tamamı 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanunla değiştirildi
  3. 30.06.2011maddenin tamamı 30.06.2011 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edildi (AYM E.2010/52, K.2011/113)

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(2)

Bu maddeye atıf yapanlar

Bu maddedeki kavramlar

  • Delil ve eser
  • İşlenmekte olan suç
  • Sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün olan suç
  • Tanıklıktan çekinebilecek kişi

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

34 karar arasından seçildi
  1. 8. Ceza Dairesi · E. 2023/4273 · K. 2024/204 · T. 11.01.2024
    Daire kararıBozma
    1. Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suçu bildirmeme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 278 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca iki kez cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
  2. Ceza Genel Kurulu E.2019/454 K.2023/324 T.2023-05-31
    Ceza Genel KuruluRet
    iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eyleminin suçu bildirmeme suçunu oluşturduğu kabul edilen sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 278/1, 62, 53, 63 ve 51. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve ertelemeye, diğer suçlardan ise ayrı ayrı beraatine ilişkin Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.11.2013 tarihli ve 369-456 sayılı hükümlerin,
  3. 8. Ceza Dairesi · E. 2018/4020 · K. 2018/12533 · T. 12.11.2018
    Daire kararıBozma
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 278/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3 Üncü Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2013/737 esas, 2013/227 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanıkların deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediklerinden bahisle hükmün açıklanmasına,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.